-
51.
+5En kısa zamanda büroya geldiler kendi planımı açıklamadan önce neler öğrendiklerini sordum. Önce Bengi başladı diğer adamların iş birliği yaptığını öğrendi birçok seminere beraber çıkmışlar ama kendisi hep biraz arka planda olmuş, kendiside birkaç taciz olayına karışmış ancak olay hiç yargıya gitmeden kapatılmış sadece eski birkaç dergi ve gazetede yayınlanmış onlarda iflas etmişti. Aynı şekilde Fransa'daki kız olayındada adı geçmiş yine hiç yargıya çıkmadan sıyrılmıştı, Cemile döndüğümde başını iki yana salladı adamı hiç gören duyan olamamış ancak diğer ihtiyar ile aynı günde sınırı geçmişler şuan elimizdekiler sadece bunlardı..
Hiç uzamatmadan konuya girdim zaten kendileride farkındaydı ki olay sınırları aşıyordu çok garipsemediler, önce kızın yakınları ile fransada görüşeceğimi anlattım ondan sonra direk Çine geçip taş satıcıları hakkında bilgi alacaktım. ingilizce konusunda hiçbir sıkıntım yoktu bu yönden Çinde zorluk çekeceğimi düşünmedim çünkü ingilizce bilen sayısı çoktu, çat pat rusça dışında çok az fransızca biliyordum.
Birkaç tavsiye ve vedalaşır gibi konuşmadan sonra dağıldık direk amirin odasına geçtim, izin istediğimi söyleyince şaşırdı tamda soruşturma ortasında, olayla ben gelene kadar çocuklar ilgilenir biraz kafamı toparlamam gerek diye geçiştirdim çok uzatmadan kabul etti 1 haftam vardı cumartesi pazar ile 9 gün neredeyse birkaç gerekli şeyide toplamadan önce yarın için uçak bileti almaya gittim.
Bankada bir miktar birikmiş param vardı tek yaşadığım için geçim sıkıntısı çekmiyorum hep bir kenara atıyordum en azından bir işe yarayacaktı, eve gidip bileti internet üzerinden aldım yarın saat 13.30 da uçak kalacaktı. -
52.
+9Vay anasını varmı lan okuyan
-
53.
+5Yanıma laptopumuda koydum çantasıyla herşeyi hazırladım silah çantasının iç kamuflesini ayarladım, gece evi araştırmaya gideceğimden silahı sökmedim yanıma yeteri kadar mermi alıp, yine özel alaşım kaplı 9mm kurşunları ve birkaç silah ekipmanın çantaya dizdim. Bankadan çektiğim parayı diğer çantama doldurdum maymuncuk kitinide özenle yerleştirdim. Yanımdan hiç ayırmadığım Avatar 3 bıçağımı bugün lazım olmaz diye düşünüp silah kutusu köşesine yerleştirdim. Şimdilik herşeyim hazırdı akşam olmasını bekleyecektim aslında iznim çoktan başlamış sayılırdı ama yinede günü büroda geçirecektim.
-
54.
+6Akşama kadar büroda eski dosyaları okumakla geçirdim göze çarpan farklı birşey yoktu, herhangi bilgi vermek için arayanda saat 7 ye geliyordu büromuda biraz toplardıktan sonra odamı kitleyi çıkıyordum ki bizim elemanları gördüm, büyük ihtimalle Namıkğada haber vermiş olacaklar ki oda gelmişti iyi yolculuklar dilemek için gelmişlerdi hepsiyle kısaca vedalaştıktan sonra sıra Bengiye geldi gülümseyerek fransızca bir sözlük uzattı ihtiyacın olabilir dedi,ona sarılamadım biraz ter basmıştı teşekkür etmekle kaldım.Tümünü Göster
Arabayı eve sürdüm ilk önce evin yerine baktım bunca zaman niye bakmadığımı düşündüm ama zaten havanın biraz daha kararmasını bekleyecektim diğer adamın evini bulmak biraz zor oldu ortalama 1 -1,5 saat geçti. Evi kendim bulamadım işbaşı bitmiş olsada eski arkadaşlarımdan birini arayıp isim verdim razı üfleyip püflesede yarım saat sonra arayacağını söyleyip kapatmıştı ama dediği gibi yarım saat sonra arayıp adresi bıraktı, tamam diyip kapatıyordum birşey değil dedi, teşekkür edip öyle kapadım.
