1. 226.
    0
    kel kafamla beraber yatağa uzanıp telefondan biraz oyun oynadım. kafamın arkasıyla falan oynadım baya zevklıydı. sonra gece saat 12 de falan benim arkadaslar geldi. kapıyı onlara kardeşim açmış. benı cagırdıgında yatakta uzanmış tavana bakıyordum. üzerimi giyindim anahtarı aldım. anneme siz yatın benı beklemeyın deyip tam kapıdan cıkarken geri dönüp yatak odasından babamın eski şapkalarından birini kaptım. kafama geçirdim ve çıktım arkadasların yanına. kafamda sapka oldugu için ilk görüşte anlamadılar. şapkamı cıkarıp sacları kendım kestıgımı söledım. önce güldüler sonra yakışmış dediler ve bu konu üzerinde en fazla 30 saniye falan durduk. fazla uzatmadılar tam benım istediğim gibi. hayırdır ne oldu diye sordum aşağıya inerken.gel dedi hasan yapıcak bi kaç şey var.

    apartmanın girişine geldik. onların araba ordaydı yine atladık 4 kişi.ben önce hasan arabayı kullanıo diğer ikisi arkada çıktık bizim sokaktan. okulun ordaki bilardo salonuna gittik.ilk defa gece gelıyordum bu yere. gece daha bi ürkütücü görünüyordu buralar. yine her zamanki yerimize geçtik yeni oturmuş çay falan söylicektik ki buralarda daha önce görmediğim bi adam geldi masamıza. konuşmalarından ve sonradan öğrendiklerime göre adam buranın büyük patronuymuş.o gelince diğer üçü bi toplarlanıp düzgün oturdular ve abi diyerek konuştular adamla.ben kafamda şapkayla oturmuş bizimkiler ne yapıosa onu yapıodum. sonra hasan abi sana bahsettiğim çocuk bu dedi.ve her şeyi anladım sonra.
    ···
  2. 227.
    0
    bu ipnelerin niyeti beni burda kiralayım sokaklarda uyuşturucu sattırmakmış. evet bunu orda anladığımda bozuldugumu bellı etmeden normal bi şekilde reddettim. onlarda biraz bozuldular tabi.ama adam giderken bizim cocuklara hala bi umut varmış gibi baktı.bu işe ne olursa olsun asla bulaşmak istemiyordum. zaten basıma gelen onca taktan ıs varken bunu da cıkarsaydım durum cok farklı olabilirdi. biraz daha takıldık o gece orada. geç bi saatte gelip sadece kafamdakı sapkayı cıkardım ve oldugum gibi yataga fırlattım kendımı.1 saat sonra aynı saatımde dıkıldım tekrar ayaga.cok yorgundum ve uykum vardı ama uyuyamıyordum.bi şekilde taktan bir sabah daha doğdu ve okula gittim. yolda ikide bir kel kafamla oynuyor eskı ben olsa yasayacagı heyecanı dusunuyordum.ne zaman kendımde bı degısıklıkle okula gitsem heyecanlanırdım eskıden. kimse fark etmez hatta kimsenın sıkınde bile olmazdı bendekı degısıklık ama ne yapalım böyleydim o zamanlar.

    gayet sakın bı sekılde gıdıp sıraya girdim.ilk basta kımse fark etmedı sonra bikaç kişi fark etti ama sadece bakım gectı kel kafama. artık eskısı kadar cok gelmıyordu ınsanlar yanıma. yenı arkadaslar edındıkten sonra tum sınıf cekınıyordu benden. okul sırasından normal tasasız doğrudan bı sekılde cevırılmeden gectım. mezbahama yollandım ve gelenden gecenden saçlarım hakkında yorumlarını dınledım. sonra bi kaç hocanın saçlarım hakkında yaptığı espirilere askere mi gidion la şakalarına göz yumup takıldım sınıfta.
    ···
  3. 228.
    0
    hikaye cok uzadı beyler biliyorum.o yuzden burdan sonrasını fazla durumları anlatmadan sadece olayları hızlı hızlı anlatarak geciricem. bilginiz olsun.

    o gün okula benım kız ilk dersın tenefusunde geldı. öncekı gunku olayın uzuntusunden ve utancından saçlarım hakkında yorum bıle yapamadı. sadece yüzlerde kez özür diledi bu olay için. abartmamasını falan söyledim ama gibik kız söylendı de söylendı. o gün kız cok huzunlu oldugunu okul cıkısında falan bişeyler yapmak istediğini söyledi. bakarız çalışmazsam sana haber verıcem dedım. okulun kalan kısmı normal bi şekilde akıp gitti.eve gidip biraz uyudum uyandıgımda telefonumda cagrı falan yoktu iş olmaz bu saatten sonra diyerek aradım benım kızı. telefon daha ilk çalışında açıldı ve nerde bulusacagımızı falan sordu.ilk bulustugumuz parkta bulusuruz falan dedık orada bulustuk. biraz takıldık o parkta sonra kız bizim evi görmek istedi.ne alaka amk bu kadar mı yolluydu bu kız dedim içimden.ev boş olsa hemen şimdi atardım kızı eve ama annem evdeydı. sonra lan nolcak amk gider benım odada takılırız. kardeşim zaten evde deıl. tamam dedim gidelim hadi derken bizim kapının önüne geldik. işte bizim ev diyerek yukarıyı gösterdim sonra benı takıp etmesini söyliyip giriş kapısından ıcerı gırdım. bizim kata cıktık ben onde o arkada. kapıyı caldım annem actı kapıyı. bişey sölemeden ıcerı gıttı. bende hiç birşey söyleme gereği duymadan kızla beraber benım odaya gittik. arada bi annenle tanışsaydım keşke diyordu ama neyse gecelim orayı..
