1. 26.
    0
    @43 tamam panpam bi sen okuyosun heralde. hızlı yazıyorum zaten. bi kızmını worlde yazmıstım baslığı acmadan once.
    ···
  2. 27.
    0
    ‘Merakına yenilme’ derken ? yenilmek, yenilmemek,merak, ayin ? Buradan çıktığım zaman yaşadıklarımı birine anlatırsam eğer, kesinlikle delirdiğimi falan düşünecek! Kendim bile olanlara inanamazken… ahh bükücü ahh. Ne işler açtın başıma ? karanlık soğuk bir odada kıvrıldım ecelimi bekliyorum sanki ! acaba ayinin bitişi, yani görmemi istemediği kısmı ne ? ne olacak ki kapı aralığından falan baksam ? en kötü ne olabilir zaten bunca şeyden sonra... yavaşça doğruldum. Ses çıkarmaması için ayakkabılarımı çıkardım. Yalın ayak göremediğim kapıya doğru yürüyordum. Bir elim duvardaydı, öbür elimde kusmamak için ağzımı kapatıyordu. Duvara dokuna dokuna kapıyı bulmaya çalışıyordum. Yürürken ayaklarım saç gibi bir şeye takıldı. biraz alta doğru küçücük bir ışık gördüm. Üzerine basıp hissetmeye çalıştım bir yüz ! sıcak. Hala sıcak.
    ···
  3. 28.
    0
    Göz hizasından sıcak bir şeyler akıyor. Eğildim elimle yokladım. Gözlerinden akan kan bütün yerleri kayganlaştırmıştı ! elinde beyaz bir şey vardı. Bir mum ! çok zayıf olmasına rağmen yanıyordu. Aldım ve yüzüne tuttum. Gözleri yoktu ! yalnızca iki adet oyuk ! Ama ağzı hala açılıp kapanıyordu. Bir şeyler anlatmak istiyor gibi… başını ellerimin arasına aldım ve kegib kegib aldığı nefesleri hissettim. dudaklarından Son nefesiyle birlikte son sözcüğü de çıktı ‘’kaç…! ‘’
    ···
  4. 29.
    0
    @47 panpa bı sen dinliosun gozlerim kapanıyo amk mal g,b, oldum kafeinden. saat 13 e kadar vaktim var sabah mı devam etsem.
    ···
  5. 30.
    0
    uplayın bari arada da kendi kendime konusmıyım şizo gibi. gerçi belki de şizoyumdur.. neyse o zaman devam.
    ···
  6. 31.
    0
    Bir elin omzuma dokunmasıyla irkildim. S.M. sert bir şekilde kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni. Kanlı ellerim ve bayılmak üzere olan zavallı bedenime dehşetle baktı ve kızgın bir sesle ‘’gidiyoruz’’ dedi.
    Beni sürükleyerek odadan çıkardı ama hala sürüklemeye devam ediyordu ! Artık o garip binanın tamamen dışındaydık. Bütün o facianın, kan, kıyamet ortdıbının gerçek olduğuna dair tek kanıtım S.M.nin elbiseme sızan kanı ve hiç tanımadığım birinin avuçlarıma dolan kanı. Hiçbir şey söylemedi ben bir adım önden yürüyordum.
    Bir anda gözlerimin karardığını hissettim. Bayılırken aklımdan geçen tek düşünce ‘’lütfen uyanınca hepsi geçsin… ‘’ oldu.
    ···
  7. 32.
    0
    Gözümü açtığım yer, daha önce hiç gelmediğim bir yerdi. kan kırmızısı bir tavan , aynı renkte yastık, çarşaf, yorgan ve içinde ben ! üzerimde bana ait olmayan ve bütün yaşadığım dehşeti bir tokat gibi yüzüme çarpan kan kırmızısı bir gecelik…

