-
26.
+1ccc nazım hikmet giber ccc
-
27.
+1düşün...
kim üzebilir seni senden başka?
kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
kim mutlu edebilir seni sen hazır değilsen...
kim yıkar yıpratır sen izin vermezsen?
kim sever seni sen kendini sevmezsen?
herşey sende başlar sende biter
yeterki yürekli ol tükenme, tüketme
ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz...
öyle bir hayat yaşadım ki cennetide gördüm cehennemide
öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyuda gördüm,pes etmeyide...
bazıları seyrederken hayatı en önden,
kendimi bir sahnede buldum..
oynadım...
öyle bir rol vermişlerdi ki...
okudum okudum anlamadım...
kendi kendime konuştum bazı evimde hem kızdım hem güldüm halime...
sonra dedim ki söz ver kendine...
DENiZLERi SEViYORSAN DALGALARIDA SEVECEKSiN
SEViLMEK iSTiYORSAN ÖNCE SEVMEYi BiLECEKSiN
UÇMAYI BiLiYORSAN DÜŞMEYiDE BiLECEKSiN
KORKARAK YAŞIYORSAN YANLIZCA HAYATI SEYREDECEKSiN...
öyle hayat yaşadımki son yolculukları erken tanıdım
öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım
düşünün bugün sadece yanlızlığınızda
hayatı hayatınızı, diğer hayatları düşünün...
YA ŞÜKREDECEKSiNiZ YA AF DiLEYECEKSiNiZ
YA MUTLU OLACAKSINIZ YA PiŞMAN OLACAKSINIZ
YA KIZACAKSINIZ YA HUZURLA DOLACAKSINIZ...
tüm bu duyguları düşünün sonra bir daha düşünün yalnız sakin ve cesurca
ve hayatınız için doğru zamanı bekleyin
hayata güvenerek sabırla... nietzsche... -
28.
0Ey gökyüzü aydınlık mısın.. benim kadar.. Ve karanlık?…
Hasret yakarmış, kavuşmak varmış,
güneşten sıcak, sudan çıplak; sanırım hiçbir şey yok aramızda..
aşktan başka.. aşktan başka.. aşktan başka..
…
…….
Vay hayat.. eyy hayat…
…
Denizde vardı oltam..
Bir balık tuttum zannettim, baktım hepsi rüyamış..
Mekanım yanlış; bir orman, ve tek seçimse çaresizlik..
Ona inanma, göz gördüğünden korkmaz
Eski bensem, bir çiçek olsam da solmam..
Anlatsın bilen kimse,
hep çeken bilir demişler.
Çekense susmuş hep,
konuşmuş çekmeyen kim varsa.
Anlatsın derdi çeken, hüzün kaplı gözlerinde,
kırışmakta dertler bir de ellerinde kürek kazma ve derki;
“Şeytan, yazma!”
Ben olsam Ney’le anlatırım,
Ney’le anlarım ben,
anlatmazsam; hangi sazla?
Mürekkebim, elimde kağıdım, aynam,
gönlü saydam olan anlar ancak.
işte sayfam;
hergün intihar eşikte
ve umutlar beşikte..
Bu dünya kapkaranlık,
ışık başka yerde,
herkes peşinde..
Herkes sandığı kadar iyi olsaydı keşke,
en azından ay beklerdik üstümde, yalnız gecede.
…
Başka seveceksin.. başka türlü..
Başka şekilde, başka biçimde..
Güneşten sıcak.. sudan çıplak..
Martıların kanadı gibi.. Tutsak!..
Hiç kimsenin kalbi yok..
bu benim kendi alınyazım, seveceğim..
hiç kimsenin şansı yok..
bu benim kendi alınyazım, seveceksin.. başka yolu yok
Hiç kimsenin kalbi yok..
bu benim kendi alınyazım, seveceğim.. başka yolu yok
hiç kimsenin şansı yok..
bu benim kendi alınyazım, seveceksin.. başka yolu yok..
seveceksin.. başka yolu yok
Naklen mutluluk istiyoruz..
Naklen huzur istiyoruz..
Naklen sevgi istiyoruz..
Naklen… Niye varız?.. -
29.
0Aşkımın ahıyla tutulur yakan,
Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan.
Senin de gözünü yaşlı bırakan,
Senin de boynunu büken bulunur. -
30.
0doğarken güneşin ardından tepelerin dıbına koyim tüm teletabilerin
batarken güneşin ardından tepelerin ananın dıbına koyim burak caner ve diğeri bi daha sizi o kızın yanında görem bacın gibem -
31.
0hakkındır yaramazlık
dik duvarlara tırman
yüksek ağaçlara çık.
usta bi kaplan gibi kullansın elin
yerde yıldırım gibi giden bigibletini
ve din dersleri hocasının resmini yapan
kurşunkaleminle yık
mızraklı i̇lmihalin
yeşil sarıklı iskeletini.
sen kendi cennetini
kara toprağın üstünde kur,
coğrafya kitabıyla sustur
seni hilkati âdemle aldatanı.
sen sade toprağı tanı,
toprağa inan,
ayırdetme öz anandan
toprak ananı
toprağı sev
Nazım Hikmet Ran -
32.
