-
76.
+8beyler zamandan şikayetçi olduğunuz için daha kısa daha seri partlar atmaya karar verdim umarım sarar böylesi de iyi okumalar
-
77.
+8Egeyle birlikte okula gittik. Okulda bi gib yoktu, ne olacaktı zaten orda. Biraz okulda takıldık. Çıkışta da bi markete falan uğrayıp egenin evine geçtik. Gece için zula yapmıştık. Lise günlerinde gibi hissetmiştik kendimizi. Ben ona kalmaya giderdim , o bana gelirdi.
Her zamab yemeklerimi beğenmiştir. Çok büyük şeyler değildi, bir iki kızartma yaptım sadece ama onu egeyle yemesi ayrı tatlıydı. O da yemekten sonra çay demlerdi. Egenin çayı dedin mi orda duracaksın işte. Güzel yapardı şimdi.
B: olum buket çok kafamı karıştırdı ya
E: nasıl yani kanka
B: ne bileyim hemen eylülün üstüne gelmesi falan...
E: kanka nasip kısmet işi hem böyle şeyleri denemeden bilemezsin
B: lan bi dur be eylül gideli ne kadar oldu öyle hemen üstüne gül koklayamam ben onun
E: kanka gerçekleri söylüyorum sen bilirsin kızma hemen yav
B: tamam be bişey demedim , çay koysana bana
E: dur getiriyom
O gidince bi telefonuna bakayım dedim. Arkaplanda miray vardı. Geldi, utanır gibi olmuştu.
B: unutamadın dimi
E: nasıl unutayım, kendinden pay biç
B: doğru söyledin, benimki de soru olsa
Bi sessizlik oldu
E: vanic , aklıma çok deli şeyler geliyor
B: heh al işte şimdi taku yedik
E: olum bi dinle da allah allah
B: anlat kanka söyle
E: gel şu tüm her şeyi halledip hayatlarımızın peşinden koşalım ulan
B: oğlum ne diyosun saçmalama aq (kahkaha attım)
E: ciddi söylüyorum ulan , filmlerde olur ya. Herkesi temizleyelim , sonra gibtirolup gidelim buralardan. Okulu boşver geçiş yaparız gittiğimiz yere, zaten burda okulu giblediğimiz yok
Bi an gülmem durmuştu. Egenin bana sunduğu amerikan filmi senaryosu her ne kadar sadece filmlerde de olsa , herkesi halletmek güzel görünüyordu.
Zaten artık birbirimizden başka kaybedecek bişeyimiz de kalmamıştı.
Çayını yudumlarken birden eğildi. Yudumunu yutarken konuştu.
E: bugün okul çıkışı okanı gördüm. onu bi akıllandırmak lazım -
78.
+8Ağlamak istedim. Ağlayamadım. Hiçbir şey yapamadım. Sadece defalarca mesajı okuyordum. Belki doğru söylüyordu, onu bir kez daha görsem belki de bırakamazdık birbirimizi. En uygunu böyleydi belki de. Ama bunlar kendimi kandırmaya çalışmalarımdan birkaç tanesiydi sadece. insan sevdiğini son kez görebilmeliydi. Son kez içine çekebilmeliydi kokusunu. Sadece oturdum, sigara içtim sabaha kadar.
Bi ara mutfağa yönelip yaptığı yemekten yiyecek oldum bi kaşık. Yiyemedim. Kaşığı fırlattım, tekrar balkona geçtim.
Sadece içiyordum, içime çektiğim şey eylülün kokusu değildi bu akşam, LM'nin yoğun dumanıydı.
Öylece balkonda uyuyakalmıştım. Sabah uyandığımda zütüm donuyordu. Ocağın ilk haftası balkonda uyursam olacağı buydu zaten. Hemen içeri geçtim , kaloriferin yanına yumuldum. Battaniyeye sardım kendimi. Burnum akıyordu. Egeyi aradım.