    Saate baktığımda sabaha karşı beş olduğunu gördüm. Peki ama burası neresiydi ve nasıl gelmiştim ? yataktan kalktım ve siyah fayanslara çıplak ayak basarak ilerlemeye başladım. Yatak odası. Normal bir ev ! çevremde ki her şeyin normal olması bana o kadar garip geliyordu ki artık… her an biri gelip boğazımı sıkacakmış, demir bir levye ile kafamı parçalayıp kanımı içecekmiş gibi geliyordu. Son birkaç günde kendimi tanıyamaz olmuştum. Bambaşka biri…çok başka. Tüm bunları düşünürken S.M. yi gördüm. Salonun ortasında siyah ahşap bir masanın yanında diz çökmüş haldeydi… masanın üzerinde beyaz tebeşirle çizilmiş pentagram işareti ve 2 adet mum vardı. Biri beyaz diğeri siyah. Pentagram işaretinin her bir köşesinde ayrı bir element. iki mumda yanıyordu ama benim geldiğimi görünce siyah olanı söndürdü.
    ···
  8. 33.
    0
    Yanına gitmedim. Orada olduğunu bilmek güven vericiydi ama bir adım daha yaklaşırsam her şey değişecekmiş gibi geliyordu ve bükücü sessizliği bozdu

    -açıklayayım; dün akşam yolun ortasında düşüp bayıldın, bedenin bu kadar yorgunluğa alışık değil. Bende seni evime getirdim…

    Onun bir bükücü olduğunu unutmuşum tabi. Duygularımı kontrol edebildiği gibi aklımı da okuyor. Gitmek istiyordum. Her şeyi unutup gitmek. Ama her gitmek istediğimde daha çok merakıma yeniliyordum ve çamurda debelenircesine daha da batıyordum… elbette bir sonu vardı ve ben o sondan korkuyordum…

    -Sana dünle ilgili bir şey…

    -Sorma devrimcihatun ! düşün . yalnızca düşün. Neden seni oraya zütürdüm ? neden bütün bunlara şahit olmanı istedim ? neden seni seçtim ?

    -‘’merakına yenilme’’ derken aslında oraya gidip o cesedi bulacağımı biliyordun !

    - evet ! demek ki düşününce bulabiliyorsun. Şimdi cevaplara ulaşmak için doğru soruları sorman lazım.
    ···
  9. 34.
    0
    hasstir adımı ifşa etmişim son anda editledim askkalsa. gören olmadı dimi?
    ···
  10. 35.
    0
    Bu çocuk tam bir kaçık ! ‘ben gidiyorum’ dedim. isteksizce söylememe rağmen inandırıcılık katsın diye kapıya doğru yöneldim. Son kez bir bakış attım ve hiç umurunda olmadığımı gördüm ! önündeki muma taparcasına bakıyor, gitmem yada gitmememi önemsemiyordu ! sesimi yükselterek ‘ben gidiyorum ! ‘ dedim. Hafifçe başını kaldırdı ve : ‘’peki kendine dikkat et’’ dedi. Ne demek bu ?! Bütün o heyecan, macera, korku, ceset, kan, sanki olağan şeylermiş de. Ben de gayet olağan bir şekilde evime gidiyormuşum gibi… yaşlı gözlerimi görmemesi için hızla kapıya yöneldim. Üzüntüden değil ! hırsımdan, sinirimden doluyordu gözlerim ! Hayatım boyunca unutamayacağım, belki de unutmak istemeyeceğim onca şeyden sonra bir yabancıymışım gibi… dışarı çıktım ve kapıyı şiddetle çarptım. Dizlerimin üstüne çöktüm. Yalnızdım. Çok yalnız. Kimsesiz bir kedi yavrusu gibi. Ne gidebildim ne kalabildim. Öylece durdum. Yaklaşık on dakika sonra kapı açıldı. S.M. hiçbir şey söylemedi. O da benim yanıma çöktü ve beni kollarının arasına aldı. Bükücü kimliğiyle, gözlerime bakarken bile hissetmediğim tarifi imkansız bir sıcaklık, bir güven hissettim. Sanki yıllar önce babamın yanında, onun kollarında uyuyormuşum gibi bir his, huzur… gözlerimden sızan pınar, gece kadar siyah gömleğini sırılsıklam etmişti. Sessizliği bozdum :

    evet.. şimdi cinli kısıma geliyoruz.
    ···
  11. 36.
    0
    @64 pazar pazar ne sınavı panpa?
    ···
  12. 37.
    0
    -sen bir manyaksın ! şizofrensin ! sadece kendi dünyanda yarattıklarının efendisisin !

