1. 76.
    +2
    özellikle 2 olmak üzere saatte gördüğüm her sayıya küfür ettiğim kapkaranlık gecelerin birinde yine mal mal tavana bakıyorum. aklımda 2 milyar tane düşünce.(evet 2)bu 2 milyar düşünce içinden biri dikkatimi çekiyor. yaklaşık 2 haftadır bilgisayar başına nerdeyse hiç geçmedim.ve işin ilginç tarafı hiçde geçmek istemiyordum. eskiden olsa 2 den sabah 8 e kadar vakit geçirebileceğim paha biçilemez bi araçtı bilgisayar. işte o gecelerden birinde saat 4.41 de ben sessizce ayak tırnaklarımı keserken yatağımın içinde aklıma kitap okumak geldi. gidip kardeşimin telefonunu aldım onun ışığında bilgisayar masasının üstündeki raflarda duran kitapları araştırdım. gözüme ilk çarpan kısa kitaplardan birini aldım gittim yatağa.

    ekşici bin diyeceklerin alttaki paragrafı okumamasını rica ederim xd =

    anton çehov--öyle bir hikaye. kitabın adı bu.saat gece 4.45 ben bacaklarıma yatağa dökülen tırnaklar batarak çehov okuyorum. yaklaşık 125 sayfalık bi kitap ve ben saat 8 e kadar yutuyorum kitabı.o gece sadece kitaba olan ilgim artmıyor, çehov un durum öykülerinin maupassant ın olay örgülerinden çok çok daha sağlam ve etkileyici bir üslüba sahip olduğunu anlıyorum. yani adam tek kelimeyle dökmüş amk diye bi tepki veriyorum.o kadar hızlı geçiyor ki zaman duvardaki saati zar zor seçebildiğim karanlık ortam uçup gitmiş.ve son 50 sayfayı telefonun ışığı olmadan okuduğumu fark etmiyorum bile.o gece tekrar saatin 2 olmasını ve aradaki tak çukuru zamanı çekip atmak istiyorum.ama tekrar yolum o tak çukuruna düşüyor, çehov'un etkisinde...
    ···
  2. 77.
    +2
    çehovu okuduğum o geceye 2. doğum günüm diyebilirim. artık kolfeksyonda yorulmuyorum(yani eskisi kadar).bu arada işe başladıktan sonra ailemin bana olan tutumu baya bi değişti. hatta eve geldiğim akşamlardan birinde babamın bana bi telefon aldığını görüyorum. çok süreden beri telefon almamı ve nasıl bişey istediğimi bana soruyorlardı ama ben istemiyodum.bu sefer bana sormadan gidip almış. annemse sabahları kalkıp bana kahvaltı bile hazırlıyor. kardeşim yine aynı binlikler işte. zaten onunla aram hiçbir zaman iyi olmamıştır. annemle babamın davranışlarındaki bu değişiklikleri vicdanlarına mı yoksa eve artık para getireceğimin bilincinde olduklarına mı borçluyum bilmiyorum.ama bu yapmacık tavırları beni onlardan daha da soğutuyor.