B: alo nasılsın
E: iyiyim kanka iyiyim çıkıyormuşumu bugün şükür sen nabıyosun
B: oğlum eylül gitti
E: nasıl yani kanka nereye gitti
B: anlatırım, ne zaman çıkacaksın
E: öğleden sonra çıkarım heralde
B: sahile gelebilir misin
E: gelirim kanka tamam hadi hayırlısı
B: hadi eyvallah
E: şş kendine dikkat et lan
B: merak etme kanka görüşürüz -
79.
+7Olm eylül neden gittin be valla üzüldüm aq
-
80.
+7Uyuyakalmışım. Uyandım. Öğleden sonra 3 falandı saat. Egeyi bi ziyarete gideyim dedim. Kalktım.
Eylül tuttu.
E: dur aşkım napıyosun bu halde ne ziyareti
B: ya bişeyim yok görmüyo musun 1 saate gelirim zaten
E: ıı ııh hayatta olmaz o zaman ben de gelicem seninle
B: ya sen bana şu patlıcanından yapsana adı neydi
E: ney musakka mı
B: heh evet ondan yapsana sen bana bu akşam çok canım çekti
E: (biraz gülümsedi , utanır gibi olmuştu) yani aşkım yapıyım tamam istediğin musakka olsun.
B: ben gideyim şimdi bişey lazım olursa ararsın alırım gelirken
E: eh iyi tamam canım kendine dikkat et
Öptüm eylülü, evden çıktım. Egeye telefon ettim kanka nabıyon ne durumdasın diye. Aynı şekil yatıyormuş hastanede. Gittim. Konuşmaya başladık.
E: ulan keraneci az kalsın zütü kaybediyordun ahahha
B: olum hiç sorma ya
E: sen şimdi bi anlat bakayım mustafaya girişmeler falan ne ayak
Anlattım. Buketli kısımda biraz endişelenir gibi olmuştu. Sebebini sordum.
E: yok be olum ne olacak bişey olduğu yok sana öyle gelmiş
B: emin misin bi rengin attı kanka buket deyince ?
E: yok ya sadece şey
B: ney aq bişey mi saklıyorsun benden
E: bi keresinde yine akşam işteydim. 2-3 ay oluyor ama. Buket bindi taksiye...
B: ee aq binemez mi çok mu garip bişey ?
E: saat akşam 11 falandı bunun da saç baş dağılmış. Hayırdır dedim ay yok bişey ya hadi sür sür dedi , evine zütürdüm bunu.
B: ee sadede gel ege gibecem şimdi bak
E: yoldayken biraz konuştuk şeyden..
B: neyden aq ?
E: sanırım bunlar cenkle yatmış o akşam, öyle anlattı yani
B: kardeşim, sen mal mısın? Bizene bundan aq
E: biraz da sarhoş gibiydi kanka
B: olamaz mı dıbına koyayım çok garip bişey sanki
E: bide birkaç kez senden bahsetti -
81.
+7Hemen gördüğüm odaya doğru yöneldim. Sinirlenmiştim de. Eğer o mustafaysa elimden sağ kurtulamazdı bu saatten sonra. Gittim. Sağa sola baktım. Birilerine sordum.
Sanırım bilinçaltımın bana oynadığı küçük bir oyundu bu. Mustafa falan yoktu.
Telefonum titredi.
Bilmediğim bi numaradan mesaj gelmişti.
"Mutfağa gel" -
82.
+7Buket aramızda hayatından nefret edecek son insandı. Aslında çok zeki biriydi. insanlarla konuşurken ne söylenmesi gerektiğini iyi bilirdi. Durup dururken verdiği fikirler olsun, ortaya attıkları olsun, düşüncesi önemsenecek bi kızdı aslında. Ama hayatından nefret etmesine bi sebep bulamıyordum. Belki de ailevi sorunları vardı.
