-
26.
+3@1 yannan var yen mi?
-
27.
0@18 seviyeden korkuyorsun ve kaçıyorsun ama bir düşünsene kimi insanlar vardır yılandan korkmazlar yalandan korktukları kadar.
Bu yaklaşımlarım daki bir kesitte şöyle bir belirti vardı. Düşünki tuhaf bir ses var aklında ama uyanamıyorsun uykundan çünkü aşıksın.
Peki aşk kimi kendisini bilim adamı zanneden aptal ve fodullara göre hastalıkmıdır.
Hiçde değil günmüzdeki bunca süfli olgulara bakarak aslında aşıkn en ulvi duygu olduğuna iddiaya girebilirim.
Belki sosyoloji profesörü değilim ama biliyorum ki her insan kendi içinde en dolu en ulvi aşkalrını yaşayarak katkıda bulunur yaşdıbına. -
28.
0@22 bence (bkz: SabahEriksiyonu) bahsettiğin konu " Modernist uygarlık ve tecavüz kültürü "
-
29.
0bir nesneyi neyse o yapan gereçlerin tümüne biz öz deriz. tarih boyunca öz için değişik tanımlar yapılmıştır. ama benim için hayatımın tnımı diyebileceğim tanımı aristo yapmıştır.
aristoteles bu deyimi metafiziğinde ve mantığında değişik anlamlarda kullanmıştır. aristoteles metafiziğinde öz deyimi töz ile anlamdaştır, "özdekle bitişik olmayan töz öz diyorum" der. bu anlamda öz deyimi, töz deyiminden soyut ve varlık deyiminden düşünsel olmasıyla ayrılır. buna karşı aristoteles mantığında öz somut varlıktır, "sözgelimi insan, at özdür."der. bu somut özleri de birinci ve ikinci özler olmak üzere ikiye ayırır. birinci özler bireysel olarak, ikinci özlerse türdel olarak ele alınan özlerdir. şöyle der "ikinci öz diye birinci anlamda alınan özlerin içinde bulundukları türlere denir. ne var ki bu türlere cinslerini de eklemek gerekir. sözgelimi birey olarak insan, insan türünün içine ve türün cinsi de hayvandır. öyleyse ikinci öz diye bu sonuncu özler, yani tür olarak insan ve hayvan gösterilir. işte insan ve hayvan hayaatın özü olrak burada karşımıza çıkar . Peki insanın hayatın özü olması anlaşılabiliyorda hayvanın hayatın özü olması ne kadar anlaşılabilirdirki ? -
30.
+2binler bende am züt meme olmuşum ya kusura bakmayın
-
31.
0@25 Ah azizim ahhh bu kadar kısa özet geçerek kendi benliğimizi nasıl bütünleştirebiliriz ki??
Bunların yanısıra, bilim alanından da, özellikle pgibolog ve pgibiyatristler aşk üzerine çalışmalar yapıp eserler ortaya koymuştur.
Ne var ki her aşk, karşılıklı yaşanan gerçek bir ilişkiye dayanmadığı gibi, her ilişki de aşk değildir.
Adına aşk denilen ilişki, diğer tüm insan ilişkilerinden farklıdır. Hem öznesi ve özne/nesnesi hem de yaşanışı açısından.. -
32.
+2@25 öz biçimi belirler ama son noktada biçim özü giber atar.
-
33.
0@28 Peki (bkz: warhammer) azizim, felsefik bakış açımıza ve mücadelemizi güçlendirecek, halkımızın birliğini sağlayacak ve onları güçlendirecek yapım ne olması lazım ?
-
34.
0@26 bu yazıyı özellike senin için yazıyorum yoldaşım
Bilinç altı nedir biliyormusun. eğer bilmiyorsan sözlerimi kulak arkası etme sakın
Bilinç altı dediğimz şey aslında altbilinç teriminin anlamdaşı... gerçekte bilinç süreçleri olmadıklari halde bilinç süreçleri üstünde etkisi bulunan ruhsal süreçler'i dilegetiren altbilinç ya da bilinçaltı deyimi, diyalektik felsefeyle idealist felsefeler açısından başka anlamlar taşıdığı gibi çeşitli yerli ve yabancı sözlüklerde çeşitli tanımlarla açıklanmaktadır.
i̇dealist felsefeler onu, bilinç eşiğini aşamayan ekgib algıların biriktiği bilinçdışı bir bölge saymışlardır
buna karşı alman düşünürü schopenhauer onu bilinmesi olanaksız bilinç temeli olarak tanımlar, daha açık bir deyişle, düşünüre göre bilinci bu bilinmesi olanaksızlar yönetmektedir.
oysa bilinçaltının ya da altbilincin bilinemeyecek hiç bir yanı yoktur. herhangi bir olguyu algıladığımızda onunla birlikte ve onunla ilişkili olarak bir takım yan olgular da algılarız, ama ne onların üstünde durur ve ne de dilegetiririz.
bu yan olgular, temel olguyla ilişkili olduklarından, temel olgu üstündeki faaliyetlerimizde kimi zaman etken olurlar.
ya da önceden bildiğimiz, ama bu anda düşünmediğimiz öyle şeyler vardır ki bu andaki temel düşüncemizi, onunla ilişkili oldukları için, etkilerler.
altbilinç ya da bilinçaltının bütün esrarı bundan ibarettir azizim işte sözlerim bu kadar sana. -
35.
