/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 51.
    +8
    Hızlı adımlarla merdivenlerden çıkmaya başlamıştım ancak bir askerin sessiz olmamı söylemesiyle beraber adımlarımı küçülttüm. Neden diye sorduğumda “hastaların” sese duyarlı olduklarını söyledi. Bu askerlerin olaylarla ilgili epey bilgili oldukları belli oluyordu.
    Tekrar soyunma odasına çıktık ve tekrar koltuklardan birine uzandım. Kafamı kurcalayan onlarca şey vardı ki…
    Böyle bir durumda bu kadar soğukkanlı kalmayı nasıl başarmıştım anlayabilmiş değildim. insanlık duygularımı mı yitiriyordum? Bu hastalığın bir tedavisi olup olmadığını bilmiyordum ancak tüm o yaratıkları öldürmek bence yanlış bir seçimdi. Ben de onlardan biri olabilirdim...
    Görünüşleri aklımdan çıkmıyordu. Akan salyaları, hırıltıları ve hiçbir şeyi umursamadan bize saldırmaları gözlerimin önüne gelip duruyordu. Evet, bu şey insanları gerçekten de bilinçleri olmayan, tek amacı yaşayanlardan bir parça et koparmak isteyen yaratıklara dönüştürüyordu.
    Ben bunları düşünürken o günün yorgunluğu ve stresiyle uyuyakalmıştım. Uyandığımda Mustafa Abi yerde yatıyordu. 2 asker ve komutan üzerlerindeki çelik yeleklerini, kasklarını çıkarmış ve silahlarını hemen ulaşabilecekleri yerlere koymuş bir şekilde uyuyorlardı. 1 tanesi ise sırtını duvara yaslamış, elinde silahıyla kapıyı izliyordu. Sanırım aralarında nöbet dağılımı yapmışlardı. Susadığımı ve acıktığımı hissettim. Çantamdaki konserveler hala duruyordu ancak şu anda karbonhidrat ve protein tozu gibi farklı seçenekler varken onları yemek pek akıllıca olmazdı. Konserveleri daha acil olan ve yiyecek bulamayacağımız durumlar için saklamayı planlıyordum.
    ···
  2. 52.
    +8
    Cümlemi bitiremeden bir patlama sesiyle birlikte şok dalgası etrafa yayıldı. Kulaklarım çınlıyor, stadyumun seyirci koltuklarından tekerlenerek inen helikopter enkazını izliyordum.
    Şok dalgasıyla beraber düştüğüm çimlerin üzerinden kalktım ve şaşkın bir şekilde etrafa bakınmaya başladım. Daha ne olduğunu bile anlamadan silah sesleri duymaya başladım. Etrafımda çimlerin üzerinden seken mermileri görebiliyordum. Mustafa Abi’yle beraber var gücümüzle yedek kulübesine doğru koşmaya başladık.
    Kulübenin arkasına geçtiğimizde sahada kalan tüm askerlerin çatışmakta olduğunu gördüm. Ama kimle çatışıyorlardı? Hepsinin namlusu yukarı doğru bakıyordu. Gözlerimi yukarı çevirdiğimde bir şok daha yaşadım.
    Siyah giyimli ve siyah kasklı adamlar stadyumun yüksek duvarlarından askerlere ateş açıyordu. Bu adamlar kimdi böyle? Amaçları neydi?
    Bu soruları sormak için çok erkendi. Bir şey yapmamız gerekiyordu. işte o anda komutanın sesi beni kendime getirdi. Evet, bizi görmüştü ve yardıma geliyordu.
    -Asker! Geri çekiliyoruz! Yedek kulübesine doğru koşun!
    Ne? Sadece 3 asker ve bir komutan mı kalmıştı?
    -Acele edin! Kapalı bir yere gitmemiz gerek!
    Reklam panolarından atlayıp yedek kulübesinin gerisine, stadyuma giriş yapılan koridorlara doğru koşmaya başladık.
    ···
  3. 53.
    +7
    Artık önden ben gidiyordum ancak yaklaşık 20 metrede bir karşımıza çıkan hastalıklı insanların, “zombi”lerin, arkamdaki askerlerin tuttuğu silahlardan çıkan kurşunlarla vuruluşunu ve yere düşüşünü görüyordum.
