1. 1.
    0
    sosyalist yönetimlerde ekonomi mekonoi olmaz diyerek economic calculation debate i başlatmiştir. hala devam ediyor tartişma. iyi tak yemiştir. ancak kendisine cevap taa 22 yıl önce enrico barone tarafindan verilmiştir. yani kendini yaragin üstüne atmiş güzel insandir
    ···
  1. 2.
    +1
    enrico barane ismini hiç duymadım.
    ludwig von mises'e giydirecek adamı bu dunya henüz görmemiştir.

    adam basit bi soru soruyo: neyi ne kadar kim için ve ne miktarda kim tarafından ne şekilde üretilecek?

    kapitalizmde böyle sorular sormaya gerek yoktur. ama komunizmde sorulur. çünkü herkes fotoğraf makinesi alamaz.
    ···
  2. 3.
    +1
    sosyalist sistemde mulkiyet yoktur. oyleyse alım satim yoktur. yani kimse mallar icin fiyat teklifi vermez. fiyat mekanizması olmaz. foyat mekanizması olmayinca malların değeri hesaplanamaz. o yuzden üretim süreçleri rasyonel olarak gerçekleşmez demiştir. sosyalizmi gömmüştür.
    ···
  3. 4.
    0
    Kendileri, sosyalizmin hem teorik hem de pratik olarak uygulanmasının imkansız olduğunu ve bu zırvalığın insanlığa uzun vadede fakirlikten başka bir şey getirmediğini ispat etmiştir.

    Aynı zamanda, aklı başında bir çok sosyalistide etkilemeyi başarmış ve hatta birisini liberalizm'in en hararetli savunucularından biri yapmıştır. (bkz: friedrich august von hayek) Bu yönüyle de takdir edilesidir zatı alileri.

    Anti-Kapitalist Zihniyet, Sosyalizm ve Marxism Unmasked kitapları şiddetle tavsiye edilir. Okuyun, okutturun. (tabi ki belli bir altyapınız varsa. eğer yoksa, hiçbir şey anlamazsınız.)
    ···
  4. 5.
    0
    There is no means of avoiding the final collapse of a boom brought about by credit expansion. The alternative is only whether the crisis should come sooner as the result of voluntary abandonment of further credit expansion, or later as a final and total catastrophe of the currency system involved.

    Demiş ki kredi genişlemesi ile gelen asiri büyümenin tersine dönüp çökmesinden korkmanin anlami yoktur. Alternatifler şunlardır. Ya kredi genişlemesini gonullu olarak durdurursunuz böylelikle kriz daha erken gelir. Daha az zarar ile atlatılır Ya da kredi genişlemesini devam ettirirsiniz ve sonunda bütün parasal sistem çöker.
    ···
  5. 6.
    -1
    Beyinsiz kominiklerin laf ebeliği yaparak "eleştirilerini yıktıklarını" zannettikleri, değerli şahsiyet; son sosyalist bükücü...

    Bir eleştiriye cevaben onlarca akademik makale yazılması, o eleştirinin tüm temelleriyle yıkıldığı anldıbına gelmez, bu biiiir. ikincisi, verilen cevapların hiç biri dikkate alınabilecek tarzda değildir çünkü temelleri yanlıştır. Sen ana problemlere bir "cevap" verebiliyormusun? Çok basit bir soru var: Merkezi planlamada ki sosyalist sistemde neyi, ne kadar, kim için, ne miktarda, kim tarafından, hangi yollardan, ne şekilde, hangi rasyonel verilerle üreteceksin? Sen önce bu soruya "rasyonel" bir cevap ver.

    Ayrıca, tam sosyalizm imkansızdır. Üstadın kalemiyle:

    ilk olarak, eğer tam sosyalizmde özel mülkiyet yoksa, kişilerin birbirleriyle takas edecekleri metalar da yok demektir. Özel mülkiyet yoksa metalar ve seçim özgürlüğü yoktur. Metalar yoksa mübadele yoktur. Mübadele yoksa tek tek insanlar arasında oluşabilecek sözleşmeler ve fiyatlar yoktur. Fiyatlar yoksa parasal fiyatlar da yoktur. Parasal fiyatlar yoksa muhasebe yoktur. Muhasebe yoksa büyük işletmeler (devlet dahil) hesap yapamaz. Hesap yoksa maliyetleri düşürmek yoktur. Maliyetler düşürülemezse buhranlar ve iş çevrimlerini öngörmek mümkün değildir. Öngörü oluşamazsa sosyalist planlama rasyonel değildir. Rasyonel bir ekonomi yoksa üretim kıtlığı vardır. Bu kıtlıkları çözmek için ekonomiyi temizleyen araçlar yoktur. Ekonomi yanlış sinyallerden temizlenmezse geriye dönüş yoktur. Bu sosyalizmde israf vardır, kıtlık vardır. Tüketim malları yoktur, kuyruklar vardır. Kuyruklarda geçen saatler vardır, emek ve zaman kaybı vardır.

