0
Edit: Capsleri ekledim. Uzun bir süreden sonra tekrar yazıyorum biraz geciktim ama bir iki görüntü aldım. Aradan baya bir sayfa atlayıp sonlara geldim. Buyrun.
Okul bu aralar iyi gidiyordu. Kimseyle kavga etmiyor, kimseye sarkmıyor okula gelip uyuyordum.
Babamla son yaşadığımız mevzuatlardan dolayı aramız biraz kırık olsada, hitler ve isa abi özür dilememi istediler
ama dilemedim. Okulun kapanmasına çok az bir süre kaldı ve ben gerçekten mutluydum bu amk yerine bidaha gelmeyeceğime.
Yine okula gelmiş kafamı sıraya koymuş etraftaki muhabbetleri dinliyorken telefonum titriyordu. Telefonu açmak için elimi
cebime attım, çıkarttım arayan annemdi. Tam telefonu açacakken Dil anlatımcı kutsal bakire Güliz'in bana;
- Olum! Dik duran telefonlamı uğraşıyorsun en son ne söyledim söyle bakalım?
+ Dik duran telefonlamı uğraşıyorsun dediniz hocam
- Bide kafamı buluyorsun sen benimle ?
Kutsal bakire güliz erkeklerden nefret eden bir tiptir. Erkeklerin en çalışkanına bile sözlüsüne 60- 65 verip,
kızlardan beyinsiz olanlarına bile 80 - 85 verdiği görülmüştür. Bu feminen karıyı sivilde yakalasam yatırıp bakireliğini
almak isterdim. Ha evet bu arada kendisi hala bakiredir.
+Yok hocam madde kullanmıyorum
- Yaa demek öyle çık bakalım dışarı bunları müdür yardımcısına'da anlat.
+ Peki
Kutsal Virgin hızlı adımlarla müdür yardımcısının odasına giderken kafasından ateş fışkırıyor, gözlerinden ışın atıyordu.
Müdür yardımcısının kapıyı tıkladıktan sonra içeri girdi. Yardımcı beni gördüğü an odak noktası saçlarım oldu.
Şöyle bir iç çekip,
-- Buyrun hocam?
- Şamil bey dikduran derste telefonuyla uğraşıyordu ikaz etmeme rağmen kaldırmadı. Birde beni tersliyor.
Hocanın dediklerinden sonra müdür yardımcısı gözlerini bana dikti adeta "şimdi yoldum o saçlarını" der gibiydi.
Ve hoca odadan çıkmak için kapıya döndü.
-- Doğrumu bunlar dikduran ?
+Doğrudur hocam ara sıra yapıyorum öyle şeyler
-- Birde öğretmenini mi tersledin sen ?
+Hayır
-- Peki öğretmenin niye öyle dedi?
+Hocam kutsal.. ehm.. Güliz hocayı bilirsiniz, biraz fazla alıngan
-- Durduk yere bana gelip niye yalan söylesin ki hocan dikduran? Bak uzaklaştırma versek sınıfta kalacaksın tekrar.
Sonrasında ne olacağını biliyorsun dimi?
+Ver elini elbistan..
-- Aynen öyle. O yüzden hareketlerine dikkat et son 3 haftan kalmış yazık etme kendine babana, annene.
+Peki hocam bittiyse dersime çıkıyorum
-- iyi hadi bakalım git
Müdür yardımcısının yanından çıktıktan sonra dersin tam aksi yönüne okuldan dışarı çıktım. Yaklaşık 25 dakikalık boş
sürem vardı. Müdür yardımcısı beni sınıfta, sınıfta ki öğretmen müdür yardımcısının yanında biliyordu.
Dışarı çıktım ve bir sigara yaktım. Okuldan biraz uzaklaştıktan sonra tekrar telefonum çaldı.
Arayan yine annemdi. Telefonu açtım;
+Efendim
-Oğlum baban... Babanı hastaneye kaldırdık.
Annemin sesi ağlamaklı geliyordu. Ben sevinmek ile üzülmek arasında gittim geldim. Ne yapacağımı bilmeden olduğum yere
oturdum ve bir sigara daha yaktım. Yavaş yavaş hastaneye doğru gidiyordum. Zaten bulunduğumuz şehirde Bir özel birde devlet
hastanesi olduğu için nerede olduklarınıda biliyorum. Bu sırada okulu unuttum. ikilemin içindeydim. Babamın yanına mı gideyim,
5 senelik emeğimi boşa mı yakayım?
Eve gidip isa ve hitler abilerden fikir alacaktım fakat bunun bana zaman kaybettireceğini düşündüm. Hastaneye gitme kararı
aldım. Yoluma devam ettim. Annem acilin önünde gözleri şişmiş halde beklerken beni görünce koştu ve bana sarıldı.