    Sonunda spor salonunun kapısına varmıştık. Giriş kapısı ve kapının hemen yanı cam olduğundan içerisini görebiliyordum. Spor salonunun hastaneye çok da uzak olmadığını düşününce camların kırılmamış olması biraz garibime gitti. Ama salon dar bir sokaktaydı ve etrafı tamamen binalarla çevriliydi. Bu yüzden bombadan etkilenmemiş olabilirdi. içeri baktığımda hiçbir şeyin ellenmemiş, her şeyin yerli yerinde olduğunu gördüm. Hemen arkamdaki asker silahının arka tarafıyla cama güçlü bir darbe indirdi ve cam tuzla buz oldu. Hepimiz seri bir şekilde içeri girdik.
    Salonun girişindeki ayakkabı dolabını 3 asker bir çırpıda kırılan camın önüne çekti. Ancak bu yeterli değildi, arkadan gelen bir baskı dolabı devirmeye rahatlıkla yeterdi. Bu yüzden oradaki koltukları ve masayı da dolaba destek olacak şekilde arkalarına yerleştirdiler.
    Spor salonu çok büyük değildi ve 3 katlıydı. Üst katta soyunma odaları ve duşlar, zemin katta giriş ve kardiyo araçları, bodrum katta ise vücut geliştirme aletleri bulunuyordu.
    Zombilerin bizi kapıdan görme ihtimallerini göz önünde bulundurarak zemin katı kolaçan ettikten sonra merdivenlere doğru yürümeye başladım. Diğerleri de beni takip ediyordu.
    Soyunma odasına geldiğimde kendimi oradaki koltuklardan birine attım. O kadar yorulmuştum ki.
    ···
    1. 1.
      0
      Devam panpa dassani yerim
      ···
  4. 54.
    +7
    Mustafa Abi “Zaman geldi” dedi ve derin bir nefes alarak kapının kolunu çevirdi. Ben de hemen arkasında bekliyordum.
    Dışarı çıktık. Kafamı sola çevirdiğimde askeri bir konvoyun yaklaşmakta olduğunu gördüm.
    Önde ve arkada birer tane zırhlı ve ağır silahlarla donatılmış araç, ortalarında ise 2 tane üstü açık askeri kamyon olduğunu gördüm. Kasaların içinde insanlar vardı.
    Konvoy kapının önüne yanaştı ve durdu. Önden giden zırhlı aracın sol kapısından elinde oyunlardan öğrendiğim kadarıyla tam otomatik silah tutan, tam donanımlı bir asker indi. Mustafa Abinin yanına yaklaştı ve Mustafa Bey? Dedi.
    Mustafa Abi de kafasıyla onayladı ve öndeki kamyonun kasasına doğru yürümeye başladı. Ben de evimin girişine son bir kez dönüp bakarak peşine takıldım. Bir askerin desteğiyle öndeki kamyonun kasasına atladık. O kamyonun kasasına attığım adım hayatımın en önemli adımlarından birisiydi. Çocukluğumun geçtiği, oyunlar oynadığım, komşuların ziline basıp kaçtığım, arada camisine uğradığım, bakkalından çikolata, fırınından ekmek aldığım, ilkokulunda 5 sene öğretim gördüğüm mahalleyi terk ediyordum. Ve ne için gidiyordum? Ne kadar süreliğine gidiyordum? Bu soruların cevaplarından hiç emin değildim ama o an için yapılabilecek en mantıklı şey buradan ayrılmak gibi geliyordu. Son kez evimin kapısına, kırılmış camlarına baktım. Sanırım kırılan tek şey o camlar değildi…
    ···
    1. 1.
      0
      iyi yazıyon aga seri seri
      ···
  5. 55.
    +6
    Merdivene adımımı attığım anda kolinin üstündeki çikolata dolu kutu kayıp yere düştü. Normalde olsa o çikolataların çıkartacağı ses duyulmazdı bile ancak ortam gerçekten çok sessizdi. Çıkan ses salonda yankılandı.
