/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
  1. 26.
    +6
    2 part önce ki söylediğim bu işin aslı var noktasına işte burada geliyoruz. meğersem bu feritle dilaranın bu ilişkileri daha da önceye dayanıyormuş. tek ilişkilerini bizim bastığımız mahallenin ücra bi yerinde ki toplaşma yerimiz olan kulübe de yaşamamışlar meğer. dilara ağlamaktan anlatamıyor bir türlü. şeyma çok endişelenmiş. sonunda bi 5 dk sonra konuşmaya başlamış dilara. şeymaya hamile kaldığını söylemiş. şeyma bunu duyunca yaşadığı endişeden telefonu düşürdüğünü söyleyecekti bana ertesi gün. en yakın arkadaşıydı sonuçta dilara. ne olacaktı şimdi? daha 16-17 yaşlarında bi kız hamile kalmıştı. hemde bi diğer arkadaşından.
    saat öğlen 14.30 civarı. şeyma beni arıyor. sesi bi farklı geldi, tedirgindi titreyerek konuşuyordu. hal hatır sorma safhasını geçtikten sonra pat diye dilaranın hamile olduğunu söyledi. artık nasıl şaşırmışsam, o anın durumuyla birlikte şu kelimeler dökülüyor ağzımdan:
    - hassktir lan 2 haftada nasıl hamile bırakmış kızı !?
    - hayır doktoray! ne 2 haftası. bunların ilişkileri çok önceye dayanıyormuş. dilara adetinin geciktiğini söyledi bana. şüphelenmiş hamilelık testi yapmış kendine. sonuç maalesef pozitif.
    1-2 dk bi şey diyemedim. yarın kulübede buluşalım dedi. tamam dedim. neden bilmiyorum ama kendi başıma gelmiş gibi korkmuş durumdaydım. belki ilk defa böyle bişeye şahit olduğumdan belki de yakın arkadaşlarımın başına geldiğinden dolayı böyle hissediyordum. ama bu durumun içinden nasıl çıkılacağına dair bi fikrim yoktu.
    ···
  2. 27.
    +6
    arkadaşlar biraz yardımcı olmak ister misiniz bana? diye sordu can abi. tabii dedik ikimizde. şeyma zaten dünden gönüllüydü. hadi bakalım ne yannan yiyecez diye içimden geçirerek odaya girdik...
    dediğim gibi bu odayı atacağım ilerleyen partlarda capsli bi şekilde. inanmayan arkadaşlar olursa bir nebze hak verirler bu şekilde.
    neyse girdik içeri, oda bildiğiniz havas alimlerinin, büyü-cin vs. işlerle uğraşan kişilerin çalıştığı odaların benzeri bir odaydı (havasçılarla büyücülerin arasında ki farklardan haberdarım polemik yapmayın odayı tasvir etmek için kullandım büyücü ifadesini). değişik değişik adını hala şuan bile bilmediğim maddeler, araç gereçler felan vardı. can abi çocuğu leğen-tepsi tarzı içi su ve başka maddelerle dolu bi kabın önüne oturtmuştu. teyzede çocuğun hemen arkasındaydı. can abi bize yöneldi ve konuşmaya başladı:
    - arkadaşlar gördüğünüz masum sabi hasta. şimdi ona Allahın izniyle şifa vermeye, kendisini bu illetten kurtarmaya çalışacağım. bu noktada sizin bana yardım etmenizi istiyorum. sizi korkutacak şeyler yaşanabilir burada eğer istemezseniz yapmayabilirsiniz. teyzeye döndü sonra: çocuk bu teyzemizin torunu olduğu için kıyamaz, olurda dediklerimi yapmaz çocuğu bırakır. o zaman işlerimiz zorlaşır. size söylediklerimi harfiyen yapmanızı istiyorum, kabul ederseniz tabii.
    ···
  3. 28.
    +6
    yanımda ki arkadaşın adı salih'miş. her zamanki gibi yanımda ve önümde ki sırada oturanlar erkekti. bu bölümden sonra kendi ismimi doktoray koduyla belirteceğim.

