-
76.
0Gözlerini açtığında kendisini hala küçük evde ve masaya yüzüstü kapaklanmış şekilde bulmuş. Korkunç bir boyun ağrısı dışında bir şeyi yokmuş. Etrafına bakınmış. Kızı görememiş. Hemen değirmen taşına yürümüş. Kitap oradaymış. Çıkarıp kontrol etmiş. ilk üç sayfa artık doluymuş. "Ben bayıldıktan sonra "o" yazdı bunları" demiş içinden. Şekiller dikkatini çekmiş. Arapça harflerden eğilip bükülmüş resimlermiş bunlar. Birinci sayfadaki şekil bir koçmuş. Altında yazanları deftere daha önce yazmış. ikinci sayfadaki şekil bir kurtmuş. Onun altında yazanları deftere yazmaya korkmuş. Üçüncü sayfadaki resim...
-
77.
0reserve
-
78.
0yazsana oç ne maraklandırdın amk
-
79.
0yazsana oç
-
80.
0saatte bi yazıyon amk hızlı yazsana
-
81.
0“hemze! Pir! Sahip.. sahipsiz.."
nefesleri buhar tutmaya başlamış ikisinin de!
“hemze! pir. Yeri han.. yerle yeksan.. yerle bir ve iki ve üç!”
dışarıdan kurt ulumaları, koç melemeleri gelmeye başlamış!
“hemze! pir! ismi pür.. bismi hür.. cismi iz, biz, sen, o, mahluk!”
imam kitabı hatırlamış birden. bu cümleler oradan sökünmüş! gözleri kaymış bir an değirmen taşına.
kız da ani bir bakışla yakalamış imamı! gülümsemiş iğrenç bir ifadeyle.
"hemze! pir! Çok gider.. Çok gelir.. diridir diyet, herkes bilir!"
imam yavaş yavaş ve acı acı sindirmeye başlamış gerçeği.
"hemze! pir! ölüm yok.. sonum yok.. dirim var, dönüp durur!"
buymuş işte "o". asla gitmeyecek, her seferinde başka bir "o" gelecekmiş.
"hemze! pir! adımı unuttular.. zavallı insanlar.. akıl fikir!"
imam tüm pişmanlığını bir anda yaşamış. kalbi sıkışmaya başlamış. bu güne kadar ne yaptıysa sadece "o"nun güçlenmesini sağlamış. bunu idrak etmek içini, kıyıyormuş imamın.
"hemze! pir! duy bunu.. sakın unutma.. benim adım mekir!"
kız gülümseyerek imama "bugüne kadar acı çekmedin sen. acı sandığın her şey sadece birer bit yarasıdır. acı asıl bundan sonra gelecek" demiş.
"ben her yeni doğanla yeniden doğarken sen her ölenle yeniden öleceksin!"
imam kendinden geçmeden önce kızın değirmen taşına doğru yürüdüğünü görüp bayılmış. -
82.
0hadi la yazsana
-
83.
0kız imamın elinden tutup peşinden gelmesi için çekiştirmiş. bahçeden küçük eve geçmişler. kız ortadaki masanın bir ucuna oturmuş. diğer ucunu da imama işaret etmiş.
imam çekinerek yerleşmiş tahta sandalyeye. kız gözlerini kapatmış bir süre öylece durmuş. imam ağzını açacakken işaret parmağını sertçe kaldırıp susturmuş imamı.
kız gözlerini açtığında imam sandalyesine yaslanmak zorunda hissetmiş kendisini. o gözler! kızının gözlerindeki alevler. içerisinde ellerini uzatarak yardımlar dilenen köylüler.
imam kaçmak istiyormuş ama ne mümkün. çakılı kalmış sandalyeye. kız gözlerini kırpmadan deli kadının sesiyle konuşmaya başlamış. -
84.
