-
1.
0Size bir hikaye anlatacağım. Ama öyle sıradan ve kötü hikayelerden değil. Gerçek bir hikaye. Her kelimesinde daha da içine gireceğiniz bir hikaye. Başka hayatlardan çalınmış ya da uydurma bir hikaye değil. Bu , benim hikayem.
beni tanımak isteyenler gelsin reserved alsın.. bütün gece buradayım.. içimi dökeceğim. gerçek beni öğreneceksiniz.. bu adam ne çekmiş bu kadar diyordunuz. işte gerçekler... hazırsanız başlıyorum.
edit: http://inci.sozlukspot.co...%C4%B1m-ama/@devrimcikedi -
2.
0
-
3.
0bunu da uplattırmayın. neyse burada değilseniz de başlıyorum..
-
4.
0Şu andan itibaren hayatımı kronolojik şekilde sıralandırarak ilerleyeceğim. ilk sırada doğumum var elbet. Kimsenin doğumunu hatırlanmadığı söylenir. Aslında tam olarak hatırlanmaz. içimizdeki duygular o dönemden hatıradır bizlere. Doğduğum zamanla ilgili ilk hatırladığım şey meraktı. Sevinç ve üzüntü yok. Sadece keşfetme arzusuyla dolu sevgi ve acıdan bihaber birisi var sadece. Tam olarak her şeyi söylemedim elbet. insanoğlu korkar. Hayattan. Hatta bebekler ağlayarak gelir dünyaya. Belki bir tesadüf.Bu yıllarım hakkında hiç hatıram yok.
-
5.
0Bebeklik ve çocukluğum aslında unutulmaya yüz tutmuş birer totem. Hayata sizi bağlamaları gerekir aslında totemlerin. Ben totemlerimi gömdüm. Hatıralarımın ve duygularımın en derinlerine hem de. Çocukken gerçekten mutlu olduğumu hatırlamakta güçlük çekiyorum. ilk hatıramı düşünüyorum şu anda... Siz? siz hatırlıyor musunuz ? Yani ilk hatıranızı. Hayatınızın başı olarak kabul edebileceğiniz bir başlangıç hatırası. Benim için sanırım şuydu : Bir lavabonun içinde banyo yapıyordum. Çok mutluydum. Oraya ulaşabilmek için çok uğraşmıştım. Mantıken bir lavaboya sığabilmek için küçük olmak gerek. Sanırım bu da doğruluyor bunun en eski hatıram olduğunu.
-
6.
0ilkler önemlidir. ilkler unutulmaz. Aslında hiçbir şey unutulmaz. Sadece hatırlanılmak istenmez. Kim bir şeyi hiçbir şey olmamış gibi çıkarabilir ki aklından. Yapabilen varsa söylesin bana. Hatırladığım tüm anılarımı yazmayacağım elbet. Kimseyi sıkmak gibi bir derdim yok. Ama bir türlü unutamadığım şey. O sesler. Geceleri bağırma sesleriyle uyanırdım. Kavga sesleri. Saat muhtemelen 02:00 gibi olurdu genelde. Babamın işi bazı günler o gece saatlerinde biterdi. Çünkü haftada bir iki kere farklı bir yerde çalışması gerekirdi. Hayır ek iş değil. Kendisi fotoğrafçıydı. Bazı geceler ise gazinolar da ekibiyle fotoğraf ve video çekerdi.
ne pkklısı lan ?? oha :DA FSGHG -
7.
0Ben korkudan tir tir titrerken , onlar kavga ederlerdi. Bazen şiddette dahil olurdu bu korkunç senfoniye. Şef ise öfkeydi. O yönetirdi bütün orkestrayı. Ben müziğin her şiddetlenmesiyle yorganımı daha çok başıma çekerdim. Bir gün babam yine çok içmişti. Ve sinirliydi de. Her zaman ki gibi başladı kavga. Ev incin. Mutfak pis. Hazır da yemek yok. Ev kokuyor. Annem iyi birisidir. Ama ilgilenemiyor her şeyle. Benim küçüklüğümde annem de çalışırdı. Daha sonra kardeşimin doğmasıyla emekli oldu gibi bir şey...