    “Hasssgibtir, işte şimdi sıçtık.” Askerle kısa bir bakışmanın ardından cam kapıya gelen yumruk sesleri ve hırıltılarla kalp atışlarım 2 katına çıkmıştı. ikimiz de elimizdekileri yere bırakıp kapıya doğru hızlı bir şekilde yürümeye başladık. Sadece bir taneydi, ancak kapıya bu şekilde vurmaya devam ederse bu sayının çok kısa bir sürede artması kaçınılmazdı.
    Asker silahını doğrulttu ve parmağını tetiğe getirdi. Bir karar vermem gerekiyordu. Ve ben bu sefer bencil olmayan kararı seçtim. Nişan almıştı ancak tam ateş edeceği sırada silahının namlusunu aşağı indirdim. Elimi kemerime attım ve bıçağı çıkarttım.
    Asker ne yapacağımı anlamıştı ve söylediği tek şey, “kafasına nişan al” olmuştu. Seri adımlarla kapının önüne geldim. Kilidi çevirdim. Ama bir anlığına duraksadım. Ya yapamazsam? Ya benden önce davranırsa? Ya ben de onlardan birine dönüşürsem?
    “Hayır, artık eski Berk olmayacağım. Eğer bu durumdan kurtulmak ve bu koşullar altında canlı kalmak istiyorsam bunu yapmalıyım. Hem de hiç tereddüt etmeden.”
    Kapı içeri doğru açılıyordu ve bu bana avantaj sağlayacaktı. Kolu çevirdim ve kapıyı açtım. Kapı açıldığı anda üzerime gelmeye başladı. Onlardan birini ilk defa bu kadar yakından görüyordum. Gözlerinde insan olabileceğine dair tek bir parça bile kalmamıştı. insanlığını tamamen yitirmişti. Var gücümle sağ elimdeki bıçağı alnının ortasına sapladım. Tüm bedeni bir anda üzerime yığıldı. Evet, onu öldürmüştüm. Yaşadığından bile emin olamadığım şeyi öldürmüştüm. Sol elimle vücudunu dışarı doğru ittirdim ve düşerken bıçağı olduğu yerden çıkarttım. Hemen kapıyı kapattım ve kilitledim.
    ···
  6. 56.
    +6
    Beni gören askerler de aynısını yaptı. Komutanla bir asker koltuklara oturdu, Mustafa abi ve diğer iki asker ise yere oturup sırtlarını duvara yasladılar. Hiç kimsenin tek kelime edecek dermanı kalmamıştı. Herkesin yorgunluğu yüzlerinden okunuyordu. Askerlere soracak çok şey vardı ama önce biraz dinlenmem gerekiyordu.
    Unuttuğumuz bir şey vardı. Alt katı kontrol etmemiştik. Askerlerden birisine alt katı da kontrol etmemiz gerektiğini söyledim. Ben sadece onun gelmesini beklerken hepsi birden ayaklandı ve yavaş adımlarla yürümeye başladılar. O an anladım ki bu adamlar görevlerini ve birbirlerini korumayı her şeyin önünde tutuyorlardı.
    Çantamdan yanıma aldığım avcı bıçağını çıkarttım ve onları takip etmeye başladım. Karşıma bir şey çıksa hiçbir şey yapamayacağımdan, korkudan kendimi ona teslim edeceğimden adım gibi emin olduğum halde çıkarttım bıçağımı.
    Neyse ki korktuğum şey olmadı. Alt kat da temizdi. Marketler yağmalanırken salonun hiçbir zarar görmemiş olmaması beni bir anlığına şaşırttı ancak biraz düşündükten sonra bunun normal olduğunu anladım. Çoğu insan buradaki toz halinde bulunan besinleri bilmiyordu ve marketten gidip ekmek, su almak varken buraya gelmek saçma bir seçenek olurdu.
    ···
  7. 57.
    +5
    Uzun koridorun sonundaki kapıyı görebiliyordum. En önden giden asker kapıyı açtı ve herkes tek tek dışarı çıkmaya başladı. Dışarı çıktığım anda içeride olanların şokunu üzerimden atmaya çalışırken komutanın “Koşun! Bir yere sığınmamız gerekiyor!” sesiyle kendime geldim.
    Stadyumun girişinin olduğu cadde boyunca tek sıra halinde koşmaya başladık. Köşeyi döndüğümüzde soluk tenli, boş boş bakan kankırmızı gözleriyle bir grup insan bizi bekliyordu. Bazılarının kıyafetleri yırtılmış, bazılarının ise vücudunda derin yara izleri vardı.