    yani o kadar ki işyerinde olduğum zamanlar evde olduğum zamanlardan daha yararlı gelmeye başlıyor bana. yani iş yerinde onu getirip bunu zütürürken kafam sürekli çalışıyor.bu gece neyi okusam düşüncesinden, ideal bi devletin nasıl olması gerektiğine kadar her tak kafamı kurcalıyor. işte o zamanlarda bi ideoloji benimsemek istiyorum. okuduğum kitaplar ve artık daha az vakit harcadığım bilgisayar bana yeni bilgiler kazandırıyor. küçük bi not defterine edindiğim bilgileri yazıp işyerinde sürekli tekrar ediyorum.o not defteri bi zaman sonra benim en değerli eşyalarımdan biri haline gelicek.
    ···
  3. 78.
    +1
    http://inciswf.com/1296317785.swf
    ···
  4. 79.
    +1
    boş boş yürüdüğüm yollarda sanki daha önce buradan geçmişim hissi vardı. girdiğim dar sokaklardan birinin sonunda çok tanıdık bir park girişi görüyorum. buranın orası olduğunu anlayıp içeri giriyorum. küçük bi havuzun yanından geçip evimden ayrı geçirdiğim o geceyi paylaştığım soğukluğundan birşey kaybetmemiş o bankı görüyorum. etrafına dizilmiş olan büyüklü küçüklü beyaz taşlardan onun bu bank olduğunu anlıyorum. gidip oturuyorum o geceki gibi.bu kez oldukça rahat ve değişmiş hissederek yayılıyorum banka. açıp bi sigara yakıyorum ve ağırca tüttürmeye başlıyorum...
    ···
  5. 80.
    +1
    sıçmassan hikayeye şukular şelale 38 partlik bi ask heycan sevinc ve mindfuck bir finalle bitmis bi hikaye isteyen varsa bunun yaninda başımdan geçen acı tatlı bi hayat hikayesi den devam edin hem entry birikir burda.
    ···
  6. 81.
    +1
    gözlerim güzelim kızın karşısında oturan bu kırmızı herifteydi. kendimi gördüm onda.amk ne işin var burda am gidip sıranda kitap okusana lan diye geçirdim içimden. çocuk karşımda gitgide kızarıyordu.bir kıza bakıyor bir bana bakıyor rezil olmuscasına kafası gitgide masaya eğiliyordu.aha şimdi terler amk diye aklımdan geçirdim.10 sanıye sonra alnındakı boncuk boncuk terlerını farkettım eski benin.a be cocuk a be cocuk konussana.tek bi kelime et gidicem ulan bak tenefüs geçiyor.ama tek kelime söylemedi amk. bekledim bekledim yok. çocuğa baktım ve baktım. yavasca suratımda bin bi ifade oluştu. acayip binlik gösterdiğini düşündüğüm bi gülümsemeydi bu.görmediğim halde biri bana bu gülüşü yapsa çakardım ağzına bi tane.o derece yani. neyse ben güldükçe mutlu oluyordum. cocuk küçülüyor, büzülüyoe,eliyle terlerini siliyor mal gibi suratıma bakıp gülüyordu.ben ise sadece bakıyordum kardeşlerim. ruhumun arta kalan son parçalarında mutluluk seziyordum.amk sadisti ben sonra çocuktan kafamı cevırıp kıza baktım.bu ikinci bakısımda acayip tatlı gelmişti kız gözüme. kızı incelerken birden patladı kız bana doğru.ne istiyosun be gerizekalı, başka işin yokmu, mahvettin masayı galiba bunları söyledi. benım tepkin aynen şu oldu kardeşlerim: suratımdaki gülümsemeyi büyülttüm, sesli bi şekilde gülmek diye tabir ettiğimiz tıs sesli o gülücük sesini cıkardım. gerçekten mutluluk gülümsemesiydi bu.neden amk neden mutluyum bilmiyorum ama o çocuğa yıllar gibi bana ise bikaç saniye gelen o anlarda çook ama çok mutluydum. gerçek bir mutluluktu. sonra çayımda son bi yudum alıp kardeşlerimin yanına geçtim. gider gitmez hepsinin suratındaki gülmekten kızarma halini gördüm. hemen yanına sandalyeyı koyup oturduğum okan sırtıma vurup ne bin bi adamsın lan sen ahahaha dedi. sonra hep birlikte güldük.ama bu gülüşüm mutluluk gülüşü değildi. içimden üzüldüğüm yapmacık bi gülüştü...

    edit:sahurdan sonra saat 3.30 gibi devam..
    ···
  7. 82.
    +1
    o parka 1 kız 1 erkek olarak girdik ve 1 sevgili olarak çıktık. işe bak amk sevgili nedir ya.şimdi size bu kızla ilgili çok da uzun vade de olmayan planlarımı anlatayım.bu kıza yaklaşmaktaki tek sebebim gelişimi mi tamamlamak. evet bu aşamaya kadar bir çok seviye atladım.bir çok zorluklardan geçtim.bu asosyallik denen illetten kurtulmak için buralara kadar geldim. şimdi tek bir şey vardı o da hayallerimde bile gerçekleştırmeye utandığım o gibiş denen cinsel organ birleşmesi.bir çoğundan dünyadaki en güzel duygu oldugunu duydugum bu vuruş işi benı iyice heyecanlandırıyordu. hemen olucak bi iş deildi bu ama bu amaç uğruna ergenliğimi dışa vurup onlar gibi biri olucaktım. kamufle olup onlardan biri gibi görünecek gerekirse uzaktan bakıp sürekli küfrettiğim o iğrenç çiftler gibi olacaktım.ama bu noktaya kadar geldikten sonra amacıma ulaşacaktım her ne olursa olsun..

