-
101.
+1sonraki günlerde aliyle birbirimize alışmıştık iyice. yaklaşık aradan geçen 2 aylık bi sürede onla haftanın 2 günü kütüphaneye giderdik. tabi bu kütüphane yolu sayesinde uzun uzun tatışır, bilgi alışverişi yapardık. yani yalnız değildim artık. yani öyle bişey. yine ev halim sefillik doluydu. sadece okulda ve kütüphaneye gittiğimiz bazı günlerde konuşma fırsatı buluyordum biraz da olsa. onun dışında yine aynı taktan yaşantı işte.
ev geçimini almanyadan aylık olarak para gönderen babam sağlıyordu. annemde bi konfeksyon dükkanına öğle yemeği yapıyordu.bu şekilde kıt kanaat geçiniyorduk şimdilik.iki kişi okutmak kolay değildi tabiki.o dönemlerde bazı ekonomik zorluklardan geçtik. babam kim bilir elin memleketinde dil bilmeden ne zorluklarla çalışıyordu. işte bu düşünce kafamı çook uzun bi süre meşgul etti.. -
102.
+1şeriat kızları köşeye, içi dolu karton kutuların üstüne oturmalarını ve beklemelerini söyledi. işimizin çok az kaldığını 10-15 dkye çıkacaklarını da ekledi.ben gözlerimi kızların olduğu tarafa çeviremeden öylece işime odaklanmaya çalışıyordum. kafam iş yaptığımız masanın üzerinde, suratım ve ellerim terli, kalbim küt küt atıyor. kızların oturduğu tarafı gözlerim işte olduğu için pek göremiyorum ama adım gibi eminim ki bizi izliyorlar. ellerim titriyor,her zamankinden daha hızlı yapmaya çalışıyordum. bunu kızları etkilemek için mi yoksa bi an önce bitsin bu saçmalıkda eve gideyim diye mi yapıyordum bilmiyorum.
benim yaptığım işi ve tabancayı anlayan veya görenler az çok bilirler bu tabancanın arkasındaki delikten uzun ince bi silikon giriyor.bu silikon makinenin içinde ısınıp ucundan dışarı sıcak yapışkan bi sıvı olarak çıkıyor. işte bu arkadan soktuğumuz uzun silikonlar o gün bitmişti. işimizin bitmesine çok az kalmıştı ama silikon bittiği için gidip silikon almam gerekiyordu. bende patronu aradım ve dükkanda silikonun kalmadığını ne yapmam gerektiğini sordum. çalıştığımız apartmanın bodrum katı dahil tüm hepsi patrona aitti ve iki kat üstte kendisi yaşıyordu. bana eve çıkıp eşinden para istememi ve o parayla gidip nalburdan silikon almamı söyledi. bende kızları ve bizim iki salağı orda bırakıp silikon almaya gittim. yukarı patronun evine çıktım... -
103.
+1ve gözler.. eğer dikkat ettiyseniz gözlerini anlatmadım kızın.bu gözleri anlatacak kelime bulamıyorum şu an bile. suratının beyazlığı, saçlarının düzlüğü ve hatta yanaklarının kırmızılığı kadar gerçekti bu gözler.ve siyahın en güzel tonundaydı rengi. gözleri siyah değildi yani hiçbir siyah bu kadar güzel olamazdı.bu renk sadece onun gözlerine özel bişeydi. daha önce yüzlerce gördüğüm ama ilk defa orda ne kadar güzel olduğunu fark ettiğim bi renkti. yada hiçbir yere yakışmıyor sadece ona yakışıyordu. gözlerinde yabancı birini evinin kapısında gören bir genç kızın heyecanı, ürkmüşlüğü ve merakı vardı.bu harika gözlere uyumlu bir çift kirpik ve bir çift kaş vardı suratında. saçları kahverengi olduğu halde kaşları ve kirpikleri gözleri kadar siyahtı. aramızdaki yaklaşık 2 metreye rağmen kirpiklerinin her telini fark edebiliyordum.
normalde olsa kafamı ayaklarıma kadar indirir derdimi bi kaç kelimeyle anlatırdım.ama bu gözleri gördükten sonra gözlerimi kaçıramadım. yani sanki yıllar sürmüş gibi gözlerine öylece baktım 7-8 saniye.en sonunda ağzımdan arka arkaya sırasını karıştırmış bi halde çıkan şu cümleyi söyledim: ee.. şey ihsan abi istedi biraz para şey için.. ee.. silikon alcaktım da.. şu cümlede yerin dibine batışım hala aklımda o günkü gibi. kız ağzını görmesemde gözlerinden hafifçe gülümsedi ve kafasını hızla içeri çekip gitti... -
104.