    hafifçe gülümsedi, yüzümü avuçları arasına aldı :

    - ‘’üzgünüm, sen de artık benim dünyamın içindesin…’’

    işte S.M. ile tanışmamız böyle oldu. Onunla iki gün içerisinde öyle çok şey yaşamıştık ki…bazı insanların yıllarca yaşayamayacakları, paylaşamayacakları şeyler. ve bu yaşananlardan sonra ona zar zor izimi kaybettirdim. muğlanın bir ilçesindeydim, üniversite için ıstanbula geldim. telefonumu degistirmedim ama numarasını engelledim. bir gün yurda geçmeden önce h.h. isimli bir kız arkadasımda kalıyordum. kız babasını çok kucukken kaybetmiş annesi baska adamla kaçmış kısacası pgibolojisi yerinde olmayan bi kızdı. spiritüel satanistti. büyü maji falan yani.. bununda ortaokuldan tanışıyordum. kalacak yer olmayınca mecbur gittik.
    ···
  13. 38.
    0
    kızın evi garipti zaten. girişte asma kilitli bir dolap vardı. el oyması gibi. girer girmez hiçbir şeye dokunmamamı söyledi. peki dedim, saat gece 11 e geliyordu zaten salonda kanepede yattım. gece 3 gibi bi fısıltı duydum ama bilmediğim bir dil. latince gibi. (şuan bolumde latince dersi görüyorum, latinceymiş) gözlerimi açmamla h.h yi basucumda dikilirken gördüm. o anki korkuyu anlatamam size. siyah küt saçları var gözleri iri iri ve siyah gözler. innocentiae diyordu fısıldayarak. gerçekten korkmuştum. hande hande diye bagırmaya basladım. hiçbir şey soylemedi. ağır ağır adımlarla gibtirp gidip yattı. çok sinirliydim sabah olsun göstericem ona gününü derken uykuya daldım..
    ···
  14. 39.
    0
    hande sabah uyanmıstı yüzünde kocaman bir gülümsemeyle omlet yapıyordu. içten ve şen şakrak günaydıııın dedi. yüzüm asık bir şekilde. 'kanka dün gece yaptığın neydi amk çocuk musun sen?' dedim. şaşırdı ne yapmışım dedi, geldin tepeme innocentiae falan dedin bi şeyler saçmaladın kızınca da gittin yattın dedim. yüzü bembeyaz oldu. cam sürahiye elini uzatttı ama tutamayıp yere düşürdü, sürahi tuzla buz oldu. şaşırdım lan noluyo hande otur anlat falan. gözleri doldu geçtik salona nasıl ağlıyor nasıl ağlıyor.. sürekli beni affet diyip duruyor. bi 15-20 dk sakinleşmesini bekledik.
    ···
  15. 40.
    0
    uplayın arada dinlediğinizi göreyim. yazıyorum ben de uyumadım.