Yanıma tüm maymuncuk kitini almadım zaten çantaya koymuştum çıkarmakta istemedim işine yarayacağını düşündüğüm birkaç malzeme aldım.
Adres çok yakın değildi 2 saate yakın araba kullandım ormanlık yoldan eve giden bir malikane vardı. Fazla vakit kaybetmedim saat zaten dokuz buçuğu biraz geçiyordu yeterince karanlıktı, arazi tamamen boştu ne park eden araç ne hayvan ne kuş rahatsız edici bir sessizlik vardı, etrafını biraz gezdim içeriside boş gibiydi evin duvarından atlayıp bahçeye geçtim çok fazla zorlanmadan arka kapıyı açıp girdim içerisi çok genişti mutfak olmasına rağmen hemen salona çıktım üst kata çıkan 2 merdiven vardı kısaca alt kata göz gezdirdim ama fazla birşey yok gibi geldi şahsi odası üst kattadır diye düşündüm.
Birkaç odayı aramakla yarım saatim geçmişti işe yarar birşey bulamadım aynı zamanda adamın odasınıda üst kat odalarla doluydu daha fazla vakit kaybetmeden en baştaki odaya gittim kapısı kitliydi, bu oda onundur siye düşünüp birkaç dakikada kapıyı açtım içerisi çok tozlanmamıştı diğer odaların aksine temizdi bile ilk önce çekmecelerden başladım başladım beklenmedik şekilde broşun diğer yanını buldum gözüm arkdaki fotoğrafa takıldı bir an elimdeki broşu fotoğraf ile karşılaştırdım, ondan sonra içten içe kendimi sövdüm yine tak yere gelmiştim broş ya karısının yada bir başka akrabasını aitti bir aile yadigarı gibi birşey boşu boşuna bu kadar yolu geldiğimi düşündüm, sinirden masaya bir tekme attım masanın altından ufak bir kutu düştü.
Tam kutuya bakıyordumki dışarıdan bir araç sesi daha geldi, arabayı gizli bir yere park etmediğim için kendimi tekrar sövmeye başladım, kimdi bu saate buraya gelen? -
-
1.
+3dizi gibi bitiriyorsun bin, meraktan ölüyorum burdayım ben devam et sen
-
1.
-
55.
+4Elimi direk belime attın glocku hazırladım emniyeti açıp sürgüyü çektim kutu çok büyük değildi yerden alıp ceketimin içine koydum hızlı adımlarla ilerlemeye başladım, daha alt kata inmeden kabının açılma sesi geldi göz ucuyla aşağıya baktım 2 tane ortalama 1.90 boylarında yapılı adam vardı diğerleri gibi takım elbise giymemişlerdi bu beni daha çok tedirgin etti.
Diğer girdiğim odaları bir aklımdan geçirdim penceresi olan ilk odaya girdim o sırada alt kattan ayak sesleri gelmeye devam ediyordu, pencere çengelli kilit ile kapatılmıştı yavaşça kaldırdım ancak pencere sıkışmıştı kim bilir en son ne zaman yağlandı, içimden dua ederek yavaşça pencereyi kaldırmaya çalıştım ancak yavaş bir şekilde açılacak gibi değildi biraz zorladım zorlamamla aniden açılıp üst tarafa çarptı ve ses çıkardı, ayak sesleri biraz hızlanıp üst kata yöneldi evin çok yüksek olmaması büyük avantajdı kendimi direk camdan atıp var gücümle arabaya doğru koştum arabaya tam yaklaştığımda arkamdan 3-4 el ateş sesi geldi seri şekilde arabayı çalıştırıp gaza bastım.
Aklımda yüzlerce soru vardı arabada iken bu adamların kim olduğunu düşündüm içlerinden birisinin yüzü tanıdık gelmişti ama nereden, gidip konuştuğum birisi değildi ama o yüzü bir yerde görmüştüm, eve yaklaşmadan arabaya uzak bir yere park ettim üstünü siyah araba örtüsü ile kapatıp koşar adım eve gittim.
