-
1.
0o zamana kadar dini neydi? hangi kurallara göre yaşıyodu?
-
2.
0uppp şakirt aranıyor
-
3.
0bilgili şakirt aranıyor
-
4.
0şakirt falan değilim de. e be yarram ben peygamber miyim. boy abdestı almayı biliyoruz sonuçta amk.
-
5.
0@4 mehdi
-
6.
0evet islam dinine göre cenabet geziyordu.
ilk soruna gelirsek de adam devamlı bir arayış içindeydi putların bi gib olmadığını ,n farkındaydı
hz.ibrahim' in tek tanrılı inancını benmsemişti -
7.
0@4 yarram onun ilettiği kitap ve onun söylediklerinden öğrendik abdest almayı
-
8.
0şakirt mod on.
hanefi diniydi kardeşim. hz. ibrahimden gelen bir din.
şakirt mod off. -
9.
0panpa tek tanrı inancı varmış onda putlara tapanlara beyinsiz gözüyle bakıyomuş.Bu kadar biliyorum.
-
10.
0@7 panpa şakirt değilim diye bahsettim. pek bi şey bildiğim yokmuş gördün.
-
11.
0vay dıbına koyim putlara inanmak mallık geliyor adamlara kıçlarından tanrı uyduruyorlar
-
12.
0peygamberimiz (asv)'e i̇slamiyet gelmeden önce, hz. i̇brahim (as)’in hanif dinine göre bir hayat sürüyordu. ancak bu ibadetin nasıl ve ne şekilde olduğuna dair fazla bir bilgiye sahip değiliz. (1)
bununla beraber, hayatı boyunca hiçbir zaman putlara tapmaması, daima bir olan allah’a inanıp ona yalvarması, belli günlerde hira dağına çıkıp tefekkür ve zikir ibadetinde bulunması, bu yansımanın birer örneğidir. (2)
hazret-i i̇brahim aleyhisselâmın, arabistan’da çok perdeler altında cereyan eden hanif dininden geriye kalanlar vardı. peygamber efendimiz (asv) bunlarla amel ediyordu. ancak bunu yapmaya mecbur ve mükellef değildi. kendi ihtiyarıyla farz olmaksızın ibadet ederdi. (3)
özetle söylemek gerekirse: peygamberimiz ( a.s.m ) i̇slamiyet'ten evvel, yine hak dinin vecibelerini yaşıyan muvahhid ve abid bir insandı. hz. i̇brahim ( a.s. )’in dininin devamcısı idi. fakat mecburiyet altında değil, iradesi ile ibadet ederlerdi. bunda bütün tarih ve siyer kaynakları müttefiktir. devamlı olarak hira mağarasına çekilir, ibadet eder, dua ederlerdi. hatta ilk vahiyde böyle bir ibadet zamanında gelmişt -
13.
0@11 sen o dönemde yaşasaydın kesin puta tapardın amk evladı seni.
-
14.
0kardesim kur'an inenen kadar din hakkinda hic konustugunu duyan olmamis. rivayetlere göre.
-
15.
0@12 panpa hz.ibrahim'in dininin devamcısı idi diyosun da mecburiyet altında değildi, iradesi ile ibadet ederdi diyosun aynı zamanda. yani o dönemde de allah'ın bir dini varsa nasıl mecburiyet altında olmuyor.
-
16.
0@15 bilmiyorum panpa ama islamiyet gelmeden önce hanif dinindeydi hz.ibrahim'in bu dindede oruç namaz şükür vardı
-
17.
0lan eksileyen şakirtler ananızı giberim amk huur evlatları binler ancak şakirtlik yapın yobazlık yapın aman bi tak öğrenmeyin .bişey merak ettik sorduk neyini eksiliyosunuz bin kuruları
-
18.
0ayrıca @12 ye bişeylerde ben ekliyim allah için önemli olan niyettir onun varlığına ve birliğine güvenmek ve yalnızca ona ibadet etmektir önemli olan bir kişiye tebliğ ulaşıncaya kadar onun ne şekilde ibadet edildiğinin bir önemi yoktur bunu da şu olaydan anlayabiliyoruz ;Tümünü Göster
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yanlız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıpta çobanın duasını duyunca şaşırdı.
Çoban Rab'ine şöyle yalvarıyordu:
• ** Kurban olduğumAllah 'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldirAllah 'ım, kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.
Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
Çoban Duasına devam ediyordu:
• ** Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım.
Duydukları karşısında hz. Musa öfekeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanbın duasını:
Hz. Musa:
--- Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!
Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmiyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti.
Hz. Musa o gece bir ses işitti, seselenen Rab idi:
• ** ". Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelemlere bakacak olsak yeryüyünde insan kalmazdı!
Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki"
Musa hatasını anlatı ertesi gün çobanın yanına gitti çoban duaya durmuştu yine, Ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmiyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dediki:
" Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et.Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir. -
19.
0hayatını aç oku anlarsın.
-
20.
0biraz okumasını öğren sonra gel buraya yaz