    ···
  4. 229.
    0
    bizim odaya geçtik kızla birlikte. annem içeri birini soktuğumu falan gördümü bilmiyorum ama bi ara beni yanına cagırıp ben yatıcam biraz mutfakta meyvesuyu falan var dedi. bunu söylediğine göre birinin yanımda oldugunu anlamıstır dedım ve döndüm tekrar odaya. içeri girdiğimde kız kütüphanemi inceliyordu.ben girip masaya oturup bişey içermisin dedim o da şimdi değil dedikten sonra böyle cok kitap okuyan birine göre kütüphanen küçükmüş dedi.ben bişey söylemeden güldüm sadece ve genelde kütüphaneden alıyorum daha ucuza gelıyo dedim. sonra eline bi kitap alıp konusunu sordu.yuh amk seçtiği kitap da herman hesse-siddhartba. ayağa kalkıp kitaba baktım sonra güzel kitap okuduktan sonra budist oldum ehehe dedim belki anlar diye ama tık yok.ben gülünce o da biraz güldü zoraki bi şekilde. sonra ben en iyisi içecek bişiler getırım dıyerek bu saçma ve gereksiz yerden ayrıldım bi kaç dakıka. gidip banyoda kel kafamı yıkadım. ordan mutfağa geçtim. aklımdakı tek sey bu kız neden sacım hakkında yorum yapmadı acaba sorunuydu. saçımın kesıldıgını bıle fark edmemış gibiydi. neyse ben mutfakta bardaklara meyve suyu koyuyordum o da geldi yanıma. biraz etrafımda döndü sonra dedi ki: bardağıma ilaç falan atmıyorsun dime ehe he

    yuh amk kızın dedıgıne bak.o ana kadar hiç aklıma gelmemıstı ama o an keşke atsaymışım dedim. galiba biraz sesli söylemiş olucam ki kız artık cok geç dedi. işte o an anladım ki o gün kütüphanede aydınlanmamı sağlayan ve intikam sözü verdiğim gençten intikam alma günü gelmişti. benı döverek bi basamak daha yukarı cıkaran o şahıstan o öğretmenden bi borcum vardı.ve onu bu gün alacaktım..
    ···
  5. 230.
    0
    neyse bu kızın yollu olduguna ıyıce emın olarak geçtim odaya. yapıcak bişey bulamadık mal mal birbirimize baktık ilk sıkıcı 10 dk.kafamda kızı zütürme yollarını ararken bi yandan da acaba ben bu kızı ayarlasam annem fark eder mı sorusu vardı. sonucta aynı evdeydık suan. birden ıcerı gırerse falan. neyse en sonunda dayanamayım istersen bi film izleyelim bilgisayardan dedim. tamam olur ne izleyelim dedi o da.tamam ben biliyorum ne izliceğimizi. dünya üzerinde gelmiş geçmiş en iyi filmi izlicez. daha önce 10, hatta yüzlerce kez ızedığım o unutulmaz serinin ilk filmini izlicez. baya heyecanlandı bu kadar övünce filmi. sonra ne diye sordu telasla. bende bir de soruyor musun mk dedim biraz sinirle karısık şakayla. tabi ki The Godfather. biraz suratı falan bozuldu filmin ismini duyunca.bu şaheseri bilmediği herhalinden belli oluyordu kancığın.en sonunda benı yaralayan o cümleyi söyledi konusu ne bu filmin, sıkıcıysa izlemeyelim.bak resimleri falan biraz kötü bi filme benziyor. o bunları söyledikten sonra ben sadece dönüp baktım huurya.bu filmi nasıl bilip bilmeden eleştirirsin sen kahipe dedim içimden.o da benım bu halime güldü. sonra zorla güzel film beğeneceksin sende dedim beğenip beğenmemesini umursamayarak.o nadide film kaçıncı izleyişim oldugunu unuttugum o filmi izlerken amacımı bile unuttum bi ara..
    ···
  6. 231.
    0
    burada biraz kızın dış görünüşünden bahsedim kardeşlerim. yavruyu daha ilk gördüğüm günden güzel bi kız demiştim zaten.biz direk şuan anlattığım olaydakı tipinden bahsedelim.eve gelmeden önce parkta ilk gördüğümde onu baya hatta baya güzel gelmişti. kendime bunu itiraf edemedim ama cidden güzeldi amk. üzerinde kalça kısmı dar dizden aşağısı geniş ve ispanyol paça olan bi kotpantolon giymişti. üzerinde geniş siyah askılı ama kapalı bi elbise vardı. ayağına adı galiba babet olan o üstü açık yanları ve burnu kapalı ince ayakkabıdan giymişti. ayağının üstü pantolonunun kapatmadığı bazı yerlerde komple görünüyordu ve çorap giymemişti. saçları toplu değil uzun ve açıktı. suratında sadece yakından anlaşılacak kadar az bi makyaj vardı. dudakları parlıyordu resmen hatunun. vücudu cidden güzeldi kızın.o güne kadar her ne kadar kendimi onun cinsel bölgelerine bakmaktan geri çektiysem de harbiden çekici bi kızmış amk. bazı kızlar böyledir bilirsiniz.ilk başta çekici gelmez ama zamanla daha bi güzel gelmeye başlarlar. neyse kızın en çok beğendiğim yanı aksesuarlarıydı. kolunca şakırdayan renk renk plastik bilezikler resmen ben burdayım diyordu. bize kızın elbisesinin kol kısmı kısa olunca kolları da meydandaydı. uzun incelemelerim sonucu sıze sunu söyleyebilirim ki bileziklerin takılı olduğu iki kolu da sace ince kısa ve sarı tüylerle kaplıydı.cok ama cok tatlı elleri ve kolları vardı kızın.ve kolyesiyle uyumlu küpeleri. küpeleri aşağı çok az sarkan ve saçları arasında fazla belli olmayan gümüş rengi küpelerdendi. kolyesi de aynı renkli be elbisesinin altında az çok belli oluyordu. şimdi düşünüyorum da vay amk harbiden güzel kızmış.
