1. 26.
    0
    teklik kavramı paralel evrenlerde de vardır. yani her kişi kendi evrenine özgüdür. ama bunu bozmak biraz tanrıya meydan okumak gibi olur.
    ···
  2. 27.
    0
    gökkuşağı projesi diyince ne hayallerle gelmiştim :/
    ···
  3. 28.
    0
    @25 zaten diğer evrenlere geciş imkansız deniyor ama ileride herseyin olabileceğini tahmin ediyorum 600 sen önce ucmak bile imkansızdı simdi gunde milyonlarca kişi ucuyor
    ···
  4. 29.
    0
    @26 ben diğer evren bizim aynımızdır demiyorum panpa bizden değişiktir ve her evren kendine özgüdür
    ···
  5. 30.
    0
    Madde, küçük sicimlerden/tellerden (strings) oluşmaktadır. Bu teori “string (sicim/tel) teorisi” diye adlandırıldı. Bu sicimler tıpkı bir keman teli ya da gitar teli gibi belli bir şekilde çekersen belli bir frekans yaratırsın, daha başka bir şeklide de başka frekanslar, başka notalar… Varlık, bu süper sicimler/tellerin oluşturduğu küçük notalardan meydana gelmiştir ve fark ediyoruz ki; evren bir senfoni ve evrenin tüm fizik kanununları da bu süper stringlerin yani sicimlerin/tellerin bir uyumudur. Bu sicim teorisi, o kadar basit ve açık nettir ki, varlığı açıklamada neden kullanılmasın diye düşünmeden edilemedi. Ancak, bu teori Einstein’in yarım bıraktığı “herşeyin teorisi”ni açıklayacaksa bir denemden daha geçmek durumundaydı; özel bir olayı “Evrenin oluşumu” nu… Bu konu, büyük yıldızları, galaksileri üzerinde çalışan kozmologların araştırma konusu olmuştur. Dünyamızın “büyük patlama” (big bang) ile oluştuğunu düşünen kozmologlar, bu fikri daha ileri noktalara zütürdüler. Onlar, zamanda geriye gittiler. Öyleki adım adım big bang anına kadar vardılar. ilk yıldız ve galaksilerin oluşumu geriye doğru baktığımızda evrenin 1 milyar yıllık olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, ilk atomun oluşumundan bu yana baktığımızda evren birkaç yüzbin yıl yaşındadır. Eğer hücre çekirdeği (nuclei) oluşumu açısından bakarsak da birkaç saniye. Fizik artık bu garip gözüken olayları konuşmaya hazır; saniyenin kesirleri-en küçük parçaları-, saniyenin milyarlarca milyarı, 10- 35 saniyeler… Eğer evrenle ilgili herşey açıklanacaksa, büyük patlama ve sicim teorisi mükemmel bir şekilde birbirini tamamlamaktadır. Bir tanesi evrenin doğumunu, oluşumunu anlatırken, diğeri tüm bu oluşumun elementlerini kapsamaktadır.
    ···
  6. 31.
    -1
    @1 entry kasmayı yanlış anlamış
    ···
  7. 32.
    +1
    bu teorilerin mal olduğu tek nokta büyük patlama sırasındaki tekliktir.

    yani evren oluştuğunda onu oluşturan başka madde veya enerjiler olmalıdır ki bu da tanrı paradoksuna zütürür tüm teorileri. einstein bu konu üzerinde çalışırken ölmüştü ve projesi yarım kalmıştı.
    ···
  8. 33.
    0
    @30 bu teoriyi yeni duydum panpa ama mantıklı big bangden sonra evren 6 sanıyede portakal buyukluğune gelmiştir ve gittikce hızla buyumeye baslamıştır
    ···
  9. 34.
    +1
    tesla
    giber
    ···
  10. 35.
    0
    @32 hersey olabilir panpa
    ···
  11. 36.
    0
    iki boyutlu evren Flatland