Eve girmeden önce temkinli hareket ettim silahım elimde birkaç odayı kontrol ettim sıkıntı yoktu, taki odama geçene kadar.
Yatağın üstünde bir fotoğraf buldum 19. yaşındaki kızın öldürüldüğü evin karşısındaki kafede çekilmiş bir anda aklımada dank etti fotoğrafta ben ve köşede oturan 2 tane 1.90 lık adam daha önce nerede gördüğümü hatırlamış oldum fotoğrafın arkasında takip ediliyorsun yazıyordu. Bir tarafta koruyucu bir meleğim vardı diğer tarafta peşimi bırakmayan şeytanlar. Diğer fotoğrafın yanına birkaç tane daha sıkıştırılmıştı başka yerlerde de peşimden gelmişlerdi, sırt çantamı ve silahımı aldım hemen bir taksi aradım uçağın kalkışna kadarki zamanı havaalanında geçirecektim. -
56.
+6La şurda biz bize 3-4 kişi takılıyoz az dayanın, yarım bırakmak istemiyorum hikayeye Perşembe günü devam edip etmemek arasında kaldım sizinde bir fikrinizi alayım dicem ama perşembe günü saat 2 den sonra gece 12 ye kadar yazabilirim zaten konu çok üslerde değil siz takip etseniz yeterli olmadı perşembe rez alırsınız.
-
-
1.
0Kardes sen seri yaz okuyom ben
-
2.
0Ya yaz işte aq bossun sardi lan zevkli yaz
-
3.
0Proje ödevim var uğraştığım şeye bak neyse mk devam ediyorum arada gidersem çok şey etmeyin.
diğerleri 1 -
1.
-
57.
+7Taksiden inene kadar silahı toplamadım havaalanına girmeden önce glocku parçalarına ayırıp, söktüm hepsini tek tek kutusuna yerleştirip onuda çantama koydum, sorunsuz şekilde içeri girdim internetten aldığım bileti erkenden doğrulatıp çıkartırdım, burası en azından güvenliydi köşede bir yere geçip kapşonumu kafama geçirip uyudum.
Kol saatimin alarmı ile uyandım saat öğlen 12 olmuştu telefonuma baktım ekipten gelen 1-2 mesaj dışında herşey temizdi, biraz aklımı toparlayıp düşündüm bundan sonraki iş tamamen benim üstüme kalıyordu hemde yasa dışı olarak diğerlerinin Türkiyede yapacak pek fazla işi yoktu 5-10 dk oyalandıktan sonra oturup havaalanı içinde yemek yedim ondan sonra bileti doğrulatıp uçağın kalkış saatini bekleyecektim.
Saat 1 gibi biletler kontrol edilip uçağa geçildi tekrar gözlerimi kapatıp uykuya daldım. -
58.
+5Gözlerimi açtığımda uçak inişe geçiyordu bayağı kendimden geçmişti uçak Paris'te inecekti, indikten sonra hemen bir araba kiralayıp Lille şehrine geçecektim oradada bir motel kiralayacaktım. Kısa sürede işlemler bitti hemen çıkıp bir taksiye atladım çat pat ingilizce ile karışık fransızca ile bir oto kiralama yerine zütürmesini istedim 25-30 dakika sonra istediğim yere getirdi parasını verip indim seri adımlarla içeri girdim genel olarak arabalar turistlere kiraladığı içim dört dörtlük ingilizce hatta biraz Türkçe bilende vardı sahte kimliklerden birini bırakıp 1 haftalığına arabaya kiraladım. 2014 model bir jeep kiraladım benim için idealdi çok fazla bagajım yoktu ama bu arabalar her zaman hoşuma giderdi.
Çok geçmeden arabaya bir kenara çekip çantamdan silahımı ve bıçağımı çıkarıp yerleştirdim silahı birleştirip belime bıçağıda kılıfına yerleştirip sağ ayak bileğimin üstüne koydum şuan için herşey normaldi ama birşey unutmuş gibi hissettim, kafama sonradan dank etti kutu hala ceketimdeydi bunca olandan sonra ve uykusuzluk üzerine aklımdan çıkıp gitmişti, içindekiler her neyse havalimanında sorun çıkarmamıştı, hemen kutuyu çıkarıp açtık içinde plastik broşlar vardı yine söve söve arabayı çalıştırdım broşlara çok anlam yüklemedim zaten hepsi eski gibiydi arkaya atıp yola devam ettim.