    - selamun aleyküm tanışalım kardeşim ben salih
    - aleyküm selam bende doktoray memnun oldum kardeşim

    Önümde ki sırada oturan 2 yağız oğlan ile de tanıştım önümdekinin ismi cenk çaprazımdakinin ise serhat idi. Şimdilik kafa çocuklar gibi gözüküyordu. günler haftalar böyle böyle geçti. yavaş yavaş haylaz kemik tayfayı oluşturup arka tarafa kurulmuştuk bizde. kızlarla muhabbetim yok tabi ki her zamanki gibi. sınıfta fazla güzel kızda yoktu açıkçası. 2-3 tane vardı birisi ilk günden beri hoşlandığım kız diğerleri de cam tarafının orta sıralarında oturan 2 arkadaştı. yanımda ki salih deyimi yerindeyse tam bir sosyallik abidesiydi. herkesle konuşur tanışır gelir gider farklı sınıflardan haber getirir dedikodu yayar. çöpçatancılığa başlamıştı şimdiden. ileride çok kişi için pekekentlik yapacağı aşikardı. benim içinde iyi bi durumdu bu aslında. zira ilk hafta hoşlandığım kızın ismini ondan öğrenmiştim. 'şeyma'
    ···
  4. 29.
    +6
    karneleri aldık. o gece arkadaşlar kulübede kalalım diye teklif sundular. beklediğim fırsattı. teklifi sunan dilaraydı. bende destek verdim. can abiyle konuşmuşlar, şehir dışına çıkmış iş için. ferit, can abinin ndıbının artık iyiden iyiye yayıldığını söylüyordu. talep artıyormuş git gide. bu işimize geldi tabi. kulübe tamamen boş olacaktı. can abi giderken kendi malzemelerini de zütürmüştü (muska vs.) bu yüzden onun odasında da kalabilirdik. selin ile mert gelemeyeceklerini söylediler. ne kadar ısrar ettiysekte selinler bu akşam memlekete gidiyormuş mert'te cumartesi yani ertesi gün akraba ziyaretine. ali ve serkan ise müsait olmadıklarını söylemişlerdi. yanlış hatırlamıyorsam halı saha maçı atacaklardı. kalanlar ben, şeyma, dilara ve feritti. kafama son anda dank etti. bu gece benim için güzel bi fırsat olabilirdi.
    ···
  5. 30.
    +6
    Dilara sınıfın kapısının oraya gitti. şeyma çantasını alıp dışarı çıkmıştı. galiba eve gidiyordu. dilaranın yanına gittim laf arasında şeyma nereye gidiyor? diye sordum. şeyma biraz rahatsız da izin alıp eve gidecek, dedi. Tamam dedim okulun bahçesine çıktı. bi banka oturduk. havadan sudan konuşmalar bittikten sonra dilara net bir şekilde konuya girdi. sevgilin var mı doktoray? diye sordu. Bende hayır, dedim.
    - Son günlerde derslerde şeymaya bakıyormuşsun galiba? Şeymayı mı seviyorsun?
    Direkt gitmişti konunun can alıcı noktasına. Pat diye sorunca apışıp kaldım.
    - Nerden çıkardın bunu?
    - Ben çıkarmadım şeymaya baktığın için soruyorum
    - Ben öylesine bakıyordum. sana da bakabilirim başkasına da.
    - Hımm anladım. Şeyma sana karşı boş değil ama. Sana karşı bi şeyler hissediyormuş
    - Kim dedi bunu
    - Kendisi söyledi bana, seninle konuşmamı istedi.
    Bunu duyunca tabi ben bi uçuşa geçtim. Elim ayağım titremeye başladı.
    - Eee bişe söylemicek misin?
    - Benimde ona karşı boş olmadığı söyle ona.
    - Haha tamam söylerim ama boş olmamak yetmez. şeymayla ilgili net bi şey söylemen gerek. şeyma zor birisidir gönül eğlendirmek için uygun biri değil.
    - Ne gönül eğlendirmesi yok öyle bir şey. Sen ne söyleyeceğini anladın işte. Tamam seviyorum şeymayı. söylersin ona
    - Tamam söyleyeceğim.