    Tekrar kağıt örneğine dönelim ve bu iki boyutlu dünyada yaşayan varlıkları düşünelim. Flatlandliler (R. Edwin Abbott Flatland adlı bilimkurgu romanında, iki boyutlu bir evreni ve oradaki yaşamı anlatır.) sadece iki boyutu bilirler: Sağ-sol, ön-arka. Onların tüm hareketleri kağıtın derinliği olmayan yüzeyi ile sınırlanmıştır.
    (Onlar derinliği sadece kendi boyutlarındaki yerçekimi olarak ölçümleyip duyumsarlar.) Flatlandliler üçüncü boyutla ilgili olarak hiçbirşey bilmezler. Hatta üçüncü boyutu hayal edemezler. Flatlandlilerin üzerinde yaşadıkalrı bu kağıt parçasının sonsuz bir genişlikte olduğunu düşünün.Bu durumda onlar doğallıkla kendi iki boyutlu evrenlerinin tüm var oluşu oluşturduğunu düşüneceklerdir.Öte yandan kendi evrenlerinin altında ya da üstünde de başka evrenlerin olduğunu ise asla anlayamayacaklardır. Hatta anlamamanın ötesinde, bu kendilerine söylendiğinde kabul bile etmeyeceklerdir.
    Paralel Flatlandler
    Bizim üç boyutlu bakış açımızla ise, Flatland evreni asıl gerçekliğin çok çok küçük bir bölümünü oluşturur.Bu arada iki ayrı Flatland evreni birbirine paralel bir şekilde yer alabilir ve bunların her birinde yaşayan varlıklar derinlik duygusuna sahip olmadıkları için birbirlerinin farkına varamazlar.Bu tür birbirine paralel iki Flatland evreni üçüncü bir boyutta bir araya gelirler, tıpkı bir kitabın sayfaları gibi.
    ···
  12. 37.
    0
    Einstein'ın yaklaşımı

    Her ne kadar bilimsel düzeyde şimdilik bir varsayım olarak kabül ediliyorsa da birtakım bilimsel ön bilgiler öne sürülmemiş olsaydı, paralel evrenler felsefesi bir kavram olmanın ötesinde hiçbirşey ifade etmeyecekti. Paralel evrenler konusuyla ilgili ilk kapıyı açan kişinin Albert Einstein olduğu biliniyor. Einstein'in ünlü genel rölativite teorisinde paralel evrenleri birbirine bağlayan köprülerden söz edilir. Genel rölativite teorisi çekim, uzay ve zaman konularını kapsayan oldukça karmaşık bir teoridir. Rölativite teorisine göre, bir çekim alanı eğimli bir uzay demektir.Üç boyutlu uzay, dördüncü bir buyuta uzanır. Tekrar Flatland'e dönersek, bu iki boyutlu alem, üç boyutlu uzayın dördüncü bir boyuta açılmasının ne demek olduğunu açıklamaya yardım edecektir.
    Hemen yanıbaşımızda yer alan mekanların varlığı olgusu bizim dördüncü bir boyut tasarımlarımızdan oldukça farklıdır.Her şeyden önce, üç boyutlu beynimizin bu tür bir olguyu kabüllenmesi oldukça zordurBöyle bir yaklaşım ancak iki boyutlu bir paralel evren modeli ile sağlanabilir. Modern bilimsel yaklaşımlar, paralel evrenlerin varlığına, hatta gerekliliğine dikkat çekiyor. Dördüncü bir boyut kavramı paralel evrenlerin nerede olabileceğine ilişkin bazı ip uçları veriyor.Özellikle Einstein 'ın bu tür evrenlerin karadelikler aracılığıyla nasıl birbirine bağlanabileceğine ilişkin bazı ön bilgiler ortaya koyduğu biliniyor. Aslında paralel evrenler bir dördüncü boyutta aynı uzayda aynı yerdedirler.
    Fakat araya bir zaman duvarı girmiştir. Paralel evrenler birbirlerine değmeden sonsuz tabakalar şeklinde bir kitabın sayfaları gibi üst üste dizilirler. Paralel evrenler ve kendi evrenimize ait farklı zaman tabakaları(Geçmiş, Şimdi, Gelecek) bu dördüncü boyutta birbirleri içerisine geçerek bir kitabın sayfaları gibi dizilmişlerdir.
    ···
  13. 38.
    0
    Flatland 3 boyutlu oluyor