    Kapitalizmin bugüne kadar biriktirdiği sermayeyi bitirene kadar bu sistem devam eder. Kapitalizmde kötü günler için saklanan tasarruflar, yani ihtiyaç akçeleri sosyalizmde çarçur edildiği vakit sistemin işi bitmiştir. Tekrar geriye dönülür. Sosyalizm kapitalist ekonomiye, onun rasyonel iktisadına ve tekrar tekrar biriktireceği tasarruflara sarılır. Esas itibariyle sosyalizm kapitalizme giden en uzun yoldur. Örnek mi? SSCB, Küba, Doğu Avrupa ülkeleri ve Çin.

    ikinci olarak, tam sosyalizmde çalışmak zorunludur. Bu da gönüllü işbirliğine dayalı kapitalist modeli ilga etmektir. Çalışmak istemeyenleri zorlamaktır. Bu da sömürü sistemini ortadan kaldıracağını iddia eden sosyalist düşünceye terstir. Bunun için sosyalizm imkânsızdır. Araçları kirli olan bir ideoloji, amaçlarına temiz yoldan ulaşamaz.

    Üçüncü olarak, bütün sosyalistler reel sosyalizmde paranın ortadan kaldırılmasını teklif etmişlerdir. Max Stirner (ve onun ardılları Benjamin Tucker ve L. Spooner) buna karşı çıkmış, hatta Marx ile dalga geçmiştir. Marx’ın aksine, Stirner paranın bireyselleşmesi (egoistleşmesi) gerektiğini ileri sürmüştür. Bir ara Engels Stirner’ın dediklerine katılır gibi olduysa da, Marx tarafından sertçe uyarılmıştır. Lakin o günden sonra Marx parayla uğraşmayı bırakmıştır. Sonra ne olmuştur? Sosyalistler reel sosyalizmde parayı ortadan kaldırmayı düşünmüşler, ama bunu gerçekleştirememişlerdir. Gerçekleştirebilselerdi bile, reel sosyalizm büyük ihtimalle ya ilk beş yılda biterdi ya da Çarlık Rusya’sında da biriktirilmiş ihtiyaç akçelerinin sürüklediği yere kadar giderdi.

    Dördüncüsü, tam sosyalizm insanları doyuracağını ve giyindireceğini, onlara eğitim ve seyahat özgürlüğü vereceğini iddia eder. Oysa sosyalizmde özel mülkiyet olmadığı için kimsenin kendisine ait seçimi yoktur. Örneğin Bakü’de oturan bir delikanlı, Lada marka arabasının deposunu merkezi planlamacıların öngördüğü miktarda benzinle dolduramadığı için Leningrad’da oturan sevgilisinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Kiev’de inekler ekmekle beslenmiştir, çünkü merkezi plancılar ekmeği sürekli olarak gereğinden fazla üretmişlerdir. Eğitim parasız olduğundan herkes üniversite mezunudur; fakat ustalık gerektiren bir iş olan çapa yapmayı bilen kimse olmadığından yeteri kadar kaliteli yonca yetiştirilememiş, bu nedenle de inekler yonca yerine ekmekle beslenmiş ve sütleri verimsizleşmiştir. Sosyalizmde bireyin özgür tercihleri ve özgür iradesi olmadığından, sosyalizm ne bireyin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilmiş ne de hayattaki küçük jestleri yerine getirebilmiştir. işte bu yüzden sosyalizm bir hayaldir.

    Beşincisi, tam sosyalizmde kapitalist ekonominin (üretim anarşisinin) yerine bürokratik ve parti organlarının idare ettiği merkezi planlamacılar geçtiğinden, ekonomiye iktisadî eşitlik yerine imtiyazlılar egemen olmuştur. Ülkeye birkaç bin ton muz girdiğinde bunları ilk önce partililer, sonra şehirliler, en sonda da köylüler (elbette çürümüşlerini) almışlardır. Bu da iktisadî eşitliği bozan bir durumdur. Tam sosyalizm tam da bunu sağlayamadığı için imkânsızdır.