    ···
  7. 232.
    0
    odamdaki bilgisayar odaya giriş kapısının hemen sağındaydı ve kardeşimin yatağı bilgisayarın hemen 10 cm yanına dik olarak koyulmuştu. yani bilgisayardan rahatca film izlenebilirdi bu yataktan. hatta çoğu kez ferrelarımı bu yatakta yatarak izlerdim. neyse bunlar başka konular.ben bilgisayar sandalyesimde oturmuş filmi açtım biraz yüklenmesini beklerken kıza sen yatakta otur daha rahat izlersin dedim. sonra biren meyvesularını doldurmaya gittim. gelirken meyvesuyu kutusunu ve dolaptaki bisküvi tarzı yarısı yenmiş kurabiyeyi tabağa koyup aldım yanıma. içeri girdiğimde filmin 3 de 1 lik kısmı dolmuştu. ayıptır söylemesi internetim hızlıdır. neyse gidip tabağı yatakta uzanmış bacak bacak üstüne atmış kıza verdim. masadakı bardağını tazelıyıp onu da verdim. sonra meyve suyumu alıp oturdum bilgisayar sandalyesine. başlattım filmi ve ilk 15 dakikasında kızın burda oldugunu unuttum resmen. filmi izleyenler bilir baştaki vito carleonenin düğün sahnesini ve ona kızını döven adamları şikayet etmeye gelen adamın(adı bonasera) konuşmasını izledim zevkle.söylesene bonasera beni en son ne zaman evine kahve içmeye çağırdın(biraz mutasyon oldu ama sahne bu). işte tam bu sahnelerde zevle bilgisayarın karşısında otururken kızın çıtır çıtır bisküvi yediğini ve üff leme seslerini duydum. dönüp bi baktım suratı tavanda meyve suyu bitmek üzere takılıodu. hemen bana baktı ve kızıcaksın ama bu film berbat. hemde cok sıkıcı. başlıyalı nerdeyse yarım saat bile olmadı ama uykum geldi bile dedi.amk kan beynime sıçradı resmen.bu hakaret ettiği normal gibimtonik bi film olsa neyse. baba ulan bu baba. adı gibi film dünyasının da babası bi film. neyse sakin olup biraz izle güzel film dedim. beğeniceksin sende dedim. kafamı cevirip tekrar daldım bu filmin cazibesine...
    ···
  8. 233.
    0
    @783 yazıoz işte amk.ne şartlar altında yazıyorum bilionmu bunları ipne. biraz saygı ve sabır lütfen..
    ···
  9. 234.
    0
    filmi biraz daha izledik. benım için kısa kız için sıkıcı ve hayal kırıklığıyla dolu uzun bi süreydi. işte en beğendiğim ve sinema tarihinin en iyi sahnelerinden biri geldi. kesin burayı beğenir amk dedim yine tık yok. filmin babanın reddedemeyeceği bir teklif verdiği ve atın kafasını adamın yatağa koydukları sahneydi. uyanan yapımcı lavuğun çığlıklar içinde bağırdığı sahnede onunda bağırması hatta ağzı açık bi halde bu sahneden zevk alması gerekiyordu.bu sahnenın hemen ardından baktım kıza hala mal mal takılıyor. işte tam bu sahnede bana amacımı hatırlatan bi ayrıntı fark ettim. kız yatağın ucundaki yastığı sırtına koymuş bacaklarını uzatmış bilgisayara doğru öyle oturuyordu. yani benim 10 cm sağımda kızın ayakları ve ispanyol paçalarından biraz katlanmış kot pantolonu duruyordu. pantolonunun altından az biraz bacağı yani kaval kemiği görünüyordu. sandalyemi rahatça kızı kesebileceğim şekilde ayarlayıp kafam kızın vücudunda neyse tamam kapatıyorum belli ki sevmedin bu filmi.oh be dedi sevinçle sonra bi ayağını diğerinin üstüne attı.bu şekilde bacağı daha net görünüyordu. ardından ee şimdi ne izlicez dedi.ben hemen kafamı suratına çevirip telaşla eeh ne izleyelim sen ne dersin diye sordum.o da şuan bile hatırlamadıgım sıkten bi komedi filmi söyledi. açtım direk filmi nasılsa filmi izlemicektim amacım farklıydı bi kere amk.
    ···
  10. 235.