    edit: yarın devam beyler malum sabah 08:00 da iş başı.
    ···
  8. 83.
    +1
    Şükürler olsun ki bu başlığa tıklamışım
    ···
  9. 84.
    +1
    reserved dönücem buraya
    ···
  10. 85.
    +1
    işte ben o gece elimde sigaramla tüm bunları düşündüm o kısacık ama saatler süren yolda. tüm dünyanın merkezindeki aç bir karınca gibiydim. etrafımda amaçsız dolaşan bir sürü nesne vardı ama çok anlamsızdı hepsi. yani varlığından emin bile olamadığım bir sürü duman kokulu şey vardı.

    neyse bu kadar pgiboloji betimlemesi yeter.o gün evdekilere söyledim işten ayrıldığımı. hiç şaşırmamış gibi karşıladılar durumu.ama içlerine işleyen o duyguyu hemen sezmiştim. tekrar eski bakışları dha ilk andan yüzüme çarpmıştı yada ben öyle gördüm tam emin değilim. gidip hiç de yorgun olmayan bedenimi atıyorum gıcırdayan yatağa. saat 11 e geliyor. hiç kitap okumak istemiyorum. dünyada o an istediğim tek şey uykuydu.ne kadar uzun veya ne kadar kısa olursa olsun yeterki bir keye uykuya dalmaktı istediğim. yeterki geçsin saatler birkaç saniyede. başka bişey istemezdim o an.

    belki inanmazsını ama hayatımın en güzel ve en kesintisiz uykusunu o gece yaşadım. yatmadan önce görmeye hazırlandığım 2 rakamı yerini aydınlıkta apaçık seçilen 13.19 rakamlar bütününe bırakmış. uzun bir süredir uyuyordum, yani gerçekten uyumuştum...
    ···
  11. 86.
    +1
    en azından haber vermen iyi oldu yazmıycaksın sandım bi ara
    ···
  12. 87.
    +1
    ertesi gün okula yeni arkadaslarımla gittim. okulda tenefüslerde onlarla takıldım ve onlarla yiyip içtim. evet yiyip içmeye baslamıstım okulda. kantine sık sık gidiyordum artık. sınıfımdaki arkadaslarımdan öğretmenlerime kadar herkes bendeki değişikliği fark etmişti. artık farklı ortamlara girip değişik kişilerle tanısıyordum. sabahlara kadar uyuyamadığım geceleri sokaklarda yeni arkadaslarımla geciriyordum. biraz daha az kitap okumaya baslamıstım ama hala elimden geldiğince okuyordum.ve müzik, evet müzik.o hayatımın her anında yer almaya devam edıyordu. gitmeye devam ettiğim işyerinden harçlığımı çıkarıyor bu paraların yarısını anneme yarısını kendime alıyordum. artık gereksiz, saçma utangeç ve asosyal bi liseli değildim. artık konuskan, sosyal,çevresi geniş biriydim. kendi halimde arkadaslarımla birlikte takılıyor,bir yandan okula gidiyordum.