B: neden böyle söyledin
Bu: nefret edilesi bir hayatım va.. var (ağlamaya başladı, ama az önceki gibi serin bi ağlamak değildi bu, hüngür hüngür ağlıyordu)
B: hayatını bu kadar nefret edilesi yapan ne
Bu: her şey annemi kaybettikten sonra oldu
Annesini kaybettiğini bilmiyordum. Ben de aynı şeyi yaşadığım için ufaktan bi içim cız etmişti. Devam etti.
Bu: o kadından nefret ediyorum
Bir an anlam veremedim. Neden annesinden nefret edecekti ki?
B: annenden mi ?
Bu: hayır , hülya denen huurdan
B: o kim ?
Bu: üvey annem
Bi gözlerimi kapatıp kendi kendime haa demiştim.
B: peki ondan neden nefret ediyorsun ?
Buket daha şiddetli ağlamaya başladı. Konuşamıyordu, belliydi. Ben artık zamanı geldiğini düşündüm, kolumu omzunun üzerine attım, kendime çektim. Başını omzuma koyup ağlamaya devam etti.
Bu: ben isteyerek yapmadım vanic (her kelimesinden önce hıçkırıyordu) , he , hepsi , hepsini zorla yaptırdı. benim bi suçum yok (nefes vererek ağlamaya devam etti)
Kim kime ne yaptırmıştı anasını satayım ? Buket bizim zengin şımarık tatlı kızımızdı , ne yaptırmışlardı da anlatamayacak kadar içlenmişti ?
B: anlatmak istermis...
Bu: her şey zorlamaydı. Ben bilerek yapmadım. Çok küçüktüm ki zaten, nerden bilebilirdim ki (hala ağlıyordu)
B: ne yaptın buket ne yaptın ?
Bu: onun da oğlunun da allah belasını versin (sesi titremeye başlamıştı. Ağlaması şiddetlenmişti)
Anlamıştım az çok neler olduğunu. Buket hüngür hüngür ağlıyordu, kolum gözyaşlarından sırılsıklam olmuştu. Belki iyi gelir diye , simsiyah saçlarının bittiği yere hafif bir öpücük kondurdum. Daha sıkı sarıldı bana. -
83.
+7Dizlerimin üzerine çöktüm. Bir şey söyleyemiyordum. Nutkum tutulmuştu sanki. Önüme bakıyordum sadece. Ege yanıma koşmuştu. Elini karnıma koymuştu. Etraftan üzerime doğru koşuşan insanları gördüm. En son hatırladığım şey , buketin bana bakarak çığlık atarak ağlamasıydı.
Uyandım. Hastanedeydim. Miray, ege ve buket başımdaydı. Hemen solumda buket, sağımda ege duruyordu. Miray biraz daha uzaktaydı.
E: aha vanic , lan oğlum iyi misin şş
B: noluyor amın...
Bu: allahım şükürler olsun şükürler olsun
E: iyi misin oğlum bi ağrın sızın var mı lan
B: ne oldu öyle dıbına koyayım
E: oldu bitti be oğlum boşver ne olduğunu. bi sıkıntı yok şükür
B: ah karnım (elimi sargılı yere zütürdüm)
E: herkesin başına gelebilir be oğlum. geçti artık problem yok merak etme.
Bu: vanic , iyisin dimi bak bi sorun olmasın söyle hemen bişey istersen
B: yok yok iyiyim, ne zaman gidiyoruz burdan (kalkmaya yeltendim)
E: lan bi dur be bi dur ne acelen var, daha gidemeyiz zaten.
B: ee siz , siz gidin
E: saçmalama be dıbına koyayım bi kere de saçmalama mantıklı bişey söyle
B: ne yapacaksınız burda iyiyim ben siz gidin
Bu: ege isterseniz siz mirayla eve geçin ben burdayım zaten
E: ya yok olmaz öyle şey
B: olum gerç...
E: sus aq olmaz dedik
Biraz yorulmuştum konuşmaktan. Başımı yasladım yastığa. Derin bi nefes aldım.
