-
26.
+6hoş geldin melis, gel içeri. biz de seni bekliyorduk. tanıştırayım, cihat. kendisi ev arkadaşım oluyor. aynı bölümden, ilk senesi onun da. kayıt sırasında tanıştık,
-merhaba, ben cihat. melis ismi çok güzel, çok çok güzel bir isim. güzel bir isminiz var. ehğ, harika bir isim.
bu cihat muallaksi yanlış sularda yüzüyor, ama neyse. biz salona geçtik, cihat' ın yanına yaklaşıp fısıldamaya başladım giberim, efendi ol, dedim.
cihat gel biz bir şeyler hazırlayalım., dedim ve mutfağa geçtik. cipsleri tabağa koyup, biraları alıp içeri geçtik.
-ee, anlatın bakalım, evi ne ara tuttunuz
çok olmadı, yeni ya. ev güzel ama değil mi.
-yani, öğrenci için ideal
sen neler yapıyorsun, sınavda yine başarısız oldun değil mi, kızım nasıl kazanamıyorsun şu üniversiteyi, aklım almıyor
-kuzi, ben hayatı senin gibi ot yaşamıyorum. şimdi anlamışsındır umarım
bu sözden sonra cihat kahkaha attı. sonra ardından biz de gülmeye başladık ve muhabbet koyulaşmaya başladı. özlemiştim kuzenimi, yıllardır görüşmemiştik. saat 23:30 civarı olmuştu ve birden kapı çalmaya başladı. kimseyi beklemiyorduk, biraz tedirgin olup kapıyı açtım. kapıda evrim, askılı kıyafeti ile dikilmişti karşımda. buğday teni beni tahrik etmeye yetiyordu, bu fiziğini görmem yumurtaların da etkisiyle beni taş yapmıştı.
-bu gürültü biraz fazla değil mi, bence fazla gibi. annemin yarın erken kalkması gerekiyor, sizi uyarmamı söyledi.
tamam da, ne seviyede konuşacağımızı nereden bilebiliriz. buldum, biraz yanımızda otur, ses seviyemiz yükselince bizi uyar, biz de o ses seviyesine alışmaya çalışalım. alışınca da gitmek istersen gidersin, nasıl fikir. saçmalıyorum elbette, ama sen gel yinede lütfen. hem de kuzenim içerde, ismi melis, gel cidden. eğlenceli muhabbetler dönüyor.
-tamam, ama fazla duramam.''
evrim' i içeriye aldım, kapıyı kapattım ve arkasından ilerledim. onun güzel kokusunun içerisinde resmen yüzüyordum. -
27.
+7herkese merhaba, ben evrim,
-merhaba evrim, hoş geldin. ben melis, memnun oldum
evrim, bir şeyler içmek ister misin, soğuk bira var
-aslında olabilir, birayı severim
ben biraları almak için mutfağa geçtim, arkamdan da cihat koştura koştura geldi. kanka, evrimi eve atmışsın, helal olsun valla, dedi gülerek.
lan, mal mısın olm, kız şikayete geldi, yatışsın diye eve davet ettim, dedim. cihat pek tatmin olmamıştı, dolaptan biraları alıp içeriye geçtik.
evrim, sen ne yapıyorsun? okuyor musun, dedi bizim kuzen. evrim, bana bakıp, evet, dokuz eylül hukuk birinci sınıfım,dedi.
ben de dokuz eylül hukuk, diye atladı bizim cihat. bu çocuk alkol alınca daha bir zütlüğü tutuyor. yine gülüşmeler başladı, biralar tazelendi ve sohbet daha da güzelleşti. evrim ve cihat alkolden ötürü kendilerinde değildi, melis ise bu alkole pek alışkın olacak ki başka bir şey yok mu, diye sordu. evrim koltukta gözlerini kapatmış, kendinden geçmiş bir halde serilmişti. biraz rahatsız edip uyandırdım, annesinin merak edeceğini söyleyip onun kolundan tutup evine zütürmek için kaldırdım. kolu, harika bir his uyandırdı bende. teni çok güzeldi lan, bırakasım gelmemişti. alkolün etkisi ile, acaba bacaklarını avuçlasam mı diye düşünmedim değil, sonra elbette kendimi frenledim. saat, 03:00 olduğu için, zile basamazdım. evrim'den anahtarı istedim, ama bir şey demeden kafasını omzuma yasladı. zile basmaktan başka çarem yoktu, ya da evrim' i tekrardan kendi daireme zütürmek... zile basınca alacağım tepkiden, ki annesinin sabah erken kalkma durumu var, pek sıcak bakmadım. tekrardan daireme geçtim, evrim' i kendi yatağıma koydum ve odamdan çıktım. şeytan işte, dürttü. biraz izlemek istedim, tekrar odaya girdim. çok güzeldi lan, çok güzel. kokusunu muhafaza etmek için sanırım yatağın örtüsünü hiç yıkamazdım. derin nefes alıp, odadan ayrılıp salona geçtim. cebimdeki paketten bir tane sigara çıkardım,
melis, ateşin var mı? -
-
1.