0öğlene kadar gecenin muhasebesi, kahvaltı ve saatlerce geyik ile vakit öldürdük. köye gitmeyi teklif eden serhat ağır küfürler yedi.
ahmet - ne işimiz var lan köyde? deli kadın mı gibti rüyanda amk!? hikaye bitecek ve gideceğiz işte. küçük evi de diziden hatırladığım haliyle seviyorum ben. o yeter bana.
mustafa - tarık sen mi doldurdun bu bini?
tarık - yok amk! ne alaka lan!? kendi kendine macera arıyor işte puşt.
nilay - kirve şu hikaye olayına geçsek hava kararmadan?
serhat - ben defteri okuyacaktım dün gece sizin sızmanızı bekledim. zütüm yemedi sonra amk!? ahhahahah!
gül - abi hadi hadi! toplanın da çay sigara yapalım. tarık da bitirsin artık amk hikayesini. gerildik iyice!
güle oynaya eve geçtik. her zamanki çember oluştu yine. zütlerin etrafı lojistiklendi. sigara - çay ve meraklı gözler.
tarık - (seçim meydanındaki politikacı edasıyla) gelelim hikayemizin en gibici bölümüne. inanmayanlar sonra defterden kontrol edebilirler. -
85.
0rezervıd
-
86.
0rizörvettin
-
87.
0@188 bu ipne yazmayinca hikayeye heyecan katmaya calisiyorum.
-
88.
0vay amk bole seylerde varmis
-
89.
0kapı aralığından içeriyi görmeye çalıştım. mümkün değildi. zifiri bir karanlık. çocukların hallerine bakınırken mustafa yı büyük eve girerken fark ettim. bir süre sonra elinde bir fenerle çıkageldi.
mustafa - artık sıkıldım amk! hadi dalalım içeriye!
ben - lan havuz mu bu? neye dalıyon!? içeride ne var bilmiyoruz.
tarık - tamam! iyiyim ben, sorun yok!
gül - çok da gibimizdeydi ya amk!
tarık - hadi. üç deyince kapıya tekmeyi basayım, sonra koşa koşa içeri girelim.
serhat - öyle olur mu lan mal! yavaşça aralayalım kapıyı, fenerle baka baka ilerleriz.
amk aptala dönmüştük. koku genzime oturmuştu. neyin ölüsüyse içerideki tadını alıyordum şu an. midem bulandı. bir sigara yaktım hemen.
beni görünce herkes yaktı birer tane. evin önüne çöktük. kapısı aralık. mal mal bakıyoruz.
tarık - (sigarasından derin bir nefes alıp havaya üfledi dumanı) ne yapıyoruz lan şu an!?
mustafa - manzaranın tadını çıkarıyoruz amk! ne yapacaz? ben kara kara düşünüyorum.
ahmet - açıkçası ben kafamda toparladım bile eşyalarımızı. hadi diyen bir kişi çıksın, yola düşmeye hazırım.
serhat - yanık tavuk koktu lan!
gül - (ensesine bir tokat yapıştırdı serhat ın) baydı amk!
nilay - şşşşşşşşşş!
tarık - hay şışını gibeyim nilay. daha ne şışlıyorsun!? bi evi yıkmadık amk! gül kapının ırzına geçtiğinde köy zaten uyanmıştır!
nilay - lan yine de tedbirli olalım!
mustafa - olalım amk olalım. derdimiz neydi bizim de akşamüstü dönmedik? -
90.
0Reserved
-
91.
0hikayenden değilde, bidaha yazmıcaksın diye korktum hastayısık
-
92.
0reserved
-
93.
0akşam karanlığında nilay ve serhat küçük evin sağ ve sol etrafından dolanıp çevreye bakındılar. geri döndüklerinde "asayiş berkemal" hesabı baş parmak kaldırdı ikisi de.Tümünü Göster
tarık büyük evin tuvaletinde bulduğu parmak kalınlığında paslı metal bir boruyu kapı kirişine sokuşturmaya çalışıyordu.
mustafa - yavaş amk! ses çıkarma!
tarık - özür dilerim dıbına koyayım! ilk soygunum, mazur gör!
gülüşmeler.
nilay - şşşşşşşşşşş!
serhat - lan tarık, lan tarık. olm versene toramana. gibiversin kapıyı kilidi!
mustafa - serhat ebenin rugan terliğini giberim!
gülüşmeler.
nilay - şşşşşşşşşş!
ahmet - senin şşşşş ın daha gürültülü amk!
serhat - ya ver amk ben yapayım.
tarık - gibtir git kirve. giydiririm bu boruyu kafana bak!
ben - lan ne kapıymış amk! altı üstü tahta! bi kıramad...