Saatler sonra istediğim şehre geldim bir elimde kızın annesinin yaşadığı yerin adresi vardı babası ölmüştü adrese fazla uzak olmayan bir yerde motel kiralayıp hemen yerleştim birkaç basın kartı, gazeteci kimliği gösterip bir hafta kalacağımı söyledim biraz el kol hareketleri biraz ingilizce ile anlaşıp parayı peşin verdim.
Bugün son kez dinlenecektim laptoptan birkaç araştırma ile devam edip adresi teyit edecektim, aşağı inip motele ait internetin şifresini istedim 15 euro bırakıp aldım kafamı yaslayıp tekrar herşeyi gözden geçirdim. -
59.
+5Tüm bilgileri doğruladıktan sonra annesine aramaya koyuldum. Yazılan adrese gps yardımı ile ulaştım, toplu eski bir apartmandı numaraya bakıp kapının önünde kadar geldim birkaç kere zile basıp kapıyı vurdum, kimse açmadı 4-5 dk sonra yandan yaşlı bir kadın çıkıp fransızca birkaç şey söyledi, ingilizce birkaç şey söyleyip kadının ismini tekrarladım bir 5 dakikada anlamsız diyaloglar ile geçti en sonunda kadın bekleme söyleyen bir işaret yaptı bir dakika sonra elime bir kağıt sıkıştırdı, akıl hastanesinin adresiydi teşekkür edip apartmandan ayrıldım.
Akıl hastanesine gitmek işimi sıkıntıya soktuk gazeteci kimliğinin işe yaraması umuduyla 20 dakika sonra hastane bölümüne geldim içeri girer girmez girişteki kadına gazeteci kimliğini gösterip, akıl hastaları ile röportaj yaptığımı Türkiyede salladığım bir dergide yayınlancağını söyledim, Benginin verdiği sözlük işe yaradı neyseki azıcıkta ingilizce biliyordu, tercüman olarak birini vermek istedi kabul etmedim özel gibi olacak bir arkadaş gibi muhabbet edeceğim gibisinden birkaç insani şey zırvaladım beni bir hasta bakıcı aracılığı ile dinlenme odalarına soktu.
Çok normal bir şekilde ziyaretçi gibi aradığım kişiyi sordum bir el işareti ile gösterdi biraz boş boş dolanıp birşeyler not alıyor gibi yaptıktan sonra yanına gidip ismi ile hitap ettim, boş gözler ile bana baktı. -
60.
+3Yapabilirsem akşama yazıcam bıraktım sanmayın amk deli gibi ödevim var yarını ve bu akşamı sağ atlatırsam direk bitiririm.
-
-
1.
0devam panpa
-
1.
-
61.
+4Olum şu perşembeye kadar sabredin bunu bitirip başka hikaye yazıcam diğerini de 2 günde bitirecem, kodumun ödevi bitmiyor insafsızlar hayvan gibi veriyolar amk gavur amı dağıtıyorlar sanki. Başlıkta kaybolup gitti mk
-
-
1.
0rez rez
-
1.
-
62.
+6Büyük ihtimalle verilen haplardan kafası biraz uyuşuktu, hemen konuya girmedim daha doğrusu girmek istedim ancak nasıl bir tepki alacağımı bilmiyordum buda beni tedirgin etti, birkaç basit sorular sordum, buradan memnun olup olmadığını vs az çok muhabette başlayınca çocuğu olup olmadığını sordum bir tane var dedi aslında o ufak yaşta öldüğü için nasıl gireceğimi pek bilemedim ama nerede olduğunu sordum, bazen gelir bazen gider dedi, ingilizce konuşmak ona oyunmuş gibi geliyordu biraz bu yönden çat pat konuşsada utanıp durmuyordu, kızı hakkında birkaç soru daha sordum ama sanki hala yaşıyormuş gibi konuşuyordu, fazla üstelemedim.