+1günlerim okulda gibilirken gecelerim yeni keşfettiğim incisözlük le renkleniyordu. liseli olduğumu söylemezdim açık açık. zaten hiç bir zaman da anancılık yapmamıştım.bu yüzden tamamem vakit geçirmelik zevkli bi ortam olarak görmüştüm burayı. gündüzleri nasıldır bilmem ama burada geceleri çok sağlam adamlar vardı ilk zamanlarımda. tabi ki bu yeni alışkanlığım olan incisözlük kitap okumamı engellemiyordu. sabaha karşı saat 4 de tekrar kitabımın basında buluyordum kendimi.7 de okula gidene kadar kitap okur, okuldan geldikten sonra da uyurdum.
bi gün okulda mehmet yeni taştığı biriyle yanıma gelip hafta sonu mangal yapıcaz sende gel 3 kişi gidip takılırız dedi.ben şaşırmıştım tabi ne de olsa hayatımda ilk defa biri beni bi yere davet ediyor.bu davet sonrası nasıl reddedilir nasıl kabul edilir falan bilmiyorum tabi. kısaca yok olm işim falan vardır benim.siz takılın diyorum. mehmeti size anlattım zaten bi dil var ipnede bi baktım beni ikna etmiş bile. mangalın detaylarını falan konuştuktan sonra ayrıldılar yanımdan.ben de nerden bulaştık bu işe amk diye diye devam ettim kitabımı okumaya. -
105.
+1işte boyle saçma bi ortamda bi kac ay takildim. arada sirada konustugum eski bi arkadaşim vardı. yalnız degildim. yani öyle hissediyodum kendimi.yaz tatiliinde kendimi ne kadar gelistirdigimi düşünsem de okul gecen senekinden farksızdı. kizlar yine gelip azimdan bi kac kelime laf almaya calisiyordu. yine tuvalete gidmiyor ,öğretmenlerin rencide edici tavırlarıla yüzüm kızarıyordu. bunu kavradıktan sonra kndimi değiştirmek konusundat pek fazla kafa yormadìm zaten.
Babamın almanyada olusu tun gibintilara tu biber oluyordu.pek fazla takilmazdim ailemle ama yoklugu canımı sıkıyordu.bu sebepten öturu annem yalniz kalmisti.ben ve kardesim okul sonrasi odamiza kapaniyor annemi pek yalniz birakiyorduk.bu durumu fark edince onunla daha fazla vakit gecirmeye calistim.ne bilim yemekten daha gec kalkiyordum, akşamlari çay iciyordum falan. nedensiz yere üzuluyordum annem icin.. -
106.
+1Mehmet sınıfa geldikten sonra baya konuşkan olduğu için kısa sürede sınıftan kendine bi kaç arkadaş edinmisti.ilk başlarda benle takıldığı halde sonradan vaktinin çoğunu yeni arkadaşları ile geçiriyordu. valla ne yalan soyliyim ilk baslarda biraz kıskanır oldum ama benim için en hayırlı şeyin yalnızlık olduğunu öğrenince kıskançlık denen şeyde yok olmuştu.
Yalnızlık denen şeye her insan en az kalabalığa muhtaç olduğu kadar muhtaç. bunu 11.sınıfta öğrendim. okulda ogretmediler elbette. çünkü orda en yararlı şeyleri asla ogretmezler. iste o sene eğitim denen şeye karşı düşüncelerim tamamen değişti. eğitimi son derece yararlı biliyordum eskiden.her insan egitilmeliydi bence.ama 11.sınıfta anladım ki her insan sadece eğitimin ne kadar saçma ve gereksiz olduğunu öğrenene kadar eğitilmeli... -
107.