    0
    açtığım yeni filmin 1 saat falan sonraki bi sahnesiydi. bilirsiniz böyle saçma komedi filmlerinde genelde açık sahneler olur. tamamen açık bi sahne yoktu filmde sadece üstü kapalı sevişmeler, açık seçik konuşmalar falan.bi saatten sonra kız her komik sahnede yüksek sesle gülmeye ve her gülmesinde vücudunu özellikle bacaklarını farklı bi konuma getırıyordu.bi ara bu kahkahaları annemin uyudugu odaya gidiyormudur acaba diye düşünmeden edemedim.ama allahtan gitmiyomuş. neyse biraz daha geçtikten sonra kız baya baya yatağın örtüsünün falan içine sıçmış bozmuştur yatağı.ama olsun benim keyfim yerindeydi. kalbim küt küt çarpıyor her kahkahada bacakları daha da açılan hemen sağımda uzanan afeti kesiyordum gizlice. sanki kız da benım ona baktığımı biliyormuş gibi daha da abartıyordu her sahnede. artık bi yerden sonra pantolon daha fazla açılmıyordu.en sonunda bu saçma filmi bitirmiştik. bende kızı gözlerimle yiyip bitirmiştim resmen. film bittiğinde hatun 'ee nasıl filmdi komik dime?' dedi.ben eh işte idare eder pek anlamadım ama bazı sahneler komikmiş dedim. kız birden sürekli beni kesersen anlamazsın tabi diyince ben şok oldum lan resmen. elim ayağım titredi kekeleyerek 'ee ehe ne seyretmesi ya sana bakmıyodum ki ben ehehe' dedim. sonra kız 'hayır yani o kadar mı çirkinim' dedi hafif gülümseyerek.ben tekrar kekeleyerek ve daha da şaşkın bi ifadeyle yok canım sen gayet güzelsin,ehe zaten öyle olmasa seninle çıkmazdım dime ehe he kız amacımı anlamış olucak ki biraz yaklaştı bana ve aynen şöyle söyledi: bak ikimizde bu gün burada neler olacağını biliyoruz. peki neden cok fazla uzatmadan işe koyulmuyoruz.amk kız resmen içimi okudu lan.bu cümlesinden sonra bu gerçekten kız mı lan acaba travesti falan olmasın mı amk diye korktum bile bi an.işte en sonunda da olanlar oldu işte kardeşlerim. hayatımda ilk defa bilgisayar ekranının dışında bir kızı çıplak bi şekilde gördüm. göğüsleri ferre filmlerindeki hatunlarınki kadar büyük ve güzel değildi ama normal memeydi yani. kız çıplak bi şekilde elbiseleri yanında ayakta öyle dururken birden kızın suratı çok çirkin geldi gözüme. uzun uzun çıplak vucudundan sonra suratını ınceleme fırsatı buldum. giyinikken daha da güzeldi. sanki kıyafetleri güzelliğini alıp zütürmüştü. biraz acıdım kıza. sonra acemi bi şekilde üzerime yürüdü. aynı acemilik ve titreyen heyecanlı bi vücutla karşılık verdım. saliseler gibi geçen 5-10 dakıka boyunda öpüştük. sonra gerçek iş başladı.

    buradan sonrasını tüm çıplaklığıyla anlatmıyacam. sadece üstü kapalı bi şekilde bişeyler karalıcam buraya da:

    neyse işte koyulduğumuzda öyle 40 yıllık bi ferrestar gibi benım aleti yaladı sonra bilmem neresınden soktu içeri diye uydurmayacağım. kız gayet acemi bi şekilde oldukça kısa bi şekilde sadece ıslatarak hafifçe yaladı. midesinin bulandığı her halinden belli oluyordu.bi ara odaya kusucak sandım. iyimisin istersen vazgecebilirsin dedim sallama bi şekilde. kız hayır hayır iyiyim dedi ve ayağa kalkıp yıllardır hayalini kurduğum o pozisyona geçti. önümde sandalyenın yanında çıplak bi hatun acemice domalmış duruyordu. kafası bana dönük saçları yandan aşağıya sarkmış ve kolundaki bilezikleri sallanıyordu. titriyordu o da heyecandan. karşımda pembe-kırmızı karışımı bi delik ve onun üstünde etrafı siyah başka bir dar delik.ve kardeşlerim koku. ayakta olmama rağmen burnuma gelen suan midemi bulandıram ama o an daha da baştan cıkarıcı olan koku. size o kokuyu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum.o yüzden gibtir edin gitsin.biz konumuza dönelim.eve züt. tabii ki züt. aşağı eğilip o pozisyonu aldığımda kız uyardı.daha hiç vajinadan birliktelik yaşamadım. zaten arkadan da hiç olmamıştı.sen ilk olucaksın dedi.yaw he he dedim ve delik deliktir mk diyerek sıkıştırdım ıslak aletimi kara deliğe.amk ikimizde acemiyiz girmiyor e haliyle. sonradan öğrendim ki bu anal sex için bilmem kaç dakika bi hazırlık süreci varmış.e tabi bende hayvanım bastırdım da bastıdım.en sonunda biraz biraz girmeye başladı. kız nasıl bağırıyor ama.ben bi gözüm kızda bi gözüm kapıda,bi elim kızın kalçasında bi elim ağzında öylece bişeyler yapıyorum. arada bir aleti çıkarıp parmaklarımı sokuyorum biraz genişlesin diye. sonunda kız biraz alışınca sesi azalmaya başladı. elimi ağzından çektim ve o da anlamış olacak ki elinden geldiğince kendini sıkıyordu sesi çıkmaması için. arada bir gelen yüksek sesli bağırışları sessiz ve garip acı sesleri çevreliyordu.ve ben. evet ben. keltoş olan. asosyallikden yeni cıkmış bi kaç ay öncesine kadar ferre filmlerindeki kızların dahi gözlerinin içine bakamayan ben. şuan güzel bi kızla kendi odamda bi kaç ay önce ferrelarına boşaldığım abilerin yaptğını yapıyordum. evet bu bendim.ve şuan rahatlıkla söyleyebilirim ki kardeşlerim o arkadan sex yaptığımız sırada saatlerce gidip gelebilirdim. normalde sürekli erken boşalmaktan tırsan açık olan ferrelerden diğerine geçerken yeni sekmeden peçeteye boşalan biriydim.ama şuan nedense boşalamıyordum. zaten çok dar olduğundan zevkten çok acı hissediyordum ama yine de cok ama cok güzeldi.o ana kadarki tüm masturbasyonlarımdan daha güzeldi.
