1. 1.
    0
    tek hücreli canlılar tek hücrelidir.
    ···
  1. 2.
    0
    bilgi mi ilgi mi lan
    ···
  2. 3.
    -2
    ananın amı tek!
    ···
  3. 4.
    0
    @3 entry ve nick in muhteşem ahengi
    ···
  4. 5.
    0
    felsefe nedir?

    aristoteles'in ünlü yapıtı "metafizik", "bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler" cümlesiyle başlar. yine aristoteles'e göre, insanların duyularını kullanmaktan; örneğin görmekten, işitmekten duydukları zevk bunun en net kanıtıdır. gerçekten de insanı insan yapan en önemli özelliklerden biri onun kendisini çevreleyen dünyayı, içinde yaşadığı toplumu, geçmişini ve bütün yanları ile bizzat kendisini tanımak ve bilmek istemesidir.

    şimdi bilgi, bilen varlıkla (felsefe dilinde özne veya süje ile) bilinmesi istenen veya bilinen varlık (felsefe dilinde nesne veya obje) arasındaki bir ilişkidir. bu ilişkide bilinenin mi, yoksa bilenin mi ağır bastığı; bilginin imkânı veya imkânsızlığı, kaynağı, alanı, kapsamı, sınırları vb. türünden sorular felsefenin bilgi teorisi veya epistemoloji diye adlandırılan dalının özel konusunu oluşturur. (bu konu, site içerisindeki diğer yazılarda geniş kapsamlı olarak ele alınmıştır.)

    felsefe de esas olarak bir tür bilgidir; ama özel bir tür bilgidir. felsefenin ne tür bir bilgi olduğunu, felsefi bilginin özelliklerinin neler olduğunu anlamak için diğer belli başlı bilgi türlerinden söz etmek gerekir. bu konuda ele alınacak bilgi türleri ise gündelik bilgi ve bilimsel bilgidir.

    felsefenin konuları

    filozoflar genellikle varoluş veya varlık, ahlak veya iyilik, bilgi, gerçek ve güzellik konularıyla ilgilenmişlerdir. felsefe tarihine göre birçok filozof dini inançlara veya bilime de eğilmiştir. filozoflar genellikle bilimin dışında kalan bu kavramlarla ilgili kritik sorular sorarlar. felsefe nedir sorusunun cevabının aranması da bir felsefi uğraştır. filozoflar genellikle şu soruların cevaplarını ararlar:
    gerçek nedir? bir ifadeyi nasıl veya niye doğru veya yanlış olarak tanımlarız? nasıl karar veririz?
    bilgi mümkün müdür? bildiğimizi nasıl biliriz? doğru bilginin kökeni ve sınırları?
    ahlaken doğru veya yanlış hareketler (veya değerler, veya kurumlar) arasında bir fark var mıdır? hangi hareketler doğrudur, hangileri yanlıştır? değerler mutlak mı, izafi midir? yani nasıl yaşamak gerekir? ahlakın kaynağı nedir?
    gerçeklik nedir ve neler gerçek olarak nitelendirilebilir? gerçek olan şeylerin doğası nedir? * bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi? zaman ve mekanın doğası nedir? düşünme ve düşüncenin doğası nedir? birey olmak ne demektir?
    güzel nedir? güzel şeylerin farkı nedir? sanat nedir? ("l.n. tolstoy - sanat nedir?" adlı kitap)
    estetik izafi midir? belirli sınırları var mıdır?
    din kavrdıbının kökeni nedir? tanrı insanların korkularından kaynaklanan bir varsayım mıdır? tanrı var mıdır?
    varlık, zaman ve mekan arasında ne tür bir bağ vardır? esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?
    antik yunan felsefesinde, yukarıdaki sorulardan ilk beşi sırasıyla, analitik veya mantıksal, epistemoloji, etik, metafizik ve estetik olarak adlandırılırdı. bunların dışında da konular vardı ve bu tanımlamaları ilk kez kullanan aristoteles aynı zamanda politika, modern fizik, jeoloji, biyoloji, meteoroloji ve astronomi'yi de felsefenin konuları arasına almıştır. galileo'ya göre ise bilimler ve sanatların genel adı felsefedir. yunanlar sokrates'in etkisiyle bir analiz geleneği geliştirmişler ve konuyu daha iyi anlamak için parçalarına ayırmışlardır. bu yöntem günümüzde bilimde ve sanatta kullanılmaktadır.
    diğer gelenekler bu tip tanımlar kullanmamış veya aynı temaları ön plana çıkartmamıştır. hint felsefesi batı felsefesi ile benzerlikler taşısa da, binlerce yıldır felsefe ile ilgilenmiş olsalarda japonca, korece ve çince'de felsefe kelimesi 19.yy'a kadar var olmamıştır. özellikle çinli filozofların yunanlara göre farklı bir sınıflandırması vardı. tanımlamaları da genel özelliklere değil çoğunlukla metaforikti ve aynı anda birkaç konuya ilintiliydi [1]. ancak batı felsefesinde de konular arasında kesin sınırlar yoktur ve 19.yy'a kadar batı filozoflarının çalışamalarında konusal bir ayrım yapılmamıştır. örnek olarak, aristoteles'in çalışmalarının kendi başına bir anlamı yoktu. peripatetikçilerin yaptığı da, aristoteles'in çalışmaları ve konuları arasında bağlantılar kurup, genel yargılara ulaşmaktı. gerçek felsefe rönesans sonrası alman i̇dealizmi sonrasında doruk noktasına ulaşmıştır.
    Tümünü Göster
    ···
  5. 6.
    0
    @5 gerekeni yapmış, dağılın
    ···
  6. 7.
    0
    al bacım sana bilgi :

    (bkz: anayasa değişikliğinin konvansiyonel yönleri)

    şimdi gibtir git!
    ···
  7. 8.
    0
    sokrates sokaaam onun tesine aq :D
    ···