    Konuşma bitti. Ama bundan sonrasında o günü hatırlamakta zorlanıyorum. derse nasıl girdim, dersten nasıl çıktım, eve nasıl gittim neler yaptım bilmiyorum doğrusu.
    ···
  6. 31.
    +5
    Geldim beyler. bu gece baya bi yazacağım. gecikme için kusura bakmayın. neyse devam edelim.

    Ben saati sorduğum sırada kulübenin kapısı çalındı. dışardan adam sesi geliyordu. ne olduğunu anlamadım. ferit can abi geldi arkadaşlar, dedi. ben can abi kim demeden mert araya girdi. "can abiye bugün kulübeyi boş bırakacağımızı söylemiştik. adama ayıp oldu arkadaşlar, inşallah bize bozulmaz" dedi. sonunda lafa girdim ve can kim beyler, diye sordum. bana baktılar bir şey söylemeye fırsat kalmadan adam içeriye girdi. belli ki o tanıdık birisiydi. içeri giren gözleri sürmeli, uzun boylu, biraz uzun sakallı, kafasında takke, hafif esmer tenli 25-30 yaşlarında bi adamdı. daha ortama uyum sağlamamışken yeni yeni kişiler geliyordu. iyi mi yapmıştım buraya gelmekle yoksa kötü mü yapmıştım hiç bir fikrim yoktu. bizim çocuklar ayağa kalktı, adamı karşıladılar. kapının orada fısıltı halinde bir şeyler konuştular.
    ···
  7. 32.
    +5
    düşündüm kendi kendime. dilara ve feriti de devre dışı bırakmalıyım diye. şeymayla güzel, baş başa bir gece geçirmekti isteğim. dilara ve ferit sevgili değillerdi. sanırım dilara mertten hoşlanıyordu. bu yüzden herkes çiftiyle birlikte kalamazdı. mecbur ben feritle şeymada dilarayla kalacaktı bu durumda. diğer yandan yatana kadar da baş başa kalamayacaktım şeymayla. feritle dilara bir başlarına bırakılmak istemezlerdi. ha ferit belki isterdi ama dilara için sanmıyorum. bu arada bu planları kafamda kurgularken daha gece için izin almadığımı farkettim. eve geldim, karneyi gösterme safhası, daha çok çalışman lazım, bu gidişle bişe olamazsın vb. ikazları da geçtikten sonra anneme konuyu açtım. babam işteydi. anneme serhatlarda kalacağımı söyledim. o da her zaman ki gibi ben bilmem ara babandan izin al dedi. sen nesin bu evde amk dedim kendi kendime. bi fikrin, ağırlığın olsun. her taka pedere yolluyor. ne yapıp ne edip bu gece o kulübede olmalıydım...
    ···
  8. 33.
    +5
    biraz tartışmadan sonra sessizlik oldu. herkes limonatasını yudumluyordu. şeyma aniden bana döndü:

    -Doktoray niye sessiz kalıyosun. hiç bişey söylemeyecek misin?
    ben içten içe durumu kabullenmiştim. zaten ferit karşımda playboy moduna geçmişti insan 2 kelam konuşur olayı anlatır açıklama yapar amk. kendi kendime "ne diyeyim amk gibilen zütün davası olmaz" dedim. formalite icabı şeymaya bi şeyler mırıldandım.

    yarım saate kalmaz cafeden ayrıldık. bi yaklaşık 15 gün görüşmedik tayfayla. şeymayla ben görüşüyorum bi yerlere gidiyoruz, sinemadır, fuardır geziyoruz. herkes işinde gücünde, tatile çıkmış (bu soğukta ne tatiliyse artık, millette para var abi).

    neyse dediğim gibi bi 15 gün toplaşmadık bizim grup. arada serhatla takılıyorum çocuğu baya boş bırakmıştım gönlünü alıyorum. derken şeymayı bi akşam çaldırıyor dilara. şeyma arıyor dilara telefonu açıyor hüngür hüngür, hıçkıra hıçkıra ağlayarak...
    ···
  9. 34.