    Tümünü Göster
    ···
  11. 236.
    0
    işte böyle kardeşlerim.kel, terli,ve ıslak bir kafa. ileri ve geri gidip gelen çıplak vücudum. önümde acemice domalmış güzel beyaz tenli bir başka beden. çarpışan ve birleşen sonra tekrar buluşmak için ayrılan tenlerimiz. vücutlarımızın ıslaklığından birbirine değen yerlerin yapışması ve zevki daha da arttıran o şap sesini çıkarması. evet o an görüntü kadar ses te cok önemliydi. kendini sıkan ve ince bi şekilde kulaklarımı tırmalayan garip sesler. incin bir yatak. açık ve gürültü ile çalışan bir bilgisayar. dağılıp bozulmuş bir yatak ve yerdeki elbiseler. evet o elbiseler bu halleriyle cok daha güzeller. burnumdan ve alnımdan kayıp önümdeki çıptak vücudun sırtına düşen su damlaları. küt küt atan iki kalp.bu pozisyonda göremesemde sallandığına emin olduğum gümüş rengi kolye ve küpeler.ve tabi ki o kollar ve bilezikler. şakırdayan renk renk yuvarlak plastikler.o zevk dolu kaç dakıka olduğunu bilmediğim zaman kovalamacası bittiğinde bizde bitmiştik. yorgu vücutlarımızı kaldırıp üzerlerimizi giydik. kız arkası dönük üstünü giyerken ben de pantolonumla yerdeki spermleri sildim. sonra üzerime yeni bişeyler girip kıza kendi elbiselerimden bi pijamayla tişört verdim. onları giydi. yaklaşık yarım saat daha oturup bu durumun gizliliği hakkında sacma bişekilde konuşup kızı uğurladım. odama geri dönmeden önce gidip annemi yokladım. hala uyuyordu. sonra odaya dönüp kendimi yatağa bıraktım. zulamdan sigara çıkarıp telefondan pink floyd-julie dream açıp o 2 dakıkalık şarkıda 1 sigara bitirdim. sonra tekrar açıp bi sigara daha bitirdim. uyumadan önce de bi duş aldım. aklımda sadece galibiyet duygusu ve onun getirdiği inanılmaz rahatlama vardı..
    ···
  12. 237.
    0
    zamanın getirdiği sonraki anlar ve anların getirdiği olaylar zincirlemesi biraz daha durağandı. annemin bana olan davranışları değişmiş eskiden azarladığı, ciddiye almadığı ve bi çocuk olarak gördüğü kişi şimdi onun en güvenilir tanıdığıydı. babamın yokluğunda birinin onun görevini alması gerekiyordu zaten.bu geç kalmış bi olaydı. annem artık benim lafımı dinliyor birşey yapmadan önce ilk bana danışıyordu. aldığı tüm kararların arkasında benım de adım vardı. yanında sevgilim veya aşkım gibi gerizekalıca, cocukca,gereksiz ve bi o kadar da saçma isimler taktığım o gün birlikte olduğum hatunla aram gayet iyiydi. milli olduğum ve onunda ilk defa bi ilişki yaşadığı o günden sonra aramız iyice düzelmiş baya samimi olmuştuk.bu kıza karşı ilk başlardaki amacımı kaybetmiş daha da ciddi bi tavır takınmıştım. artık daha çok konuşuyor daha fazla vakit geciriyor ve okulda beraber oturuyorduk.

    takıldığım saçma serseri kardeşlerimle aram ise baya bi açılmıştı.o gün kafede uyuşturucu satmamı söyleyen adamı reddetmemden sonra bana baya bozulmuşlardı. onlara tekrar tekrar açıklama yaptım.bu işlere asla bulaşmak istemediğimi, böyle devam ederse bu kafeye artık girmeyeceğimi anlattım açık açık. fazla uzatmadan bu konuyu ertelediler. bunları söylediğim günden sonra yaklaşık 1 hafta hiç gelmediler sınıfıma. okul cıkısı veya okula giderken de görmüyordum onlar.ta ki en sonunda bir gün okul çıkışı bana 'reddedemeyeceğim bi teklif' verinceye kadar..
    ···
  13. 238.