+1işte bu pgibolojiyle başladı eğitim öğretim hayatımın en berbat sınıfı. işte böyle başladım. yalnızlık,özgüven ekgibliği, toplumdan soyutlanmışlık hepsi bendeydi amk. okulun ilk 2 haftası ders işlenmeden laylaylom içinde geçti. yani sınıfın diğer öğrencileri için. benim ise yine karnımın içi çiş dolu, gözlerim güçbela anladığım kitapta takılıyorm öyle sınıfta. herşey gayet normal yani. bazen soruyorum kendime bu sınıftaki kişiler kafamın içinde olanları bilse, düşüncelerimi anlayabilse ne tepki verirler acaba diye.
neyse biz dönelim konumuza.o sene ilk okuldan tanıdığım 8 yıl beraber okuduğum bi arkadaşım kaydını başka bi okuldan bizim okula aldırdı. adına mehmet diyelim biz olsun bitsin. mehmetle 1. sınıftan 8. sınıfa kadar aynı sınıfta okumuştuk.onu okulun 2. haftasında bizim sınıf kapısının önünde beni ararken bulunca çok şaşırmıştım. beraber müdürle konuşup kaydını benim sınıfıma yazmasını istedik. müdür de kabul etti. mehmetle uzun uzun hasret giderdik. çok konuşkan biri olduğum söylenemez ama mehmeti görünce dilim açılmıştı. eski okuldan falan konuşmalar açmıştı iyice beni. mehmet sınıfa geldikten sonra onunla birlikte orta sıranın en arkasında oturmaya başladık..
mehnmeti biraz anlatmak gerekirse gayet konuşkan, komik eğlenceli bi tip olduğunu belirtelim ilk önce. çocuk bildiğin ağar binti yani. insan ne kadar az konuşursa konuşsun, morali ne kadar bozuk olursa olsun o binin yanında kendini çok iyi, konuşkan ve mutlu hissederdi. yani herkesin sahip olması gereken bir arkadaştı, benim ise şimdilik sahip olduğum tek konuşma aracıydı... -
108.
+18 yıllık arkadaşım mehmetin yaptığından sonra daha tanışalı 3 ay olan siirtli ali beni direk içeri almıştı. önce pembe renkli duvarları olan ufak bi odaya buyur etti beni. karşılıklı 2 kahverenki koltuktan birinin en köşesine oturdum. derin bi oh çektim ve arkama yaslanım biraz bu şekilde oturdum.ali sen otur geliyorum ben şimdi diyip odadan çıktı.ben odayı inceledim biraz. hemen solumda beyaz kalın eski bi monitör vardı. karışık bir dizi kablo ve altta ufak bi siyah bilgisayar kasası. bilgisayarın arkasında okuma kitapları var.bu kitapların bi raf üstünde de okul defterleri ve kitapları. bilgisayarın arkasında ufak yavarlak bi masa dikkatimi çekiyor sonra. üstünde beyaz pembe ince bi örtü var. üzerine karışık şekilde test kitapları dizilmiş.
5 dakika sonra odaya 40-45 yaşlarında bi kadınla geliyor odaya ali. kadın pembe boğazlı bi badi giymiş, kafasında beyaz bi başörtü var.gri rengi çiçek desenli bir de eteği bar üzerinde. eteği belinin yukarısına kadar çekmiş biraz kilolu bi abla bu.bu kadını görünce aklıma ilk gelen şey elifin apartmanının önünde gördüğüm o temizlikçi kadın oluyor.o günden sonra unutamadığım o kadına ne kadar da benziyor.tip olarak olmasa da gülüşü, elleri ve ses tonu bana o kadını karşımda görüyormusum izlenimi yarattı. kadın hoş geldin dedikten sonra birazdaha bişeyler söyledi onu hatırlamıyorum, dolayısıyla benim ona ne cevap verdiğimi de hatırlamıyorum. neyse o önemli deil zaten.
kadın odadan çıktıktan sonra karşımdaki koltuğa ali oturdu. kahverengi çizgili bi kazak vardı üstünde. benim koyu lacivert kazağımdan daha kalında ve tabiki çok çok daha kuru.ali neler olduğunu anlatmamı söyledi meraklı bi şekilde.o an yaptığım ilk şey ellerimi gözlerime zütürüp yaklaşık bi 5 dakika bu şekilde gözlerim kapalı durmamdu. aliyi göremiyordum, kimseyi göremiyordum sadece odadaki sessizliği duyuyordum.5 dakika o şekilde durdum ve ali tek kelime edip beni o an rahatsız etmedi. işte o zaman bu çocuğa kat kat bi sevgi duydum.. -
109.