-
8.
0Kendince işleri vardı annemin de. Sonuçta hizmetçi değildi. Ama babama göre çocuklarına , evine ve kocasına hizmet etmeliydi. Bir anlamda haklıda babam. Bir anne olarak hep sevgi gösterirdi bana. Çok severim annemi. Ama ev işlerine yetişemezdi. Ev hep incin olurdu. Mutfak da öyle... Babam da buna hiç gelemezdi. Bunları anlattım çünkü ne babama düşmanım ne de anneme. ikisi de hatalı.
-
9.
0Dediğim gibi bir gün babam çok içmişti. Kavga her zamanki şiddetiyle devam ediyordu. Genellikle başını pek yakalayamazdım. Çünkü uyuyor olurdum. Bağırışlarla uyanırdım. Annemin ağlamasıyla. Ya da bir anda babamın odama kalk lan diye girmesiyle. O gün annem bağırıyordu . Ben daha fazla dayanamayacağıma karar verdim. Korkuyla öfkeyle ve nefretle mutfağa koştum. Çekmeceyi açtım. Bir bıçağı elime aldım ve babamın üzerine gittim. Ona Annemi rahat bırak. Bizi rahat bırak. Bıktım artık. Nefret ediyorum senden Ağlamaya başladım. Bir tokat yedim. Nasıl yediğimi hatırlamıyorum. 5-6 yaşlarında falan olucam en fazla. Yere şiddetli bir şekilde düştüm. Bir kaç saniye şokta kaldım. Annem üstüne atladı babamın. Engelledi. Beni dövmesini. Ama ona yaptı bana yapacağını. Yerdeki bıçağı aldı. Ben ağlayarak kaçtım. Mutfağa giderken kulağım kapı koluna girdi. Neredeyse kulağım yırtılıyordu. Olayın şoku ve korkusuyla hissetmedim bile. Daha büyük şeyler vardı çünkü.
-
10.
0Kapıyı kapattım. Sırtımı yasladım. Ayaklarımla yeri itiyorum. Kapıyı fazla tutamadım. Hemen içeri girdi. Ben yerde dizlerime sarılmış ağlıyordum. Yerden kaldırdı. Demek beni öldürecektin he! Al bakalım bununla oynayınca neler oluyormuş dedi. Kollarımı çizdi bıçakla. Canım çok yanıyordu. Ondan daha kötüsü korkuyordum. Deliler gibi çığlık atıyordum. Bir allahın kulu da çıkıp sormadı bizi. Hiç bir komşu yardım dahi etmeye tenezzül etmezdi çünkü. Benim mahallem muhafazakar bir mahalle. Kısacası baba her istediğini yapar. Kadın kadınlığını bilecek kıracak dizlerini işine bakıcak. Daha sonrasını hatırlamıyorum.
-
11.
0buradasınız dimi boşluğa anlatmıyorum ?
-
12.
0Çocukluğum böyle anılarla geçti. Babam sadece içkiliyken böyle değildi. O sinirli olduğu zaman böyle şeyler yapar. Genelde de sinirlidir. Okul dönemim daha kötü. Hiç sevemedim okulumu , arkadaşlarımı , öğretmenlerimi... Onlar da beni sevmediler zaten. Aslında ilk onlar sevmedi beni. Ben hep denedim. iyi olmaya çalıştım. Ama onlar iyi değillerdi bana karşı. Yuva ve anasınıfında da böyle oldu bu. Hayatta kalmak için kötü birisi olmak gerektiğini şiddet uygulamak zorunda olduğumu öğrendim. ilk okulda da bunu uyguladım.
-
13.
0Kimse aslında ne kadar duygusal birisi olduğumu öğrenemedi. Hep şiddet yanlısı , kötü devrimcikedi olarak tanıdılar beni. Sevdiğim bir kız vardı okulda. 1. sınıfta aşık olmuştum. Ona şiirler yazardım yada öyle bir şeyler işte. Güzel olarak bildiğim her şeyi yazardım. Kalp şeklinde yapıştırmalar yapıştırırdım çantasına. Kimse okuma yazma bilmezken ben biliyordum. Ama o bunları hiç sevmezdi. Hatta nefret ederdi benden. Ona karşı hep kibar oldum. Hep iyi şeyler yaptım. Ama o umursamazdı bile beni.
