-
76.
-1Ev bomboştu amk. Telaşa kapıldım bir an. Kendimi evin dışına attım. Bütün ekip oradaydı. Yere minder sermişler, kahkahalar, sohbetler.
Ben – Lan beni neden uyandırmadınız amk!?
Mustafa – Çok tatlı uyuyordun kirve. Kıyamadık.
Gülüşmeler.
Ben – He ya ne tatlı hem de. Kabus gördüm bu Tarık iti yüzünden.
Nilay – Sen de mi lan!?
Ben – Nasıl yani?
Nilay – Ben de gördüm. Mağaradaydım amk.
Ben – Oha!
Ahmet – Ben de.
Ben – Hasktirin amk kafaya mı alıyorsunuz lan beni?
Gül – O kadar saber. Bu ikisi bir de sen. Biz uyumadık bile.
Serhat – Grup pgibolojisi olm. Gayet normal. Hikayenin etkisinde kaldınız amk.
Tarık – Herkes tamam şimdi. Devam edeyim mi?
Toplaştık etrafına tarık itinin. Ben gözlerimi ovuşturup nilay ın yanına çökerken tarık başladı kaldığı yerden anlatmaya: -
77.
0rezerved
-
78.
0cinli hikâye mi lan bu,dur bakıym
-
79.
-1tarık - nerede kalmıştım amk!? hah! cami! adam telaşla camiye gitmiş. kapı ardına kadar açıkmış. besmeleyle içeri girmiş. girişte solda cemaate hutbe okuduğu kaidenin başında bulmuş kızını.
kız bağdaş kurmuş, önündeki rahleden bir şeyler okuyormuş mırıldanarak. adam ne yapacağını kestirememiş bir süre. sonra tedirgin adımlarla yaklaşmaya başlamış kızına. aradaki mesafe azaldıkça kızın mırıltıları yükselmeye, içerideki hava akımı kendini belli etmeye, adamın bacakları titremeye başlamış. iyice yaklaştığında kızın entarisi havalanırcasına dalgalanıyormuş.
adam korku içerisinde kızına doğru elini uzatırken aniden her şey durulmuş. caminin kapısı sert bir biçimde çarpmış. adam önce o yöne sonra etrafına bakınmış kısa bir süre. sonra kızına geri döndüğünde kızıyla yüz yüze gelmiş. gözlerinin içi alev alevmiş kızın. adam korkudan altına kaçırmış. bir yandan yaşadığı korku ve utanç, diğer yandan kızının bu durumu onu iyice yıkmış olacak ki kendinden geçmiş.
gözlerini açtığında camideymiş hala. başucunda köyden bir iki genç duruyormuş. imama yardım edip kaldırmışlar. bir tanesi ne olduğunu sormuş adama. adam kızını görüp görmediklerini sormuş. gençler aralarında gülüşmüşler kısa bir an. adam sinirlenmiş iyice. neden güldüklerini sormuş. gençlerden biri, mağaraya doğru koşarken gördüğünü söylemiş.
adam çıldırmış. çocukların gözlerindeki imayı, köylüye yaptığı itiraftan sonra kim bilir ne söylentilerin dillendiğini düşünüp kahrolmuş. çocukları ayaküstü azarlayıp çıkmış camiden.
doğruca mağaraya yönelmiş. hava kararmak üzereymiş. mağaraya ulaştığında kızını köyden iki gençle halvet ederken görmüş. yaşadığı şoku atlatması uzun sürmüş. bir de hissettiği karmaşık ve günah dolu hislerin verdiği acıyla gözü iyice dönmüş. daha önce elini kesmek için kullandığı bıçağı geçirmiş eline. sonra iki çocuğu da bıçaklamış. kızı hem kahkaha atıyor hem küfür ediyormuş adama.
çocuklar yaralı vaziyette mağaradan koşarak kaçmışlar anadan üryan.
adam kızıyla baş başa kalmış. kız elindeki bıçağa bakmış adamın. -
80.
-1"aklından bile geçirme imam" demiş kız. adam ne yapacağını şaşırmış. utancından ve sinirinden elindeki bıçağı öfkeyle fırlatmış mağaranın duvarına.