    işte böyle bir hayata başlamıştım kardeşlerim. tabiki bu süreç kısa bir süreç değildi. yaklaşık 2 yıllık süren uzun yollu bi maceranın son adımıydı. basarıya ulasmıstım. artık sosyal, gezen,evde küf tutmayan çürümeye mahkum birisi değil kendi kararlarını veren saygın bir toplum bireyiydim. mutluydum tabiki ne yazık ki okuldan atılmamla son bulacak bu maceranın son adımı aynı mutlulukla bitmedi..
    ···
  13. 88.
    +1
    Elif ve annesinin saçma soru yağmurundan ve benim kısa cevaplarımdan hiç bahsetmicem.o muhabbetler en az bi yarım saat surdu.bi arada merak edip arayan anneme disardayim gelicem falan diyorum. annesinin davranışlarından ve sorularından sıkılan elif bana odasını göstermek istediğini söylüyor.2 yıldır gördüğüm ve bugun haricinde nerdeyse hiç konusmadığım bi kız nasıl olurda dışarda beni görünce direkt evine davet eder, hadi onu gectim gel odamı gezdirim falan der. ülke baya gelişmiş amk.

    Neyse biz elifin odasına giriyoruz(dikiş yok beyler abaza ipneler k.b) ve nerdeyse salonları ile aynı büyüklükte elifin odası. kapının hemen karşısında büyükçe bir yatak var. yatağın iki yanında da küçük komidinler var. yani başka yerde görsem iki kisilik bir yatak odası sanardım elifin odasını. yatağın sağ tarafında ince uzun bir masa ve küçük bir sandalye var. masanın üzeri renk renk makyaj malzemeleri ile dolu. elif beni hemen duvarın önündeki kanepeye oturtuyor. ayni acele tavırlarla ince masasının nerden olduğunu anlamadığım gibik bi köşesinden tahta bir sehpa çıkarıp önüme koyuyor. ardından kendiside yanıma gelip,'EE anlat bakım nabiosun, kusura bakma annem için öyle çok konuşur işte birini görünce'diyor. daha cevap vermemi beklemeden kalkıp kapıdan nuraan diye sesleniyor.az sonra telaş içinde en fazla 20 yaşinda olan beyaz kıyafetli bir hizmetçi geliyor.

    Hizmetçi beyaz gömleğinin sonuna kadar iliklenmesinden dolayı hafif kızarmış ve biraz da terlemiş bi kızcağız. telaşla içeri girip 'elife hanıma' ne arzu ettiğini soruyor. elif kola kek filan bişey getir ama acele olsun diyor zavallı kıza...
    ···
  14. 89.
    +1
    Aradan yarim saat bile gecmeden okuldan bi kiz göruyorum.oda beni gormus olucak ki yanima dogru geliyor. suratinda aptal bi gülümseme var ve daha da sinirlerimi bozuyor. yanima geldiğinde hiç istifimi bozmadan oturuyorum. sigara ictigimi görünce surati biraz değisiyor ve "sendemi ya"diyor aptal bir ses tonuyla. sınıftaki halimi tamamen unutmuş olarak gözlerinin tam ortasına bakìyorum bir süre sonra bir duman daha cekiyorum ve biraz daha yayìliyorum banka. kız şaşkın şaşkın beni izliyor. biraz oturabilirmiyim diye soruyor şaşkinlıgı gecince. hiçbir şey demeden yana kayìyorum. artìk kontrolümü kaybetmisim gibi hissediyorum. sanki bendeğil de sìnifìn populer tiplerinden biri veya kardeşim konuşiyormuş gibiydi.ama kesinlikle ben değildim.

    Neyse kız seni biliyorum çok konuşmazsın ortamlarda falan ama sende farklı birsey oldugunu seziyorum diyor.(bak bak konusmalara bak)ben tabi sadece dinliyoum kafam yine yerde ama bu kez çekingenligimden falan değil yerdeki karıncaları izliyorum.o bankta kızdan duydugum son sey seni bizimkilerle taniştırıcam oluyor
    ···
  15. 90.
    +1
    (bu entyi yazmak ve o anı tekrar yasamak için az önce banyoda girip 15 dk yıkandım beyler ona göre.)

