/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 51.
    0
    Devam et bin. gibecem diğer hikayeciler gibi ara verip prim yapma. Seri ol
    ···
  2. 52.
    0
    ...

    o günden sonra, üç sıkı dost olarak yaşamaya devam etmişler. Bekir ve Leonardo, Cristina'yı tehlikeye atmamak için, Bekir hakkındaki gerçekleri ondan gizlemişler. Cristina, Bekir'i hala Giovanni olarak tanıyormuş... Bekir, Floransa'da geçirdiği zaman boyunca Osmanlı'dan bir tek haber almış. o da iran'ın başarısız istanbul kuşatmasıymış. kardeşlerinden birinin iran şahı ile birlik olduğunu tahmin edebilmiş. fakat bunu duymasının üzerinden aylar geçmesine rağmen başka bir haber almamış. Hurşid'in tahttaki yerini sağlamlaştırıp, diğer iki kardeşinin icabına baktığını düşünüyormuş. sonunda kendisi için de geleceğini biliyormuş. bu yüzden haber alamadıkça daha fazla korkuya kapılıyormuş... bir gün Leonardo ve Bekir, ürettikleri aletleri satmak üzere civardaki kasabaları gezmek için yola koyulmuşlar. Floransa şehir kapısından çıktıktan kısa bir süre sonra, yanlarından üç adam atlarıyla geçmişler. Bekir, aralarından yaşlı olanı tanımış ve istemsizce gözü takılmış. bu Hurşid'in lalası Remzi Paşa'ymış. Bekir'in tıraşından dolayı tipi değişik görünüyormuş. bu yüzden Remzi Paşa onu tanıyamamış. fakat Bekir ona uzun uzun bakınca, Remzi Paşa şüphelenmiş. o da dikkatlice bakmış ve Bekir'i tanıyabilmiş. yanındaki iki addıbına durmalarını emretmiş ve Bekir'e seslenmiş. "Ebubekir! teslim olursan, seni acısız şekilde öldürebilirim. bize zorluk çıkarma".

    ...
    ···
  3. 53.
    0
    ...

    Leonardo, bir gece kafa dağıtmak için içmeye çıkmış. barda, masasında tek başına oturan genç bir adam dikkatini çekmiş. adamın, ona ilgi gösteren kadınları reddettiğini farkedince, onun da kendisi gibi olduğunu düşünmüş. hareketlerinde garip bir şeyler olsa da; bu genç adamın, dış görünüşünü çok beğenen Leonardo, cebinden bir kağıt parçasıyla kalem çıkartmış. birkaç dakika içerisinde onu resmetmiş. sonra resmi cebine koyup iki içki almış ve adamın masasına gitmiş. izin isteyip oturduktan sonra kendisini tanıtmış. tokalaşmak için elini uzatıp, "merhaba, ben Leonardo" demiş. kibarca elini sıkan genç adamın adının, "Giovanni" olduğunu öğrenmiş. Leonardo, üstün resim kabiliyetinden dolayı, gördüğü insanların yüz hatlarından, onların soylarına dair çıkarımlarda bulunabiliyormuş. bundan ötürü, "Giovanni" ismini duyunca biraz şaşırmış. bu genç adamda, bir italyan tipi yokmuş. içkilerini içip, bir yandan da sohbet etmeye başlamışlar. Leonardo, adamın eşcinsel olmadığını kısa sürede anlamış. biraz hayal kırıklığına uğramış ama aynı zamanda karşısındaki kişinin, asil ve bilgili biri olduğunu da çözmüş. onunla dost olabileceklerini düşünmüş. hem adamın anlattığına göre yardıma da ihtiyacı varmış. karşılıklı birkaç kadeh içtikten sonra, Leonardo adamı evine davet etmiş.

    ...
    ···
  4. 54.
    0
    ...

