/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 276.
    0
    Rezervasyon 84
    ···
  2. 277.
    0
    Rezzzzz. 42
    ···
  3. 278.
    0
    Rez okurum
    ···
  4. 279.
    0
    Yaw takunu çıkartma kardeşim yaz işte
    ···
  5. 280.
    0
    Güzel rez
    ···
  6. 281.
    0
    Devammmm rez
    ···
  7. 282.
    0
    Amina koydun ortaligin birbirine karistirdin sukuyu cugu yapcam
    ···
  8. 283.
    0
    Reserved
    ···
  9. 284.
    0
    Rezzzzzz amk 12 fena sardi
    ···
  10. 285.
    +5
    Lan biz okurken korktuk herif bir şey yokmuş gibi yazmıştı Mete soluk alıp vermeden okumuştu.

    Kalktık yerlerimizden yemek yemek için. Mete dışarıdan bir şeyler söyledi bizde o vakite kadar zaten paso sigara ve düşünce aleminde tıkalı kalmıştık.

    Yemekler geldi karnımız güzelce bir doydu saat gece 12 yi geçmişti. Yaşam korkusu işte beyler Teoyu bile unutturmuş değersiz hayatlarımız için çırpınıken kendimizi buluvermiştik.

    Mete tekrar geçti defterin başına açtı 171. sayfayı amık başlıyorduk yine.

    "Hoca geçti karşıma oturdu hala boğazını tutuyordu. Çocuğun elinin izi öyle bir geçmişti ki sanki boynunda hep o izle yaşayacaktı. Ben mahcubum ve bir o kadarda korkuluydum hoca boğazından gelen hafif hırıltılı bir sesle

    -Oğlum ben bunun gibi bir ifritle baş edemen
    -Yapmayın hocam beni kovmayın kime gittiysem ya kovdu ya bilmiyor gibi yaptı hocam bana ne olur bir yol gösterin ne olur..

    Hafif hafif öksürdü.
    -Oğlum ben sana yardım edemem ama
    -Aması ne hocam
    -Birini biliyorum belki bir yardımı olur ama bu adam
    -Hocam ne çok ama var
    -Evladım bu adam Müslüman değil
    -Nasıl yani hocam
    -Bu adam başka bir dine inanıyor ama kuvvetlidir bu konularda.
    -Tamam hocam nerededir bu adam neyin nesidir.
    -Adı Daniel. Eskişehir de

    kalemini çıkardı kağıda bir şeyler yazıp bana verdi adresini yazmış meğer
    -Bu adrese git bu adam sana yardımcı olacak.

    Hocaya 250 lira verdim cebim de başka para yoktu otostop çeke çeke eve kadar geldim Meteyle de anlaşıp evi Eskişehire taşıyacaktık yarın."
    ···
  11. 286.
    +4
    Beyler iyi hos yaz diyorsunuz da benim de işim gücüm var sürekli takılamıyorum. Lütfen anlayış. Neyse tekrar başlıyorum.

    172. ve 173. sayfalarda Meteyi ikna etme ve taşınma anıları vardı bu yüzden direk 174. sayfayı yazıyorum.

    174. sayfa.

    "Eskişehir tanımadığım için adresi bulmak epey uzun sürdü. Dolaşmadığım han hamam kalmadı adresin hikamet yerini en son bir iş hanının en alt katında buldum.

    iş hanından içeri girdim. Elimdeki kağıda baktım adresin yazılı olduğu dükkana baktım. Tamam doğru yerdi fakat kepenkler kapalıydı. Hayal kırıklığına uğramıştım. Onca yolu ve hayatımdan bir kesit vererek geldiğim bu şehirde de umduğumu bulamamıştım. Kalbim öfke ve hayal kırıklığıyla doldu. O kadar karmaşık bir ifadeye bürünmüştüm ki intihar etmek aklımdan geçmişti. Artık aklımın varlığını hissedemez olmuştum ölmek ve bu hayatı geride bırakmak istiyordum. Çok yorulmuştum koşmaktan, uğraşmaktan. Uyumuyor yemiyor içmiyordum. Düşünmek ve korkmak yaşadığım 24 saati kaplıyordu zaten.

    Kepenklere yaslanıp hanın ortasına oturdum. Kalbim bu kadar yükü taşıyamaz olmuştu. içimi boşaltamaz dola dola taşmaya başlamıştım."