Tam kalkarken 24-25 yaşlarında genç bir bayan gülümseyerek yanıma geldi direk Türkçe konuşunca şaşırdım yanına oturdu, ortalama 1.71-72 boylarında kumral saçlı bir kızdı altına beyaz dar pantolon üstüne hırka benzeri birşey giymişti, dişleri bembeyazdı adı Melisa imiş telaffuz ederken s yi bastırarak söyledi burada bu şekilde kullanıyormuş. Ben hem Türkçe konuşmasına hemde yüzüne bakarak bayağı afallamıştım ama o hiç gülümsenesini bozmadı, çok narin bir yüzü vardı gözleri ne kahverengi nede elaydı bal rengi gibiydi çok açık ve ışık ışıl.
Adını söyleyip elini uzattı birkaç saniye durduktan sonra elini fark ettim hemen sıktım, ben hala şaşkın iken konuşmamdan Türk aksanımın olduğunu anlamış kısa bir muhabett ettik kendisinin anne tarafsız fransız baba tarafı Türk imiş ikisinide kaybetmiş ama burada yaşıyormuş boş zamanlarında hep gönüllü olarak böyle kuruluşlara yardım edermiş. Kendisi yanındaki hasta ile daha çok ilgilenirmiş kızını kaybettiği için, bende bilebilir diye düşünerek kendisine birkaç soru sormak istedim oda beni bir kahve içmeye davet etti. -
63.
+3Yazıyorum gençler burdamısınız bir ses edin bakiyim birileri varsa devam edeyim.
-
64.
+5Beni hastane bahçesinin karşısında ufak bir yere zütürdü, yol boyunca hep gülümsedi buda az çok benide tebessüm ettirmişti, kendisi küçüklüğümden beri burada yaşıyormuş üniversitesini bitirmiş iyi bir gazetede editör olarak çalışıyormuş, sahte gazeteci kimliği kullanmam beni burada biraz gerdi ama neyseki mesleğim ile ilgili fazla soru yöneltmedi, kız hakkında birkaç soru daha sordum sahip olduğum tüm bilgileri biliyordu, banada birkaç kaldığım yer bölge ile soru sordu oraları hakkındada birkaç öneride bulunmuştu, kız hakkında çok farklı birşey öğrenemesemde bu yaptığım muhabett beni mutlu etmişti, ayrılmadan önce telefon numarasını bıraktı birşey sormak istediğimde arayabileceğimi söyledi yada istediğim zaman, teşekkür edip ayrıldım.
Motele dönmeden önce kızın mezarına gitmek istedim, bir sebebi yoktu belki düşünmek için aklıma birşeyler gelir diye düşündüm. Türkiye'deki edindiğim gazete arşivinin önemli yerleri not etmek dışında birkaç sayfanın fotoğrafını çekmiştim, mezar ile ilgili birkaç haber vardı ayrıntılı bakınca adresi buldum, gps e girdim ortalama 1 saatlik yol vardı sigara yaktım, ağzıma bir hap atıp düşünerek yola devam ettim, aklımın bir ucunda hep Melisa vardı daha doğrusu Melissa burada öyle kullanıyordu çok sıcakkanlı biriydi, mezarlığa varmıştım. -
65.
+4Mezarlığa girerken bekçiyle yarım yamalak fransızca ile konuştum küçük kızın adını söyleyince biraz rahatsız oldu ama yerini tarif edip yerine oturdu. 2-3 dakikada kızın mezarını buldum kendisi gibi ufacıktı...
Ortalama 20-25 dakika kaldımki arkamda biraz uzakta birkaç ayak sesi duydum, her ihtimale karşı silahımı bacaklarımın arasına alıp emniyeti açtım. Birkaç saniye sonra kafamda bir namlu hissettim, namlunun dokunmasıyla kolumu geri atıp namluyu yere doğru çevirdim hemen kalkıp adamın sol dizine bir tekme attım, diz çöktü elimdeki silahı kafasına dayadım, bunlar birkaç saniye içinde olmuştuki hemen farkettim yerdeki adam bekçiydi, elinde eski bir tüfek vardı elinden alıp bir el havaya ateş ettikten sonra mermileri çıkarıp geri verdim ensesinden kaldırıp daha tenha yere zütürüp kovuşturmaya başladm.