"çaaat!"
mustafa - (tarık ın sırtına peşpeşe tokatlar saydırırken) elinin ayarını gibeyim kirve!
serhat - açıldı mı lan!?
tarık - yok amk, boru kırıldı!
gül - yaaaa! avradını giberim ki ben bunun! (serhatı kenara ittirirken) çekilin amk bir işi beceremiyonuz!
iki büyük adım atıp sağ ayak tabanıyla kapıya vurdu tekmeyi.
ahmet - lan ses çıkarmayalım demedik mi?
gül - size kalsa sabaha kadar parmaklarsınız bu kapıyı, sıkıldım amk!
bir tekme daha attı! amk bir de sessiz ki mekan.
mustafa - köyden duymuşlardır amk!
gülüşmeler.
gül - bi tane daha geçireyim.. (bir tekme daha attı ve bir çatırtı geldi kapıdan)
hafif bir aralık oluştu. tarık can hıraş sokuşturdu hemen elindeki uzun boru parçasını tekrar, kurcalamaya başladı. bir anda durdu!
tarık - lan!?
ben - ne oldu?
tarık - içeriden bir ses geldi sanki?
gül - kapı o kapı. az önce gibtim attım kilidi bak!
serhat - kızım seni dışarıdan gören bir kanarya sanır, içinde gergedan varmış amk!
gül - (kikirdedi) teşekkür ederim.
mustafa - biz de erkeğiz diye geçiniyoruz amk!
gülüşmeler.
tarık - lan bi susun amk! (kulağını kapıya dayadı, öyle durdu bir süre)
ahmet - lan bence uğraşmayalım. bak girmeyelim diye uğraşmışlar o kadar. teşekkür edip dönelim eve amk!
serhat - lan sanki tütsülenmiş tavuk koktu amk!
gülüşmeler.
ahmet - seni giberim çocuk! hepiniz korkuyorsunuz şu an!
sessizlik. tarık kapıdan ayırdı başını, tekrar kurcalamaya başladı. bir iki ittirip çektirdi boruyu. "tak" diye bir sesle bir iki santim daha girdi boru aralığa. tarık hızlıca bakındı bize.
ahmet - hadi bismillah!
mustafa - aç artık amk! ne olacaksa olsun!
tarık başıyla onaylayıp çekiverdi boruyu kendine. kapı kilidinden kurtulup bir karış aralandı.
içeriden leş gibi bir koku geldi burnumuza.
nilay kustu oracıkta. öğüre öğüre dağıldık biraz sağa sola. tarık suratını buruşturarak tişörtünün yakasını yüzüne giydirdi. kapıya uzatırken elini aniden geri çekilip akrasını döndü. o da kustu biraz. -
94.
0ahmet ve serhat koşarak içeri daldılar!
ben - aha amk! kesin bir giriş bulmuşlar!
serhat - oylama başladı mı?
mustafa - telaşınızı gibeyim sizin bu yüzden mi paniksiniz?
ahmet - lan ölüm kalım meselesi oylama! siz ne kadar sakinsiniz amk!?
gül - yuh amk! ne ölümü ne kalımı? iyice kaptırmış bunlar hikayeye!
tarık - bence uzatmayalım. oylayalım direk. gitmek isteyenler el kaldırsın.
mustafa elini kaldırdı. peşinden ahmet. ben hala tereddütteydim. ahmet şöyle bir bakınıp geri indirdi elini. mustafa kaşlarını çatıp "huur çocuğu" dedi.
gülüşmeler.
tarık - o zaman karar verilmiştir. 6 ya karşı 1 oy. kalıyoruz!
tedirgin gülüşmelerden hepimizin hata yaptığımızı hissettiğimizi anlamıştım.