    +5
    Panpalar 1-2 saat sonra devam edeceğim. ufak bi işim çıktı takip eden arkadaşlar takipte kalsınlar. ileri ki partlarda caps te atacağım kulübenin odalarına dair. girmediğim yan odanın capsleri. çekmiştim o zamanlar o grupta bulunduğum süre zarfında. selametle
    ···
    1. 1.
      0
      Bu dediğin mekan hangi semtte kalıyor panpa bende doğma büyüme kocaeliliyim
      ···
    2. 2.
      0
      Panpa ben lise bittikten sonra tekrar istanbula döndüm. üniyi de burda okuyorum. soruşturduğuma göre hala o kulübe ayakta kalmasa da can hoca o civardan ev tutmuş daha sonraları. hikayede verdiğim isimler birebir doğru fakat mekanı ifşa etmem doğru olmaz panpa çünkü hem hoca hemde o zaman ki arkadaşlarımdan hala kocaelide bulunanlar var. belki sonlara doğru yazabilirim ilçeyi. takipte kal panpa.
      ···
  10. 35.
    +5
    geldim beyler. bu gece yazabildiğim yazacağım merak etmeyin. partları kısa yazmıyorum uzun yazıyorum hem karışıklık olmasın hem de tam olsun diye. devam edelim...

    Dediğim gibi sabah okula geç kalmıştım. bi 10-15 dk geciktim m. yardımcısından geç kağıdı alıp sınıfa girdim. arkada ki sırama geçtim. serhat her an patlayabilir bi durumda hem benim anlatacaklarımı merak ediyordu hemde kendisinin anlatacakları vardı anlaşılan.

    Sonrasında tenefüste serhat semra'dan ayrıldığını söyledi bana. salih'ten soruşturmuş söylenilene göre lise son sınıftan biriyle yatmış. bunu öğrenince de serhat çıldırmış tabi semra'yla buluşup kıza tokat atmış. okulda olay tam yayılmasa da bu durumdan haberdar olanlar varmış. acayip morali bozuktu serhatın. biraz sessizlik olduktan sonra "he kanka sen ne anlatacaktın söyle meraktan çatlayacam" dedi. çıkışta anlatırım kanka uzun hikaye dedim. zor zar çıkışa kadar tutabildim serhatı. öğle arası şeymayla konuşup anlatmak istiyorum bi sorun olur mu? dedim. tıpkı benim düşündüğüm gibi "sen bilirsin anlat ama yüzeysel geç fazla ayrıntıya girme" dedi. çıkışta bi çay bahçesinde oturup serhata olan biteni özet geçtim. anlattıkça soru sordu ben anlattıkça soru sordu. biraz da olması gerekenden fazla anlatmıştım. serhatta gelmek istedi bizimle. olmaz, dedim. şeymaya önceden söylemiştim çünkü serhatta katılsın bize güvendiğim çocuktur diye. kabul etmedi. diğerleri istemez dedi. öyle diyince üstelemedim. eve gittim. ertesi gün karne alacaktık. 15 tatil için hayaller kuruyordum. yepyeni bi yaşantım olmuştu. vaktimin çoğunu şeymayla geçirmek istiyordum. karnede fena değildi. 2-3 zayıf vardı yanlış hatırlamıyorsam. geçtik yani.
    ···
  11. 36.
    +5
    ortama 40 yıllık tanıdık arkadaşlarını görmüş gibi samimi ve girişken bi şekilde başlayan çocukların dışında ilk sıraya oturduğumdan bu yana dikkat çeken biri daha vardı benim için. o benim 2-3 sıra çaprazımda oturan sessiz sakin, etrafıyla ilgilenmeyen sadece arkasında ki 1 kız ve 1 erkekle bişeyler konuşan vede hikayenin ilerleyen partlarında sevgilim olacak olan kızdan başkası değildi. galiba konuştuğu kız ve erkeği önceden tanıyordu. çok rahattı ve de çok güzeldi. gözlerimi kızdan alıkoyamıyordum hemen ön çaprazımda oturan çocuk bana bakıyordu kendi geldim kıza öle dümdüz bakakalmıştım. daha sonra vücudumun kontrolünü tekrar beynime vererek yanımda ve önümde ki yeni sınıf arkadaşlarımla tanışmaya başladım...