Fazla kaba kuvvet kullanmak istemedim adam yaşlıyıdı fazla uzatmadım sadece konuş dedi, ortalama yarım saat işkence gibi fransızca yı tercüme etmekle geçti ama elime çok daha önemli bilgiler geçti hemde pahabiçilemez, kız ölmemişti.. -
66.
+3Bekçiye mermileri geri verip, beni hiç görmediğini bunların hiç yaşanmadığını söyledim başıyla onayladı, olayı araştırdığımı vs söyleyip polise gitmemesi için yeterli güveni verdim.Öğrendiğime göre kızı gömmek için geldiklerinde sandık boşmuş,bir kadın yada uzaktan gördüğü birisi tabuta birkaç çuval koymuş bundan sonra, takım elbiseli adamlar ve bir rahip gibi birisi vardı gelen büyük ihtimalle ölen rahibti, utanmadan mezarına gelmişti. Adam kimseye birşey söylememiş o zaman geçmiş vs zırvalıklar.
Kız muhakkak tedavi görmüştü ama nerede arşivleri biraz daha kurcaladım kaldırıldığı hastanede yazıyordu. -
67.
+4Gps e hızlıca adresi girdim bir sigara daha yakıp yola çıktık ortalama 2 saatlik yol vardı, gazeteci kimliğinin iş görmesi umuduyla sürdüm. Hastaneye gelmiştim hemen girişe gidip gazeteci zırvalıkları vs anlattım arşiv sorumlusuna zütürdü aslında bilgi vermeleri yasaktı vermelerinide umuyordum zütüren kişide kendisi bilmediği için zütürüyordu. Arşiv görevlisi biraz beni süzdü muhtemelen 35 li yaşlarda ama çok daha erken yıpranmış biriydi, yine aynı şeyleri anlattım aslında ne için geldiğimi görevli söylemişti yani yasak olduğunu bile bile dinledi sonrada birkaç gizlilik kuralını saydı, yanında euro taşımam avantajdı buradan Çine gideceğim için her yerde geçerli olan para birimini hiç bozdurmamıştım.
Gazeteci kartı altına 50 euro koydum o şekilde uzattım, kartı geri uzattı biraz burun kıvırdı içimden söverek altına 50 euro daha koyup uzattı, buruşuk yüzüyle gülümsedi anahtarı uzatıp 1 saat zaman verdiğini söyledi, anlamadığımı düşünüp el kol hareketi ile 1 saati anlatmaya çalıştığı anladığımı söyleyip girdim.
Arşiv tabiki fransızcaydı her ne kadar rahatsız edici olsada ama arşivde ad soyad giriş tarihi gibi kısa şeyler yazdığı işin pek ihtiyacım yoktu raporları okumakta sıkıntı çekebilirdim büyük ihtimalle, yavaş yavaş 1989 u buldum tek tek isimlere baktım kızın adını bulmuştum ancak yanında sadece giriş tarihi yazıyordu yani taburcu olduğu gün yazmıyordu. iş raporlara düştü diyerek diğer arşivleri aramaya başladım önce tarih sonra isim sıralaması, kızın adı yoktu çok şaşırmamıştım. Genellikle bu tür olaylarda aileler çocukları rencide olmaması için olabildiğince gizli hallederlerdi işlerini, isim değişiklikleri, taşınmalar gibi gibi, çok bir bilgi bulamadım ama bir sonucu kesinleştirmiş olmuştuk kız hayattaydı. -
68.