0Davullar Çalındı
Her zaman gün ortasında gelirlerdi.
Bu sefer gece yarısında geldiler.
Ölçüsüz bir kötülük ve merhametsiz kalplerle geldiler.
Söküldü bütün kapıların kilitleri.
Ve köpeklerle kovalanan bir militan.
ihanetin elleri ensesinde, vurdumduymazlığın elleri ensesinde,
Soluk soluğa, yüreğinde cehennem acıları ile
Koşuyordu tepelere doğru.
Ve bir ayin başlıyordu.
Gecenin ortasında
Gözleri kör, kulakları sağır eden
Kalleşliğin üstüne kalleşlikler ekleyen
Utanmaz bir ayin.
Ve elleri bağrında anneler
Evlatlarını göndermek istemezlerdi
Yemene gönderir gibi gecenin bir yarısında
Ama biliyorlardı.
Bu toprak onları kabul eder
Onlar için şahitlik ederdi
Bir mermi sesi karanlığı tam ortasından ikiye böldü
Gecenin derinliğinde cansız bir beden
Helal süt emmiş dudaklardan kan damlıyordu...
Osman Öztunç -
33.
0Ey bencil sen dünyayı etrafında dönüyor san.
Öyle san ki sen de belki dönerek olursun insan.
Orijinaldir * -
34.
0yürü bre dilber enddıbını göreyim,
bana pas vermeyecek kızın ecdadını gibeyim,
ben mecnun muyum ki bir mumcuk için çöllere düşeyim?
mecnun'u da gibeyim, leyla'yı da gibeyim... -
35.
0başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun
bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince
nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..
toprağı bol olsun -
36.
0Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi istanbul toprağının...
içimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak koyu bir karanlık...
Ne güzel şey hatırlamak seni,
yazamak sana dair,
hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...
Ne güzel şey hatırlamak seni.
Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
Ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...
Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinde,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
NAZIM HiKMET -
37.
0ÜVERCiNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun ekgib olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil
Cemal SÜREYA -
38.
0boybos tamam ağzı bütün diş
tevahür bir kadın bol memeli
hayli genç kız dudağı çiğnemiş
çok erkek ağzına girmiş dili
yüksekkaldırım'da fahişeymiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım
hüneri dört kişiyle sevişmekmiş
ikisi kadın olacak ince belli
yok canım yoksulluktan düşmemiş
yaradılışı kahpe ruhu işveli
galiba hiç kimse başedememiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım
gözlüklü bir velet aklını çelmiş
şiir meraklısı biraz fakülteli
artık sabah akşam yolunu gözlemiş
mübarek kadın değil gözyaşı seli
gelince sanki oğlunu severmiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım
anlayamadım gitti bu nasıl iş
bre bunlardan hangisi deli
hangisi hangisinin kanına girmiş
kim kimin neresine kilitli
bu filmi kim yazmış kim çevirmiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım -
39.
0ne diyon sen yarraaam
-
40.
0haydarpaşa garında
anası var yanında
istedimde vermedin
çıban çıksın amında.
tavşan girmiş ekine
kulakları dkine
yar mına bal mı sürdün
çok tatlı geldi skime
ekin ektim dize kadar
gel gidelim bize kadar
sana birşey göstereyim
kasıktan dize kadar
hüsam derki ben neyliyem
ne dostum var ne evliyem
şişme karı alsam bile
ya patlatır ya deliyem -
41.
0bu dünyada herkes ben der .
bla bla bla
altını şer incisi ker -
42.
0ccc parliament ccc
-
43.
032 sene hizmet verdim 32 sene
650 gayme maaş var 650 gayme
tüpüne zam gazına zam
zam oğlu zam hani bize am
bu devirde herkes hep ben der
kimi gönülden kalender
yaşam dediğin böyle işte
altını şer incisi ker
işten çıkarken adama
ingilizce am günü yağ
e tabi ebe gibmek şart olur
dedim usta ne dili bu -
44.
0Bu baslikta en sevdigimiz siirleri
-
45.
0Reserved
-
çaycı hüseyinee ne olmuş lan böyle
-
gene aklıma geldi kahpe
-
istedigim gibi ozgurce
-
kimi sevdiysek ya öldü ya kayboldu
-
yolda 5 çocuğuyla gezen suriyeli bayan
-
kadın ağa erkek ağa
-
z kuşağı gençliği şeyime sürdüm
-
ayaklarım zonkluyor amq
-
abi bu nedirrrrrrrrrrrtrrr
-
kons dayı ramo ufuk otuzbirspor kulubu
-
beş yıl sonra buraya gelip
-
moğol kürdü
-
olm benim doğum günü iznim var la
-
çiğköftelerin fiyatı ne olmuş la öyle
-
şimdi aramizdan bir kac erkek bunlarla konusup
-
oğuzların zaza boyu
-
ucankedi bu havada 2 efes bira
-
gülen bir kadın görünce sinir oluyorum
-
telefonun da içerisinde bir tane whatsapp var
-
25 30 dan sonra nasıl evlencez la
-
bakir olmak tercih meselesidir
- / 1