    0
    dediğim gibi bi okul çıkışıydı. kütüphaneye gitmeyecek doğrudan işe gidecektim. hava sıcak ve okulun çevresi oldukça kalabalıktı. okulların kapanmasına yaklaşık 3 aylık bi zaman kalmıştı ve yoğun sınavların olduğu zamanlardı. neyse okul çıkışı eve giderken okul kalabalığının azaldığı bi sokaktan geçip evime giderken yolda gördüm bu üç kardeşimi. anladığım kadarıyla kafeden çıkmışlar okul çıkışına gidiyorlardı. yolda beni de almak istediler işe gidiceğimi fazla kalamayacağımı söyleyip geri döndüm onlarla okula.ne tak yicez onu da bilmiyordum tabi ki.okulun sokağına girdik 3 sivil kardeşimle beraber.ben okul elbisemle onları takip ediyordum. tahmin ettiğim gibi okul kalabalığı dağılmış topu topu 10-15 öğrenci kalmıştı sokakta.ben ikide bir nereye gittiğimizi ne yapıcağımızı falan soruyordum. cevap vermiyorlardı bunlar tabi, sadece yürüyorlardı. bizimkiler doğrudan okulun cıkış kapısını gören bi köşeye geçtiler. bizim oraya geçtiğimizi gören 1 grup öğrenci yanımıza yaklaştı.en önce duran hasan el cabukluğuyla yanlarından geçmekte olan öğrencilerden birinin avucundan biraz kağıt para aldı ve diğer eliyle bi poşet beyaz toz bıraktı.

    şok olmuştum resmen. elim ayağım titredi ve aklıma gelen ilk şey etrafı kontrol etmek oldu. hemen okulun bizim köşeyi gören camlarına ve etraftakı evlerın pencerelerine baktım. kimse yoktu bizi gören veya izleyen. hemen ne tak yediklerini sordum bizimkilere. nerden çıktı lan bu noluo burda, nabıonuz siz amk polise mi yakalatıcaksınız bizi falan falan dedim alçak sesle. bizimkiler özellikle hasan hiç giblemeden elindeki paraları saydı sonrada parayı iki ye bölüp bu bize bu da 'bilmem ne' abiye dedi. sağ ve sol 2 cebine paraları sokarken bana bakıp işte bizim iş dedi hem bi ağızdan gülerek..
    ···
  14. 239.
    0
    gençlik, tecrübesizlik,asosyallikten yenı cıkmanın verdiği gaz, fakirlik,baba özlemi, aile sıkıntıları, sevgiliyi etkileme çabası. işte bu etmenlerin hepsi gelişmekte olan bi liselinin aklını çelen o nadide varlığa zütürüyordu beni. para.evet para.ve para kazanma arzusu. şimdiden söyleyeyim eve girdim bu çukura da.bu 3 şerefsiz kardeşimin yaptığını yaptım bende. bitmek üzere olan hikayemin ilerki bölümlerinde bahsedicem bundan da.o hasan denen kancık biraderimim bikaç saniye de cebıne koyduğu para aklımı çelmişti.bu paranın vebali, günahı,sevabı, doğruluğu veya yanlışlığı beni ilgilendirmiyordu o günlerimde. sadece ve sadece elime geçen bu ince kağıt ilgilendiriyordu beni. nasıl kazandığımın bi önemi yoktu önemli olan kazanıp kazanmamamdı. uzun ve isteksiz direnişler sonucunda beni kandırdı bu itoğlu it biraderlerim. aklıma girdiler evet.bi çok insanı, genci,liseliyi zehirleyeceğimi düşünmedim. kendimi komünizme yakın hissettiğim bu gençlik yıllarımda işçi babalarının emeğini bu illete yatıran gençleri düşünmedim. işçi babalarının emeklerine acımadım.o alın terlerini ceplerime doldurduğumda sadece aklımda ne yapmak istediğim vardı.bu gün bunlar rahatça söyleyebiliyorum;hata yapmıştım evet.ama o zamanlarımda bunlar aklımın milyon kilometre kara yakınından gecmezdi. dediğim gibi genç, tecrübesiz,asosyallikten kurtulma yolunda ilerleyen, fakir,ailesiz bi gençtim.ne bekliyordunuz ki benden..
    ···
  15. 240.
    0
    aradan zaman geçti.. bizim 3 huur evladından el çabuluğuyla ilgili bikaç ders almıştım. okulu giblemiyor sınavlara çalışmıyordum.ilk görüşmeme gittim kafedeki malı dağıtan huur cocuguyla. adam masada oturuyor dağıtıcı ipneler sırayla adamdan beyaz torbaları alıyor ve önceki günlerden kazadıklarının %60 ını adama veriyordu.ben ilk kez başlıyacağım için adam beni köşede bekletti dağıtım bittikten sonra aldığı tomarla paraları ceplerine sıkıştırırken bana nerede bekleyeceğimi,ne giyeceğimi, polislere veya o tarz birilerine rastlarsam nasıl tepki vermeliyim onları söyledi. uzun uzun anlattı be bana hasandan işin inceliklerini öğrendikten sonra bikaç hafta içinde işe başlıyacağımı söyledi. söylediklerine kafa sallayıp geçtim.en sonunda gözümü boyamak için az önce cebine koyduğu paralardan 50 tl verdi bana. prim gibi bişey vermekti galiba amacı. yapmam gerektiği gibi hasan denen lavuğun yanında alış verişlerde bulundum. alışverişlerin yüzde 90 ı karanlıkta saat akşam 10 dan sonra yapılıyordu. anladığıma göre herkesin belli bi köşesi vardı ve o civarlarda satış yapmak zorundaydı. işin inceliklerini öğrendim, bazen işin yoğun bazen kesat oldugunu gördüm.mal alacak bi liseli beklerken üst üste sigaraları içmeyi öğrendim.bu arada hasanın yanında ders alırken bira içmeye de başladım.ilk başlarda mide bulandırıcı kokusu bile yetiyordu içmememe. sonradan alıştım kokladım, içtim,kustum. evet böyle bi adam oldum işte...