    ···
    1. 1.
      0
      pampa spolier vermişin
      ···
  12. 37.
    +5
    Kulübedeyiz. herkes toplanmış durumda. feritin beti benzi atmış. 1-2 gündür uykusuz olduğu aşikar. dilara bize öfkeli. çünkü kulübede tüm tayfa toplanmış durumdayız. durumdan daha haberdar olmayan mert, selin, ali ve serkan suratımızı mal gibi bakmaktalar. ortamda yine sessizlik hakim. kim nasıl girecek konuya bilinmiyor. mert sessizliği bozuyor.
    - millet can abi nerede? hala şehir dışında mı? uzun zaman oldu görüşemiyoruz.
    evet başlarda bana olan şey şimdi mertin başına geldi. kimse iplememişti. şeyma baktı kimse konuşmuyor ayıp olmasın diye bilmiyoruz, diyerek çocuğa daha da ayıp etmişti bence. sessizlik sürüyor. dilara soğukkanlılığını toplayıp tam konuya giriş yapacak ki şeyma bağırdı. buldum! ne buldun ne oluyo demeden ayağı kalktı kulağıma benimle gel diye fısıldadı. yan odaya geçtik. merakla arkasından gittim. şeyma gene ne var, bir an önce anlatalım diğerlerine de bi çözüm yolu arayalım yoks..
    sözümü kesti. buldum işte aşkım. çözüm yolunu buldum...
    ···
  13. 38.
    +5
    istanbuldan gitmeden önce taşınacağımız şehir için kocaeli tek alternatif değildi bolu, sakarya gibi birkaç şehir daha vardı. biz bunlardan en büyüğü olan kocaeliye gelmiştik. büyüklükten kastım anlayacağınız üzere nüfus, kamu alanları vb. sanayi şehri olarak nitelemişti amcam kocaeli için. o da liseyi kocaelide okumuş. neyse bu taşınma durumunu fazla uzun tutmak istemiyorum beyler. velhasıl kelam taşındık. taşındıktan yaklaşık 2 hafta geçtikten sonra okullar açıldı. ben yeniydim ama sınıfta herkes yeniydi. orta düzeyin biraz üstünde bi anadolu lisesine başlamıştım. bi kaç arkadaşı denk gelen kişilerin dışında aynı sınıfta çoğu kimse birbirini tanımıyordu zaten. ben ilk girdiğim bi ortamda konuşmayı hareketli görünmeyi sevmem. hep ilk tanışmalarda çekingen taraf olmuşumdur. bi kaç hiperaktif liseli daha ilk gün kendini belli etmişlerdi sınıfta. şu ergenlere bak diyordum içimden sanki ben ergen değilmişim gibi
    ···
  14. 39.
    +6 -1
    Liseye başlayana kadar ailemle birlikte istanbul'da ikamet ediyorduk. ardından babamın işi nedeniyle kocaeliye taşındık. giderken arkamda çocukluğumu geçirdiğim acı tatlı bir sürü anı yaşadığım bir şehir bırakmıştım arkamda. bunun yanında kocaeli istanbula göre diğer şehirlerinde olacağı gibi tabi ki küçük bir şehirdi. fazla bişeyi yok demişti amcam bana istanbuldan taşınmadan 2 gün önce kocaeli için. üzülmüştüm. bilinmezlikten dolayı idi birazda üzüntüm. yeni bi şehir yeni bi ortam yeni bi okul yeni bi mahalle her şey sil baştan. ne olacağını tabii kide kestiremiyordum
    ···
  15. 40.
    +4
    kesin hamile
    ···
    1. 1.
      +3
      adam sherlock holmes lan *
      ···
  16. 41.