0Yazsana lan amina koduuu.
-
-
1.
0Uyan lan dıbını giberim
-
1.
-
2.
0Yazaaba lan
-
3.
0Lan ibibik ya yazarsın yada evrimi çatır çutur giberm
-
4.
0Devam et lan
-
5.
0Sabin dıbına çakıyım yazma AMK okumuyom evrimi de gibim seni de
-
6.
0Sabin dıbına çakıyım yazma AMK okumuyom evrimi de gibim seni de
-
7.
0devam et panpa iyi gidiyor
diğerleri 5 -
1.
-
28.
+2geldim beyler, devam ediyoruz
-
-
1.
0Seri ol anasının dıbına bira soktuğum
-
1.
-
29.
+7-''cihat' ı sevdim, iyi bir çocuğa benziyor. aynı bölümde olmanız da iyi oldu, not paylaşımı ve kitapları ortaklaşa kullanırsınız. zarar gelmez ondan gördüğüme göre. şey, o sonradan gelen kız, evrim mi ne, pek de güzel birine benziyor kuzi. bakışlarını gördüm, ne o, etkiledi mi seni?,
yok be kızım, ne etkilemesi. bizim kuzenin de gözünden bir şey kaçmıyor ki amk.sadece hoş kız, bakmaya doyamıyor insan. biliyorsun, ufak bir kasabadan geldim izmir' e, bu gayet doğal değil mi?
-kuzi, aman boş ver. şu an kız yatağında değil mi, vay seni köpek, hahahaha! senin yerinde olsam o kıza farklı yaklaşırdım. sen gerçekten tam bir köylüsün
ne yapmamı bekliyorsun ki, kız baygın halde
-git kızı uyandır, seviş; hahaaha! şaka bir yana, git uyandır ve duygularını açıkla. şu an sarhoş zaten, her şeyi kabul eder. eğlenceli bir zaman yaşamak için bu fırsatı kaçırma derim. aman, bana ne ki, senin gibi bir odunu ben mi yontup topluma kazandıracağım, hiç sanmıyorum. sabaha geliyor zaten, ben gidiyorum. ailem ağzıma sıçacak zaten bu saate kadar kaldığım için. anahtarı nereye koymuştum, ha tamam. kuzi, kendine iyi bak, sağ elini sev, hahahaha!''
bu işe çok kızmıştım. bir kız, erkekliğimi sorgulamıştı. belki de haklı olabilirdi, şu an evrim içeride uyuyor ve benim yatağımda, yarı çıplak vaziyette... gitmeliydim elbette yanına.
sakinleşmek için bir sigara yaktım ve odama doğru ilerledim. kapıyı yavaşça açtım, evrim hala uyuyordu. yatağın yanına çöküp biraz bekledim. sigaramdan biraz nefes çekip, evrimin yüzüne yaklaştım. çok güzeldi lan, sıcaklığını hissedebiliyordum. saçlarını ellemeye kıyamadım, ellerim sigara kokuyordu çünkü, bu yüzden temas etmeden yaklaştım. -
30.
+4 -1dudaklarını dudaklarıma temas ettirme fikri geldi aklıma, ne olabilirdi ki en fazla. uyansa bile anlamazdı bunu sanırım. 90 derece açıyla yüzüne doğru eğildim, dudaklarımız arası mesafe 3cm kaldı. nefesini hissedebiliyordum, kendimi tutamadım ve bir öpücük kondurdum beyler. öpücüğün şoku ile de hemencecik odadan çıktım, ve kendime kızdım. bu ne şimdi, taciz mi bu, ben birine zorla sahip mi oldum diye sorguladım kendimi. saat 06:00 olmuştu ve ben daha uyumamıştım. büyük ihtimal uyuyamazdım da bugün. kendime gelmek için soğuk bir duş aldım ve salona geçtim. biraz instagramda takılayım derken, takip isteği ile karşılaştım. yoksa, dedim içimden. evrim beni takip mi etmeye başladı, ah ulan. baktığımda gördüğüm şey beni şaşkına çevirmişti. ikinci el dükkan sahibi mustafa dayı istek yollamış. bu super mario kılıklı muallak hangi ara instagram açıp beni buldu, diye iç geçirmeden edemedim.