Tekrar uyandığımda baya bir zaman geçmiş olacak ki ege ve miray uyuyordu. Buket başımda saçlarımla oynuyordu. Uyandığımı görünce o uyandırdı sanıp ellerini çekti. Tuttum, geri koydum ellerini.
Bu: çok korktum biliyor musun
B: bişey yok merak etme
Bu: seni kaybetmeyi düşünmek bile ne demek biliyor musun sen ?
Bişey demedim. Öylece uzanıyordum. Aklıma sürekli bir kız profili gelip gidiyordu. Eylül gibiydi, ama o değildi. Eylülün saçları daha açık renkliydi. Siması eylüle çok benziyordu, ama eylül daha buğday tenliydi. Çok kafa yoramadım, uykuya dalmıştım çoktan. -
84.
+7Hastanede bir süre geçirdim. Ege ve miray bazen eve gidip geliyorlardı. Buket de bir sefer gitmişti. Ama o sabah akşam yanımdaydı.
Buket kulağıma yaklaştı bi ara, yalnız kaldığımız bir zamandı.
Bu: çocuğumuz olmuş olsaydı , bahsettiğimiz gibi ortalıkta dolaşamayacaktı. Şimdi bu halini görüp çok üzülürdü. Babasına düşkün olurdu kesin ya (hıhıhı)
B: ne çocuğumuz mu
Bu: yaa hani bi kere bahsetmiştik ya aşkım, neyse sen yat dinlenmene bak kendini çok yorma
B: yok yok iyiyim ben
Bu:hadi canım hadi
Bi afallamıştım. Birlikte olalı 3-4 hafta kadar oluyordu yanlış hatırlamıyorsam. Çocuk muhabbeti yapmış olmamız çok garip bi durum değildi, sadece ben hatırlayamamıştım öyle birden bire.
Uyudum. Çok derin uyudum. Sanki ölüp dirilmiş gibi uyumuştum. Ne kadar uyuduğumu hatırlamıyorum. Uyandığımda yanımda ege vardı.
E: ne oldu kanka iyi misin
B: iyiyim iyiyim, buket nerde ?
E: ne buket mi , ne bileyim evdedir heralde
B: nasıl ne bileyim lan ?
E: kanka biraz daha dinlen istersen
Bişey demedim. Mal gibi yüzüme bakıyordu.
Gözlerimi kapatmıştım. Uyumaya çalışıyordum tekrar. Ama aklıma takılmıştı. Öyle dönüyordum sağa sola. Kendimi bir an boşlukta hissettim. Sanki ölü gibiydim. Ne olduğunu anlamamıştım. Böyle saçma sapan şeyler düşünürken uyuyakalmıştım yine.
ince bi sesin kapıdan içeri seslenmesiyle ayıldım, gözlerimi açmamıştım.
Fısıldayarak konuşuyordu.
"şşt ege, uyandı mı ?" -
85.
+7Sabah omzumdan tutup dürterek uyandırmıştı beni buket.
Bu: vaniiic , vanic , hadi kalk kahvaltı hazır
Hemen irkildim, başka bi yerde uyuduğumda hep irkilerek uyanırdım.
B:(gerinerek) saat kaç ya
Bu: 10 buçuk hadi kalk
B: tamam geliyorum
Elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Çok güzel bi kahvaltı masası vardı. Şaşırmıştım doğrusu , ondan bu kadarını beklemiyordum.
Bu: ne oldu öyle bi kaldın hehehe
B: şaşırdım yani biraz
Bu: hadi hadi otur soğumasınlar
Kahvaltı ederken muhabbet arasında söyledim :
B: sana karşı mahçub oldum şimdi ya
Bu: ya saçmalama be olur mu hiç öyle şey
B: ya bi sürü zahmete girdin
Bu: hayır hayııır hiç öyle düşünme canım sıkılıyor zaten akşamları yalnızken bana da arkadaş oldun hem
B: ya sanki bişey mi yaptım , geldim yattım manda gibi
Bu: aa bak orda haksızsın işte, senin yatman bile benim içimi bi hoş etti, güvende hissettim hem
B: evinde ilk deda bi erkek kalmıyor heralde
Bu: şey bi kere de okan kalmıştı
B: anladım
Kahvaltı ettikten sonra üstümü giyinmeye başladım. Buket pek beni salma taraftarı değildi ama giyinip çıktım.