+1(bkz: http://inciswf.com/1290819927.swf) entrylerin özeti
-
110.
+1@512 enty-nick lan güldüm amk ahaha
-
111.
+1bir daha görebileceğimi sanmadığım annem, kardeşimle birlikte o odaya girdiğinde utancımdan yapacak bi şey bulamadım. burada utacak en son kişi bendim belki de ama alışkanlık işte utanmak benim için hayati bi şey artık.ota taka utanıp kızarıyorum yani.o odadaki 5 dakikalık sessizlikte beyaz örtünün altında kaç litre terlediğimi bilmiyorum. onlarla nerede kaldığımı, neden eden gittiğimi falan hiç konuşmadım. sanki hiç bir şey yokmuş gibi hastaneden taburcu olup eve gittim. tilki yine dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına girmişti. yine odama, bilgisayarıma,kitaplarıma ve yatağıma dönmüştüm.eve girince ilk işim banyoya gidip kafamı soğuk suyun altına sokmak oldu. çıkınca annem 'yapma yine hastalanıp düşüp bayılacaksın bi yerde' dedi ama onu dinlemiyordum tabi son zamanlarda olduğu gibi. gidip kafamı kuruladım ve kendimi yatağa boylu boyunca uzanırken buldum.
çok yorgundum. hatta geberiyordum yorgunluktan. yarın pazartesiydi. uzun ve sıkıntılı bi hafta sonunun ardından okulda mehmeti ve aliyi görecektim. yine okulda çişim karnıma kadar dolu oturup çıkışı bekleyecek, kitabımı bitirmişsem kütüphaneye gidecektim. hatta belki yola 2 tane sigara içecek rahatlayacaktım.her şey normaline dönmüştü yani tekrar... -
112.
+1ertesi gün okulda da aileme yaptığımdan farklı bi şey yapmadım. yine görmezden gelme, sanki hiçbirşey olmamış gibi davranma yolunu seçtim. mehmet ve ali de aynısını yaptı. hiçbir şey olamamış gibi okulda mehmet in şakalarına gülüyor sınavlarda ona kopya veriyordum. okul çıkışlarında aliyle birlikte kütüphaneye gidiyor, yolda limonlu sodam ve sigaramla bol bol tartışıyordum onunla. babamın yokluğuna iyice alışmıştım.ilk başlardaki kadar zor gelmiyordu bana onun yokluğu. arada bir telefonla görüşüyor bazen de internetten kameralı konuşuyorduk ailecek. annem ve kardeşime gelince onlarla da bi sistem oturtmuştuk. adam smith in dediği gibi adeta gizli bir el aramızdaki düzeni sağlıyordu.ben artık cebimde sigara paketi ve çakmakla dolaşır olmuştum. annem bi kaç kez görmüştü bunları ama dediğim gibi karışmıyordu artık. sanırım evden çıkıp gitmemi tekrar göze alamazdı. onun pek umurunda olduğunu sanmıyorum ama bunu babama açıklaması onun gözünü korkutuyordu bence.
kardeşimse her zamanki gibi kızlarla ve okuldan arkadaşlarıyla dışarılardaydı. evde onu çok nadir görüyordum.
ben ise kendimi iyice sigaraya kaptırmış,tam bir bağımlı olup çıkmıştım.her zamanki gibi geceleri uyuyamıyordum. adeta baykuş kesilmiştim. gündüz okuldan gelip yatar, gece oldumu dikilirdim ayağa. kaçta kalktığım belli olmuyordu. bazen eskisi gibi 2 de bazen 3 de bazen de 5 veya 6 da kalkıyordum.ama hep kalkıyordum.ve tabi ki okumak. sigaradan sonra bi bağımlılığım vardıysa o da kitap okumaktı. bilgisayar bağımlılığım eskisi kadar çok değildi. sadece inci sözlüğe giriyordum.ama kitap okumak hiçbirşeye değişemeyeceğim bi zevk olarak görünüyordu bana.
işte bu şekilde koca bir yılı başka vukuat yaşamadan atlattım. ufak tefek şeylerde oldu elbette ama onlar burda yazmaya gerek görmediğim kadar değersiz anılar.11. sınıf işte bu şekilde ilk dönemi olaylı ikici dönemi oldukça sakin olarak geçti. eğer dinleyecek olan varsa yarın gece ve ondan sonraki gece yaklaşık 10-15 entry de lise hayatımın son dönemini kısa bi şekilde anlatıcam. şimdilik iyi geceler. -
113.