"geldiğin gibi git, şeytanın uşağı! kızımı rahat bırak!" diye inlemiş yere dizlerinin üzerine çökerken. ağlamaya başlamış.
irkilerek omzuna dokunan eli fark etmiş hemen sonra. kızı tepesine dikilmiş diliyle dudaklarını yalıyormuş. "anlaşmıştık hani?" demiş kız. "bak köylü mutlu, kimse ölmüyor".
adam ağlayarak kaçırmış bakışlarını. "kızım.. kızım ne yaptım ben sana!?"
"fedakarlığının kıymetini bilmediler mi?"
adam sinirle kaldırmış başını. sert çehresi yavaşça acıya ve hüzne teslim olmuş. "hayır!" ağlamaya devam etmiş "bilmediler.."
kız eğilip sarılmış adama. bir süre omzunda ağlamasına izin vermiş. sonra kolundan tutup ayağa kaldırmış. beraber çıkmışlar mağaradan. eve gitmişler.
eve geldiklerinde adam karısından su kaynatmasını istemiş. kız annesiyle içeri geçtiğinde adam telaşla camiye koşmuş.
içeri girdiğinde doğrudan rahleye yürümüş. rahlede açık duran kitabı gördüğünde nutku tutulmuş.
kutsal kitabın olması gereken yerde üzerinde karmaşık yazıların ve türlü lekelerin olduğu tahrif edilmiş bir teksir görmüş. rahleden aceleyle toparlayıp kapatmış kitabı. sonra koltuğunun altına sıkıştırıp eve geri dönmüş. -
81.
-1bahçeden hırsız gibi girmiş kendi evine. kızına görünmeden evin arkasındaki odunluğa koşmuş. kitabı kazanların arkasında asılı duran heybeye tıkıştırmış hızlıca. odunluktan ön bahçeye koşarak geçmiş. tam eve girecekken kapıda kızıyla karşılaşmışlar.
kız meraklı bakışlarla süzmüş adamı. adam gözlerini kaçırmamaya gayret ederek, "annen su ısıttı mı" demiş. "gusül alayım".
kızın şüpheli bakışları yerini sıcak bir gülümsemeye terk etmiş. "hazır babacığım. buyur geç"
adam içinden derin bir oh çekerek eve girmiş. -
82.
-1Ahmet – (tarık ın soluklanmasını fırsat bilerek) peki amk, miş, mış anlatıyon da kirve. Anlattığın şeylerinin çoğu tek şahitli amk! Sen nereden biliyorsun böyle olduğunu olayların? imamdan mı dinledin ahhahahahah!
Gül – Hakkaten lan, nereden biliyorsun detayları falan!
Ben – atıyor amk nereden bilecek. Birisi buna anlatmış. Bu pekekent de tiyatro ruhlu zaten. Bire bin katıyor.
Serhat – Konuşsana amk!
Tarık – Bir bildiğimiz var amk. Bölüp durmayın. Sorularınızı sonra cevaplayacağım.
Biraz itiraz edip durulduk. Herkes hikayeye odaklandığı için tarı kın bizi vazgeçirmesi kolay olmuştu tabi. Anlatmaya devam etti ipne: -
83.
0hızlı yaz kardeşim
-
84.
0işi gücü bıraktım seni takip ediyorum çabuk yaz
-
85.
0sevgilime de attım heyecanla bekliyoruz hadi aq
-
86.
0hadi lan
-
87.
-1Adam abdestini almış. Aklı bulduğu kitaptaymış hala. Bir şekilde yalnız kalıp içerisinde neler olduğunu keşfetmek istiyormuş. Kızını kurtarma ümidiyle türlü türlü kurmuş kafasında. Zar zor akşamı etmiş.
Karısı ve kızı uyuduktan sonra odunluğa gidip kitabı çıkarmış heybeden. Gaz lambasını yakmış. Bağdaş kurup kucağına açmış kitabı.
ilk üç sayfası boşmuş. Sonraki 5 sayfaya birer cümle karalanmış. Sonraki 7 sayfaya da üçer cümle. Başa dönmüş. Boş sayfaların silindiğini düşünmüş önce. Belli belirsiz izler varmış sayfalarda.