Bu: istediğin zaman gelebilirsin vanic kendi evinmiş gibi düşün
B: teşekkür ederim bişeye ihtiyacın olursa ararsın
Bu: hıhı
Egeyi aradım. Bu akşamı da ege'de geçirecektim. Ama önce bi okula uğramamız lazımdı. -
86.
+7Bi an düşüncelere daldım. Ne yapıyorduk ulan biz ? yaptığımız iş miydi şimdi ? züt kadar kafmaızla ne yapmaya çalışıyorduk ki biz ? Çok değişik şeyler yaşamıştım son 1 saat içerisinde ama , yanımda ege varken pek endişelenmiyordum. O bana sahip çıkardı her şekilde.
indik. Ne yapsak diye düşündük. Cebimde eylülün babasının verdiği 900 doların 820'si duruyordu. 80'ini eylül varken bozdurup harcamıştık. para konusu ilk gittiğimiz zaman için problemdi sadece, sonra zaten kazanacaktık. Paramız da vardı. Dert etmiyorduk orasını.
E: nereye gidelim ne yapalım ya
B: ne bileyim oğlum sanki her gün bi yere kaçıyorum aq
E: antalya ?
B: yok ya pek sevmiyorum orayı
E: ankaraya gidelim büyükşehir sonuçta aq ?
B: orası da kalabalık be oğlum
E: e yarramın keli nereye gidecez o zaman
Bi durdum. Sorularıma cevaplar bulamıyordum.Bu beni rahatsız ediyordu. Sonrasını düşünmeden iş yapıyorduk.
B: izmir ?
E: izmir mi o nerden çıktı şimdi aq
B: sen izmirli değil misin dıbına koduğum
E: izmirliyim de 2 yaşına kadar ordaydım sokayım izmire yani
B: gel gel
1 saat sonraki otobüsle izmire bilet aldık. Ne yaptığımız konusunda hala ikimizin de bi fikri yoktu.
Oturduk, bekliyorduk çantalarımızla.
Buket geliyordu karşıdan, koşa koşa geliyordu. Yanımıza gelinceye kadar ayaklandık biz de. Kızgın bi ses tonu vardı.
Bu: ne yapıyosunuz siz ya
B: gidiyoruz
Bu: bu ne rahatlık saçmaladığının farkındasın dimi ?
B: evet farkındayım
Bişey diyemedi. Gözlerini patlatıyordu sadece. Sinirli sinirli sağa sola bakındı.
Bu: iyii madem farkındasın , ben de geliyorum -
87.
+7Miraya ne var ne yok anlattık. Kız çok yorgundu gözlerini zor açık tutuyordu. Saat de muhabbet falan filan derken geç olmuştu. Yatakları falan hazırladık yattık.
Ulan diyordum kendi kendime şu evimin haline bak 3 günde genel eve döndük anasını satayım. Sonra bi gülme geldi. Sarıldım eylüle sımsıkı. Sırtında parmağımı gezdirirken uyuyakalmışım.
Gece bi anda uyandım, tuvaletim gelmişti. Saate baktım 04.34. Tuvalete gireyim diye odamdan çıktım. Baktım ki miray yatağında yok. içerisi de tak gibi soğumuştu. Balkonun kapısı açıktı.
Ben balkona girdiğim anda gördüğüm ilk şey battaniyeye sarılmış oturan mirayın rüzgardan uçuşan saçlarıydı.
Beni farkedince birden irkildi.
B: benim benim korkma
M: hı tamam gel vanic
B: rahatsız etmiyorum dimi ?
M: yok yok gel otur
Oturdum. Öylece önüne bakıyordu. Sessizliği bozdu.