+1ali kusura bakma kardeşim ben gitmek zorundayım herşey için çok teşekkür ettiğimi söyle ailene...
cumartesi günü sabah saat 9.etraf yeni yeni canlanır. kuytu bi mahalleden geçiyorum. ilerden araba sesleri geliyor.bi caddeye yakın oldugumu anlıyorum. bacaklarım bedenimi güçlükle taşıyor. sırtımda 10 kiloluk çanta, kazağım,okul elbiselerim hepsi üzerimde.sol elim karnımda zombi gibi ağır ağır yürüyorum kaldırımda. caddeye kadar yürüyünce biraz tanıdık bi yer oldugunu anlıyorum. yoldan karşıya geçip bikaç tane yokuş çıkıyorum. sanki tüm rastlantılar beni bilerek oraya getirmiş gibi yolum ilk gece dışarda kaldığımda uğradığım tekel bayiğine çıkıyor.bir yandan telefonum cebimde titrerken bir yandan o büyülü parka gidiyorum beynimden habersiz. ayaklarım bağımsızlığını ilan etmeye çalışıyor sanki. titreye titreye yürüyorum.
o meşhur girişten geçip o geceyi geçirdiğim banka gidiyorum. herşey aynı ve yerli yerinde.bi sokak köpeği uyuyor bankımın yanında. acılar içinde çöküyorum banka. köpek kafasını kaldırıp bana bakıyor. uzun uzun inceleyip geri uykusuna dönüyor.ve bende daha fazla dayanamıyorum bu acıya.bir cumartesi sabahı derin derin kusuyorum ayaklarıma. sanki yıllardır yediğim ne varsa çıkarmışım gibi. gözlerim kapalı boğazımda dayanılmayacak bi acı. nefes almakta zorlanıyorum. öksürükle hapşurma anı anda geliyormuş gibi bi kaşıntı var ağzımın içinde. bacaklarımdan enseme kadar sırtımda uzanan bi ağrı var ve beni bitiriyor. daha fazla dayanamıyorum bende.az önce midemin içinde olanlara doğru düşüyorum gözlerim kapalı. suratımda sıcak çok sıcak bi sıvı hissediyorum ve tüm bağlantım kopuyor o anda dünyayla olan...
edit:bu gecelik bu kadar beyler kusura bakmayın yarın erken kalkman lazım,iyi geceler.. -
114.
+1Telefonundan anneden gelen mesajlar vardı. evde değildim ve bu gece de gitmeyecektim. babam almanyada ekmek parası için calisiyordu. çok değil 6 ay önceki ailemden eser yoktu. benim tek amacım olan sosyalleşme hayalim getirmişti belki de bizi bu duruma. yada asosyallik denen o bela, bilemem.ama bildiğim bir şey varsa o da bir daha eskisi gibi bir aile olamayacagimizdi.
Aliye o gece tüm yaşadığım sıkıntıları kendim bile sasirdigim bi rahatlıkla uzun uzun anlattım.her şeyi tüm ince ayrıntısına kadar. sonra kitaplar hakkında konuştuk. burada hatirlamayacagim kadar farklı konularda konuştuk aliyle.bu yüzden o geceki konusmamizi atliyorum. yatmaya yakin bana banyoya girmek ve düş almak için ısrar ettiler ama kabul etmedim. gerek yok diyip gecistirdim.ali karşı koltuğa bi yastık ve bi battaniye getirip oraya kivrildi ve hemen büyüdü.ben ise baya bi sure uyuyamadim. dertliydim,evinden uzakta tanımadığımız bi evdeydim.ve canım çölde bir hedefinin suya muhtaç olması gibi sigaraya muhtacti. iste aklımda bunlar varken uykuya Daldim ve sabah tüm vücudumu kaplayan bastan aşağıya büyük bi açıyla uyandım.. -
115.
+1ayraçullah
-
116.