+5Burada yapacak şeylerim olup olmadığını düşündüm arşivlerde doktorun ismini bulamadım, neyseki gazetede köşede kız ile ilgilenen doktor yazıyordu, öldüğü açıklamasını yapanda oydu. Adresini nereden bulabileceğimi düşündüm aklıma Melissa gelmişti saat biraz geç olmasına rağmen birkaç kez çaldıktan sonra telefonu açtı alo demesinden telefon arkasında dahi gülümsediğini düşündüm, biraz merhabalaştıktan sonra doktoru sordum direk biraz sessizlik olmuştu hala aynı soruşturmayımı yürütüyorsun diye sordu biraz afalladıktan sonra bir kahkaha patlattı biz kendi aramızda araştırmacı gazetecilere böyle deriz niye bu kadar kem küm ettiğimi sordu histerik bir gülme sesinden sonra başka birşeye takıldığımı söyleyip geçiştirdim, böyle basit terimleri bilmem gerektiğimi düşündüm ama olan olmuştu üstelemedim.Tümünü Göster
Bana bir adres bıraktı kendi gazete bürolarının adresi idi 15 dk sonra orada olacağını söyledi, kendiside arşivlere bakacaktı. Geldiğimde çoktan oradaydı, üstüne uzun bir palto giymişti, altına kot pantolon çok hafif topuklu spor tarzı siyah ayakkabıları vardı hala gülümsüyordu. Umarım çok bekletmedim diyerek lafa girdim yeni geldiğini söyleyip büroya açtı, arşiv odasına kadar muhabet ettik, normalde gazeteciler böyle bilgileri bulundurmazdı ama bazı gazete büroları özel röportaj yapıp kimle nerede yaptıkları gibi bilgileri kaybederlerdi, kahve isteyip istemediğimi sordum bir bardağın fena olmayacağını düşündüm 1980 üstü röportajların yerini eliyle gösterip kahve koymaya gitmişti, hızlıca tarihlere bakıp aradığım yeri buldum o sırada kahveleri getirmişti. Hala yüzünde hiçbir makyaj yoktu hafif uzunca yüzü vardı tamamen pürüzsüz, biraz laflayarak armaya devam ettim, röportajı benden önce bulmuştu oturup okuduktan sonra bilgi kısmında adresi buldum tam toplarken fotoğrafını çekmek aklıma geldi yukarı doğru uzanmış tam yerine koyuyordu, söyledim zaman pozisyonunu hiç bozmadan kağıdı bana doğru çevirip belinin yanında tuttu hemen fotoğrafını çektim beli biraz açılmıştı ince ve narindi tıpkı yüzü gibi, kağıdı yerine koydu, gülümseyerek yine bana döndü, sanırım elimden gelebilecek bu kadar bundan başına tek başınasınız sayın dedektif diyerek daha çok sırıttı bembeyaz dişleri yine gözüktü. Tekrar teşekkür ettim yine laflayarak dışarı çıktık, evine kadar bırakmayı teklif ettim yakın olduğunu söylerek teşekkür etti öylece ayrıldık. -
69.
+2Fazla vakit kaybetmek istemedim gps e yine adresi girdim en az 3 saatlik yolum vardı, ölü bir doktor için bu kadar yolu gitmemeyi umarak sürmeye başladım saat gece tam 00 olmuştu hatta geçiyordu ev apartman dairesi gibiydi beni en çok rahatlatan şey zillerde isim yazmasıydı, hala doktorun adının orada olduğunu görünce sevindim zile birkaç kere basıp bekledim 1 dk sonra kapı açıldı evi giriş kattaydı kapının arkasından zinciri çekip kim olduğumu sordu aksanı vardı muhtemelen ingilizce biliyordu, birkaç soru için olduğunu söyledim biraz kızıdıktan sonra bu saate yanıtlamayacını birdaha gelmememi söyledi kapıyı tam kapatırken ayağımı arasına sokup silahı burnuna doğru tuttum, hususi olduğunu söyledim kızın isminide verince kafasını aşağı yukarı salladı ayağımı çektim kapıyı kapatıp sürgüyü çekti tekrar açtı, içeri girdim silahı tekrar yerine koydum direk soruları sormaya başladım.