    sabah kahvaltısı boyunca Cristina, kaşları çatık bir vaziyette, Bekir'i izlemiş. Leonardo, masadan kalkıp atölyeye inerken, Bekir de peşinden gitmek için ayaklanmış ama Cristina, Bekir'in bileğinden kavrayıp çekmiş. Bekir, kalktığı yere geri oturmuş. Cristina, Leonardo'nun aşağı inmesini bekledikten sonra, kısık sesle ama hiddetli bir biçimde konuşmaya başlamış. "şeytansın sen! Leonardo'yu yoldan çıkarmaya geldin ama ben izin vermeyeceğim". Bekir, söylenilenlerden hiçbir şey anlamamış ama bir cevap vermek zorunda hissetmiş. "Cristina, ben Leo'nun arkadaşıyım. en az senin kadar seviyorum onu. neye sinirlendiğini anlayamadım". Cristina, öfkeli bir biçimde ayağa fırlamış. Bekir'in yakasını kavrayıp, onu da ayağa kaldırmış. "anlamamazlıktan gelme. gece Leonardo'yu zorla öptüğünü gördüm. inkar edemezsin". Bekir, yine beklemediği bir durumla karşı karşıyaymış. zaten gece yaptığı hareketin saçma olduğunu anladığı için, Leonardo'dan utanıyormuş. şimdi bir de Cristina'ya durumu izah etme işi çıkmış başına. ne cevap vereceğini biraz düşünmüş. arkadaşının sırrını açık etmek istemiyormuş. "gece ne olduğunu tam hatırlamıyorum. çok sarhoştum" diyerek Cristina'yı başından savmaya çalışmış. Cristina, Bekir'in bir süredir her gece içmeye gittiğini biliyormuş. bu yüzden cevabı mantıklı bulmuş. Bekir, Cristina'nın sakinleştiğini görünce, "hem bu evde birini öpecek olsam, Leo'yu değil, seni öperdim" diye espri yapıp, kendi kendine gülmüş. Cristina, bunu duyunca tekrar kaşlarını çatmış. Bekir'e sağlam bir tokat yapıştırmasının ardından, kahvaltı masasındaki tabakları toplayıp, mutfağa gitmiş.

    ...
    ···
  5. 55.
    0
    ...

    Bekir, henüz yeni tanıdığı bu adamdan gelen davete biraz şüpheyle yaklaşsa da; ne kalacak yeri, ne de karnını doyuracak parası olmadığından, adamın davetini kabul etmiş. eve girince ilk göze çarpan, duvarları kaplayan kağıtlarmış. gece karanlığında kağıtlarda ne olduğu belli olmasa da boş olmadıkları belliymiş. hafif karaltılar seçilebiliyormuş. Bekir, etrafı incelerken; Leonardo, masanın üstünde duran yağ lambasını yakmış. lambanın verdiği loş ışıkta, kağıtlardaki resimler belli olmaya başlamış. insan ve hayvan vücutlarının detaylı çizimleriyle beraber, Bekir'in ne olduğunu anlayamadığı çizimler de mevcutmuş. Bekir, resimlerin büyüsüne kapılmış halde, sıradan bütün hepsine bakmaktayken, çözemediği bir resme uzun süre takılı kalmış. Leonardo yanına yaklaşmış ve bunun bir silah tasarımı olduğunu söylemiş. Bekir, kalan resimlere de kısaca göz attıktan sonra, bir sandalyeye oturmuş. alkolün de etkisiyle iyice uykusu gelmiş. Bekir, ona evini açan adama teşekkür edip bir süre sonra sandalyede uykuya dalmış. Leonardo, Bekir'in uyuduğunu farketmemiş. uzun çalışma masasının diğer ucunda oturuyormuş. birkaç dakikalık sessizlikten sonra, Leonardo masada duran lambayı eline alıp Bekir'e yaklaşmış ve sızdığını görmüş. kendisi de odasına çıkıp uyumuş... Bekir, sabah bir kadının dürtmesiyle uyanmış. kadının elinde, ona doğrultulmuş bir bıçak varmış.

    ...
    ···
  6. 56.
    0
    ...

    kahvaltı masasında sohbete devam etmişler. gerçekte kim olduğunu gizleyen ve neler yaşadığını da biraz çarpıtan Bekir, maddi imkansızlıklardan dolayı Roma'daki okuluna devam edemediğini söylemiş. Leonardo, hangi okulda okuduğunu merak edip sormuş. "harp okulu" cevabını alınca gülümsemiş. Leonardo'nun savaşçılığa da merakı varmış. bileği de çok kuvvetliymiş. bunları anlatınca, Bekir şaşırmış. "çizimleri görünce, ben seni sanatkar sanmıştım" demiş. Leonardo, "öyle sayılırım ama istersen bir kılıç dövüşü yapalım, hangisinde daha iyi olduğuma sen karar ver" diye karşılık vermiş. Bekir'in, daveti kabul etmesiyle birlikte, kahvaltılarını yarım bırakıp kalkmışlar. körelmiş birer kılıç alıp, atölyeye geçmişler. ortadaki büyük çalışma masasını kenara kaydırıp dövüşmeye başlamışlar. Cristina da üst kattan inen merdivenlerde oturmuş, onları izliyormuş. beş dakika içinde ikisi de ter içinde kalmış. yenişemeyeceklerini anlayıp bırakmışlar. Cristina, hemen bir bez parçası alıp Leonardo'ya koşmuş, onun terini silmiş. Bekir, "böyle bir destekçim olsa, belki ben galip gelirdim" deyince hep birlikte gülüşmüşler. sonra, üst kata çıkıp kahvaltılarına devam etmişler. Leonardo, Bekir'e iş teklifinde bulunmuş. atölyesinde yıllardır yalnız çalışıyormuş. Bekir gibi eğitimli birisi, onun işine yarayabilir diye düşünmüş. Bekir, bütün umutlarını kaybettiği bir zamanda çıkan bu fırsata çok sevinmiş. işi seve seve kabul etmiş.