    ···
  16. 241.
    0
    sonrakı gunlerde kendimi okul-iş-ev-satış dörtgenınde buldum. artık ben de adamın karşısında sıraya girip mal alan kazandıgı paranın yarısından cogunu herıfe veren tıplerdendım. babam bu halimi görse ne derdi acaba diye düşünüyordum. bana durmamı söyledikleri köşede duruyor gelen gecenın suratına bakıyordum. zaten alıcı bi tipi olanlar hemen belli oluyordu.bu tipler yolda gördükleri her insana bakar acaba satıcı bu mu diye ararlardı.mal almak isteyen sadece yanıma gelip iki parmagının arasında parayla beklerdi.ben parayı alır verdiği miktara göre büyüklükteki bi poşet verirdim adamın aynı eline. sonra hiç birşey olmamış gibi yoluna devam ederi.pek fazla kalmak istemiyordum bu işte. başıma bela almadan biraz para biriktirip gibtir olup gitmekti amacım.ama olaylar kısa zamanda kontrolden çıktı ve bu macera sonucunda okulu bitirmeme bikaç ay kala atıldım okuldan.en cok koyan ise 3 bucuk yıldan fazla lise okuyup son çeyrekte okuldan atılmaktı. yapılır mı lan bu bi insana.her ne kadar insan gözüyle bakılmasam da o zamanlar kimseye yapılacak şey değildi bu.

    bu yeni işim benim kızla aramı iyice açmıştı.tam yerine oturmuş derken iyice yoğunlaştım. sadece okulda görüşebiliyorduk.ilk milli oldugumuz günden sonra 2 defa daha yaptık aynısını. baya şikayetçiydi bu görüşememe durumundan. işte böyle klagib ve taktan geçen günlerin getirdiği o kadar da klagib olmayan ama bi o kadar taktan bi anlar zincirlemesi yaşadım. hikayemin bittiği son zincir olan okuldan atılma zinciri bu gün başladı işte...

    edit: yarın devam iyi geceler
    ···
  17. 242.
    0
    aradan zamanlar geçti ve geçti. doğduğum günden beri bu zamana nasıl geldim her zaman düşünürüm. zaman nedir? nerededir? gerçekten var mıdır? hep düşünürdüm bunlar. hangisi daha eski acaba derdim kendi kendime. tanrı mı daha yaşlı zaman mı? hangisi diğerini yarattı? nasıl yaptı? neden yaptı? işte böyle bi ton saçma salak sorularla geçen genç bir ömür. işte ne olduğunu veya gerçekten olup olmadığını bilmediğim zaman kavramı getirdiğini sanıyorum beni buralara. okul hayatımın noktalandığı güne.13 yıllık emeğimin karşılığını alamadığım bir iki ay daha okuldan atılmasam da alamayacağımı bildiğim yıllar getirdi beni buraya.her zaman ki gibi uykusuz bir gece. küfürlü ve sinirli bir sabah. tıpkı bundan 1-2 ıl öncesi gibi sandalyede asılı kıyafetlerimin giyildiği bi sabah.ama bu kez kıyafetler farklı. koyu lacivert bi kot pantolon, güneşli ve sıcak bi havanın giblenmemesi sonucu giyilen bir siyah kazak. beyaz, pis kokan 1 haftalık uzun çorap ve koyu renkli eski botlarım. ceplerimde not defterim, kalemim,silgim ve küçük küçük önemli kağıtlarım. masamın üzerinde resimler çizdiğim kağıtlarım, kulaklığım ve şiir falan yazmak için kullandığım saçma bi deri kaplı ajanda. bunlar o sabahı daha da çekilmez yapan, gece ise hayatta sahip olduğum en değerli varlıklarım olan şeyler. gece beni efkarlandırdığı kadar iyi bir yanımı da çıkarıyor ortaya sanırım..
    ···
  18. 243.
    0
    botlarımı giyip ardımdan kapıyı kapattıktan sonra okula gitmemek için yola çıktım sabah saat 07'de.bizim kafeye gidip arka tarafa bizim çocuklarla dünden konuştuğumuz yere geçtim. kimse gelmemişti daha. bikaç bardak çay içip onları beklemeye başladım. geldiklerinde bu sefer satıcı adamı beklemeye başladık. saat 11 gibi adam geldi. doğrudan bizim yanımıza gelip masamıza oturdu.bu adam sürekli deri mont giyen benim kafada bi tipti.en azından dış görünüş olarak. esmer tenli, kısa kıvırcık saçları ve syrek sakalları vardı. doğrudan bizim hasanla konuştu. sizden çok memnunum hasan. yeni arkadaş da geldikten sonra en fazla gelir getiren sizlersiniz. size daha fazla mal ayırmak istiyorum kabul ederseniz. tabi bunun sonucunda biraz daha fazla çalışacak ama çok daha fazla para alıcaksınız dedi. hasan önce bize baktı kimseden olumsuz bi tepki göremeyince kabul etti.ne yalan söyliyim daha fazla para lafı geçtikten sonra bende olumlu yaklaştım bu teklife. dediğim gibi para bürümüştü gözlerimi..
    ···
  19. 244.
