-
51.
0Birinci düzey multiverse’i kabullenmek kolay gözükmüyorsa, bir de sonsuz sayıda birinci düzey multiverse’lerden oluşan 2. düzey multiverse’i (level 2 multiverse) düşünün. Bunların bir kısmı farklı uzay-zaman boyutlandırmasına ve farklı fiziksel sabitlere sahip. Ki bu kavram da yazarın açıklamalarına göre günümüzde popüler olan “chaotic eternal inflation” teorisine dayanarak ortaya konuluyor. Inflation (şişme) teorisi big bang’in uzantısı olarak ortaya çıkmış ve onun açık bıraktığı pek çok noktayı açıklayan bir kavram. Temel parçacıklara ilişkin pek çok teori ve tüm mevcut gözlemsel kanıtlar böyle bir kavramı destekliyor. Bu düşünceye göre evren genişliyor ve sonsuza dek genişlemeyi sürdürecek, fakat bu sonsuz boşluğun bazı bölgelerinde genişleme duruyor ve bu bölgeler bir ekmeğin içindeki büyüklü kuüçüklü hava delikleri (balonları) gibi kendi üzerine kapalı küçük baloncuklar oluşturuyor. işte bu baloncukların her biri embriyonik birer 1. düzey multiverse’i oluşturuyor. Bu baloncuklar dünyadan sonsuz uzaklıkta, öyle ki ışık hızında sonsuza dek gitseniz, yine onlara ulaşamıyorsunuz. Çünkü bu baloncukların arasındaki mesafe sizin kendisini katedebileceğinizden daha hızlı bir biçimde genişliyor.
-
52.
0Bir de bunlar haricinde 3. düzey (level 3) ve dördüncü düzey (level 4) multiverse’ler tanımlanmış.
3. düzey multiverse’den kastedilen, yaklaşık 40 yıl öncesinden beri sözü edilen ve kuantum fiziğinin “paralel evrenler” düşüncesinden yola çıkan yorum. Bu fikir, rastgele gerçekleşen kuantum olaylarının evrenin her değişik olasılığa karşı düşen farklı kopyalarına dallanması prensibinden yola çıkılarak öne sürülüyor. Burada değişik evrenleri mekan değil, farklı olasılıklı devam yolları birbirinden ayırıyor. Kuantum mekaniğine aşina olanlarin bildiği gibi dalga denklemi tüm mevcut kuantum durumlarının süperpozisyonunu içinde içeriyor, fakat gerçekleşen eylemlere göre ve yapılan gözlemlere göre bunların bir kısmı gerçek haline geliyor. Bizler kendi 1. düzey multiverse’imiz içinde olanları görebiliyoruz, fakat “decoherence” denen bir kavram sebebiyle multiverse’imizin 3. düzey eşdeğerlerini gözleyemiyoruz.
Bir de 4. düzey multiverse tanımlanmış. Burada ayırıcı faktör, farklı matematiksel yapılar. Tüm birinci, ikinci ve üçüncü düzey multiverse’lerde ilk koşullar ve fiziksel sabitler değişmesine rağmen, bunların ilişkilerini tanımlayan temel kurallar aynı kalıyor. Bu noktada fizikçiler, bir de bu kuralların farklı alternatiflerini içinde barındıran 4. düzey multiverse’i tanımlıyorlar. Burada öncekilerden farklı olarak ampirik gözlemlerden değil, matematiksel bir mantık yürütmeden yola çıkıyorlar. Burada prensip algoritmik bilgi içeriği denen bir kavram.
Şöyle düşünün, bir bilgisayar programı yazacak olsanız tek bir rakamı ifade etmek mi daha kolay olurdu, tüm sayıları mı? ilk bakışta size tek bir rakamı ifade etmek daha kolay olacak gibi gelebilir ama gerçekte durum tersidir. Tüm sayılar tüm olasılıkları içerir. Bu sayıların bir kısmını, örneğin sadece tek sayıları, ya da çift sayıları ifade edecek olsanız, belli bir koşula dayanarak mevcut olasılıklara bir sınırlama getirirsiniz. Ya da daha küçük bir sayı kumesini ifade edecekseniz, onu ifade etmek için başka sınırlamalar getirmek zorundasınız. Sonuçta, tek bir sayıyı ifade etmek için getirmeniz gereken sınırlama sayısı en fazladır. Benzer mantık gereği, örneğin Einstein’in denklemlerinin tüm olası çözümleri, tek bir özel çözümünden daha basit, daha doğal bir çözümdür -
53.
0buradalığımdan bunaldım amk.
-
54.
0@25 kardeşim ilk başta muhabbet açmak istedim copy paste değildi. ancak giblenmediğimi görüyorsun. bende geçip makale yazacak değilim beğendiğim iplediğim yazıları daha rahatt ulaşmak amacıyla ki üstünede biraz ekleyerek buraya yazıyorum dediğim gibi sadece kendime kullanıyorum başta gelmediniz şimdide gelmemeniz dileğiyle
-
55.