-
14.
0Bir keresinde bir arkadaşımla aramda bir olay çıkmıştı. Benden fiziksel açıdan küçük birisi. Bana vurmaya kalktı. Ben de bu zamana kadar şiddetle büyüdüğüm için cevabı iyi yapıştırdım. Hemen ağlamaya başladı. Yerde yatıyor. Ben yaptığımdan utanıyordum. Sinirim geçmişti çünkü. Sonra o sevdiğim kız geldi. Bana bağırmaya başladı. Kötü ve kalp kıracak şeyler söyledi. Küfür değil yoo yoo. Bunlar öyle şeylerdi ki... Bir de o söyledi bana. Ağlamaya başladım. Gözlerimden yaş geliyordu. Beni böyle görsün istemedim. Hemen koştum çıktım sınıftan. Deliler gibi ağladım. Arka bahçe diye bir yer vardı. Sık sık oraya girerdim gizlice. Gizlice çünkü oraya girmek yasaktı.
-
15.
0Gizli bahçe benim için kutsal bir mekandı. Yalnız kalabileceğim kafa dinleyebileceğim bir yer. Orada kimse nefret edemezdi benden. Ne zaman bir şey olsa oraya giderdim. Korksam , kötü bir şey yapsam ya da ağlayacak olsam. ilk okul dönemime dair hatırladığım şey çok kavga ederdim ve çok küfür ederdim. Genelde babamın bana söylediği şeylerdi bunlar. Herkesten nefret ederdim. Beni anlamadı hiç biri. Okuduğum okul itibari ile takımlara çok önem veriliyordu. Sınıfım da özellikle bu durum çok yaygındı. Genellikle 3. sınıftan sonra benim takımlar üzerinden dalga geçtiler. Ben asla takımımı değiştirmedim. Onlar istiyor diye asla yapmam ve eğer değiştirirsem takıma ihanet etmenin ve dönek olmanın dışında babama da ihanet edeceğimi düşünürdüm.
-
16.
0Küçükken ne yapsam yapayım babama yaranamazdım. Bir iş yapsam babam hep bir kusur bulurdu. Bir şey düşünsem babam saçma ve gereksiz olduğunu söylerdi. iyi ve doğru olsa dahi hep onun söylediklerini yapmamı isterdi. Daha iyi bir yol bulmama rağmen onun dediğini yapmadığım için beni aşağılar aylarca hakaret ederdi. Evet aylarca. Babam her şey insanların yüzene vurur. Ve dediği şeyi yaptığımda kötü bir sonuç oluştuğunda ise Neden bunun böyle olacağını düşünmedin ? Sen salak mısın? Aptal! Gerizekalı! Kuş beyinli... böyle lafları yüzüme yapışmış bulurdum kendimi.
-
17.
0Babam her işi dört dörtlük isterdi. Kendisi dört dörtlük olmasa bile yaptığı her işi en iyi o biliyor ve yapıyor zannederdi. Ve beni dört dörtlük bir insan yapma çabası çok korkunçtu. Hayatımdan şikayet ederek bir bebek gibi ağlayabilirim burada. Ama yapmayacağım. Sizlere asıl anlatmak istediğim kısıma gelebilmek için hayatımın kısa bir özetini yazıyorum şu anda. Biliyorum her şeyi tam olarak öğrenemeyeceksiniz ancak böyle bir şeye kalkışırsam... Ömrümün sonuna doğru ancak bitirebilirim ve siz de bunları okuyamadan ölmüş olursunuz.
-
18.