    Bizi gördükleri anda üstümüze koşmaya başladılar ancak en öndeki askerin namlusundan çıkan kurşunlarla hepsi tek tek yere serildiler. Bunlar benim kaldırabileceğim şeyler değildi. Daha 1 hafta önce gününü bilgisayar oynayarak veya spor yaparak geçiren bir insanken, şimdi sorgusuz sualsiz önüne çıkan her şeyi öldüren bir grup askerle birlikteydim.
    Koşuyorduk, nereye olduğunu bilmeden. O an aklıma geldi, spor salonum. Evet, orada bir insanın hayatta kalmasını sağlayacak mikro besinler ve bol miktarda su vardı.
    -Beni takip edin! Bir yer biliyorum!
    Yapacak başka bir şeyleri olmayan ve ellerindeki en iyi şansın bu olduğunu düşünen askerler ve Mustafa Abi beni takip etmeye başladı.
    ···
    1. 1.
      0
      Rezerved
      ···
  8. 58.
    +12 -7
    Beyler az yazdığım için sövenler olmuş. Ben ortaya güzel bir şey koymak için uğraşıyorum ve aklıma geldikçe, canım istedikçe yazacağım. Entrylerinizi okuduktan sonra da pek yazasım kalmadı açıkçası. Dediğim gibi, okumak isteyen okur, okumak istemeyen de gibtir olup gider.
    Ayrıca part bekleyen arkadaşlar da kusura bakmasın. Uzun bir hikaye yazmaya çalışıyorum, ne zaman biteceği hakkında da bir fikrim yok.
    ···
    1. 1.
      0
      2 gün oldu amk
      ···
    2. 2.
      +1
      Yazabilirdin sözünü tutsaydin okuyoduk
      ···
  9. 59.
    +4
    Hala yazmamış amin feryadi seni de mustafa abini de ust üste koyup gibiyim
    ···
  10. 60.
    +3
    Sarıyo yavaş yavaş ilerde taka bağlamazsan tutar bu hikaye
    ···
  11. 61.
    +3
    Bak kardeş önce o klavyeyi yere bırak gereğinden fazla ara veriyorsun 4 part atıp kaçıyon bu tepkiler normal yani hadi tepkileri geçtik hikayenin ne olduğunu bilmiyormusun bu ferre filmi senaryosu değil yazması zor olur bunu bilmen gerek okumak isteyen okur okamak istemeyen gibtirolup gider filan diyosunda bunca insan okumak istiyor ve seni bekliyor işin olabilir ama unutma bir adım attın ilerlemeye devam et yada otur yerine adamlar haklı (abartanlar hariç sakin olun mk okadar değil)
    ···
  12. 62.
    +3
    Okumayın öldüm
    ···
    1. 1.
      0
      Alın lan liseliler az kaldı lys ygs çalışın amk not paylastim

      http://www.incisozluk.com...9Fma-notlar%C4%B1-buyrun/
      ···
  13. 63.
    +4 -1
    Gece yazmayı planlıyorum beyler.
    ···
    1. 1.
      0
      Hadi amk
      ···
    2. 2.
      0
      Bekliyoz
      ···
  14. 64.
    +2
    Hala bekleyenmi var mk ben merakımdan burdayım en son 2 gun önce geldim ama burda 4 gundur bekleyenmi var ?
    ···
  15. 65.
    +2
    Üst kata çıkıp bişeyler atıştırdık. Kanepeye uzanıp derin bir uykuya daldım. Sabah olunca inleme sesleriyle uyandım 5 tane zenci askerlere sokuyordu. Mustafa abi harika blowjob yapıyordu mustafa abiden beklemediğim bi performanstı.
    ···
  16. 66.
    +1
    REZonans
    ···
  17. 67.
    +2 -1
    Sakin acmayin iceride huur cocu bir yazar var
    ···
  18. 68.
    +1
    Rezzz3 lan
    ···
  19. 69.
    +1
    Rez lan rez
    ···
  20. 70.
    +1
    iyi gidiyo sakın kötü bitirme babasınada bişi olmasın la yazık acıdım adama babası yaşasın hikayenin sonunda
    ···