    +4
    diğer arkadaşlarımız durumu öğrenip şoku üstlerinden atmadan biz halledeceğiz deyip başımızdan savuşturmaya çalıştık. ama kimse kimseye bi şey söylemeyecekti. bu sır bizimle kalacaktı. şeyma diğerleriyle ben kulübeden ayrıldıktan sonra dilarayla tek konuşup durumu anlatmış. kızcağız çaresiz kabul etmiş.
    ertesi gün can abi nihayet gelmişti. boluda oldukça fazla bi vakit geçirmişti. 16.40 sularında mesaj attı bana. kardeşim kulübedeyim. çok yorgunum biraz istirahat edeyim yarın konuşalım dedi. tamam, dedim. şeymaya da durumu söyledim. ertesi gün sabah erkenden kulübenin yolunu tuttuk şeymayla. evinden aldım kulübeye doğru beraber yola çıktık. şeyma birden unuttum dedi. neyi unuttun dedim. ben senden sonra can abiyle birde kendim konuşmak istedim aradım konuştuk konuyu anlatmadım ama yarın öğleden sonra geleceğiz dedim, dedi. "bende bişey sandım. bişe olmaz ne olacak yabancı değil ya" dedim. kulübeye yaklaşmıştık...
    ···
  17. 42.
    +4
    belki diğer boyutta ki varlıklarla bu işi halledebilir bence, ne bileyim bi çözüm yolu bulur dedi şeyma. sevdiğim kızı tanıyamaz oldum. ne varlığı neyden bahsediyorsun sen dedim. sinirlendi, biraz sesini yükseltti:
    - başka bir çözüm yolun var buyur, söyle!! ben arkadaşımın hayatını düşünüyorum...
    odada can abiyi aradık. bu gece de orada kalacağını ertesi gün yanımıza yola çıkacağını söyledi. boluya gitmişti. uzun zamandır oradaydı. sesi yorgun geliyordu. can abi, dedim. "sana ihtiyacımız var. önemli bi sorunumuz var, seni bekliyoruz." dedim. Hayırdır inşallah. yarın oradayım zaten, tekrar görüşürüz dedi. görüşürüz dedim. telefonu kapattık. içeri gitmeye hazırlandık. şimdilik fazla bişey söylemeyecektik..
    ···
  18. 43.
    +3
    Şeyma kapıyı açtı. can abinin dediği gibi bi yaşlı teyze ve yanında elini tutan küçük bir çocukla (torunu) içeri girdi. teyze biraz tedirgin görünüyordu. kızım ben can evladıma bakmıştım ama, dedi. şeyma, doğru geldin teyze geç içeri, can abi yan odada sizi bekliyor, dedi. sağol kızım diyip odaya yöneldi. teyzeyle 1-2 saniye göz göze geldik. normalde teyzeydi amk selam verse bana tek hamlede elini öper başıma koyardım o derece. ama beni iplemeden odaya yöneldi. yanında ki çocuğa pekte dikkat etmemiştim. teyze odanın kapısını tıklatırken çocuk bana bakmaya başlamış önümde ki kitapları incelerken bi döndüm çocuğa iliklerime kadar tırstım resmen çocuğun beti benzi atmış, göz altları morarmış. baygın gözlerle somurtkan bi şekilde bana bakıyordu. bakışları resmen içime işledi. gülümsedim çocuğa, küçük çocuktu sonuçta. anasını sattığımın yerinde üvey evlat muamelesi görüyordum sanki iplemeden suratını çevirdi o sıra can abi kapıyı açtı teyzeye hoş geldin deyip içeri aldı. kapıyı kapattıktan sonra kilitleme sesi geldi. şeymaya döndüm hasta bunlar mı dedim. evet, dedi. çocuk hasta heralde dedim. büyük ihtimal dedi. hastaneye niye zütürmemiş ki dedim. onun işi hastanelik değil dedi. nasıl hastanelik demeden kapıdan tekrar kilitleme sesi geldi, kapı açıldı. can abi bize sesleniyordu..
    ···
  19. 44.