1 hafta sonra---
dersler başlayalı 2 gün olmuştu. ben ve cihat okula daha uğramamıştık. dedik, bir gidelim de ne var ne yok inceleyelim. hocaları görelim, kampüste kız keselim. -
-
1.
+1Ben o kızın babasıyım bilader bidaha o kıza yaklaştığını görürsem seni incir ağacının tepesinden atıp orta dalında yakalayıp alt dalda giberim!!11!!11
-
1.
-
31.
+6 -1kız potansiyeli yüksek kulüplere üye olmaya başladık cihat ile.
kampüste biraz turladıktan sonra, çardaklardan birine oturup sigara yaktık. bir yandan da diğer çardaklarda oturan kızları kesmeye başladım.
kanka, bak şu arkadaki kızlar bize bakıyor, yanlarına gidelim mi lan, dedim cihat' a. o ilk önce yok, mok dese de kabul etti. kızlar bizim sigara içtiğimizi görmedikleri için, onlardan ateş isteme bahanesi ile tanışmaya çalışacaktım. beyler, kızlar üç kişi olup, üçü de zütü yere bakan cinstendi, ama yüksek çekiciliğe sahiplerdi.
rahatsız ettik de, rica etsem ateşiniz var ise verir misiniz, diye söze başladım. üç kız da bana bakmaya başladı, bu beni cidden heyecanlandırmıştı beyler. bakışları kedi gibi, çok ilginç bilirsiniz bu kızların bakışlarını.
-elbette, alabilirsin
çakmağı elinden almak yerine, sigaramı kendisinin yakmasını rica ettim beyler, bu temas için daha iyi oluyor çünkü. birkaç duman çektikten sonra, sağ olun, sizlerin bölüm ne, diye söze başladım. okulun ilk günü tanışmak için en tipik sorulardan birisidir, tavsiye ederim.
hukuk, birinci senemiz. peki ya siz? yanıtını aldım. ulan, çok ilginç oldu bu. hehehe, bizler de hukuk birinci sınıfız, pek karşılaşamadık sizinle. dedi bizim cihat.
kızlar, üçü birden gülerek derslere uğramadığınız için karşılaşmamış olabiliriz, dedi.
sizler nerede kalıyorsunuz, kyk falan mı, diye sordum. kızlar, üçü birden evdeyiz, yanıtını verdiler. sanki anlaşmış gibi üçü birden yanıt veriyordu amk. biz bunlarla 30 dakika boyunca konuştuk, sonra bu kızlardan ismi merve olanın telefonu çaldı, yerimizi tarif etti telefondaki kişiye sonra da kapattı. aradan bir 15 dakika sonra, bilindik bir ses işittik:
-herkese selam,
hoş geldin evrim, biz de seni bekliyorduk. bu arkadaşlar da bizi avlamaya gelmişler, şunların haline bakar mısın ya, -
32.
+7aslında buna şaşırmamamız lazımdı, sonuç olarak aynı bölüm öğrencisiyiz; ama kızların bize bu av muhabbetini yakıştırması çok ilginç gelmişti. bu kızlar, köylerde şalvar giyip, kente mini etek ile giren cinstendi beyler.
evet, biz öyleyiz değil mi cihat, ehuehu, diye muhabbeti mizahi yöne çekmeye çalıştım. cihat ise, garibim 4 kıza bakıp, bir şey diyemeden öylece duruyordu.
ben onları tanıyorum, gayet iyi insanlardır. ayrıca bizim kiracımız olurlar kendileri, diye söz aldı evrim.
