-
1.
0sağ ayağının kenarında oluşturduğu gölete bakıyordu. victoria'nın cansız bedeni salonun ortasında boylu boyunca uzanırken boğazından çıkan hırıltı sesleri nihayet sona ermişti.
-
2.
0saate baktı. ikindi gelmişti. gölete ve victoria'ya basmamaya özen göstererek salondan çıktı ve abdestini almak üzere banyoya girdi.
-
3.
0yüzünü yıkadıktan sonra aynada kendisine baktı. gülümsedi. ruhundaki karmaşa nihayet sona ermişti, o şeytan kadın nihayet gebermişti. o yapmıştı. ekmek pıçağıynan gırtlağını yarmıştı. tanrım nasıl da çırpınmıştı kucağında, nasıl da yakaran gözlerle bakmıştı önce ona sonra tavana, kim bilir belki de yaradana.
-
4.
0nuriye her zamanki hamaratlığıyla 5 dakikada hazırladığı böreği kocasının önüne koydu.
böreğe ışıldayan gözlerle bakan mahmut böreğin kenarından hanımının ince ayak bileklerine dikkat etti. sol elinden tutup kendisine çektiği nuriye'yi yoğurdu. iyice. her yeri morarana kadar sıktı kaba etlerini, her yerini. kıvama gelince bıraktı. -
5.
0havluyla kurulandıktan sonra çıktı. çekmecenin üzerine bıraktığı kanlı bıçağı kaldırıp üzerindeki kanı yaladı. çaresizliğin tadını aldı. şimdi güzel bir namaz kılıp çıkmalıydı. bu ceset kokardı çünkü.
-
6.
0nihayet olay yeri inceleme olay yerine ulaşmıştı, inceledi. pek bir şey bulamayınca dolu gözlerle geri döndü.
nuriye kanlı bıçağı havlu peçeteye sildi. peçeteyi neredeyse dolmak üzere olan çöpe atıp ocaktaki dolmanın altını kıstı. çocuklar neredeyse gelirdi. -
7.
0mahmut çocuklarını çok severdi. victoria öldükten sonra onlarla uzun bir süre ilgilenemediği için kendisini hiç affetmedi. bu yüzden böreğe ve ince bileklere bu kadar düşkündü, bu yüzden çayına hiç şeker atmazdı. victoria şekeri çok severdi.
-
8.
0Reserved
-
9.
0reserved
-
10.
0james elindeki kanın damladığı bıçağa baktı. gülümsedi. ruhunun derinliklerinden gelen ilahiye kulak verdi. ay doğuyordu üzerine, veda tepelerinden. tinki vinki, dipsi, lale ve hazreti po sesleniyordu teletabilerden. tabi dedi, tabii ki gelirim.
-
11.
0nuriye açlıktan ölmek üzere olan çocuklarını besledi. victoria'nın zamanında yapamadığını yapıyordu, gururdan ensesinden parlak bir ter aşağılara süzüldü. gıdıklandı.
ali annesine sorgulayan gözlerle bakıyor, bir yandan büyükçe bir dolmayı ağzına sıkıştırmaya çalışıyordu. mahmut gördü. oğlunun bu hareketinden hoşlanmayınca kafasına vurdu. avucuynan. avucu acıdı. -
12.
0manisa terk.
-
13.
0hilal hiç olmadığı kadar güzel hissediyordu bugün. okulda en arka sıradaki çocukların ona bakarak kendileriyle oynamasından hoşlanıyordu. nihayet bunu kendine itiraf etmişti. hem james de victoria için aynısını yapmamış mıydı zamanında? oxford'ın koridorlarında mahmut'la beraber takip etmemişler miydi onu?
-
14.
0ne tür manyaklar var aq
-
15.
0james namazını huşu içinde kılmış tesbih çekiyordu. victoria'nın boğazından çıkan hırıltıları tekrar duyar gibi olsa da bunun pgibolojik bir durum olduğunu bilecek kadar eğitimliydi. eğitimli kıçını yeşil seccadeden kaldırıp deri koltuğa koydu. ibadetin verdiği hazzı yaşayıp öyle çıkacaktı dışarı.
-
16.
0mahmut nuriye'ye seslendi. eteğini sağ baldırının üzerinde toplayan kadın bir japon kadını seriliğinde salona koştu. ntv spor izliyordu mahmut. ntv spor izlerdi hep. ntv spor mahmut'la ntv spor'du. nuriye gülümsedi. 'ne var bey?' titriyordu.
'geç kız şuraya, yüzünü göreyim.' eliyle bacaklarının arasındaki pitonu düzeltti mahmut.
mahmut'un pitonunu victoria iyi bilirdi. rahmetli. -
17.
0ali odasına geçmiş amerikan pastası isimli gençlik filmini 76. kez izliyordu. ne zaman babasından dayak yese amerikan pastası izlerdi. amerikan pastası ali'yle amerikan pastasıydı. eliyle bacaklarının arasındaki solucanı düzeltti.
ali'nin solucanını kimse bilmezdi. bir gün bileceklerdi. inşaallah. -
18.
+1şu üsluba bak ya ne kadar tatlı senin ağzını yüzünü giberim ben yaaa
-
19.
0reserveed
-
20.
0james iyice sarhoş olmuştu. göz kapaklarının üzerine victoria'nın cansız bedeni düşmüştü.
kırmızı elbiseli victoria. ne de güzeldi bacakları. uzar da uzardı. insan bakmaktan yorulurdu. james de bakmazdı hiç. bunu düşündü. neden bakmıyordu ki o bacaklara, o incecik ayak bileklerine? mahmut kesin bakıyordur diye düşündü. mahmut bakıyordu. ntv spor'a baktığı kadar bakardı bacaklara. lazer epilasyonlu severdi özellikle. ah mahmut.