... -
95.
0mustafa - bence basıp gidelim. bir defterdeki deli saçmalarıyla hareket edecek değiliz ya amk!
serhat - olm öyle deme lan!? ya gerçekse?
ben - lan ya gerçekse kısmı en sakatı zaten geri zekalı!
nilay - kalalım ve görelim derim ben.
tarık - bence de kalalım. zaten içim kıyıldı meraktan.
mustafa - lan gibikler. diyelim ki kaldık. eve nasıl gireceğiz? kapısı içeriden kilitli değil miydi? hadi kırdık girdik amk! ya birisi gelip yakalarsa bizi?
serhat - lan dağın başındayız olm!? haneye tecavüz şehirde olur!
gül - vahşi doğa kuralları diyorsun yani.
serhat - aynen öyle.
ahmet - lan hem kalmak istiyorum hem de gitmek amk!
nilay - o zaman birşeyler atıştırıp bekleyelim. beklerken düşünelim. çay sigara yaparken de oya sunalım. çoğunluk ne derse yaparız.
serhat - şahane fikir.
mustafa pek memnun değildi ama o da nilayın fikrini kabul etti. ahmetle serhat küçük eve bakmaya çıktı. biz içeride defteri kurcalayıp konu üzerinde yorumlar yapıyorduk.
ben - (tarık a) sence ne olmuştur kirve?
tarık - kirve bence adam son cümlesini yazarken vazgeçmiş. artık ne düşündü veya ne oldu da bunu yaptı bilemiyorum.
gül - kız.. amaan kadın işte. imamın "o" dediği. adamı öldürmüştür bence.
mustafa - bence şu ana kadar yazılmış olan herşeyi gerçek varsayarsak, ölüm en son ihtimal gibi duruyor.
ben - ne demek şimdi bu?
mustafa - tarık ne demişti adama kadın?..
tarık hatırlamaya çalışır gibi gözlerini kısmıştı.
mustafa - hah! ben fırt fırt doğarken sen tekrar tekrar öleceksin.. böyle bir şey.
ben - eee?
mustafa - lan tekrar tekrar ölmek demek hayatta kalıp acı çekmek demek!
ben - eee amk!?
mustafa - ee ne pekekent! anla işte. adamı öldürmüş olamaz bence. çok daha kötü bir şey yapmıştır.. (gülümsedi) lan bir de olmuş gibi inana inana konuşuyoruz ya.
hepimiz güldük.
-
son entirilerime göz atanlar sözlüğün neden
-
habiscan evrimci paleontolog çıktı
-
hayatim ucuncu sahislar yuzunden
-
kons dayı yayın acsa la
-
bakircan bakir olduğun için
-
arwen o gülüşler aşka nasıl bakar
-
bi pussyde aradigimiz özellikler
-
modlara bu kadar takıntılı olmak
-
dogum gunu kutlayan huur
-
çingenden teknik adam olmaz çingeneden
-
ucankedi benimle polemiğe girme bak
-
ucankedi caddedeyim bak
-
habiscan bulge bu ferreyu bulursan senı tebrık
-
dokuzuncu dereceden memur ivan dmitriç
-
bu gothe taparim aga
-
sohbet odalarında soyle bı malık vardı
-
çiğ domatesten tiksiniyorum
-
lipton sus spastik engelli seni
-
genel olarak bir yavaslik var sanki
-
karılardan sevgi dilenen sünepe oçeler
-
taliban lejyoner volunteer
-
rakibin her türlü haltı yer
-
bizim halk neden bağırarak konuşuyor
-
gotcapsivarmi ben sana ozelden yazıyorsam
-
yapı gsye maglubiyet aldirtmiyodu
-
habiscan bulge mod yapan sozlugun
-
bakircan hakkında bir tespitim var
-
kürt kızından olur mu
-
bakircanın sorunu kızlar değil
-
inek testisi
- / 2