    hande biraz sakinleşince anlatmaya başladı. yıllar önce bir sevgilisi olmuş. böyle gizli ilimlerle metafizik olaylarla uğraşan falan. hande de sarmış bu işlere. majiler büyüler uğraşmalar falan. sonra bir gün sevgilisi cin çağırması gerektiğini söylemiş. daha fazla, daha fazla güç için. bir anlaşma bir mühürlenme. ve mühürlenmeninn geri dönüşü yoktur. hande istemeye istemeye olsa da kabul etmiş. çünkü bakire kız, büyük enerji demektir. çok büyük enerji açığa çıkar. anton szandor lavey'in satanic bible adlı kitabında bununla ilgili ritüellerde yazar. bunlar girmişler bir odaya etrafta ne cam var ne hava alacak bir yer, çocuk latince bir şeyler okumaya başlamış, yerde küçük küçük mumlar var sonra susmuş birden. (bu esnada bağıra bağıra aglıyor) yerdeki butun mumlar sondu,ve o öldü dedi. aglamayı kesti magrur bi ifade takındı. işte onun intkdıbını almak için yemin ettim dedi.
    ···
  16. 41.
    0
    hande onun intikdıbını almak için,bir kabileyle anlaşma yapmış. onu öldüren başka bir kavme ait cinmiş. geceleri hep cocugu goruyormuş hala bağırarak uyanırım diyor. kabileyle yaptığı anlaşmaya karşılık, onlara bir bakire sunacagını soylemiş. ama ne zaman ne kişi belirtmiş. bende o an dank etti o innocentiae kelimesinin masumiyet anldıbına geldiği, ve o masumun ben oldugum.. haneye giren ilk masum ben oldugum için, kurban ben sayılıyordum. basımdan asagı kaynar sular dokuldu. handeye deli gibi bagrıyor kufur ediyordum. yeminler etti böyle olacagını bilmiyordum diye. artık bu işten geri dönüş yoktu. ateşten yaratılanla yapılan hiçbir anlaşma bozulamaz. asla. bu sebeple çıkar yolumuz yoktu.. tek çare onları çağırmaktı..
    ···
  17. 42.
    0
    birlikte gece olmasını bekledik. ne o tek kelime ediyordu ne de ben. hava kararınca apartmandan çıktık. (şişlide bir apartmanda oturuyor) arabaya bindik, nereye gittiğimizi sordum söylemedi. bundan daha kötü durumda da olamazdık zaten.. karşıya geçtik. üsküdarında ilerisi. bilen bilir orada ağaçlık büyük bi koru vardır. oraya gittik. arabayı parketti, bagajdan ikitane srt çantası aldı.ve yürümeye başladık.
    ···
  18. 43.
    0
    korunun içine girdik. baya güzel yürüyüş yolu ola bir yerdi. istege baglı capsini atacagım size oranın girişindeki fotoğrafımın. yuruyus yolunu geçtik, tırmana tırmana ağaçlık alana geldik. yoldan uzak yerdeydik artık. bir tane el fenerimiz vardı. ben söylendikçe o tek çare bu, yapmak zorundayız falan diyordu. agaçların arasında bir yerde durduk. yanımızda bi tane büyük ağaç vardı çantasını açtı siyah büyük bi çarşaf cıkarıp yere serdi. üstüne beyaz, siyah kücük mumlardan koydu. cember halini olusturdu. ortada 4gen seklinde bir ayna vardı beni çağırdı yanına oturduk.(4 buyuk seytan oldugu için, her köşe bir şeytanı sembol ediyor)
    ···
  19. 44.
    0
    çantasından kücük bi çakı çıkardı, karı iyice kafayı yemişti. yeter amk ben gidiyorum dedim. cinleri musallat ettiği yetmiyor bir de gecenin körü ormana getirdi huur ne derdin varsa hallet kendin falan söylenirken yalvarmaya başladı tek basıma yapamam sana ihtiyacım var cart curt. acıdım kahpeye, yusuf yusuf çekiyprdum zaten. henüz bi halt görmemiştim bana musallat ama ya varsa diye.. neyse gittim oturdum yine. çakıyla sol bileğinden bikaç damla kan akıttı aynanın ustune, bileğimi istedi uzattım benden de bikaç damla kan akıttık. sonra boynundaki cevşen gibi kolyeyi çıkardı. içinde yazan şeyleri okumaya başladı yuksek sesle. anlamıyordum soylediklerini ama ciddi ciddi korkuyordum..
    ···
  20. 45.
    0
    tamam koruya giriş capsimi atıcam. yuzumu kapatayım bekleyin.
    ···