Sanki hastaneden çıkan bendim.
+ Noldu peder beye?
- Bilmiyoruz oğlum. Fenalaştı ambulansı aradık dediler karakoldan.
+ Allah allah çarpıldımı ki. Ne kadar oldu geleli?
- Yarım saat olmuş
Annemle acilin önünde beklerken doktor çıktı. Annem doktorun önüne koştu.
hevesli hevesli
-Doktor bey nasıl oldu kocam iyimi?
•
Şuanda komada, bu gece yatışını yapıp ameliyata almamız gerek. Karaciğer yetmezliğinden şüpheleniyoruz.
- Ama.
Annemin dudaklarından " ama " kelimelerinden başka birşey çıkamadı. Ben duygu fetişi yaşıyor, babama olan kinimden dolayı
haline üzülmekte zorlanıyordum. Ama yinede içime bir sıkıntı oturmuştu.
Hazır hastanedeyken girip üç günlük raporda ben aldım.
Akşam vakitlerine doğru doktor elinde kağıtlarla çıktı. Annem uyuduğu için ben doktorun yanına gittim.
+Doktor bey, dbabam?
Doktor elini sırtıma attı ve yavaş yavaş yürümeye başladı.
•
Genç, babanda ilerlemiş siroz çıktı. Babanı hiç kan kusarken yada baygın buldunuzmu?
Doktorun dediklerinden sonra biraz düşüncelere daldım. Babamın tek kan kusturduğu kişi bendim. Ama kendisi gizli
gizli tuvaletlere girip şiddetli öksürüyordu. Birkaç kerede buz yerken yakalamıştım. Birşey diyemedim. Dinlemeye devam ettim.
•
Herşeye hazırlıklı olun. Burda büyük yük sana düşüyor.
Yine cevap veremedim. Doktor sırtımı sıvazladı ve yoluna devam etti.
Bütün gece uyuyamadım. Ara sıra annem uyandığında ona henüz birşey yok dedim.
Küçük kardeşimi üst kattaki komşumuza bırakmıştık ve henüz birşeyden haberi yoktu.
Bütün gece babamla olan anılarımızı düşündüm. Beni ilk kez dövüşünü. ilk kez bigiblete bindirişini.
Ameliyat olacağım günün bir gün öncesinden beni dövüşü ve doktorlara morluklar için cevap verememem.
Babam için üzüleceğim aklımın ucundan geçmezdi. Gözlerimden birkaç damla düştü yere. Geri yaslandım, gözlerimi kapatıp
uyumaya çalıştım.
Sabah annemin feryadıyla uyandım. Olamaz ölemez diye haykırıyordu. Hemşireler annemi zaptetmeye çalışıyorlardı.
Bir an için belki rüyadır diye umutlandım. Ayağa kalktım. Elim ayağım karıncalanmıştı. içimde sıkkınlık sanki
bütün vücudumu kaplamıştı. Annemin yanına gittim ve sarıldım. Annem olayın şokuyla ne dediğini bilmiyordu.
Hastaneyi inletir bir şekilde;
- Gitti dikduran. Baban gitti oğlum. Artık o koca x yok. Hayat bize dar oldu yavrum. Yetim kaldınız oğlum
Annemin sözlerinin ardından bağırarak ağlamaya başladım. Daha önce hiç böyle ağlamamıştım. Annem fenalaştı kenara oturtular.
Dizlerim titremeye başladı. Dizlerimin üstüne düştüm. Neden diye haykırmaya başladım. Bir insan babasız ne yapardı.
Hemşirelerden birisi koluma girdi ve benide kenara oturttular. Gözlerimin feri patlamışcasına ağlıyordum. Biraz kendimi
toparlayıp hastanenin dışına çıktım. Kendimi, herşeyimi babama borçlu hissediyordum. Birazda vicdan azabı çekiyordum.
Sigara yakmaya başladım. Biri bitmeden birini, diğerinin közüyle bir başkasını. Ciğerlerimde hava için yer kalmadı.
Hırıltılı ses tonuyla şimdi ne yapacam diyordum kendi kendime.
Ne yapacaktım.
Buradan sonra yazmayı bıraktım. 14 hafta boyunca ruh hastalıklarında tedavi gördüm. şizofreni defterim, artık "Şizofrenin Defteri"
olmuştu. Anksiyete yakalanmış yavaştan paranoyaya doğru gidiyordum. O günden sonra okulu bitirme kararı aldım beyler.
Okulu bitirip lokantada işe girdim. Babam memur olduğu için maaşı anneme kaldı. Kardeşim şuanda lise okuyor.
Tümünü Göster