-
9.
0emeğine sağlık karşim
-
-
1.
0Saol kardeşim.
-
1.
-
8.
0@1 şuku.
bir de sultan reşat döneminde vatanseverlerce kurulan "donanma cemiyeti"nin
başarıları var. hatta en son ingiltereden sipariş ettiğimiz, parası tamamen ödenmiş
olan 2 gemimize ingiltere el koymasa donanmamız hayli güçlenmiş olacaktı.
zaten ingilizlerin bu hareketi osmanlı halkını kendilerine düşman etmiş almanlara
yakınlaştırmıştır. 1. dünya savaşına girmemize sebep olan yavuz ve midilli alman
gemileri sularımıza girdiğinde halk sevinçle karşılamıştır.(tabi bunda osmanlı'nın
gemileri itilaf kuvvetlerine teslim etmemek için satın aldığı yalanının etkisi büyük) -
-
1.
0Üstünden ufak özet geçtim. Bunları da yazsaydım okunamayacak dereceye gelirdi yazı.
-
1.
-
7.
+1ulan iyi oldu ha gece gece.
-
6.
+1O değil de fotoğrafta soldaki adamı Anana benzettim.Tam resimdeki adama benziyor.
-
5.
+1Okusam uyurum, uzun
Reserved -
4.
+1O zorluklardan gecen Osmanlı halkı ile bugünkü Türk halkı arasindaki fark olculemez.
-
-
1.
+1Hayat standartlarıyla alakalı bir durum.O zamanın soylu standartlarına şimdi ancak erişebiliyoruz.
-
1.
-
3.
+13. selim döneminde öyle bir hata yapıldı ki (3.selim mi tam hatırlamıyorum) portekizlilerle savaşmak için hint okyanusuna giden osmanlı donanması savaşmadan yenildi geriye 3 gemi getirilebildi gemileri getiren katipti sonra kaptanı derya o katip oldu görün işte alanından anlamayana makam vermek bizi gelecekte daha büyük yenilgilere uğrattı
-
-
1.
+1II. Selim zamanı Hint Seferi'ni diyorsun sen. Adamlarda ne şans varmış ayda yılda bir kere Hint Okyanus'una giren adamlar her gün fırtınayla mücadele ettiler. Orada savaş Portekizliler yerine hava durumuyla oldu. Suç Sokollu'daydı. Kadırgalar açık denizde kolayca manevra kabiliyetlerini kullanamazlar. Tabi denenince daha iyi anlaşıldı.
III. Selim yeniçeri ocağını kapatmak için girişen padişahtı. Sonra onu da öldürdüler. -
-
1.
+1hayır kardeşim 2. selim doğru ama osmanlı gemileri okyanus denizciliği bilmiyorlardı ama portekizliler bir okyanus kıyısı ülkeye sahipti kadırgayla alakası yok yani 10 metrelik dev dalgada demir gemiler zorlanıyor kadırga nasıl dursun
-
2.
+1Okyanus denizciliği ile ilgili bir durum değil bu.Kaptanı Derya'lar o zamanlarda donanmadan ayrı denizötesi seferler düzenleyebiliyorlardı. Hepsi birbirinden tecrübeli adamlar. Mürettebatın hepsi kıdemli.
iç denizde kadırga kullanımının sebebi kolayca manevra yeteneği olması ve vur kaç yaparak yıpratmasıydı.
Büyük ve toplu gemiler tank görevi görüyorlardı. Güçlerini ateş gücünden alıyorlar fakat hareket kabiliyetleri yok.
Okyanus'un fırtınalı zamanlarına denk gelmeselerdi şansları olabilirdi çünkü Umman-Hint Donanması sadece ticaret gemilerine eskortluk yapan Caravel ve Carrack tipi toplu gemilerden oluşuyordu. Portekiz'in asıl güçlü olduğu yerler Brezilya-Karayip-Azor ticaret hattıydı.
-
1.
-
1.
-
2.