0ilk okul dönemimde yaşadığım bir olayı daha anlatmak istiyorum. Bu beni çok etkilemiş bir olaydır ve kaybolma korkusunu böyle kazandım ben. Babamın sözde en çok pişmanlık duyduğu hatasıymış. Kendi deyimiyle tek kusuru. Tam hatırlamıyorum. Okuldan çıkmıştım. Beni arabayla babam almıştı. Neden bilmiyorum. Osmanbey'deydik. Kavga ettik arabada. Daha doğrusu o bana sövdü. Sonra bir anda dışarı atıldım arabadan. Babam da bastı gitti. Ben o caddede ağlayarak bağırarak arabanın peşinden koştum. Öyle çok korktum ki. Bir daha asla evime ulaşamayacağımı düşündüm. Dilencilerin beni kaçıracağını. Ellerimi kollarımı keseceklerini ve bir sürü kötü şey. Koşarken yere düştüm. Kalktım. Koştum. 100-150 metre ileride durdu. Arabaya yetiştim. Şok içinde arabaya bindim. Kemerimi taktım. Arabanın tutacağından tuttum ve koltuğun içine gömüldüm. içime ağlıyordum. Dışarıya bu ses mırıltı gibi çıkıyordu. Gideceğimiz yere vardığımızda hala şoktaydım. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Bu babamın pişmanlık duyduğu tek hatasıymış. Onun için hayat güzel. Vay be. Unutmuş demek her şeyi. Tebrik ederim onu. Kesinlikle kızmıyorum unutabildiği için. Eğer unutamasaydı ve hatırlasaydı vicdan azabından ölmüş olurdu muhtemelen.
-
19.
0Eğer bende hatırlasaydım hala bazı şeyleri çoktan akıl hastanesine yatmıştım. Belki de akıl hastahanesindeyim ve bütün bunları hayal ediyorum. Neyse önemli değil. Zaten gerçeklik dediğimiz şey sadece bir algı meselesi değil midir ? Algıladığımız şey gerçekliktir... Gerçeklik ,gerçeklik değildir bu yüzden.
-
20.
0Orta okul dönemim daha durgundu. Ben daha sakindim dışarıdan bakıldığında. Artık kavga etmiyordum kimseyle. En son ettiğim kavgada bir çocuğun kafasını tekmelemiştim ve hastahanelik olmuştu. Sonradan böyle bir şey yaptığım için deliler gibi pişman oldum. Bu aralar daha sakindim diğer yıllarıma göre. Futbol oynuyordum. Basket oynuyordum. Yüzüyordum. Aslında küçüklüğümden beri yüzüyor ve basket oynuyordum. Bu yıllarda bir de okuldaki futbola gitmeye karar verdim. Arkadaşlarımla eğlenmek için. Ancak bir gün antreman için annemden bir eşorfman koymasını istemiştim çantama. Benim bazı eşyalarımı almam lazımdı. Bakmadan çıktım evden. Acaba hangi eşorfmanımı koydu diye düşünmedim bile. Okula vardığımda o eşorfmanı görünce şok geçirdim. Fenerbahçe amblemi olan bir eşorfman. Galatasaray lisesinde... wow... Arkadaşlarıma durumu anlattım. Bu gün gelemeyeceğimi söyledim. Onlarda tamam dediler. Ama gelmezsen Göksel Abi seni atar dediler.
-
çaycı hüseyinee ne olmuş lan böyle
-
istedigim gibi ozgurce
-
gene aklıma geldi kahpe
-
lan zaten calistigin yok dümenden izin alıp duruyo
-
kadın ağa erkek ağa
-
yolda 5 çocuğuyla gezen suriyeli bayan
-
kimi sevdiysek ya öldü ya kayboldu
-
ucankedi bu havada 2 efes bira
-
z kuşağı gençliği şeyime sürdüm
-
kons dayı ramo ufuk otuzbirspor kulubu
-
beş yıl sonra buraya gelip
-
abi bu nedirrrrrrrrrrrtrrr
-
ayaklarım zonkluyor amq
-
olm benim doğum günü iznim var la
-
şimdi aramizdan bir kac erkek bunlarla konusup
-
çiğköftelerin fiyatı ne olmuş la öyle
-
beyaz baksır üzerine
-
25 30 dan sonra nasıl evlencez la
-
telefonun da içerisinde bir tane whatsapp var
-
gülen bir kadın görünce sinir oluyorum
-
bu memurlara habire zam geliyor
-
bakir olmak tercih meselesidir
- / 1