M: neden böyle şeyler oluyor
B: ben de bilmiyorum ki
M: bence senin halin de biraz gülünç (bi kıkırdadı)
B: allah allah nedenmiş
M: şu haline bak hiçbişeyle alakan yok ama herkesle ilgileniyorsun
B: doğru söylüyorsun
Birden bire elini yanağıma koydu ve gözlerime bakıyordu.
M: eylül çok şanslı bi kız -
-
1.
+1Noluyo lan
-
1.
-
88.
+6Beyler söz verdiğim üzre seri seri atıyorum partları görüyorsunuz takipte kalın
-
-
1.
+2Sen adamsın bro devam takipteyiz
-
2.
0Çok sardı hadi seri
-
1.
-
89.
+6Ben olayları kavramaya çalışırken 3 gün daha geçmişti hastanede. Eylül sürekli yanımdaydı. Ege de pek bırakmıyordu beni. Arada bir dönüşümlü olarak eve gidip geliyorlardı.
3. gün ege mirayla içeri geliyordu. Ben yanımda oturan eylülü seyrediyordum öylece. Gözlerimize bakıyorduk. Ege sessizliğimizi bozdu
Eg: eylül arabanın benzini bitmiş ben 100liralık attım tamam mı
E: ah tamam ya teşekkür ederim (çantasında cüzdanını aramaya yöneldi)
Eg: ya nabıyon sen bırak onu bırak, zaten her şeyi ödeyen sensin anasını satayım bide 100 liranın lafını yapıyor
E: ya ama olmaz ki öyle ege
Eg: şş saçmalama
E: eh iyi madem teşekkür ediyorum tekrardaan.
Hangi arabaydı ulan bu ? eylülün ne zamandır arabası vardı ? benim neden haberim yoktu bundan ?
B: ne arabası ya
E: nasıl ne arabası canım ?
B: arabanız mı var (herkese seslendim)
Eg: kanka iyi misin ahahaha
E: canım benim arabam iştee ?
Miray egeye yaklaşarak
M: durumu pek iyi değil galiba ya
E: yok ya afalladı birden, lisedeyken de ne zaman bişey sindiremese kusardı şerefsiz. biraz zaman geçsin kendine gelir
M: ıyy iğrençsin ya
B: ifşalamasana lan beni
Eg: ya sanki yabancıyız aa durun ben bi doktorla konuşup geleyim
Ege gitti geldi.
Eg: hadi yine iyisin yarın eve gidiyoruz
B: heleşükür ya
Eylül bana sarıldı. Öptü yanağımdan. Özlemiş gibiydim dudaklarını, ama sanki hiç ayrı da kalmamışım gibi bi tadı vardı. Ben de onu öptüm oturduğum yerden. Kokladım boynundan.
E: aşkııım şş bak insanlar var
B: kendisi demedi mi yabancı değiliz diye
Eg: öhöhö yani evet de
B: iki hasret gideriyoruz şurda
Hasret deyince yine gülmeye başladılar. Ama yalan değildi, hasret gideriyordum eylülümle. -
-
1.
+1Kardeş 40 dakikadır nerdesin buketi düşünerek 31 mi çekiyon yoksa aq
-
1.
-
90.
+6Eğer bunuda rüya yapıp bukete dönersen giberim
-
91.
+6Geldim beyler hazır olun
-
92.
+6Beyler geldim yeni part geliyor hazır olun
-
93.
+6Ege kesin gibti kızı aq neyse rez
-
94.
+6Ertesi gün , daha doğrusu ertesi gece Ege çalışmaya gitmişti. Ben evde miray ve eylülle oturuyordum. Bilgisayarda takılıyordum, saçma sapan boş boş haber sitelerinde vakit öldürüyordum. Bi ara miray odasına geçti, geçerken eylülü de çağırdı. Baktım yüzlerine ama bir şey demediler. Biraz sonra çığlık sesleri gelmeye başladı. Gülmeyle karışıktı.