+1Lavaboda eski bi alışkanlık üzerine kafami suyun altına sokup tüm o terli yemek dakikalarinin açısını cikardim. kağanı kapının arkasındaki havlulardan biriyle kurulayip içeri geçtim. hemen bana bi yer açtılar uçlu koltukta. yaklagib 30 dakika bos bos tvye bakıp ahmet ağının sorularını yanıtların.bu kısımları biraz geçiyorum çünkü okul durumum ve aliyle olan arkadaşlık durumumuzla ilgili kısa cevaplı sorulardır bunlar.en sonunda alinin annesinin de içeri geldiği bi anda ali beni az önce uyudugum odaya gitmeye davet etti. tamam deyip geçtim onla içeri. icerdekilere selam verip iyi geceler desem mi acaba diye çok düşündüm kapıdan çıkana kadarki o kısa anda ama en sonunda hiçbirşey yapmamaya karar verdim.
Büyüdüğüm odaya ilk girdiğinde demin yattigim koltuğun açıldığını ve üzerine yastik yorgan bıraktığını görüyorum. annesinin yaptığını düşünüp gözüme ikinci takılan eski bilgisayar monitörünun oradaki ufak kütüphaneye gidiyorum. bazıları gerçekten kaliteli olan kitaplarda görüyorum saçma sapan son yıllarda çıkmış türk kitaplarida. birkaç tanesini inceleyip tavsiye ettiklerimi aliye söyledim.bir çoğunu okumuş zaten. istediğin bi kitap olursa bana şöyle dedikten sonranuykun varsa ben çıkık diyor ali. daha yeni uyandığını uykunun olmadığı söylüyorum. aliye yaptığı tüm herşey için tesekkur edip uzun bi konuşmaya dalıyoruz arkadasimla.. -
117.
+1Odada yaklaşık 5 dakika ben, alinin babası ahmet abi ve küçük kız sessizce oturduk.en sonunda ali içeri elinde bir tepsiyle girdi. ufak ve yuvarlak demir bir tepsiydi bu.tepsinin uzerindekileri görmedim ve bi önemi de yoktu o an o tepside ne olsa yemeye hazırdım. önce sağ kolunun üzerine koydugu sari kırmızı kareli sofra bezini serdi yere. sonra tepsiyi koydu ve elini omzuma koyup yanıma oturdu. hadi ye dedi gulerek.ben çekingen bi tavırla yavaska yerinden kalkıp oturdum yere.3 çift göz vardı beni izleyen. hareketlerine son derece dikkat ediyordum çünkü tanımadığımız bi evde yaklaşık 5 aydır tanidigim birinin evindeydim.ama aliye sonuna kadar güveniyorum. nede olsa 8 yıllık arkadaşımın yapmadığı iyiliği yapmıştı bu çocuk. bunun bedelini asla ödeyemezdim.
Tüm gözler üzerimde tepsinin kenarına hafif nemli kıyafetlerim ve coraplarimla oturdum. üzerimde hala okul elbisem vardı.eve hic giremedigimden çıkarma fırsatı bulamamistim.ilk isim yemeğe baktım. beyaz bi tabakta 2 tane karnıyarık ve bi tabak pilav vardı. koca bi bardakta da su.bi ekmek posetinde de bir tane ekmek vardi. adeta dans ederek yedim bu mükemmel yemeği. sunu açıkça söyleyebilirim ki o yemek hayatından yediğim en iyi 3 yemek arasına girer.ben yemeği bir hayvan gibi yutarken tüm gözler kapanmıştı sanki. yada bana öyle geliyordu. onların bana bakıp bakmadigini bilmiyordum. kafami kaldirmadim hic. bana baktıklarında emindim ama benim için kapalıydı o gözler.ben yedikce unuttum o gözleri.ve en sonunda o sofradan bi fil gibi yiyerek kalktım.hic bir şey bırakmamıştım sofrada. ayağa kalkıp tuvaletin yerini sorduğumda ucunun birbirlerine bakıp gizli gizli gulumsedigini fark ettim. -
118.