    Teonun yazdığı intihar kelimesi kalbimi burkmuştu. Çok kötü olmuştum, ağlamak istiyordum saatlerce ağlamak ve kendime geldiğimde hiçbir şey olmamış gibi o 20 yaşımdaki mütevazi halime dönmek istiyordum.

    Dayanamadım beyler, Teonun yazdıklarını okumaya dayanamadım. Masanın öteki tarafına geçip, sigaramı yaktım Metenin sesini duymak istiyordum sadece Teonun hissettiklerini ve benim yüzümden intihar etmiş olması gerçeğini kabullenmek istemiyorum. Teo gibi bende belkide intihar etmeliydim.

    Sayfa tekrar çevrildi bardaklar ve küllükler tekrar doldu. Mete yine sesindeki titremeyi gizleyerek okumaya başladı.
    ···
  12. 287.
    +3
    175. sayfa

    "Ağlamaya başladım kepenklere yaslanmış sadece ağlıyordum. Gözlerim yanıyor, belim ağrıyordu. Birazda üşümüştüm ama ağlamak iyi geliyordu. Çok iyi geliyordu. Artık aklımı kaçırmak üzereydim. Artık sadece ölümü ve ötesini düşünüyordum Rabbimin karşısına intihar ederek çıkabilir miydim acaba.

    Ölüm bir son değildi halbuki bambaşka bir başlangıçtı. Büyük bir başlangıç. Ben ağlıyordum kimse oralı olmuyordu bana bu daha iyiydi. Kollarımla başıma kapatmış yere bakarak 5 dakika ağladım korumadan kendimi güvende hissederek sadece ağladım. Taki koluma biri dokunana kadar.

    Başımı kaldırdım karşımda 50li yaşlarında kısa tombul bir amca vardı.
    -Evladım neden ağlıyordun?
    -Abi. diyebildim sadece açıklama yapamıyordum. Yüzünü biraz üzgün bir ifadeyle kolumdan tutarak kaldırdı beni. Yandaki iş yeri onunmuş. "
    ···
  13. 288.
    +3
    Okuyoruz okudukça duygulanıyoruz, meraklanıyorduk. Mete hız kesmeden sayfayı çevirdi.

    176. sayfa

    "Beni kaldırıp iş yerine soktu oturttu bir sandalyeye kendisinden başka kimse yoktu iş yerinde. 2 çay söyledi bana döndü.

    -Evladım nereye gelmiştin sen?
    -Abi ben, ben o kapalı iş yerine gelmiştim.
    -Evladım sen Daniel beyi mi arıyorsun?
    -Evet abi ama iş yeri kapalı
    -Ne için gelmiştin
    -O konuyu onunla konuşacağım abi.
    -Evladım ben Daniel'in nerede olduğunu biliyorum.
    -Nerede abi söyler misin?
    -Daniel bey tam 5 ay önce taşındı buradan. Eline bir kalem kağıt alıp tekrar adress yazmaya başladı. Offf Allah'ım tekrar adres aramakla uğraşacaktım.
    -Evladım al bu adresi Daniel bey burada bir iş yeri işletiyor ama onunla konuşmak o kadar kolay olmayacak uğraşman lazım.
    -Neden?
    -Yoğun adamdır Daniel insanlardan da pek haz etmez.
    -Peki abi dedim çaylar bile gelmeden hemen adamın elini öpüp kalktım. Israr etti ama bu işi hemen halletmem gerekiyordu."
    ···
  14. 289.
    +5
    177. Sayfa
    "iş yerinden çıktım düştüm tekrar yollara, birkaç saatlik yorucu bir kovalamacanın sonunda iş yerini buldum. Bir kitapçıydı beyler. Sade bir kitapçı öyle 2. el veya sıfır kitap satan tam emekli işi bir yerdi.

    Hani hayatının son çeyreğinde uzatmaları oynarken yapmak istediğin şey olur ya Daniel de işte bunu yapıyordu sanırım. içeri girdim hiç müşteri yoktu. Kasada yaşı oldukça ilerlemiş bir yaşlı kadın oturuyordu. Saçları beyaza çalmış yüzü kırış kırış ama o saf gülümsemesinden anlarsınız çok nur yüzlü bir kadındı. Önünde bir kitap elinde bir bardak çayla beni buyur etti.