Sonraki beş sayfanın ilkindeki cümleyle başlamış okumaya. Eski arapça. Ses kıymetsiz kelimeler. Kuralsız bir cümle. Anlayamamış önce. Tekrar okumaya çalışmış.
“hemze! Pir! Sahip.. sahipsiz.. zamansız ve apansız ve amansız!”
Sonraki sayfaya geçmiş.
“hemze! pir. Yeri han.. yerle yeksan.. yerle bir ve iki ve üç!”
Bir tıkırtı duymuş cümleyi, bitirdiğinde. Telaşla kapatmış kitabı. Gaz lambasını kısıp arkasına saklamış yavaşça. Karanlığa gözlerinin alışmasını beklemiş. Odunluğun girişine düşen azıcık ay ışığında fark etmiş kediyi. Parlak kırmızı gözlerle kendisine bakıyormuş kenardan.
“mübarek hayvan, aklımı yitirecektim senin yüzünden. Tövbe yarabbi tövbe.”
Gaz lambasını yeniden almış yanına. Açmış kitabı tekrar. Kaldığı sayfayı bulmuş.
“hemze! pir! ismi pür.. bismi hür.. cismi iz, biz, sen, o, mahluk!”
Anlamsız geliyormuş cümleler. iyice canı sıkılmış. Hızlı hızlı geçmiş sayfaları. Aralarda kitaptan surelerin akıl almaz biçimde çarpıtılmış yorumları dikkatini çekmiş. Sanki aynı şeyi başka yollarla anlatarak bambaşka sonuçlar çıkarıyormuş yazılanlar.
Adam kedinin mırıltısını duyduğunda kitabın sonuna gelmiş bile. Kafasını kaldırıp kediye bakmış. Kedi kırmızı bakışlarını adamdan kaçırmadan tıslayıp uzaklaşmış. -
88.
-1Adam da kızı veya karısı uyanmadan eve girmek için acele ile toparlanmış. Kitabı tekrar saklayıp odunluktan çıkmış.
Sabah olduğunda ilk işi kızını kontrol etmek olmuş. Suya gitmişler komşunun kızıyla. Yarım saatten önce dönmeyeceğini düşünüp hemen odunluğa geçmiş. Heybeyi aldığı gibi camiye çıkmış evden.
Mahallelinin iğrenç, küçümseyen, riyakar, günah dolu bakışlarına mahsur kalmış yol boyunca. Kimse tek kelime etmiyormuş yüzüne ama herkes gözlerinden kusuyormuş günahını, nefretini.
Camiye zor atmış kendini.
ilmihalleri indirmiş tek tek. Ele geçirdiği kitaptan veya içerisindekilerden bahseden tek bir cilt bile yokmuş. Cinler ve şeytan dışında benzer hiçbir şey. Cinler. Hiç merak etmediği alemin hiç merak etmediği yaratıkları. Uzun süre ilmihallerden bunları incelemiş sonra. Halleri, isimleri, cisimleri, duaları vs.
Gün batarken bir paragrafa denk gelmiş ciltlerden birinde. -
89.
-1"çeşitli yörelerde ecinni.. pir!.. sahip..! olarak bilinir.."
"..cinlerin bir görünen bir de görünmeyen iki türü.."
"..büyücülük gibi faaliyetlerle bunlar arasında ilişki kurulur.."
okuduklarını kendisine duyurmak istercesine sesli ama duymaktan korkarcasına sessiz telaffuz ediyormuş. hiç öğrenmek istemediği benzeşmeleri okumuş satır satır. bir yandan allah a sığınıp bir yandan musallatından korkuyormuş.
teksiri tekrar almış önüne. ilk üç sayfa boş. sonraki beş sayfa birer cümle. okumuş zaten bunları. sonraki yedi sayfa.. işte bunları daha önce okumadığı aklına gelmiş birden. gözleri her sesi atladığında acıyla sulanıyor, telaffuz ettiği her kelime ruhunu bir cenderede sıkıştırıyormuş. o teksirde yazanlar öyle iğrenç, kötü, günah doluymuş ki kendisini öldürmek istemiş her satırda. verdiği acı tarifsizmiş okumanın.