    ...
    ···
  7. 57.
    0
    ...

    Leonardo isimli bu genç adam bir dâhiymiş. mühendislik işiyle uğraşmasının yanında; astronomi, matematik, felsefe, anatomi, resim, heykel, müzik dahil birçok bilim ve sanat dalında çalışmalar yapıyormuş. doğumundan beri Floransa'da yetişen Leonardo'nun, hiç kimsesi yokmuş. annesi, fahişelik yaparken bir müşterisinden hamile kalmış. doğum yaptıktan sonra bebeği, annesi ve babasına bırakmış. ebeveynleri, her ne kadar, fahişelik yapan ve evlilik dışı çocuk sahibi olan kızlarına öfkeli olsalar da bebeği kabul etmişler. ninesini bebek yaştayken kaybeden Leonardo, okula başladığı yıllarda da dedesinin, geçirdiği bir kaza sonucu yatağa mahkum kalmasından dolayı, çok küçük yaşta çalışmaya başlamış. daha o yıllarda, çok iyi çizimler yapabildiği için bir sanat atölyesinde işe girebilmiş. iş sebebiyle okuluna devam edemeyen Leonardo'nun zekası, ustası tarafından farkedilince, ustasından eğitim görmeye başlamış. ustası, bu gence bildiği bütün her şeyi öğretmiş. özellikle aritmetik ve geometri bilgisi muazzammış. bir de verdiği maaştan ayrı olarak kitaplar hediye etmiş...

    dedesine; annesi ve babası hakkında sorular soran Leonardo, ondan bir türlü cevap alamamaktaymış ama bir gün dedesi, kendiliğinden konuşmaya başlamış. adam, artık ölmek üzere olduğunu hissediyormuş. bu yüzden, torununa her şeyi anlatmak istemiş. annesinin bir fahişe olduğunu öğrenen Leonardo, birkaç gün sonra dedesini kaybetmiş.

    ...
    ···
  8. 58.
    0
    Devam et panpa
    ···
  9. 59.
    0
    ...

    "ne arıyorsun burada?" diye sormuş kadın. Bekir, bıçaktan sakınmak için, sandalyesinde iyice geriye çekilmiş. bir bıçağa, bir kadının gözlerine bakıyormuş. gece ne olduğunu ilk anda hatırlayamamış. sonra yavaş yavaş bir şeyler belirmeye başlamış. tam kadına durumu anlatacakken, Leonardo üst kattan inmiş. "Cristina, misafirimizi rahat bırak" deyip gülmüş. kadın, bıçağını indirip Bekir'den özür dilemiş... Cristina çocuğuyla beraber, Leonardo'nun yanında yaşıyormuş. Leonardo, onları bir kış gecesinde, evinin önünde bulmuş. kocasını kaybetmiş olan Cristina, henüz kundağa sarılı çocuğuyla beraber sokaklarda yaşıyormuş. Leonardo onlara sahip çıkmasa, kışı atlatamayacaklarını düşünüyormuş. Leonardo'ya olan iki can borcundan dolayı, ona adeta tapıyormuş. evde temizlik ve mutfak işlerini yapıyormuş. bu sayede ona evini açan Leonardo'ya borcunu ödemeye çalışıyormuş ama gerekirse onun için ölüme bile gidermiş. evdeki bu yabancı adamı görünce gözü dönmüş. sokaklarda yaşadığı dönemde, dul bir kadın olarak, defalarca taciz edildiği için pgibolojisi de pek yerinde değilmiş. Leonardo gelmeden önce, Bekir ters bir hareket yapsa, düşünmeden bıçağı saplarmış. Bekir'in misafir olduğunu öğrenince, kendi kendisine kızmış... Bekir, bu genç kadını, Leonardo'nun eşi sanmış. fakat kahvaltı masasında, Leonardo işin aslını anlatınca yanıldığını anlamış... Leonardo, kadınlardan nefret etse de Cristina'ya karşı kısa zamanda sevgi beslemeye başlamış. kışı atlatmalarına rağmen, ona ve çocuğuna sahip çıkmaya devam ediyormuş. çocuğun kaderinin, kendisininki gibi olmasını istemiyormuş. tabi Bekir'e sadece şunları söylemiş. "Cristina, bebeğiyle beraber sokaklarda yaşıyordu. onlara evimi açtım. zaten koca evde bir başınaydım. bana da yaradı onların gelişi".