Korkmuştum başta ama mutluluk bağrışmaları olduğu belliydi. seslendim
B: ne oluyo kızlar napıyosunuz ya
Beni çok duymuş gibi değillerdi. Artık gidip bakmalıydım yoksa evi başımıza yıkacaklardı.
Tam kapıyı açacaktım ki kapıyı diğer taraftan hızlıca açtılar. Miray boynuma atlamıştı. 1-2 saniyelik bi sarılmaydı. Daha sonra ayrılıp evin içinde çıldırarak koşmaya başladı.
Eylül de onun gibi mutluydu, sağda solda takla atmıyordu tabi ama sevindiğini görüyordum yüzünden.
B: eylül ne oldu ya ne oluyor böyle
E: yaa bayram bugün bayraaaaam
B: ne bayramı lan ne diyosunuz
Miray bağırdı salondan
M: ALLAHIM ANNE OLUYORUM ! -
-
1.
+1WTF!!! yavaş dıbınakoyim
-
1.
-
95.
+6Ziyaret sürem bitmişti. Tam ben çıkarken eylül aramıştı. Açtım
E: heh alo aşkım müsait misin
B: söyle canım
E: ben alışverişe gelim de sana da bana da üstümüze başımıza bişeyler aldım gelsene yardım et hem biraz dışarda takılırız
B: ya eylül alışveriş zamanı mı şimdi
E: aşkım napayım kötü mü oldu sanki
B: tamam tamam geliyorum ararım çıkınca
E: tamam canım görüşürüz
Çıktım yanına gittim. Bir sürü şey almıştı. Kızdım biraz ne gerek vardı diye. Üstelik zamanı da değildi ama o saçlarını bi gözünün önüne atıp başını biraz eğdi , ama aşkıım dedi. Dayanamadım sarıldım , öptüm dudağından.
E: dur dur tut şunları bi
B: he ver tamam ver dur şu elindekileri de versene
E: yok yok ben taşırım onları
B: ver ver
Yürümeye başladık birlikte.
E: aşkım
B: efendim canım
E: tanışmamızı hatırlıyo musun (ağzı kulaklarındaydı)
B: hani şu üstümü başımı kolaya buladığım tanışmamız mı
E: yaaa ahahaha evettt bak nasıl da unutmazmış benim kuzum
B: o gün unutulur mu be , hayatımın kadınıyla tanıştığım günü nasıl unutayım ?
E: ya seni çok seviyorum
B: gel şuraya oturalım biraz
E: odun ya
B: ya ne var hatta gel oturmayalım sinemaya gidelim tanışmamızı canlandırırız
E: ya söylesene sen de
B: neyi söyliyeyim ?
E: ya off öküz müsün vanic
B: ahahahha ben de seni çok seviyorum bitanem benim
E: hıh
B: e hadi gel sinemaya gidelim bare
E: eh gidelim madem
Bi filme girdik. Şahsen neye girdiğimiz ne zaman girdiğimiz umrumda değildi. Girerken kola ve patlamış mısır aldım. Filmi izliyorduk. Kulağıma yaklaştı.
E: dökiyim mi üstüne kolamı hı hı dökiyim mi (kolasını bacağımın üzerinde gezdiriyordu)
Elini tuttum, çektim öptüm. Avuç içini öperdim ona doyamadığım zaman. Onun da içi gıdıklanırdı her öptüğümde.
E: yaaaa (kızardı biraz)
Elini kucağıma almıştım. Kedi gibi okşayıp seviyordum. Öpüyordum.
Her öptüğümde biraz irkiliyordu, her seferinde içinin gıdıklandığını biliyordum.
Elimi tuttu elleriyle, çekti. Elimin üstünü yanağına yasladı, iki eliyle de elimi tutuyordu bu sırada. Yaklaştım ona doğru.
Elimi çektim, yanağına koydum avuçiçimi. Dudaklarıyla oynuyordum.
başlık yok! burası bom boş!