    içeri girdim yarım kalan çişimi bitirdim. telefondan yarım kalan müziğimi başa alıp açtım. telefonumu sesin daha iyi geleceği yankı yapan bi yere dolabın köşesine koydum. burda ıslanmadı da.sıcak suyu yarım soğuk suyu ise sonuna kadar açtım. genelde kaynar suyla banyo yapardım ama vücudumun heryanında ateş sıcaklığı hissediyordum. söndürmem lazımdı bu ateşi. suyu açıp yukarı astım şofbeni.su vücuduma değdiği ilk anda gözlerim kapalı müziği dinliyordum. müziğin sesi kısıldı. gözlerim kapalı vücudumdan çıkan dumanları görüyordum. eriyordum resmen. sonra suyun altına kafamı soktum. aynı şekilde müziğe ayak uydurarak kafamda geziniyordu bu su denen nimet. kaşınan ve saçları dökülen kafamın her yanından sular akıyordu. suratım,kulaklarım, ağzımın içi ve boğazım. heryanım suydu. dökülen saçlarımın suyla birlikte girmesini izledim ilk başta hüzünle. sonra su denen şeyi inceledım. yere fayanslara oturdum müziğim devam ederken. yere daha yakınken saçlarımın çoğu daha net görünüyordu.bu kadar çok döküldüğünü tahmin etmemiştim. yerdeyken kafamı kaldırıp dıştan falso alarak suratıma gelen suyu izledim. gözlerimin kıpkırmızı oldugunu hissediyordum.o soğuk nimeti kana kana içtim kardeşlerim.eve banyo yaptığım çeşme suyuydu.ama ömrümde içtiğim en güzel suydu belkide. arasında bi seçim yapamazdım içtiğim suların ama bu cok tatlı gelmişti. sonra incelemeye basladım sofbeni. tüm deliklerden eşit miktarda su akıyordu.ama köşede bi yerdeki delikten azar azar damla damla su akıyordu yere.o suyu izledim biraz. dilimi dışarı çıkardım. evet yaptım.o akan suyun her bir damlasını 4-6 dakika kadar o pozisyonda içtim. neden böyle bişey yaptım hatırlamıyorum.ama müzik bitene kadar durdum öylece...
    ···
  16. 91.
    +1
    işte bu pgibolojiyle varıyoruz elifin apartmanının girişine. bahçe kapısını ucu kırmızı ojeli 5 karmak açıyor.ve bahçeden içeri giriyoruz. tık tık tık. binbir çeşit yapmacık çiçeğin arasından geçip koyu gri yolda apartman kapısına ulaşıyoruz. kapıda sırtında siyah çöp poşeti olan bi abla görüyoruz. kafasındaki başörtüyü acayip bi şekilde bağlamış, alnının ve çenesinin herbir yanından nokta nokta ter taneciği görülüyor. nasır tutmuş 5 parmak ve bu parmakların ucunda koyu yeşil 5 tane tırnak göze çarpıyor. tırnakların ucunda anlam veremediğim siyah plastik parçaları var. diğer elinde iste 4 parmak var. beşinci parmağın acayip kötü bi şekilde yarısından yukarısı yok. eteğin paçaları yıpranmış ve üstüne geçirdiği ince yelek eteğin arasına sıkışmış.o kadın 'bizi fark edince afedersiniz gençler diyor ve telaş içinde kenara çekilmeye çalışıyor sırtında koskoca poşetle.