    ...
    ···
  10. 60.
    0
    devam pnp
    ···
  11. 61.
    0
    ···
  12. 62.
    0
    Rez alalım
    ···
  13. 63.
    +1 -1
    ...

    bu olay sırasında diğer yaşananlara gelelim. patlamaları gerçekleştirenler, sarayda yanlarına çektikleri kişilermiş. düdükleri çalanlar da nöbetçi askerlermiş. düdüklerle, operasyonun başlayacağı anı haber vermişler. bu sayede sarayın dört bir yanındaki patlamalar hemen hemen aynı anda olmuş. patlamaların hemen ardından nöbetçi askerler, meydana gidip padişahı öldürmelilermiş ama etraftaki kargaşadan dolayı gecikmişler. yüzlerce insan oradan oraya koşturuyormuş. hizmetçi kızlar, mektepteki talebeler, üst düzey yetkililer, din adamları... kısaca saraydaki herkes şoka girmiş, hepsi deli danalar gibi tepiniyormuş. ahırlardan kaçan atlar da korktuklarından ötürü herkese saldırıyorlarmış. bu kargaşanın ortasında kalan askerler, padişahın olduğu yere çok geç varabilmişler. Hurşid ve lalası, bunu hesap etmediklerinden dolayı, plan biraz aksamış. yine de saldırıyı gerçekleştirebilmişler ama hesap etmedikleri bir şey daha varmış: duman. dumanın etkisiyle Hurşid dahil herkes bayılmış. lala, operasyonun içinde değilmiş. bu sayede güvenli bir yer bulabilmiş ve dumandan etkilenmemiş. bu olaylar yaşanırken; sadece saray tulumbacıları sakin kalmışlar. hemen alevleri söndürmeye koyulmuşlar ama onların da çabaları nafileymiş. daha binaların beşte birini bile söndüremeden su depoları boşalmış. yine de ellerinden geleni yapmaya devam etmişler. binalarda mahsur kalanları çıkarmışlar. saray ahalisini sakinleştirmişler. ulaşabildikleri herkesi, alevleri söndürdükleri kısma zütürmüşler fakat çoğu kişinin hala alevlerin ortasında olduğunu biliyorlarmış. yoğun dumandan dolayı tulumbacılardan da bayılanlar olmuş. ayakta kalanların da enerjileri kısa zamanda tükenmiş. teker teker pes etmişler ve çaresizce alevleri izlemeye koyulmuşlar.

    ...
    ···
    1. 1.
      0
      Kalemin saglam dostum helal olsun
      ···
    2. 2.
      0
      LALALALALALALLA
      ···
  14. 64.
    0
    Rez beğendim.
    ···
  15. 65.
    0
    rezervasyon
    ···
  16. 66.
    0
    iyi de panpa hav, havv hav hav
    ···
  17. 67.
    0
    Rez alalim pnp devamke
    ···
  18. 68.
    +1 -1
    ...

    saraydaki hizmetçi kızlar artık Bekir'i tatmin edemiyorlarmış. Bekir'in aklı haremdeymiş. oradaki cariyelerin bunlardan çok daha güzel olduklarının methini duyuyormuş hep. hareme dadandığını, babası öğrenirse onu cezalandırırmış. bu yüzden korkuyormuş ama artık hiçbir kızdan tat alamadığı için canına tak etmiş. gözünü karartıp harem ağasıyla görüşmüş. cariyelerden birini ona getirmesini istemiş. cariyelerin haremden çıkmaları yasakmış. harem ağası riske girmek istemiyormuş ama bir yandan da "eskaza bu vitaminsiz ileride tahta geçerse kellemden de olabilirim" diye içinden geçiriyormuş. Bekir ısrar edince, karşı gelememiş. Bekir, artık her gün farklı bir cariyeyle gününü gün etmeye başlamış. haremdeki cariyelerin cinsel hayatları yokmuş. aralarından pek azı padişahın yatağına girebiliyormuş. padişahın ailesindeki kadınlara ve padişaha hizmetle görevlilermiş. padişah dışında gördükleri tek erkek de hadımlı harem ağasıymış. durum bu olunca Bekir'in koynuna girmek onlara hayat vermiş. Bekir'le takılan her cariye, bütün maharetlerini sergiliyormuş. Bekir, hayatından tekrar zevk almaya başlamış. hem de ne zevk. kısa zaman içinde Bekir, "padişah olsam, dünyada cenneti yaşarım" diye düşünmeye başlamış.

    ...
    ···
    1. 1.
      0
      Vay amk bekiri biz hala os1
      ···
  19. 69.
    0
    Bu Tayyarlı imparatorluğunun hikayesine benziyor.
    ···
  20. 70.
    0
    Resmin içinde kayboldum.
    ···