1. 326.
    0
    basligi kaybettim sandim cok koyktum
    ···
  2. 327.
    0
    yazsana oç
    ···
  3. 328.
    0
    saatte bi yazıyon amk hızlı yazsana
    ···
  4. 329.
    0
    “hemze! Pir! Sahip.. sahipsiz.."

    nefesleri buhar tutmaya başlamış ikisinin de!

    “hemze! pir. Yeri han.. yerle yeksan.. yerle bir ve iki ve üç!”

    dışarıdan kurt ulumaları, koç melemeleri gelmeye başlamış!

    “hemze! pir! ismi pür.. bismi hür.. cismi iz, biz, sen, o, mahluk!”

    imam kitabı hatırlamış birden. bu cümleler oradan sökünmüş! gözleri kaymış bir an değirmen taşına.

    kız da ani bir bakışla yakalamış imamı! gülümsemiş iğrenç bir ifadeyle.

    "hemze! pir! Çok gider.. Çok gelir.. diridir diyet, herkes bilir!"

    imam yavaş yavaş ve acı acı sindirmeye başlamış gerçeği.

    "hemze! pir! ölüm yok.. sonum yok.. dirim var, dönüp durur!"

    buymuş işte "o". asla gitmeyecek, her seferinde başka bir "o" gelecekmiş.

    "hemze! pir! adımı unuttular.. zavallı insanlar.. akıl fikir!"

    imam tüm pişmanlığını bir anda yaşamış. kalbi sıkışmaya başlamış. bu güne kadar ne yaptıysa sadece "o"nun güçlenmesini sağlamış. bunu idrak etmek içini, kıyıyormuş imamın.

    "hemze! pir! duy bunu.. sakın unutma.. benim adım mekir!"

    kız gülümseyerek imama "bugüne kadar acı çekmedin sen. acı sandığın her şey sadece birer bit yarasıdır. acı asıl bundan sonra gelecek" demiş.

    "ben her yeni doğanla yeniden doğarken sen her ölenle yeniden öleceksin!"

    imam kendinden geçmeden önce kızın değirmen taşına doğru yürüdüğünü görüp bayılmış.
    ···
  5. 330.
    0
    hadi la yazsana
    ···
  6. 331.
    0
    kız imamın elinden tutup peşinden gelmesi için çekiştirmiş. bahçeden küçük eve geçmişler. kız ortadaki masanın bir ucuna oturmuş. diğer ucunu da imama işaret etmiş.

    imam çekinerek yerleşmiş tahta sandalyeye. kız gözlerini kapatmış bir süre öylece durmuş. imam ağzını açacakken işaret parmağını sertçe kaldırıp susturmuş imamı.

    kız gözlerini açtığında imam sandalyesine yaslanmak zorunda hissetmiş kendisini. o gözler! kızının gözlerindeki alevler. içerisinde ellerini uzatarak yardımlar dilenen köylüler.

    imam kaçmak istiyormuş ama ne mümkün. çakılı kalmış sandalyeye. kız gözlerini kırpmadan deli kadının sesiyle konuşmaya başlamış.
    ···
  7. 332.
    0
    öğlene kadar gecenin muhasebesi, kahvaltı ve saatlerce geyik ile vakit öldürdük. köye gitmeyi teklif eden serhat ağır küfürler yedi.

    ahmet - ne işimiz var lan köyde? deli kadın mı gibti rüyanda amk!? hikaye bitecek ve gideceğiz işte. küçük evi de diziden hatırladığım haliyle seviyorum ben. o yeter bana.

    mustafa - tarık sen mi doldurdun bu bini?

    tarık - yok amk! ne alaka lan!? kendi kendine macera arıyor işte puşt.

    nilay - kirve şu hikaye olayına geçsek hava kararmadan?

    serhat - ben defteri okuyacaktım dün gece sizin sızmanızı bekledim. zütüm yemedi sonra amk!? ahhahahah!

    gül - abi hadi hadi! toplanın da çay sigara yapalım. tarık da bitirsin artık amk hikayesini. gerildik iyice!

    güle oynaya eve geçtik. her zamanki çember oluştu yine. zütlerin etrafı lojistiklendi. sigara - çay ve meraklı gözler.

    tarık - (seçim meydanındaki politikacı edasıyla) gelelim hikayemizin en gibici bölümüne. inanmayanlar sonra defterden kontrol edebilirler.
    ···
  8. 333.
    0
    rezervıd
    ···
  9. 334.
    0
    RESERVERD
    ···
  10. 335.
    0
    mustafa - var mı yok mu bilmem ama ben bu şerefsizin o kitap için delirdiğine eminim amk!

    tarık - lan saçmalama amk! diyelim ki var o kitap. eee!? ne yapacam ben onunla amk!? arapça mı biliyorum? cin mi çağıracam!? ne yapacam!?

    ben - mustafa sakin ol! tarık sen de germe ortamı amk! zaten altıma sıçtım sıçacam, asabımı bozmayın benim.

    serhat - lan tarık! lan tarık!

    nilay - tarık allahını seversen doğruyu söyle. kitapla falan bir işin var mı amk!?

    tarık - yok kirve! ne yapayım ben kitabı!? tamam merak ediyorum amk ama ne yani?

    mustafa - hiç bir art niyetin yok yani.. doğru mu?

    tarık - lan ne olacak!? büyücü müyüm ben? hangi irfanla bulaşacam bu işe!? şu an cünübüm hatta!

    gül - allah cezanıııı...

    yarım yamalak gülüştük. tansiyon düştü, gerginlikten sıuyrıldık. mustafa geçti oturdu yerine. tarık a da eliyle yanını pışpışladı. tarık gülümseyip çöktü mustafanın yanına. herkes yeni sigaralar yaktı. deftere bakıyoruz sırayla. o cümleyi defalarca okuduk imamın ağzından. değirmen taşının altında..
    ···
  11. 336.
    0
    hadi laaaan
    ···
  12. 337.
    0
    yapıcagın işe sokim milleti soğutuyosun hikayeden
    ···
  13. 338.
    0
    rezerved
    ···
  14. 339.
    0
    devam ettircen mi bin
    ···
  15. 340.
    0
    2 saat oldu aq anlatmıyon mu
    ···
  16. 341.
    0
    rözirvi
    ···
  17. 342.
    0
    Eee hadi anlat
    ···
  18. 343.
    0
    Yarım bırakacağı belliydi dıbına kodumun kaç saattir açık bi tık yazmadı
    ···
  19. 344.
    0
    6 dedin 6:30 oldu saat anlatsana aq.
    ···
  20. 345.
    0
    yazsana amk bini yarım bıraktın
    ···