+2pardon yanlış sözlüğe girdim galiba inci değil mi burası
-
36.
+2@25 son iki cümlen bir önceki cümlerle desteklenmiyor aslan... dikkat et.. ayrıca "tarih boyunca öz için değişik tanımlar kullanılmıştır" yerine "tarih boyunca öz çok şekilde söylenmiştir" demek daha doğru olur... yani aristo'nun deyişiyle: to on legethai pollakhos.. birden çok tanımla birden çok şekilde söylenmek farklı şeyler.. aman tikkat!
-
37.
0@26 Yo yo kesinlikle (bkz: bosalankanarya) azizim.
Öznesel ve nesnesel konularda gerçekci olman aslında hepimizi yüceltir bu konularda. Bilhassa insanların sergilediği bu düşünceler için kendini yargılama lütfen. -
38.
0basligi okudum ik li bir adam bu
-
39.
0@29 kardeşim iyi güzel sormuşsun da hem özet geçme diyorsun hem acele ediyorsun burada senin için ne gibi fayda oluşur bilemedim şimdi. Yazdıklarım sana bir yarar sağlaybilsin diye uğraşıyorum burada. Peki pragmatizm tarihinde yarar nedir ne değildir ona bakalım.
1. yararın yaşam ilkesi yapılması.
2. ahlaksal eylem ve davranışlarda yararın ilke yapılması: yararlı olan iyidir:
a. tek kişinin, ya da
b. toplumun yararı göz önünde bulundurulur. -
40.
+1pragmatizmden yola çıkılacak olursa eğer, dogmalara saplanıp kalmış bir birey için başlarda kendisi için fayda sağlayacak olan kavramın önünde olan engeller, bir taş duvar kadar sağlam ve yıkılmazdır. tabu olarak da adlandırabileceğimiz bu kavramlar kişinin toplum içerisindeki konumuna göre zamanla etrefındaki duvarların yıkılıp oyun bahçesine dönüştüğü alanlara dönüşebilir. söz gelimi, alkollü içecek kullanmayı dogmalarından kaynaklanan bir yasak olarak algılayan bir birey sosyal statüsü toplum basamaklarında yukarı doğru taşındıkça, insanlarla kolay iletişim kurmasını sağladığı, kimi toplantılarda kabul görmenin başlıca şartı ve de kendisine sağladığı başkaca getirimler nedeniyle bu yasağı kolayca olmasa da deler ve zamanla bu davranışı her türlü taassup eseri tabusuna da uygulayabilir. ancak yine burada taassup ve tabu kavramları da toplumun en küçük segmenti sayılabilecek ailelerde bile değişkenlik arz ederken, bireylere kadar toplumu yönlendirme becerisine sahip bazı araçlarla bu iki kavram ortak beğeniler doğrultusunda tek tipleşebilen, kimi sosyal dinamiklerin işlemesinde sıkıntı teşkil ediyorsa topyekün kaldırılabilen kavramlar olarak sosyal düzeyde pragmatizmin çerçevesi olarak genişletilebilir ya da daraltılabilir. kısaca belirtmek gerekirse günümüzde pragmatizm, dogmaların;sosyal olarak yüklenen ve eksiltilen anlamları ile beraber bireylerin eline medya, hükumetler ve otorite sayılabilecek bireylerce tutuşturulmuş olan, az sayıdaki materyali kancalarından yakalayıp almaya yarayan yamuk yumuk ve kısa bir değnekten ibarettir.
-
41.
0@32 (bkz: giblembik) azizim güzel bir konuya değindi aslında ben buna genel olarak "Geleneksel Sosyal Düşünce" demekteyim.
Özet olarak şu ki;
Geleneksel sosyal düşünce, din sosyolojisine bazı temel kavramlarını miras bıraktı: Toplum, din, zorunluluk ve varlığın temel düzeni ya da yasası. Seküler bir kavram olarak değiştirilen sosyal düşüncenin tabii hukuk kavramı, erken dönem doğa bilimlerinin ve sosyal bilimlerin temelini oluşturmuştur. -
42.
+2matematiksel olarak pragmatizm(dogmatik düşünce. sosyoloji) = yeni düzen. nitekim 'düzen' türden.