    Flatland'i oluşturan iki boyutlu kağıt tabakasının üzerine ağırlığı olan bir nesne koyalım. iki boyutlu kağıt bu nesnenin ağırlığından ötürü hemen buruşacak ve şekli bozulacaktır. Dolayısıyla iki boyutluluğunu yitirecek, buruşuk bir yüzeyi olmasından ötürü, üçüncü bir boyut, yani derinlik kazanacaktır. Böylece bu yeni üç boyutlu mekanda kütleçekimi denen etki oluşacaktır. Flatland, çukurlaşmasına rağmen yine Flatland olmaya devam edecektir. Fakat şu farkla ki, Flatlandliler bu kez meyilli bir yüzey üzerinde yolculuk yapacaklardır.
    Buradaki çukurlaşma, hemen akla bir karadelik getiriyor.Bir karadeliğin Flatland'de olduğu gibi üzerinde durabileceğiniz bir yüzeyi yoktur. Sadece nesneyi daha derinlere çeken olağanüstü bir çekim gücü vardır. Flatland'in bir karadeliğe yaklaştığını varsayalım, ne olacaktır o zaman? Flatland'in iki boyutlı evreni karadeliğin çekim etkisine girdiğinde, giderek küçülmeye ve bükülmeye başlayacaktır. Sanki bir huninin kenarlarından içeriye doğru, bir tünele doğru kayıyor gibi olacaktır.

    Einstein-Rosen Köprüsü

    Einstein ve yakın çalışma arkadaşı Nathan Rosen'in bu karadelik tünellerini matematiksel olarak kabül ettikleri ve inceledikleri biliniyor. Einstein ve Rosen, bu çalışmalarının sonucunda şaşırtıcı bie şey keşfettiler: Karadelik tünellerinin dibi yoktur. Burada, uçlarından birbirlerine bağlı iki huni söz konusudur. Birleştikleri nokta, tünelin boğaz kısmını oluşturur. Dolayısıyla tünelin bir ucundan giren bir nesne, merkezdeki ya da boğazdaki olağan üstü çekimin etkisiyle, tünelin öbür ucundan dışarı fırlatılır.Öyleyse öbür yanda ne vardır?Öbür yan, yeni bir evrendir, ilkinden tamamıyla farklı bir evrendir bu! işte bu iki evreni birbirine bağlayan tünele Einstein-Rosen Köprüsü adı verilir
    ···
  14. 39.
    0
    inanmadım panpa.
    ···
  15. 40.
    0
    @37 panpa 4. boyut zaman diye tanımlanıyor ve buda zamanda yolculuğun kapısını açıyor bu konular çok karmaşık konular ben bile zor anlıyorum suan okuyan panpalarım kusura bakmayın sıkılabilirsiniz (bkz: bu sefer güldürmedi)
    ···
  16. 41.
    0
    @ 39 sana kalmış bişey iyice arastır vaktin varsa
    ···
  17. 42.
    0
    @38 panpa kağıttaki o burusukluk ısınlanmayada kapı acar cunku kağıt dusun bır karınca arkasın gecmek için kagdın on ve arka yuzunu gecer ama dediğin gibi bir delik olursa kağıtta o delikten anında gecebilir arkasına basitçe boyle tanımlayalım biz
    ···
  18. 43.
    0
    güzel yazmışsın mantıklı olabilir dediklerin
    ···
  19. 44.
    0
    @43 tesekkur ederim panpa işte inci boyle bişey guluyoruz eğleniyoruz ama aramızda bir kaç kişide bu konularla gencleri aydıntlatmaya calısıyoruz ve dunyayı tanıtıyoruz
    ···
  20. 45.
    0
    okuyanı gibsinler
    ···