+1Alinin bu sorusu hayatımda duydugun en guzel soruydu. sabahtan beri bisey yememistim ve it gibi actim.bu sorusuna her ne kadar utangaç bi tavırla kafa sallayarak cevap versem de hayvan gibi yemek istiyordum.ali odadan ciktiktan sonra babasınin sorulari gelmeye basladi kucuk kizin bakislari altinda. alinin babasi yaklagib 50 yaşlarında saçları seyrek sarı supurge biyikli bi adamdi. suratı koyu renkli bi esmer tonundaydi. burnu biraz buyuk, klagib doğu bölgesi erkegiydi. uzerindeki gri rengi pantolon ve siyah gömleğinden devlet mumuru oldugunu tahmin ettigim bu adam buram buram sigara kokuyordu ve bu beni de cezbediyodu. hatta ikide birde gomleginin cebindeki pakete gozüm takiliyordu.
ilk olarak şu şekilde basladi konusmasina bu adam ''ali bana herseyi anlattı oglum, yani evdekilerle olan durumları. oglumun arkadaslarina kapimiz her zaman, gece gunduz aciktir. yalniz ailen burda oldugunu bilmeli. burda adam kacakciligindan basim belaya girsin istemem. eger bu sekilde olacaksa burda ustedigin kadar kalabilirsin.ben sadece kafami sallayarak soylenenleri onayliyordum.en sonunda da yarin anneme haber veririm dedim. aklımda ise sadece yemek yemek vardı. -
119.
+1KOLFEKSiYON NE LAN PiÇ
-
120.
+1bundan önceki entrylerimde anlattıklarımla sizin de anlayacağınız gibi çok zor bi 3 ay geçirdim. pgibolojim allak bullak olmuştu. asosyaldim,eziktim, gereksiz ve saçma sapan biriydim.ve en kötüsü de kendimi normal bir insan olma yolunda hızlı ilerlerken görüyordum. dibide kadar yanılıyordum ama farkında değildim işte.3 ay önce neysem aynı ezik hamamböceğiydim 11. sınıfa başlarken. kendimi ne kadar değişmiş görsem de aynı saçmalıklar okulun ilk haftası kendini göstermeye başladı..
okulun yeni eğitim öğretim yılına geçen sene oturduğum mevkiide başladım. arka sıraların birinde sol tarafta cama yakın oturuyordum. kendimi daha rahat hissediyordum gök yüzünü görünce.bu yüzden sürekli cama yakın taraflarda otururum. okula başladığım ilk hafta babam almanya ya gitmişti. tüm ailemizin geleceği için bir dönüm noktasıydı babamın gitmesi. annem ben ve kardeşim kalmıştık. tabi bu olay benim tak rengi pgibolojim biraz siyah renk katmıştı. daha da taka batmıştım yani anlaşılan.
okulda hiç arkadaşım yoktu. baya baya yalnızdım ulan işte. uzun uzun betimleyemeyeceğim nadir şeylerden biriydi bu.yani ne diye bilirdim ki yok ulan işte yok. konuşacak sohbet edecek tek bir insan, birlikte zaman geçirebileceğim tek bir et yığını yoktu çevremde. bikaçyüz kemiğin bir arada tuttuğu bu et parçalarına, içinden oluk oluk kan akan bu metrelerce uzunluğundaki damarlara, görünmez dumanlarıyla birlikte köpek gibi muhtaçtım. işte bu sebepten ötürü susuyordum sınıfta. avazım çıktığı kadar bağırıyordum kendimin bile duyamayacağı kadar yüksek sesle...
-
son entirilerime göz atanlar sözlüğün neden
-
çaycı hüseyinee ne olmuş lan böyle
-
dogum gunu kutlayan huur
-
modlara bu kadar takıntılı olmak
-
çingenden teknik adam olmaz çingeneden
-
istedigim gibi ozgurce
-
gene aklıma geldi kahpe
-
makat deliği neden kaşınır
-
aynen kanka bi dizi reaksiyon ve tepkimelerle
-
bu arada muslumanligin m si gecmedi entrylerimde
-
lan zaten calistigin yok dümenden izin alıp duruyo
-
kimi sevdiysek ya öldü ya kayboldu
-
kadın ağa erkek ağa
-
yolda 5 çocuğuyla gezen suriyeli bayan
-
kons dayı ramo ufuk otuzbirspor kulubu
-
ucankedi bu havada 2 efes bira
-
z kuşağı gençliği şeyime sürdüm
-
beş yıl sonra buraya gelip
-
telefonun da içerisinde bir tane whatsapp var
-
beyaz baksır üzerine
-
gülen bir kadın görünce sinir oluyorum
-
aynen kanka karacigerin kendiliginden olustu
-
gelen geçen saçımda ne cok beyaz oldugunu
-
turklwrin kendini ustun gorme hezeyani
-
bu memurlara habire zam geliyor
-
bakir olmak tercih meselesidir
- / 1