ben de evrimi başımı sallayarak onayladım, akabinde telefonuma bildirim geldi. mesaj mustafa dayıdan idi. mesaj aynen şu şekil amk:
yeğenim, akşam bizim dükkanda mangal partisi yapacağız. cihat'ı da al gel. okuldan kızlar da geliyor, eğlenceli atmosfer var'',
dayının mekanı sanayi sitesi diye bir yerde. burası, akşamları boş oluyor ve istediğiniz gürültüyü çıkarabiliyorsunuz. dükkanın yolundan geceleri araç bile geçmiyor. cihat' a bana gelen mesajı yolladım, kızlara çaktırmamasını da tembihledim .
bizim gitmemiz lazım, bir işimiz çıktı. merve, memnun oldum, arkadaşlar sizinle de. evrim, sen de kendine iyi bak, dedim ve çardaktan kalktık, evrim bana yaklaştı, yüzünü yüzüme yaklaştırdı, yanağımdan öpücük kondurdu ve gülümsedi. elbette bu benden hoşlandığı anldıbına gelmiyordu, diye düşündüm. burası izmir, laik memleket. burada bunlar doğal dedim ve dayının mekanına uçtuk -
-
1.
+1yaz ulan yaz
-
1.
-
33.
+11dayının mekanına vardığımızda, mekanın önünde ateş yanıyordu. dedik ne oluyoruz! aylardan eylül, akşamları pek serin oluyor buralar. bu yüzden hem ısınmak, hem de güzel bir atmosfer yaratmak için dayı yolun ortasına ateş yaktı, kafaya bak amk.Tümünü Göster
ooo, yeğenlerim hoş geldiniz. cihat, tutun şu koltuğu da yakalım,
söylemeyi unuttum, mustafa dayı ateşi ev eşyaları ile körüklüyor. yani ateşe koltuk, kanepe ve masa atıyor. elbette attığı eşyalar iş görmeyen cinstendi.
dayı, kamyonetinin arkasına sakladığı sigaraları çıkarıp bize ikram etti ve ateşin bir köşesine geçip oturduk. elemanlardan biri de mangal başında, tavuk pişiriyor. ortamda çok kız olmasa da, idare eder cinsten bir grup vardı.
kızlar, salatayı yaptınız mı, dedi dayı. amk, adamın sesi yükselince tizleşiyor. dükkandan elinde yeşil bir tepsi ile gelen kızı görünce cihat ve ben çok şaşırmıştık; ama kız bizden daha şaşkın olacak ki tepsiyi düşürdük.
hay gibeyim yapacağınız işi, diye tepki verdi dayı ve kendisinin salata yapacağını söyleyip mekana girdi. biz de kızın yanına gittik cihat ile,
iyi misin merve, sorun yok değil mi, dedik. merve, şaşkınlığını atlatıp, sorun yok, siz mustafa dayıyı nereden tanıyorsunuz ya, dedi. ikimiz de eşyalardan ötürü tanışmıştık mustafa dayı ile. bu dayı, yıllardır izmirde yaşıyor, 25 yaşında gelmiş. ilginç hikayeleri de vardır bura ile alakalı. bunlardan biri:
''o zamanlar 35 yaşında, delikanlıyız. yine böyle bir parti yapmışım, öğrencileri davet ettim. bu öğrencilerden ismi hande olan bir kız, alkolden ötürü 'ya mustafa ağabey, göğüslerim sence çok mu küçük' deyip bana memelerini açtı. ben de kapat kızım, ayıp diye bir şey var, dedim.''
elbette biz bu hikayeye pek inanmadık, bildiğimiz dayı kızı yalardı amk.
cihat, mangal başına geçip bir muhabbete daldı diğer elemanlarla, ben de merve ile baş başa
beyler, merve çok ilginç bir kızdı. ordudan gelmiş izmir'e. ailesi bunu kapalı olarak biliyordu, ama bu zütü başı açmaya başladı izmir' e gelince. ilginç bir tip anlayacağınız.
ee merve, sevgilin var mı, gerçi olsa yanında olurdu değil mi şu an, diye söze başladım. bu cesareti alkolden aldığım doğrudur beyler. merve, kahkaha atarak, şu an zaten yanımda bulunuyor, dedi. sanırım yine işler karışmaya başladı diye geçirdim içimden... -
34.
+3 -1-kendini fazla geriyorsun, heyy! sana diyorum. şaka yapıyordum sadece. sevgilim yok,
merve' nin bu sözleri beni rahatlatmamıştı.