+2Gece gece iyi geldi okumaya devaaaaaammmmm
rezzzz
ogrenmenin saati olmazzzzzZZZz -
1.
+8Malumunuz zamanında Osmanlı Venedikli'liler ve Cenova'lılar yüzünden donanmaya çok önem verirdi.Çünkü en küçük zayıflıkta Venedik donanması Yunan Adaları'na çullanıyor, hatta Çanakkale Boğazı'nı kapatabiliyordu.Tümünü Göster
işin acı kısmı donanma Rus'lar ile olan savaşta işlevselliğini yitirdi. Artık Piri Reis, Barbaros Hayrettin Paşa gibi büyük denizciler yetişmediler. Bunun sebepleri epey bir fazla.
Ülke iyice askeri anlamda geri kalınca II. Mahmut tarafından reform hareketlerine başlanıp, Avrupa temelli Osmanlı Kültürü'nü şekillendirmek zorunda kaldı.Bu yüzden ona gavur padişah diyen bile oldu. işin iyi tarafı ülke gerçekten batılılaştı. Ordular Prusyalı subaylar tarafından eğitildi. Prusya dediğimiz yer şuan asıl Alman ırkını oluşturan yerde yaşayan Krallık'tır. Ordu disiplini Fransa'dan bile daha düzenliydi.
Fakat bunlar sadece geçiciydiler.Çünkü bunların hepsi borçla yapılan reformlardı. Türkiye bunun çilesini Lozan'dan sonra çok çekti. Ordu da Kavalalı'nın isyanında Prusyalı subayları dinlemeyen pek muhterem paşalarımızca acımadan yok edildi.
Neyse konumuz ordu değil.
Reformlar Abdülmecid Dönemi'nde Tanzimat Fermanı Koca Mustafa Paşa tarafından okunulmasıyla devam etti. Batı ile iyi ilişkiler kurularak müttefiklerce kuvvet edindik.
Abdülmecid'in ansız ölümünden sonra Abdülaziz tahta geçti. Abdülaziz'in en büyük hayali büyük bir donanma kurup vatanın sınırlarını Batı baskısından kurtarmaktı.
Kendi elleriyle çizip tasarladı gemileri. Kendileri üretemeyince ingiltere'den sipariş edildi.
Bu gemiler teslim edildiğinde ülke 2. altın çağını yaşayacak kadar kudretlendi çünkü Devlet'in elinde Dünya'nın en büyük 3. donanması vardı. Silahlanmaya erkenden atıldığımız için yükselmek için hala bir şansımız vardı.
Gemiler asla savaşta denenemedi.2 denizaltımız bütün testleri geçmesine rağmen kullanılmadı.
Abdülaziz darbeyle indirilince yerine gelen Abdülhamid donanmayı gereksiz bulup Haliç'e kapattı. Erken başladığımız silahlanmada iyice geride kalmaya başladık.Ani Osmanlı-Yunanistan savaşı çıkınca donanma göreve çağırıldı.
Haliç'den çıkarılan donanma büyük bir törenle Çanakkale'den geçerek liman kentleri topa tutması planlandı fakat donanma o kadar tecrübesiz ve disiplinsizdi ki gemilerin bazı mürettebatları üniforma bile giymemişti. Bazı gemilerin motorları patlamış, bazıları kaybolmuş, 1 tanesi de imralı Adası'na sürüklenmişti.Bu fiyaskodan sonra donanma yok denecek kadar az diyebileceğimiz seviyeye geldi.
I. Dünya Savaşı sırasında en büyük 2 filonun birleşiminden oluşan Winston Churchill komutasında bir Armadaya karşı 1 tane bile karşılarına çıkaracak kruvazörümüz, kruvazörü bırak botumuz bile yoktu. Nusret mayın gemimiz vardı :D
Durum böyle olunca Çanakkale'ye kadar armada rahatça ilerleyebildi.Biz ise sadece karadan savunma yapabildik.
insan gerisine bakınca ne zorluklardan geçtiğini anlıyor.
başlık yok! burası bom boş!