    +3
    bende ayağa kalktım. sanırım mert ve ferit can adında ki adama "kusura bakma abi, işimiz çıktı, normalde bugün gelmeyecektik, yeni bi arkadaş aramıza katıldı" gibisinden şeyler söylüyordu. can abi anlayışla karşıladı ayağa kalktığımı görünce tokalaştık, tanıştık:

    -Selamun aleyküm kardeşim ben can hoş geldin
    - aleyküm selam abi doktoray bende hoş bulduk.
    sonra diğerlerine döndü ciddi bi ifadeyle:
    can abi: arkadaşlar size hafta içi 3 gün buraya hastalarımın geldiğini söyledim. birazdan da bi hastam gelecek. yaşlı bi teyze, torunuyla birlikte burada olacak. işiniz ne zaman biter?
    dilara: abi bizde zaten çıkacaktık saat geç oldu biraz oturduk aramıza arkadaş katıldığı için geldik buraya.
    can abi: tamam kardeşim 10 dk ya gelir benim misafirlerim. ona göre ayarlayın kendinizi.

    bu konuşmadan sonra can abi geldiğimden beri göremediğim ve oldukça merak ettiğim yan odaya geçti. kapısını kapattı. diğerleri çıkmak için hazırlanırken şeymaya döndüm.

    -aşkım can abi kim tanıdık mı? burada mı kalıyor? neler olduğunu anlatır mısın?
    gülümsedi bana,
    -sen az önce bana aşkım mı dedin? güldü. tamam hepsini anlatacağım aşkım. fakat senden bi şey istiyorum.
    heyecandan gaza gelip aşkım demiştim bu ona ilk aşkım deyişimdi biraz kızarsam da toparladım. çünkü ortamı çözmem gerekiyordu mazallah kestaneyi çizdirmemek lazımdı kız ayağına geldik buraya derken...
    - tamam canım ne istiyorsun?
    - aşkım arkadaşlar gidecek ama benim can abiyle işim var işim bitene kadar hava kararır benimle kalır mısın? birlikte çıkarız.
    hemen saate baktım dıbına kodumun saatini soruyom kaç diye 2 saattir cevap veren yoktu amk. saat 20.13 olmuştu. baya gecikmişti. durumu anlayan şeyma ısrar etti. zaten bana dünyanın en tatlı varlığı olarak görünüyorken ısrar ederken ki halleri beni benden alıyordu dayanamadım pedere telefon açtım. baba bizim ödev işi çıktı akşam 10'dan önce gelemeyeceğim dedim. ne ödevi? dedi. dönem ödevi dedim. tamam oğlum, dedi. içimden bi şeyide sorma adam dedim. sonuç olarak halletmiştim. bu kulübede 1-2 saat daha kalacaktım. fakat daha az kişiyle...
    -
    ···
  20. 45.
    +3
    ardından şeyma beklemediğim bi şekilde daha ciksi ve ürpertici bi ses tonuyla anlatmaya devam etti.
    -Doktoray, can abi havas ilimleriyle uğraşan birisi. yani havasçı. kendisine mahalleden, bu çevreden belli sorunları olan kişiler şifa bulmak için geliyor. özel birisi can abi. ona güvenmemizin nedeni de geçen dilaraya olan musallatı ortadan kaldırması, tekrar sağlığına kavuşturması. bu olaydan sonra hepimiz can abiyle dost gibi olduk. dertlerimizi, sırlarımızı ona açıyoruz zaman zaman. bende ortaokuldan beri bu işlere meraklıyım. bi kaç kez soru sorsam da tam anlamıyla tatmin olamadım bu konuda. diğerleri de kulak asmadı bana. istersen sende uğraşmayabilirsin, yanımda olsan yeter, dedi.
    Ulan o yaşıma gelmiştim havas nedir havasçı nedir bilmiyordum. tamam, dedim belli etmeyerek. o kadar etkili konuşmuştu ki havas ne kızım diye soramadım. musallattan felan cin min işleri mi acaba lan dedim içimden kendi kendime ama bu ihtimalin gerçek olmamasını diliyordum. fakat başka da ne olabilirdi ki? anasını satayım yine tam olarak bişe anlamamıştım. şeyma yanıma tekrar otururken kapı çalındı. bu kapıda hiç susmadı bugün, dedim. aklı sıra espri yapacaktım şeyma iplemedi bile beni kapıyı açmaya yöneldi.
    ···