-senin var mı, evrim ile çıkıyor gibisiniz. bana pek bahsetmedi sizden, ama benden kaçmaz,
sevgilim yok, ama şimdilik. evrim meselesi ise, sadece komşuluk ve arkadaşlık ikilemi arasında. başka bir şey de düşünmüyorum, eminim o da düşünmüyordur,
-onun ne düşündüğünü nereden bilebiliriz ki, sormadık değil mi? ben mustafa dayıya yardıma gidiyorum, merak ettim ne yaptı bu zamana kadar,
bu merve gerçekten sürtük bir tip. bu tür kızları bilirim, bizim köyde de vardı. kapağı şehre atıp ona buna vurdurma hayalleri kurarlar. ben de yalnızlıktan sıkılıp cihat' ın yanına geçtim. yavşak güzel pişiriyordu etleri. dayının mangal partisinde yemek ücretsiz, ama alkolü dışarıdan getirmemiz gerekiyordu. bu yüzden dayı beni görevlendirdi alkol almam için. , milletten paraları topladım.,. sanayi sitesine yakın tekel bayii olmadığı için, dayının pembe şahinini istedim. sağ olsun, dayı şahini verdi. bu şahinin direksiyonu çok oynaktı amk, bakıma ihtiyacı vardı aracın. ben aracı park yerinden çıkarırken bir ses işittim:
hey, beni de bekle! -
35.
+4dediğine göre parti havası sarmamış, kömür kokusu pek hoşuna gitmiyor. onun hayalindeki eğlence daha farklıymış. yol boyunca sohbet ettik, kendisinden bahsetti biraz. ufak bir fındık bahçesi varmış. içimden, iyi artık fındığa doyarız, demiştim.
biraları alıp, mekana doğru ilerlerken, merve aracı durdurmamı söyledi. midesi bulanmış dediğine göre, hemen köşeye çektim. bu biraz zorladı kendini, bir şey çıkaramadı. biraz çimenlerde oturup bira içelim mi, dedi. belki rahatlar diye kırmadım, açtık biraları içmeye başladık. benim hiç sevgilim olmadı. ama olmasını çok istiyordum. ailem üzerimde büyük bir otorite oluşturmuştu. gözlerden uzak yaşamayı hayal ettim, sanırım bu hayale ulaştım. eğer sen de istersen, birlikte olabiliriz. kimsenin bilmesine de gerek yok, ben sadece seni istiyorum. bu senin gözünde beni ne yapar bilmiyorum, umurumda da değil açıkçası. tek isteğim, yaşayamadığım şeyleri, dediği an dudaklarına yapıştım beyler. kendimi tutamamıştım. bu huurluğa dayanabilecek kültüre sahip değildim lan ben, köylüyüm amk. beyler, onun sıkı bacaklarını avuçlamaya başladım. hızlıca eteğinin altından külotuna ulaştım, hayvan gibi çekmeye başladım. o an gerçek bir hayvan olduğumu anlamıştım, neyse. bu merve, hiç karşılık vermeden, kendin, bana teslim edip mutlu bir ifade ile beni süzüyordu. ben bunun kıyafetini soydum, iç çamaşırları kaldı. boynuna yapıştım vampir gibi ve külotunu hafiften sıyırdım...
ilk defa böyle bir şey yaşıyordum. ben aletimi hemen buna yerleştirdim. beyler, inanın yok böyle bir kökleme. kendimi star hissetmeye başladım. her yerde kamera var gibi, köklüyordum. acemi olduğum için ise erken patlamak zorunda kaldım ve çok yoruldum. sonra yıldızlar altında sarıldık biraz, kıyafetlerimizi giyip mekana geçtik...
yeğenim, neredeydiniz herkes sizi bekliyordu. alın bir tabak, masaya geçin hadi. -
36.
+6parti sonrası dayı mekanında kalmamız için ısrar etti. beyler, mekan fare doluydu amk. bu mekanda kalmamız, survivor misali işkence. dedik, sen bize gel hem bizim ev daha yaşanabilir. gülerek kabul etti, pembe şahine atlayıp eve doğru yola çıktık. yolda telefonum çaldı, arayan ise melis,
-alo, neredesin olum
kızım şu an müsait değilim, yarın konuşalım.