    Şimdiiii, gidin az ötede ağlayın komünikler...
    Tümünü Göster
    ···
    1. 1.
      0
      Kardeş bu adamın dediklerini mi aktardın sen bunları kafanda yorumlayıp buraya yazmışsın
      ···
      1. 1.
        0
        Aslında ben burada, üstadın fikirlerini savunuyorum, karşı iddiaya göre. Ancak, karşı iddia sahibi arkadaş benim bu entryme cevap veremediği için yazdığı tüm entryleri sildi. O yüzden benim bu entryim biraz anlamsız kaçmış olabilir, kusura bakma.
        ···
  6. 7.
    0
    mises'in hesaplama problemi, tamamen felsefik bir yaklaşım ile anlaşılabilir.
    Hesaplama probleminin 2 ayağı vardır. Değer ve Hesaplama ayağı.

    Değer: Bu problemin değer ayağı Mises'ten daha önceye dayanır. Marx iktisadını emek değer teorisine dayandırmıştır. Ama emek değer teorisi tarihi bir olaydan fazlası değildir. Doğru olan subjektif kuramdır. Subjektif değer kuramı şunu söyler: bir metanın değeri insanın o metayı ne kadar istediğine bağlıdır. Örneğin aynı hammadde ile yapılmış aynı zaman harcanarak yapılmış iki tshirt olsun. tshirtlerden birinin üzerinde Che Guavera resmi diğerinin üzerinde ise Milton Friedman resmi basılı olsun. bir komünistin önüne konulsun bu tshirtler. Ve ikisine de parasal bir teklif vermesini istesinler. Komünist elbette Milton friedman'lı tshitte Che tshirt'ine verdiği tekliften oldukça az teklif vermesi beklenir. ikisinin de emeği ve hammaddesi aynı ama che daha fazla teklif aldı. Neden? çünkü subjektif değer kuramı sayesinde. burada önemli olan kısım teklifler kısmı. Demiştik ya bir metanın değeri ne kadar çok istendiği ile bağlantılıdır. insanların bir şeyi ne kadar çok istediklerini belli etmelerinin tek yolu ne kadar daha fazla teklif vermeleridir. insan teklif verirken o metayı alınca ne kadar fayda alacağını ama bunun karşısında ne kadar fırsat maliyeti kaybedeceğini hesaplar ve ona göre teklif verir. eğer mülkiyet olmazsa kimse herhangi bir şey satamaz. satış olmazsa teklif olmaz. teklifler olmazsa değer hesabı yapılamaz.
    Hesaplama: hesaplamanın mantığı basittir. en değerli metalar en gerekli yerlere iletilmelidir. örneğin bir arabayı titanyumdan da demirden de yapabilirsiniz. şimdi soru geliyor. hangisinden yapmalısınız? titanyuma uçak için de gerek duyulmakta. titanyumu araba mı alacak uçak mı? elbette daha fazla teklif veren alacak. araba daha sağlam olsun isteriz. uçak için ise olmazsa olmazdır. Kapitalist bir sistemde uçak üreten kişiler titanyuma mecburen araba üreten kişilerden daha fazla teklif vermeli ki titanyumu alsınlar. araba üreten işletme ise uçak şirketinden daha fazla teklif verip titanyum alması durumunda karının azalacağından dolayı demire yönlenmek zorunda kalacaktır. arabaları daha sağlam yapmanın daha iyi bir yolunu arayacaktır. böylelikle metalar en gerektiği yere gitmiş olur. peki fiyatlar yoksa titanyum nereye gider? elbette birkaç bürokratın keyfinin istediği yere. Sosyalist sistemin titanyumun nereye gitmesi gerektiği konusunda net bir bilgisi yoktur. Burada insanlar -kapitalist dünyada yaşadıkları için- hemen tabi ki de uçak diyecekler. ama onlara şu soruyu sormak gerek. daha sağlam arabanın uçaktan daha değersiz olduğunu nasıl biliyorsunuz?

    hesaplama problemi gerçektir. ve sosyalizmin en büyük hatasıdır. bazı insanlar bu problemin çürütüldüğünü iddia ederler. ama onlar muhtemelen sosyalizm hırsıyla kör olmuşlardır.
    Tümünü Göster
    ···
  7. 8.
    +1 -1
    Bazı münafıklar sizin için "eleştirilerini yıktık" diyorlardı. Artık eleştirilerinize yorum dahi yapamıyorlar Paşam.