"inanan gözlere cehennem azabıdır bu yazıt! sen okuma insan! sen oku yezit!"
bir damla kan düşmüş zaten lekeler içerisindeki teksir sayfasına. o anda idrak etmiş adam. "daha kaç göz bu illete mahkum olmuştu da bu lekeler oluşmuştu?"
kurumuş, solmuş kan damlalarıymış kitaptaki lekeler.
teksiri bitirdiğinde cebinden bez mendilini çıkarmış imam. gözlerini silmiş. ala çalmış bembeyaz mendil. ama artık ne yapması gerektiğini biliyormuş.
kızını nasıl kurtaracağını biliyormuş artık! -
90.
-1Ben - Tarık!.. Sorularım var kir..
Tarık bir el hareketiyle sözümü kesmişti. "bitireyim sorarsın!" dedi.
Herkes huysuzlanmıştı amk. Güneş de batmak üzereydi. iyice gerilmiştik zaten. Heyecan korkuya göz kırpıyordu içimde. Bitse de gitsek dedim içimden.
Herkesin dikkatli bakışlarından topladığı tatmine ergen egosunu banan tarık iti, profesyonel bir anlatıcı gibi devam etti hikayeye: -
91.
0kızına okutcak bence
-
92.
-1Tarık – apar topar eve dönmüş. Karısına kızın gelip gelmediğini sormuş. Hayır yanıtını alınca arka odunluğa geçip bir kazma bir de kürek çıkarmış. Birbirlerine bağlayıp bahçe kapısına dayamış.
Eve girmiş sonra. içeriden bir cevşen, biraz kağıt, bir kamış ve bir divit almış. Onları da heybeye koyup bahçeye çıkmış. Haymanın altına oturup kızını beklemeye başlamış.
Kızı komşunun kızıyla güle oynaya, elindeki helkeyi omuzunda taşırken belirmiş bahçe kapısında. Kız ile vedalaşıp içeri girmiş.
Babasını fark ettiğinde elinden düşürmüş helkeyi. Adam gözlerini ayırmadan kızına bakıyormuş. Kızı tedirgin bir hale bürünmüş. Adam hızla ayağa kalkıp kızının yanına koşmuş.
Kızın kolunu tutup sıkmış sertçe ve:
“sessiz sakin mağaraya gel peşimden, yoksa..”demiş.
Korku dolu bir ses tonuyla cevaplamış kızı:
“yoksa, ne!?”
imam bakışlarını iyice sertleştirip:
“kitap bende” demiş.
Kızın gözleri sulanmış bir anda. Ağlamaklı bir ifadeyle:
“anlaşmıştık! Anlaşmamız vardı!” demiş.
imam ısrarla çekiştirmiş kolunu. Kız makus talihini kabullenmiş bir biçimde başını önüne eğip peşinden yürümeye başlamış imamın. -
93.
0reserved
-
94.
-1mağaraya ulaştıklarında imam heybeyi yavaşça kenara bırakıp kız ile arasına kısa bir mesafe bırakmış. kız heyecanla heybeye davrandığında imam sırtına bıçağı saplamış kızın! şaşkın ve acı dolu bakışlarını imama çeviren kız karşısında babasını görünce ağlamaya başlamış.
imam zorla, duymamazlıktan ve görmemezlikten gelerek heybeyi açıp içindekileri boşaltmış mağaranın zeminine. kızı yüzüstü yere uzanmış. imam sırtından bıçağı çekip yerdeki malzemelerin başına çökmüş.
kağıtlara teksirden bir kaç satır yazdıktan sonra divitteki mürekkebi yere dökmüş. bıçakla elini kesip divite kan akıtmış bir miktar. sonra kamışı divite banıp birşeyler daha yazmış.
yazmayı bitirdiği kağıdı alıp kızının başucuna çökmüş. kızını sırtüstü çevirdiğinde yüzü artık kızının yüzü değilmiş.
