/i/Ben

Kendini ifade et !
  1. 1.
    +1 -1
    1. Evlenince dünyayı gezip kültürel olarak kendini geliştirmek yerine mobilyacı gezmeyi tercih etmek.

    illa ev, araba alınır. içine de 140 ekran LCD, süslü püslü pembe fincan takımları döşenir; Survivor açıp, karşısında çekirdek çitlenir.

    Boş vakitlerde de tiyatro vb. kültürel aktivitelere gitmek yerine AVM'lerde zaman öldürülür. Standart olmanın ötesine geçme çabası yok.

    2. Çoğu gencin evlenene dek ailesiyle birlikte yaşaması ve buna iyiden iyiye alışması.

    Sonra ani bir kopuş yaşandığı için hayat karşısında sudan çıkmış balığa dönüyor gençler. Oysa Avrupai aile yapısında çok genç yaşlarda evden ayrılma gerçekleşiyor ve daha güçlü, sağlıklı bireyler yetişiyor.

    3. Küçük yaşlarda başkaları tarafından kendine olan güveninin kırılması.

    Ailenin "Bırak sen yapamazsın" ikazıyla büyüyorsun. Yapabileceklerinin, yeteneklerinin farkında olamıyorsun. El âlem ne der korkusuyla yetiştiğin için özgüvenin kırılıyor.

    4. iş hayatında devlete kapağı atmaktan başka amacın olmaması.

    "Maaşım tıkır tıkır yatsın, işim garanti olsun" mantığı var. Girişimci bir ruha sahip olanlar çok az. Standart Türk ailesi de bu yönde baskı yaptığı için birey de memurluğu cazip buluyor. Çeşitlilik azalıyor, "düz insan" sayısı da fazla olmuş oluyor. Toplum bu kafada olunca ülkenin de kalkınması beklenemiyor.

    5. Sorunların ekgib olmadığı bir jeopolitik konumda yaşıyor olmak.

    Stresi ekgib olmayan bir coğrafya. Her an ne olabileceğini kestirmek zor olduğu için kim vurduya gidebiliyorsun.

    6. "En mükemmel hayat benim, en eğlenceli arkadaşlar bende" yarışına girilmesi.

    Karşısındaki kişilere özendirici paylaşım yapmaktan inanılmaz zevk alan bir kitle oluştu. Bunun sonucunda çoğu insanda kıskançlık, mutsuzluk, depresyon baş göstermeye başladı.

    7. Özentilikle birlikte yaşanan ağır bir kültür yozlaşması.

    Bu durum en çok da plaza dilinde gösteriyor kendini. Mis gibi Türkçe karşılığı olmasına rağmen yabancı kelimeler kullanmaya dair anlamsız bir eğilim var. Sosyal medyada da buna benzer rahatsız edici bir özentilik hakim.

    8. "Ayıp, günah, yasak" kelimelerini dilinden düşürmeyen baskıcı bir toplumda yetişiyor olmak.

    Bireysel olarak bu düşünce yapısını aşmış olsanız bile bir gün parkta, metroda, vapurda bir yobazın hışmına uğrayabilirsiniz.

    9. ciksin tabu olarak görülmesinden dolayı bastırılmış cinsellikle yetişmek.

    Bu yüzden de dengesiz durumlar ortaya çıkıyor ve ibre sürekli belli bir noktayı gösteriyor.

    10. Üşengeçlik ve erteleme hastalığı.

    "Pazartesi spora başlıyorum." (erteledi)
    "Bu yaz 4-5 ülke görücem." (birkaç Ege sahili görmekle yetindi)

    Genç neslin üzerine ölü toprağı atılmış gibi.

    11. Kendini geliştirsen bile arkadaş çevresinin vasat olması.

    "Hafta sonu Tolga Karaçelik'in Kelebekler filmine gidelim hadi" dediğinizde çoğu arkadaşınızdan "Sıkıcıdır şimdi o ya, çıkmadı mı Recep ivedik 6?" gibi bir cümle duyabilirsiniz. Ardından da "Boşver sinemayı. Gel kahveye gidek, okey atak.", "Halı saha yapak" gibi muhabbetler dönmeye başlar. Ve bir genç daha farkında olmadan körelir.

    12. Hayat kalitesinin düşmesinde en önemli etkenlerden olan parasal sorunlar.

    Zaten maaşlar yetersiz, üstüne bir de Türk vergi sistemiyle soyuluyoruz. Üniversite mezunu olsan bile iş bulmak kolay değil. Bulsan bile sağlık sektöründe uzun mesai saatleri, nöbetler nedeniyle intihar eden çalışanların haberlerini sık sık görüyoruz.

    13. Belirsizliklerle dolu geleceğin yarattığı endişeler.

    Türkiye'de her an ne olacağının bir garantisi olmadığı için bu endişeyi yaşamak âdettendir. 5 yıl sonrası için sağlıklı bir plan yapamıyorsun.

    14. Toplumdaki kamplaşma geleneğinin zararlarına maruz kalmak.

    Fikre saygı yok. "Sen onlardansın" düşüncesiyle 20 yıllık dostluklar kolayca bitebiliyor. Karşılıklı oturup birbirini incitmeden siyaset tartışmak mümkün değil artık.

    15. Sorgulama bilinci olmadığı için biat etme

    kültürünün kurbanı olmak.

    "O dediyse doğrudur" algısı var; merak edip araştırmak yok. Kukla bireylere dönüşmüş genç bir kitle yetişiyor.



    16. Şekilden şekle sokulduğu için bir türlü yolunu bulamayan istikrarsız eğitim sistemi.

    Sisteme ayak uydurmaya çalışırken beklenmedik anda sistem yeniden değiştirilir ve sıfırdan yeni bir adapte olma süreci başlar. Bu dengesizliği aşmayı başarıp kendini üniversiteye atabilenler arasındaki önemli bir kitle, maalesef "neresi tutarsa" kafasıyla bir bölüme yerleşmek zorunda kalır. Bu yüzden yetenekleri de körelir.
    Tümünü Göster
    ···
  2. 2.
    0
    Tutmadı işte anla artık
    ···
    1. 1.
      0
      Ozaman kadir misirli oglu atiyim
      ···
  3. 3.
    0
    Ins tutar rez
    ···