0@26 5 nesil sonramsın 2 katım entry var en anlamlısı da şimdiki yazdığın
teşekkürler. -
56.
0Benzer şekilde, bizim evrenimizde (Hubble uzayımızda) mevcut fiziksel sabitler, evrenin ilk koşulları ve mevcut matematiksel yapılardan kaynaklanan sınırlamalar mevcuttur. 1 düzey multiverse düzeyine çıktığımızda, bizimkine benzer fakat farklı ilk koşullara sahip evrenler tanımlanarak sınırlamaların bir kısmı kaldırılmış olur. Aynı mantık gereği 2. düzey multiverse’te (ve 3. duzeyde de) bu sefer farklı fiziksel sabitlere imkan verilerek sınırlamalar bir miktar daha kaldırılmış olur. Fakat tüm bunlarda yine de hala aynı matematiksel yapılar bulunmaktadır. Bir düzey daha yukarı çıkıp, tüm olası matematiksel yapıları içine alan bir 4. düzey multiverse tanımı yapıldığında, ortada hiç kısıtlama kalmaz ve sonuçta ortaya konulmuş olan açıklama tek rakamı ifade etmekle tüm sayıları ifade etmek arasındakine benzer bir ilişkiyle çok daha basit hale gelmiş olur. Yani 4. düzey multiverse mümkün açıklamaların en basitidir. Kendi başına varolabilecek ve herhangi bir kısıtlamaya ihtiyaç duymadığı için sebebi ve kökeni konusunda soru sorulamayacak en üst düzey açıklamadır. Dolasıyısıyla, Occam’s razor (occam’in bıçağı) prensibi gereği, yani açıklamaların en basitinin geçerli olduğu ve fazladan bilgi ya da kısıtlama gerektiren seçeneklerin kabul edilemeyeceği prensibi gereği, 4. düzey multiverse’in geçerli bir tanım olması gerektiği söylenmektedir.Tümünü Göster
Kısacası, günümüz evren bilimi (kozmoloji), varlığın kökeniyle ilgili çok yol katetmiş ve neredeyse tüm soru işaretlerini ortadan kaldıracak açıklamalar ortaya koymayı başarmıştır. Elbette hala katedilmesi gereken çok yol vardır, fakat öyle görünmektedir ki tüm bu fikirler ve kavramlar gelecekte düşünce biçimimizi ve evreni algılayışımızı kökten değiştirecektir.
Bu da demektir ki, artık bilimin günümüzde ulaştığı düzeyde, ilkel dinlerin Tanrı kavrdıbına ihtiyaç hemen hemen hiç kalmamıştır ve varlık Tanrı olmadan da kolayca açıklanabilir. Tanrı’yı işin içine katarak yapılan açıklamaların tatminkar olmaması ve cevaptan çok soru ortaya çıkarmaları bir yana, eskiden bizler Tanrı’yı varlığına dair delil olmadığı için reddederken, öyle görünüyor ki artık bilimsel olarak Tanrı’nın olmadığı gösterilmiştir demeye ve bu yolla Tanrı kavrdıbını reddetmeye çok yakın bir duruma gelmişiz gibi görünmektedir. Eskiden mümkün olmadığı düşünülen bazı şeyler, örneğin Tanrı’nın varolmadığını kanıtlamak, öyle görünüyor ki modern bilim sayesinde yakın gelecekte mümkün hale gelebilir. Ya da bu açıklamalar ışığında belki şimdiden “Modern bilime göre Tanrı kavrdıbına ihtiyaç yoktur” denebilir ve bilimin Tanrı kavrdıbını çürüttüğü ve demode ettiği belki şimdiden söylenebilir. -
57.
0sadece zihinde yapılan muhakemelerle tanrının varlığını kanıtlamaya çalışmak kedinin kendi kuyruğunu kovalaması gibi bir şey değil midir ?
-
son entirilerime göz atanlar sözlüğün neden
-
çaycı hüseyinee ne olmuş lan böyle
-
istedigim gibi ozgurce
-
gene aklıma geldi kahpe
-
lan zaten calistigin yok dümenden izin alıp duruyo
-
kimi sevdiysek ya öldü ya kayboldu
-
yolda 5 çocuğuyla gezen suriyeli bayan
-
kadın ağa erkek ağa
-
z kuşağı gençliği şeyime sürdüm
-
ucankedi bu havada 2 efes bira
-
abi bu nedirrrrrrrrrrrtrrr
-
beş yıl sonra buraya gelip
-
kons dayı ramo ufuk otuzbirspor kulubu
-
ayaklarım zonkluyor amq
-
olm benim doğum günü iznim var la
-
şimdi aramizdan bir kac erkek bunlarla konusup
-
çiğköftelerin fiyatı ne olmuş la öyle
-
beyaz baksır üzerine
-
gülen bir kadın görünce sinir oluyorum
-
telefonun da içerisinde bir tane whatsapp var
-
25 30 dan sonra nasıl evlencez la
-
bu memurlara habire zam geliyor
-
turklwrin kendini ustun gorme hezeyani
-
bakir olmak tercih meselesidir
- / 1