Biraz geç geldiğimi söyledi, bunca zaman hep birinin gelip soracağını beklemiş doktor emekli idi 60 lı yaşları çoktan geçmişti anlatmaya başlamasını istedim oda başladı ;o zamanlar yani genç iken ufak kız çocuğu gelmiş perişan halde, daha önce böyle olay görmediği için şok olmuş ama kız için elinden geleni yapmaya söz vermiş, o zamanlar amerikadan yeni gelmiş ve iyi bir maaşla yarı özel hastanede işe başlamış, operasyon çok zorlu olmuş kız 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra kimsenin ümidi kalmamasını rağmen gözlerini açmış, tüm masrafları bizzat kendisi karşılamış ancak ailesi perişan imiş aynı zamanda kızlarını böyle durumda tutmak istemiyormuş bundan 3-4 gün sonra kızı kaçırmışlar, bu olaydan sonra cebinde adres kağıdı bulup bize ancak siz yardım edebilirsiniz demiş yazan adrese gitmiş bir orman evi gibi her gece oraya gidip kızı tedavi etmiş, gittiği zaman kıza tıp ile ilgili şeyler anlatır öğretirmiş, laboratuvardan deney malzemeleri öğretici bazı eşyalar getirirmiş, bir gün gittiğinde evde teşekkür notu ve gülümseyen bir kız fotoğrafı ile karşılaşmış kız ve annesi gitmiş. Fotoğrafı hemen çekmecede çıkardı hep saklamış eski bir fotoğraf ama yatakta gülümseyen bir kız vardı. Muhabbeti fazla uzatmadan çıktım. -
70.
+4Arabaya atladım ard arda sigaralar yaktım motelin yolunu tuttum nerdeyse tüm şehri dolaşmıştım, 3-3 buçuk saatlik yoldan sonra motele geldim, girişteki adamın tedirgin ve rahatsız edici bakışları arasında odama doğru yol aldım, kapıya kilidi tam sokarken kilidin hafif gevşemiş olduğunu farkettim aynı anda kapının kilit noktasının kenarında ufak çizik izi gördüm törpü gibi. Şahsen ilgilendiğim bir alanda kapı açmak bazen olaylara takıldığımda saatlerce bir kilit alıp açmakla uğraşırdım onun dışında işim gereği bazı şeyleri ayırt ve dikkat edebilirdim. Sessizce silahın emniyetini açtım, bileğindeki bıçağın kılıfını gevşettim, kapıyı yavaşça açtım ışık düğmesinin kapının hemen yanında olması avantajdı içeri girip ışığı açtım yavaş adımlarla ilerledim şuan için herşey iyi gibiydi derken arkamdan kapı inleyip açıldı 1.90 lık adam tam ksrşımdaydı bir anda arkamı dönüp silahı doğrulttuğum gibi arkamdan parke sesi duydum kendimi geri çekmem ile demir sopa kollarıma indi, silah elimden fırlayıp gitti, adam hiç durmadan sopayı kaldırıp üstüme savurdu 3. savuruşuda bileğine attığım tekme ile sopa elinden fırladı ve lamba kırıldı, içerisi zifiri karanlıktı hemen silahın düştüğü yeri az çok tahmin ile koştum koşarken adamların birine çarptım, artık ne konumumu biliyordum nede onların nerede olduğunu çarpmamala dev adam sarsıldı beni tam kavramaya çalışırken önce ayağına vurduğum tekme sonra suratına attığım dirsek ile inledi adamı bir yere itip odanın bir köşesine çekildim, adamın yere düşmesi ve düşerken dolaba tutunması büyük ses çıkardı bunu avantaj bilip emekler adımlarla ilerledim, banyonun kapısını bulmuştum sanırım. Yavaşça aramadım kapıdan içeri girerken dönüp baktığımda bir çift lazer gördüm arkasından hemen kapattılar büyük ihtimalle silahları elindeydi.Tümünü Göster
Ayak bileğimden bıçağı çıkardım sessizce ayak seslerini dinledim birkaç el sessiz ateş sesi duydum, susturucuları vardı, arkasından bir kapı sesi. Biraz düşündükten sonra banyodaki pencere aklıma geldi ufak ve dar 3 dk oyalandıktan sonra pencereyi buldum hafifçe araladım bu arada ses çıkamamsı için dua ediyordum pencereyi açtığım gibi elimi dışarı atmamla cam kırıldı ateş sesi geldi küfrederek geri çekildim, çok ses çıkmıştı.
Çıkan sesle ayak sesleri banyoya yaklaştı kapının sol tarafına saklanıp beklemeye başladım, ayak sesleri yaklaştı ilk hamleyi benim yapmam gerkti.
başlık yok! burası bom boş!