    edit: hahahaah. bu başlıkta bir zamanlar, Mises'in eleştirilerini yıktıklarını iddia eden bir sosyalist vardı ya.

    artık yok...
    ···
  8. 9.
    -2
    Liboş itlerin allahıdır. Fikirlerinin kimsenin gibinde olmamasıyla birlikte teoride öne sunduğu fikirleri evrim karşıtlarının şimdiki maymunlar neden insan olmuyor demekki evrim yalan demelerinden daha itibarlı değildir. Pratikte boş laga lugadır anlayacağınız.
    ···
  9. 10.
    0
    beyinsiz komüniklerin ısrarla laf ebeliği yaparak eleştirilerine cevap verdiklerini zannettikleri değerli şahsiyet, filozof ve ekonomist. Bu değerli adamın fikirlerinin, komünikler tarafından ilgi görmemesini normal karşılamak gerekir zira onlar bir avuç gerizekalıdır. Aklı başında olan sosyalistler ise bu adam sayesinde cehaletlerinden kurtulmuş ve aklın yoluna sıkı sıkıya bağlanmıştır. örnek mi?
    (bkz: friedrich august von hayek)

    şimdi, yukarıda alelade bir örneğini gördüğümüz evrimini tamalayamamış bir komüniğin zırvalarına bakalım. " teorikte öne sunduğu fikirleri evrim karşıtlarının şimdiki maymunlar neden insan olmuyor demekki evrim yalan demelerinden daha itibarlı değildir. " demiş. peki bu adamın teorikte öne sunduğu fikirler nedir? hemen bir tanesini alıntılayarak öğrenelim.

    "serbest bir piyasada fiyatın subjektif değerleme yöntemi piyasada ki tam özgür iradi değişimle belirlenir ve bu 'subjektif değerleme' bir mala dair azlık ya da çokluk durumunu göstergeleyerek kardinal (sayma sayısı olarak) piyasa fiyatını ifade eder. sosyalist veya müdahaleci ekonomiler ise; zorunlu ve kısıtlı özgür iradeyle yapılan değiş tokuş mekanizmasına dayanır. bu durum iktisadi hesaplama için gerekli olan 'subjektif değerlemenin' kardinal (sayma sayısı olarak) sayıya dönüşümünü engeller. yani piyasa fiyatı sosyalist ekonomilerde oluşmaz ve merkezi yönetim mekanizması için gerekli miktarda piyasa bilgisi toplanamaz. merkezi planlama omniscient (her şeye kadir, her şeyi gören) olamadığı sürece üretim planlamasını ya serbest piyasadan bilgi çalarak ya da etkin (faydalı) şekilde yapamayarak hazırlamak zorunda kalır."

    yani sözlükçesi ile adam şunu diyor: serbest piyasada arz-talep ilişkisi olduğundan piyasa fiyatı anlık ve kendini arz-talep ilişkisine göre sürekli güncelleyerek oluşur. arz- talep dediğimiz şeyde iktisadi özgürlükerin olduğu bir ortamda varolur. sosyalizmde ise iktisadi özgürlük yoktur. bu yüzden arz-talep ilişkiside yoktur onun yerine merkezi planlama vardır. merkezi planlamanın başarılı olması içinde onun başındaki adamların, tıpkı bir tanrı gibi, her şeyi bilen gören duyan ve anlık tepki verebilen kişilerden oluşması gerekmektedir. böyle bir şey olamayacağına göre, merkezi planlama ya serbest piyasanın bilgilerini çalar (SSCB'de olduğu gibi) ya da sefalete sebep olur (Kuzey Kore'de olduğu gibi).

    şimdi, saygıdeğer sözlük yazarları sizden biraz el insaf birazda akılcı düşünmenizi istiyorum. bu yazdığım fikirlerin, "şimdiki maymunlar neden insan olmuyor demekki evrim yalan" zihniyetiyle herhangi bir (bak sadece bir tane) ortak noktası var mıdır? cevap düşünebilen zihinler için oldukça açık.

    bazı asalaklar 'boş laga luga' dese de, ne bilimden ne de bilimin izinden giden insanlardan asla taviz vermeyeceğim. eğer bunu sadece birkaç kişi olarak değil de toplum olarak anlayıp idrak edebilirsek, dünyada ki birçok dengeyi değiştirecek güce sahip olacağız.
    Tümünü Göster
    ···