-
43.
0@36 bak canım kardeşim sen öğrenmeye hevesli bir insan olduğun şu an dünya üzerindeki her şeyden daha değerlisin benim için.
bilgi edinme, bilme ve öğrenme insanın en temel güdülerinden ve onu diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerindendir.
bu güdüler, insanın ortaya çıkmasından itibaren her yerde ve her zamanda insanın aktivitelerini temelden etkilemiştir.
yani bilgi edinmenin, dolayısıyla da bilginin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir.
felsefenin ilk ortaya çıktığı dönemlerde insanlar ilgilerini bilginin öznesine değil, nesnesine yoğunlaştırmışlardır.
bu da demektir ki felsefenin ilk dönemlerinde insanlar "bilen özne" ile değil de "bilginin konusu olan nesne" ile ilgilenmişlerdir.
Demem o ki öğrenmek istemene değil aslında acele etmenedir asabiyetim. -
44.
0Ne kadar varoluşumuzu sorgulayarak hayata güzel bir şeyler katmaya çalışsak da neticede bir hiç olduğumuzun hepimiz farkındayız tabi hatta bu bir kaç şekilde ele alınabilir
(genel olarak)
a. var olan görüşlere, değerlere, düzene karşı çıkan;
b. hiçbir değer tanımayan görüşlere verilen ad.
şu biçimleri vardır:
1. (kuramsal alanda) her türlü bilgi olanağını yadsıyan, sorunsal olmayan ve kendisinden kuşkulanılmayan hiç bir şeyin olmadığını öne süren görüş (= eleştirici ve kuşkucu hiççilik).
2. ahlak alanında ahlak kurallarını ve değerlerini tanımayan görüş.
3. (siyaset alanında)
a. yeni bir toplum düzeni kurmak isteğiyle eski, yerleşik düzeni bütünüyle yadsıyan görüş.
b. her türlü siyasal düzeni yadsıyan, toplumun birey üzerinde hiç bir baskısını kabul etmeyen görüş; bu biçimi anarşizm ve salt bireycilikle birleşir.
4. (başka alanlarda)
a. Her zaman kendi görüşlerinden yola çıkarak diğer tüm görüşleri elimine etmek.
b. yada her gördüğü fikri sanki kendi fikriymiş gibi benimsemek. -
45.
0tam benlik konu lan @16 freud zaten insanlardaki pgibolojik sapkınlıkların temelini oral -anal- fallik- letent ve pubertanın kritik dönemlerindeki pasiflik ve agresifliğe bağlar özellikle bu sapkın düşünceler insanın yüksek mevkilere gelmesine engel değildir. fakat gerek süperegodan kaynaklanan baskı gerekse idin süperegoyu hiçe sayarak egoyu hakimiyetine alması bu tür sapkınlıkların temelindedir . işte bu noktada dogmalar kesinlikle idi bastırıcı unsurlar içermekte ama şu da unutulmamalıdır ki yokluk ve çokluk bir noktada aynı etkiyi verir yani ne iran gibi baskıcı ne isveç gibi serbest bir toplum yapısından yanayım bana sorarsan .saygılar aziz dostlarım
-
son entirilerime göz atanlar sözlüğün neden
-
habiscan evrimci paleontolog çıktı
-
dogum gunu kutlayan huur
-
arwen o gülüşler aşka nasıl bakar
-
bi pussyde aradigimiz özellikler
-
çingenden teknik adam olmaz çingeneden
-
modlara bu kadar takıntılı olmak
-
istedigim gibi ozgurce
-
gene aklıma geldi kahpe
-
aynen kanka bi dizi reaksiyon ve tepkimelerle
-
evrimsel akrabalık özel konumumuzu alçaltmaz
-
makat deliği neden kaşınır
-
yaratılış bilimsel bir gerçektir kabul edin
-
bu arada muslumanligin m si gecmedi entrylerimde
-
habiscan şimdi ne kadar redpill
-
lan zaten calistigin yok dümenden izin alıp duruyo
-
kons dayı ramo ufuk otuzbirspor kulubu
-
kimi sevdiysek ya öldü ya kayboldu
-
yolda 5 çocuğuyla gezen suriyeli bayan
-
kadın ağa erkek ağa
-
z kuşağı gençliği şeyime sürdüm
-
ucankedi bu havada 2 efes bira
-
beş yıl sonra buraya gelip
-
yaşlı kadın için odun kırdım
-
beyaz baksır üzerine
-
telefonun da içerisinde bir tane whatsapp var
-
gülen bir kadın görünce sinir oluyorum
-
gelen geçen saçımda ne cok beyaz oldugunu
-
aynen kanka karacigerin kendiliginden olustu
-
turklwrin kendini ustun gorme hezeyani
- / 2