    kadın kenara çekilmeye dursun elif 'ay kusura bakma ya' diyor ablanında duymasını istediği anlaşılan bi ses tonuyla. kafamı çeviriyorum eliften tarafa.10 adet sapasağlam ve kafaları kırmızıya boyanmış oldukça temiz parmak görüyorum ilk önce. kafamı yavaşça yüzüne doğru kaldırıyorum parmaklarından. suratına giden yolda beyaz dar bi tişort, siyah ve en az bu sokak kadar temiz bir ceket ve biraz fazla açık olan göğsünde bir altın kelebek kolyesi görüyorum. sade bir makyaj olan yüzünde ise aptal bir kibir duygusunu örtmeye çabalayan utangaçlık duygusu seçiliyor...
    ···
  17. 92.
    +1
    biraz sonra zil çaldı ve toplanıp sınıflara gittik. sınıfa giderken aklımda sürekli kantindeki çocuk vardı. aklımdan cıkartamıyordum o suratını. yolda bir daha güldüm. tuvalete uğrayıp yüzümü ve saçlarımı yıkadım. bikaç tel daha terk etti beni. ıslak kafamla sınıfa gittim. benım sıramda kendi sıra arkadasım ve az önce konustuğum kızın sıra arkadası oturuyordu.kim bilir şimdi yine ne tak var amk diyerek gittim sıramın yanına. benım sıra arkadası aga sen ... nın yanında oturcakmıssın bu ders aynı sekilde dönüp gidip oturdum denilen yere. kız kafayı gömmüş yatıodu sırada. horluyordu hatta amk korktum. neyse şaka tabi kız horlamıyordu. hatta uyumuyordu da kafasını sıranın üzerine koymus öyle mal gibi yatıodu. yanına oturunca kıpırdamadı. gözlerini kaldırıp bana baktı bende ona baktım. sonra kafamı cevırdım. bana bakıyordu hala.bir daha baktım kıza o anda aklıma binbir türlü şey geldi kardeşlerim. ergen ve sivilceli sevgili beynimin ilginç fantezilerine şahit oldum o anda. kızı aynı bu pozisyonda yatırmış arkasından sırtına vuruyordum.amk züt falan da değil sırt. neden sırt ulan neden. bende beynıme bunu sordum ama birden değişti görüntü.bu yeni hayalde sınıf bomboştu. kız suan bulundugumuz sırada çırılçıplak yatıyordu. bende sınıfın diğer ucundaydım. birden havalanıyor ve kıza doğru ucuyordum.ben kafam tavana carparak kıza yaklasırken gectığım yerlerdekı sıralar devrılıyordu bırbır.tam çıplak kızın yanına yaklasıyordum ucarak ve birden kendime geldim.

    karşımda çırılçıplak halüsülasyonunu gördüğüm bu kızı birden suratımın 10 cm karşısında üzgün üzgün cevap beklerken buluyorum.ilk işim kafamı suratından cekıp bacaklarına ve vücudunun gerıkalan yerlerıne bakıyorum. kız çıplak değildi. kız fark ettımı bılmıorum ama benım aletin dikildiğini fark etmem, kızın giyinik olduğunu öğrenmemden daha fazla acı verımiyor bana. neyse kendime geldiğimde ne diodun diye sordum tekrar kızın vücudundan daha güzel suratına dönerek..
    ···
  18. 93.
    +1
    aglattin pic
    ···
  19. 94.
    +1
    --devam--

    ben tabi değiştiğimi falan sandığımdan balıklama atlıyorum. kendimi bu asosyallik, utangaçlık illetinden kurtardığıma öyle inanmışım ki kendime bişeyler kanıtlamak istiyorum. yani o zaman kızın teklifini kabul etme nedenim bu.bu arada kıza elif ismini veriyorum ifşa olmaması için adını vermiyorum burda. elifle yürümeye başlıyoruz banktan kalkıp. yokda uzun uzun konuşuyor tabi bu baya geveze zaten.ben kısa cevaplarla veya kafamı sallayarak yanıt veriyorum.

    bi süre sonra çok lüks bi sokağa giriyoruz. yani utanmasam ayakkabılarımı çıkarıp girecem sokağa. gündüz vakti temiz,dar ve bir o kadar da sessiz yolda yan yana yürüyoruz elifle. sokağın sessizliğini bozuyor elifin topuklu ayakkabı sesi. kendimi dinlemeye çalışıyorum neler olacak acaba diye soruyorum kendimi.ama sinirlerimi bozuyor bu ses. tık tık tık. düşünmeye çalışıyorum doğrumu yapıyorum diye. tık tık tık. sinirlerimin kat kat yükseldiğini hissediyorum. sanki bi asansördeyim ve en üst kata çıkınca çok kötü şeyler olacak.

    bu durum biraz daha devam etseydi düşüp bayılabilirdim. şükürler olsun ki(evet) çok fazla sürmedi. şükürler olsun ki o tertemiz sokak ayaklarımın altından başka pislik tatmadı...
    ···
  20. 95.
    +1
    şuana kadar şuku verdim şu kıza yaptığın olay için son entrini çükülüyorum
    ···