-kapının önünde bekliyorum, aç hadi şu kapıyı
şansın böylesine giberim. melis, şu an kapının önünde beni bekliyor, şaka gibi. bizim eve mesafemiz 30 dk. 30 dakika boyunca onun kapıda beklemesini istemediğim için, ev sahibesini aramayı düşündüm. bu biraz tehlikeli, ama yapacak bir şey yok.
aloo, şey, rahatsız ettim sizi de. bir sorunum var -
37.
0evet beyler, geldim... devam ediyoruz
-
38.
+3meryem, gerçekten çok sağ ol, bizim kuzeni kapının önünde beklemekten kurtardın. bu arada tanıştırayım, mustafa dayı,
-sorun yok, yapmam gerekeni yaptım. hem sizler nerelerdeydiniz.
mustafa dayı hemen lafa atlayıp:
mekanımda misafir etmiştim onları, parti yapmıştık
bu dayı cihat' ın yaşlı versiyonu gibi amk, her lafa atlayan cinsten. ben kuzenin yanına yaklaşıp, habersiz gelmek ne lan, dedim. ben bunları söylerken, evrim yanımıza geldi ve bana sarıldı. ne oluyoruz lan dedim içimden.
hey, selamlaşmam seni rahatsız mı etti, bundan sonra sarılmam o zaman, dedi biraz kırgın şekilde. ben de kolundan tutup kendime çektim ve ona sımsıkı sarıldım beyler. o güzel göğüslerini hissediyordum, harikaydı. neyse, biz eve geçelim, dedim. ama meryem izin vermedi, yemek yemeden olmaz. sanki aynı şeyleri yine yaşıyor gibi hissettim, bu gece biraz uzun olacak gibi... -
39.
+6meryen hanım, turşudan bir parça alabilir miyim, lütfen sizin uzatmanızı istiyorum turşuyu. bu turşu kasesine elinizin değmesi, turşu lezzetine katbekat arttıracağına kuşkum yok.
kafaya bak, bu dayı bu sözleri nereden öğreniyor amk. ben tabağıma gömülmüş, ortama şaşırmadan edemiyordum.
evet, demek ismin melis, pek güzel bir isim. sen neler yapıyorsun melis, okuyor musun, dedi bizim meryem.
ah, hayır. okumak pek zaman kaybı bence. ailem beni destekleyecek kadar varlıklı, okumaya ihtiyaç duymuyorum., dedi bizim kuzen. herkes rahat tabii ki, burada en gergin iki kişi olan ben ve cihat, aynı duyguları paylaşıyor gibiyiz.
yemekleri yedikten sonra, meryem kahve isteyip istemediğimizi sordu, dayı istemediğini, ama farklı bir seçeneğinin olduğunu söyledi. elbette ben ve cihat ne olacağını biliyorduk, ama bunu kuzenim ve ev sahibem ile paylaşacağını hiç ummuyorduk amk. -
40.
+3panpalar ben yemek yapacağım, bir süre yokum. gece tamamlayacağım ama
-
-
1.
0reis hızlı aq
-
2.
0oldunmu 0c
-
3.
0Hadi lam
diğerleri 1 -
1.
-
41.
+4dayı, bel çantasına istiflediği tütünü çıkarıp, hazır mıyız yeğenler, dedi. melis, meryem ve evrim şaşkın vaziyette dayıyı izlemeye başladı. dayı, tütünü bir güzel sarıp yakmaya başladı. birkaç defa kendisi çekti, sonra oturduğu sandalyeden kayıp düştü. elbette hepimiz gülmeye başladık. yeğenler, denemek isteyen var mı, diye ortaya sordu. bizim cihat, hemen atlayıp çekmeye başladı. birkaç çekiş sonrası o da iptal elbette. bizim kızlar da buna biraz merak sardı. melis' i kolundan tutup, eğer denersen babana söylerim, dedim. melis gülerek, babam da içiyor, dert edeceğini sanmam deyip kendisi yeni tütün sarıp tek başına içmeyi tercih etti. ben de yanına geçip, evrim, meryem; sizlere de sarıyoruz, dedim. ikisine de güzel bir şekilde sardım, yaktım ve verdim. bunların bünyeleri pek alışık olmadığı için, hemencecik mayıştılar. yaklaşık 1 saat sonra, herkes çok mutlu olmuştu, eğlenceli sohbetler başlamıştı. hatta bir ara, da vinci gay mi diye tartışmıştık bile. elbette dayı bu muhabbetten pek uzaktı, o bizim meryem'i dikizlemekten başka bir şey yapmıyordu; ben de evrim' i.
evrim, kolumdan tutup beni odasına zütürdü gülerek. hadi ama, yapalım mı bir şeyler, dedi. bu tütünün etkisi mi acaba diye düşünmeye başladım, ama hoşuma gitmişti. annesi salonda dayı ile muhabbet ederken, bizim kaçamağımızdan kimin haberi olabilirdi ki? evrim, odasının kapısını kitleyip kucağıma atladı... -
42.