    0
    o gün adam bize hergün verdiği malın yaklaşık 3 katını verdi.bu yüzden bizi erken çağırıp satışa şimdiden başlamamızı istemiş. tabi bizi çağırdığı kısımları falan yazmadım burda. neyse biz her zamanki yerlerimize dağıldık.ben yerime geçtim her zamanki yerime yani alçak bi kaldırıma çöktüm. alıcıların gelmesini beklemeye başladım. yoldang eçen herkesin gözlerinin içine bakıp o bişeyler arayan ifadeyi görmek istedim. saat akşam üste 5-6 civarına kadar hiç iş çıkmadı. bekledim bekledim ama kimse gelip bişeyler almak istemedi.bi ara eve uğrayıp eve geç geliceğimi söyleyip evin anahtarı aldım. gece işler yavaş yavaş açıldı. malları erken bitirip eve dönmedim bu sefer önceki günlerde olanlar gibi.bu sefer üzerimde baya mal vardı ve saat 4 e kadar sadece 2 poşet satabildim. üzerim para dolmuştu ve yorgundum. normalde evde olsam yatakta kıvranıyor, müzik dinliyor, resim çiziyor veya odada boş boş geziyordum.ama burada gece ile başbaşa yorgun bi şekilde kalınca uykunun üzerime çökmesini hissetim.bu duyguya ve uyku denen şeye hasrettim. deli gibi uyumak istiyordum. kendi kendime saat 5 te eve dönücem diyip beklemeye başladım. sonra orada kıvrılıp uyumuşum kaldırım köşesinde..

    hayatım boyunda sokakta geçiriğim ikinci gecemdi bu tatlı uykuyla dolu gece. cebimde yüklü miktar para,1 poşet bembeyaz toz ile kalmıştım ortalıkta. yoldan geçen insanları ve arabaların sesine uyanmıştım. kalkıp ellerim cebimde kafeye malları ve parayı bırakmaya gitmeye başladım. okulun iki sokak yukarısından geçip kafeye gidiyordum. yolda dil ve anlatım öğretmenim olan (adı fatih olsun) fatih hocayı gördüm. kendisi beni baya severdi. özellikle son zamanlardaki değişimimi farketmiş ve benimle kitaplar hakkında konuşmalar yapardı. film ve kitap bilgimi çok beğenirdi ve okulda saygı gösterdiği nadir öğrencilerden biri olarak görürdü beni. yolda beni gördü ve koluma girip okula çekiştirmeye başladı beni. uyku sersemliği ve yorgunlukla onun kolunda bikaç adım attım okula doğru. aklıma cebimdekiler gelince birden sıçradım ve kolundan sıyrıldım. şaşkınlıkla ne oldugunu sordu.ben kekeleyerek elbiselerimin olmadığını okula giremeyeceğimi söyledim yırtmak için. kalbim küt küt çarpıyordu. hemen gülüp bişey olmaz okulun son günleri zaten ben sokarım seni içeri dedi arka kapıdan.yok hocam işim var bilmem ne falan diyip binbir yalan uydurdum.ama yutmadı hiçbirini beni kolumdan tutup zorla okula zütürmeye başladı ve gelmezsem babanı arıyacağımı söyledi. babamın benle ilgili hiçbir şikayet işitmesini istemiyordum. hayatta isteyeceğim en son şey işçi babamın gurbetteyken kendisi yerine beni düşünüm üzülmesiydi. mecbur kafam yerde düştüm okul yoluna yanıbaşımda öğretmenimle. çok sonradan aklıma geldi ki bu herif babamı nasıl arayaktı ki amk. adam almanyada ve numarasını falan bilmiyordu..
    Tümünü Göster
    ···
  20. 245.
    0
    okula öğrencilerin girdiği kapıdan değil de arka kapıdan girdik fatih hocayla. ondan ayrılıp hemen kaçmaktı okuldan planım.onu oyalamak için tuvalete gidiyorum dedim.o da tamam bende çıkıyorum öğretmenler odasına eddi ve çıktı merdivenlerden.ben hemen girdiğimiz kapıya koştum kapıyı açıp bahçe kapısından çıkıcaktım bu sefer güvenliğe takıldım. huur cocugu yaşlı moruk normalde akşama kadar klübesinde uyur bu sefer nöbet tutacağı tutmuş. acil işim olduğunu, resim kağıdı alıcağımı, hocanın gönderdiğini falan gibi yalanlar söyledim. şerefsiz yutmadığı gibi beni kolumdan tutup bahçenin arkasındaki öğrencilerin sıraya girdiği yere zütürdü. heryer öğretmen doluydu ve yavaş yavaş sıraya giriyordu herkes. bende mevbur girdim sıraya.tek sıkıntım kıyafetlerimin olmamasıydı.ama okulun son günleri oldugundan biraz gevşekti hocalar bu konuda. kapının önünde annemin elbiselerimi yıkadığını henüz kurumadığı için bunları giymek zorunda kaldığımı söyledim. fazla uzatmadan aldılar beni içeri. oradan kurtulup sınıfıma doğru yol aldım bende her tarafım öğrenci dolu bi şekilde. açık kahverengi beyaza benzeyen bu okul kıyafetini giymiş yüzlerce liseli arasında simsiyah giyinmiş bi başka liseliydim. halime acıyarak maddi değeri yüksek bedenimi ve bu bedenin üzerinde taşıdığı şeyleri sınıfıma ardından da sırama attım.

    edit:yarın gece hikayeyi bitiriyorum.iyi geceler
    ···