    -Buyur evladım neye bakmıştın.
    -Efendim ben Daniel beyle görüşmeye gelmiştim.
    -Buyrun evladım ben eşiyim ne sormak istiyorsan bana sor.
    -Efendim benim konun baya özel sadece onunla konuşabilirim.

    Kadın o kadar güzel gülüyordu ki kalbim ferahlamıştı."
    ···
  15. 290.
    +4
    178. sayfa artık yerimde duramaz olmuştum heyecanlanmıştım neler olacak diye hemen Meteye sayfayı çevirmesini istedim. Belli ki o da baya heyecanlıydı hemen sayfayı çevirdi. Yüksek sesle okumaya başladı.

    "
    -Evladım Daniel şu an burada değil
    -Ne zaman gelir efendim
    -Bir kaç saat sonra gelir sanırım
    -Bekleyebilir miyim?
    -Evet elbette evladım geç şu köşeye otur, istersen kitapta seç kendine beklerken sıkılma.

    Hanımın gösterdiği yere oturdum rafta gözüme takılan ilk kitabı aldım. Şimdi adını hatırlamıyorum ama eski bir kitaptı sayfaları dağılıyordu. Ama zaten öyle okuyacağım bir kitap değildi sadece vakit geçirmek için elime almıştım.

    Başladım okumaya kısa zamanda sarmıştı kitap akıcı bir o kadar da esrarengizdi. Galiba 24. sayfadaydım nur yüzlü teyze bana seslendi
    -Evladım
    -Efendim
    -Daniel seni bekliyor."
    ···
  16. 291.
    +5
    179. sayfa

    "Vay anasına demek adam o kadar zamandır buradaydı da bana haber vermemişlerdi. Belki unutmuşlardı belki de daha yeni gelmiş ve içeri girdikten sonra beni öyle çağırmıştı. Bilmiyorum ama artık önemsemiyordum da. Hanımefendi yolu gösterdi iş yerinin 2. katına çıktım.

    bir kapı çıktı karşıma hafifçe tıklatıp içeri girdim. Karşımda 70 lerine merdiven dayamış takım elbiseli fötr şapkalı ufak bir adam çıkmıştı. Ama yüzü o kadar nurluydu ki evliya sanki mübarek.

    Okuduğu kitaptan başını kaldırarak.
    -Otur bakalım oğlum. dedi ama o kadar içten gelmişti ki bu ses beni duygulandırmıştı. Babam bile bana öyle oğlum dememişti.
    -Birşey içer misin?
    -Yok efendim
    -Bana Daniel desen yeter evladım sıkma kendini. Bu arada okuma gözlüklerini de çıkarmıştı.
    -Daniel bey beni size Bursadaki bir hoca yolladı.
    -ismi neydi
    -Efendim valla ismini hatırlayamayacağım şimdi. Sormamıştım ki adama ismini zaten Yesus'u duyunca korkmuştu eleman.
    -Hmm evladım bir problemin mi var?
    -Evet efendim çok büyük
    -Anlat bakalım belki bir çare buluruz
    -Efendim nasıl söylesem. Adam Müslüman değildi nasıl işimi görecekti.
    -Rabbin olan Allah'ın adıyla konuş evladım korkma. Vay anasına adam sanki, aklımı okumuştu hemen cevap vermişti. Şok olmuştum büyük şaşkınlık içindeydim.
    -Daniel Bey ben kabuslar ve halissülasyonlar görüyorum."
    ···
  17. 292.
    +4
    180. sayfa Mete okuyor ben sigaraya kolaya vuruyordum kendimi

    " Daniel elleriyle çenesini bir ovduktan sonra bana tekrar döndü.
    -Evladım karanlık bir yerde kuru bir zemine işedin mi? diye sordu ama adam bilmiyordu ki daha çok daha kötü şeyler yaptığımızı.
    -Hayır efendim daha kötü şeyler geçti başımdan.
    -Anlat o halde evladım. Ne uğraştırıyorsun beni.
    -Efendim benim bir arkadaşım var. Ona dedesinden yüklü bir miktar para kaldı ama adam bu parayı ne kazanabilir ne de biriktire bilirdi. Ama o zamanlar genç ve toyduk efendim aklımızdaki tek şey o parayı yemekti. Güzel güzel eğleniyor parayı yiyorduk ama bir süre sonra korku dolu rüyalar ve hayaller görmeye başladık. Korkuyorduk ama ne neden oluyor bilmiyordum anlamıyordum.
    -Devam et evladım.
    -işte efendim araştırmaya başladık sonunda öğrendik ki bizim elemanın dedesi satanist bir tarikata iman edip bolca altın almış bir cinin hazinesini çalmıştı.