iğrenerek bakarken gözlerine kağıda yazdıklarını okumaya başlamış. kızı yerde kıvranıyor, acı acı bağırıyor, küfürler ediyor, tehditler savuruyorken imam es vermeden kağıda yazdıklarını okumuş ve bitirmiş.
kızın gözleri yuvasında ters döndüğü sırada kağıdı dört parçaya ayırmış. kızı ağzı açık, ve vücudu yay gibi gerilirken bu kağıt parçalarını ağzına tıkamış.
kızı tamamen kendinden geçtiği anda da göğsüne saplamış bıçağı.
mağaraya doğru bakarken nefes alıp vermeyi bırakmış kız.
imam da o yöne döndüğünde bir koç görmüş mağara girişinde. sonra uzaklaşmış koç.
imam herşeyi heybesine toplamış. sırtına asmış. kızını kucaklayıp sağ omzuna atmış. sol eliyle de bağladığı kazma ve küreği yüklenip buraya, bu evin hemen aşağısındaki mezarlığın eski haline getirmiş. -
95.
-1Mustafa salyasını toparlarken konuşmaya çalışınca hepimizi birden bir gülme almıştı. Durulduğumuzda tarık a "kızın mezarı gördüğümüz mezarlıkta mı yani!?" dedi.
Tarık gülümsedi ama onaylamadı.
Nilay - Değildir ya, adam başka bir yere gömmüştür.
Tarık sinsi sinsi bin bin sırıtyordu amk!
Ahmet - (korku ve heyecanla ayaklanırken) Amk sakın bu evin temeline gömdü deme huur çocuğu!
Hepimiz ahmete, birbirimize ve tarık a baktık.
Tarık başıyla onaylayınca herkes ayaklandı birden!
Gül - Ben o eve girmem artık, başından söyleyeyim!
Tarık - lan sakin olun amk!
Serhat - gibtir lan ne sakin olacaz? Ya gerçekse amk!?
Mustafa - He amk! Gerçektir kesin. Olum o dediğin amerikan filmlerinde olur. Zombiler, hayaletler, vampirler bilmem ne! Türkiye lan bura! Görüp göreceğin en doğa üstü olay, minibüs şöförünün Iron Maiden dinlemesi olacaktır ki mümkün değil amk!
Tarık - Ya bir bitirseydim de sonra konuşsaydık bunları ne telaş ettiniz muallakler. Yok olm buraya gömmemiş imam. Nereye gömdüğü bilinmiyor zaten!
Küfürler ve yer yer tebrikler uçuşurken tekrar çöktük yerlerimize. Tarık tan hikayenin aslına sadık kalmasını rica edip dinlemeye koyulduk bini tekrar.
-
habiscan evrimci paleontolog çıktı
-
ucankedi caddedeyim bak
-
hayatim ucuncu sahislar yuzunden
-
bi pussyde aradigimiz özellikler
-
kons dayı yayın acsa la
-
bakircan bakir olduğun için
-
arwen o gülüşler aşka nasıl bakar
-
dogum gunu kutlayan huur
-
çingenden teknik adam olmaz çingeneden
-
modlara bu kadar takıntılı olmak
-
ucankedi benimle polemiğe girme bak
-
habiscan bulge bu ferreyu bulursan senı tebrık
-
dokuzuncu dereceden memur ivan dmitriç
-
bu gothe taparim aga
-
sohbet odalarında soyle bı malık vardı
-
çiğ domatesten tiksiniyorum
-
genel olarak bir yavaslik var sanki
-
lipton sus spastik engelli seni
-
karılardan sevgi dilenen sünepe oçeler
-
taliban lejyoner volunteer
-
rakibin her türlü haltı yer
-
gotcapsivarmi ben sana ozelden yazıyorsam
-
yapı gsye maglubiyet aldirtmiyodu
-
kürt kızından olur mu
-
habiscan bulge mod yapan sozlugun
-
bakircan hakkında bir tespitim var
-
saygı güzel ama saydıkça en başta kendini
-
kadinlara ozgurluk verirsen
-
küçüklük videomda çalan şarkıyı
-
inek testisi
- / 2