+7 -1üzerimizde kıyafetler, doyasıya sevişmeye başlamıştık. ilk defa bu hissi tadıyorum diyemem, daha önceden de yaptım; ama bu sefer hoşlandığım biriyle sevişiyordum lan. sıkı, diri vücuduna dokunuşlar yapıyordum. ikimiz de kendimizden geçmiştik. salon, ev, her şey bizden uzaktı. belki farklı galaksiye geçmiştik, o an kim bilebilir ki? ben evrimin gözlerinin içine bakıp,seni ilk görünce hoşlanmıştım, sende farklı bir şey var, o bir şeyi istiyorum, dedim. o da gülerek benim suratımı yalamaya başladı, her şey harika ötesi olmuştu, sanırım...
-
43.
+4evrim ile ilişkimiz, iki aşık gibi diyebilirim. o bana aşık mı, sanmıyorum. ama ben ona aşık olmuştum. o tütün etkisi ile beni beğenmişti sanırım. ben onu romantik şekilde tatmin etmeye başladım. kendisini omuzlarıma alıp şarkı söylemeye başladım. çılgınlar gibi eğleniyorduk lan. uzun saçları suratıma geliyordu, elleriyle kapatıyordu ve duvara çarptım bir ara. sonra hemen yere inip benim suratımı öpmeye başladı, durmaksızın.
-
-
1.
0Hadi lan seni mi beklicez hepsine çüğü
-
1.
-
44.
+2sonunda elde ettim dedim, vücuduna hakim olmuştum. vajinası, bacakları, kolları, göğüsleri. her yerini ezberlemiştim. das parfum filmindeki eleman gibiydim, her yerini kokladım amk. beyler, yoğun ciks ardından sabah olmuştu. elbette başımız çatlar vaziyette uyandık. telefona baktığımda, saat 12:00 dı. evrim hala uyuyordu, onu uyandırmadan odasından ayrıldım ve salona geçtim. salona geçince çok, ama çok korkunç bir vaziyet ile karşılaştım. mustafa dayının çıplak bedeni, bulaşık makinesinin üzerinde sızıp kalmış, yerde de çıplak bir şekilde meryem yatıyordu. ne olmuştu lan burada dedim. kendi daireme geçince ise, daha da korkunç bir vaziyet ile karşılaştım. melis ve cihat benim yatağımda yatıyordu. kıyafetleri vardı, ama bu bir şeyi değiştirmez. cihat' a sert bir tekme atıp huur çocuğusun, diye bağırdım. bu muallak şaşırıp ne oluyoruz, dedi ve ben buna bir yumruk attım beyler. bu elbette yatağa geri düştü, sese de melis uyanıp korkup evden kaçtı. elbette hırsımı alamamıştım. cihat' ı evden kovdum, bir daha gelmemesini söyledim. eşyaların üzerine de kondum. bu züt, ben bir şey yapmadım diyerek evden ayrıldı ve telefonum çalmaya başladı...
-
45.
+2arayan merve, alo, neler yaptın bakayım, dün çok eğlenceli geçmişti benim için canım, demeye başladı. bu ne lan, buna ne oluyor şimdi dedim ve telefonu yüzüne kapattım. aklıma dayının ev sahibemin evinde olduğunu hatırladım. dairemden çıktığımda dayıyı meryem tekmeleyerek kovuyordu ve beni görünce, huur çocuğu, tacizci huur çocukları, diye bağırmaya başladı. ortalık cidden çok karışmıştı ben ise ne yapacağımı bilmiyordum. daireme geçip beklemeye başladım, ne oldu lan, her şey nasıl bir anda berbat oldu diye düşünmeye başladım. aradan 1 hafta geçti, kimseden ses soluk yok elbette. ben derslere de gitmedim bu sürede. sonra kapım çaldı. beklediğim kişi gelmişti dedim, evrim... sanırım tek yakınım evrim kalmıştı dedim..
başlık yok! burası bom boş!