    Daniel biraz düşündü yüzünü ekşiltti. Anlamıştım bu adam da arayışlarıma bir cevap veremeyecekti sanırım. Bana yarın tekrar gelmemi o zaman bir şeyler düşüneceğini söyledi. Yarın aynı saat için sözleştik."
    ···
  18. 293.
    +4
    Sayfalar çevrildi hareketler tekrarlandı.

    181. Sayfa

    "Ertesi sabah bir şekilde evden çıkıp kitapçıya doğru yürüyordum. Ara bir sokağa girdim yanlışlıkla. Etraf sessizdi, tek bir insan bile yoktu doğrusu. Ama bunları fark bile etmiyordum aklımda olan tek şey Daniel e gidip bu bin hayatımdan kurtulmaktı. Hızlı adımlarla sokağı adımlıyordum ki küçük bir aradan bir köpek çıktı. Bir sokak köpeği öyle pis uğursuz bir canlı karşıma geçti sokakta bir ben bir o var.

    Karşımda bana öyle sert öyle korkunç bakıyordu ki ellerimi ceblerimden çıkardım. Her an bana saldıracak gibi vahşice gardını alıyordu. Korkmuştum herhangi bir saldırıya karşı her an kaçma posizyonundaydım. Köpek sertçe bakıyor ben de ona bakıyordum ikimizde de gram kıpırtı yok. Köpek bir süre sonra hiddetle bana havlamaya başladı. Ama sanki bana havlamıyor etrafındaki bir şeye karşı bu kadar sinirlenmişti.

    Son nefesiyle olağanca kuvvetiyle havlıyordu."
    ···
  19. 294.
    +4
    182. Sayfayı çevirdi Mete başladı tekrar okumaya.

    "Köpek havladıkça benim için ürperiyordu. Anlamıştım bana karşı sinirli olmadığını tepkisi kesinlikle göremediklerime karşıydı. Cesaretimi topladım köpeğe yaklaşmaya başladım. Aramızda 2 metre felan kalmıştı ki köpek havlamayı kesmiş saldıracak posizyonda hırlamaya dişlerini gösterip ağzını köpürtmeye başladı.

    Durduk uzunca bir süre. Köpek bir anda sendeledi ve mızıklayarak koşmaya başladı olağanca hızıyla benden kaçıyordu. Mızıklaya mızıklaya kaçtı. Korkmuştum bende bu ara sokakta bir köpek tarafından öldürülerek manşet olmak istemiyordum. Caddeye kadar korkudan koştum.

    Artık daha tedirgin ve daha temkinli yürüyordum zaten çok geçmeden de kitapçının önüne gelmiştim."
    ···
  20. 295.
    +4
    183. Sayfa

    "Kitapçıdan içeri girdim yine o sevimli teyze vardı kasada. Bana hafifce baktı bugün yüzü düşüktü ya da beni görünce bu yüz ifadesine büründü tam olarak bilmiyorum hemen. Ayağa kalktı Denielin beni beklediğini söyledi ve üst katı işaret etti.

    Katı heyecanla ve korkuyla çıktım. Kapıyı yine tıklayıp açtım ve girdim.

    Daniel yine kitap okuyordu. Fötr şapkası ve gri ceketi askıda asılıydı. Bana baktı hafif gülümseyerek ve o hafif yahudi aksanıyla.

    -Evladım gel otur şuraya. geçtim oturdum gösterdiği yere.
    -Evladım senin durumunun zor olduğunu sende biliyorsun değil mi?
    -Biliyorum biliyorum da efendim
    -Da sı oğlum kolay olmayacak ama seni bu dertten kurtarabiliriz.
    -Riz derken
    -Kütahyadan bir arkadaşım bana birini önerdi onunla birlikte seni bu illetten kurtarmaya çalışacağız.
    -Ne zaman gelir bu adam efendim.
    -Birazdan burada olur bir şey içer misin?
    -Yok efendim ben sadece bekleyeyim.

    Kendine bir çay söyledi."
    ···