-
26.
+5Geçen akşam bir rüya gördüm ama hiçbir şey hatırlamıyorum.
Neyse akşam bir yemek daveti var. Gitmek zorundaymışım. Hayattaki zorundalıklar yetmiyor gibi bir de böyle gibko gibko şeyler çıkarıyorlar başıma. En azından Eda hanımda geliyormuş. Purolar için teşekkürü arada kaynatırım.
Çok uykum var.
Dışarı çıkarken maskenizi takmayı unutmayım.
edit: gece yatarken koyun saymak yerine "eternal sunshine of the spotless mind" diye art arda söylüyorum ve kolayca uykuya dalıyorum : ) -
27.
+5Sabah matkap sesiyle uyanmak ♥
E cinsini cibiliyetini gibtiğimin insanı sabahın köründe matkap çalıştırmak nedir? -
28.
+5Canım çok sıkılıyor. Saçmalıyorum elimde olmadan.
Bazen çevremdeki insanları çok kırıyorum lan. Ama sonradan fark ediyorum. elimde olan bir durum değil bu. insanlar o kadar sinirime dokunuyor ki sinirden gözüm bir şey görmüyor. baş ağrısından zaten bahsetmiyorum.
ne bileyim ya bir şeylere ihtiyacım var ama neye ihtiyacım var bilmiyorum.
kafam çok dolu.
belkide tek ihtiyacım her şeyden ve herkesten uzaklaşmaktır. -
29.
+5Bir yıldan fazla olmuş bu başlığa yazmayalı
"Vay amıına koyim" -> bunu taslak olarak kaydetmişim neden acaba çok merak ettim şu an.
Bir yıldan fazla olmuş ama değişen hiçbir şey olmamış. Her şey biraz daha taka batmış sadece.
Restart from last checkpoint diyebilsek keşke. Direkt olarak ilkokula döner şimdiye kadar verdiğim çoğu kararın tersini yapar öyle devam ederdim hayata. Her şey daha güzel olabilirdi o zaman diye düşünmüyor değil insan.
Uzun zaman sonra yazmaya, okumaya başlayacağım. Hayattan zevk almaya çalışacağım. Uzun zaman sonra tavsiyelere açık olacağım. Tüm insanların dıbına koyim demeyeceğim.
Birde böyle deneyelim bakalım belki kader, şans falan filan bana da güler bu sefer
edit: entryi girdikten sonra kafamda gökhan özen kaderrr utansın ah utansın diye bağırmaya başladı.
bu gereksiz ayrıntıyı yazıp hayatıma devam ediyorum. -
30.
+5Anasını gibeyim böyle hayatın ne deyim artık
-
-
1.
0Reis nasılsın be nerelerdesin
-
2.
0Olumniyekabuletmiyon dostum bana ulasirmisin bi hikayen hakkında konuşmak istiyorum seninle
-
3.
0aynen reis hikayen hakkında konusabilirmiyiz
-
4.
0Herifin morali bozuk hikaye diyorsunuz ne içtiniz aq
-
5.
0Vay amınkoyi.Abi entry gir gelişmeler hakkında şu başlığın altına be
diğerleri 3 -
1.
-
31.
+5tak var sanki dıbına koyim
-
-
1.
+3kolye sende mi hala ?
-
2.
+1Harbi amk
-
1.
-
32.
+5içimdekileri yazarak atmaya çalışmakta zor artık. Hiçbir şey eskisi gibi değil çünkü. Yazma isteğim yok. Eskiden sabah akşam yazardım, dökerdim içimi. Şimdi yaşama isteğim bile yok ki. içim çürümüş gibi hissediyorum. hiçbir duygum yok artık. Ya depresyondayım hem de ağır bir depresyon ya da bazı şeylerin zamanı gelmiş. Hep uzak durduğumuz, sansürlediğimiz şeylerin.
Aslında sadece anlaşılmak istiyorum. Konuşmak istiyorum. Dinlemek istiyorum. Dertleşme falan değil bu dediğim. Her şeyden konuşmak istiyorum. Ne bulursak ne düşünürsek.
Ekşi sözlükte bir kızla tanışmıştım. Eskişehir'de üniversitede biri. Uzun süre sohbet ettik. Ama adını bile bilmiyorum. Bir kez Ankara'da buluşup kahve içmiştik karşılıklı. Mekan değiştirmeden 4-5 saat sohbet etmiştik. Birbirimize nickimizle hitap ediyorduk. Tanımıyorduk birbirimizi ama kafamız uyuşuyordu. O kadar uyumluyduk ki hatta başladığı cümleyi ben bitiriyordum.
Sonra buharlaştı. Sözlükte yok artık yani yazmıyor. Bir anda buharlaşıp gitti hayatımdan ve her şey başa döndü.
Hayatımda beni anlayabilen iki kişi tanıdım. Birisi birden çıktı hayatımdan, diğeri hala hayatımda ama tek taraflı. Kendi adına fesih bedeli ödemeden bitirdi bütün görüşmeleri. Sandıkta duran VHS gibi kaldım ortada.
Eğer sizi anlayan, tamamlayan biriyle tanışırsanız mesafenizi koruyun. Çünkü gidiyorlar bir gün. Milyonda bir denk gelen güzel ilişkiler bize denk gelmiyor. Ne kader ne de tanrı bize gülmüyor. -
33.
+5Kafama sıksam kurşun geri çıkar abi ben yapamam senin kafanda der. Öylesine dolu kafam 69 gün önce yazmışım bu başlığa ama hiçbir şey düzelmedi. Hayat gibik sistem sıkı insanlar gibik ben gibik.
Varolmanın gibik hafifliği diye kitap çıkarmayı planlıyorum. - 34.
-
-
1.
+1Abi mesaja baksana lütfen
-
2.
+1ABi numaram 0505 068 7475 lütfen wpden Bi mesaj at
-
3.
+1Abi zutumu gibsen daha az acitir hikayelerin ;(
diğerleri 1 -
1.
-
35.
+4Kaçış noktası olarak kendi dünyamızı yaratıyoruz. Hatta kaçış rampası olarak. Hayatın freni boşaldığında sürüyoruz kendimizi hayal dünyasına. Bir ton hayal kurarak rahatlatıyoruz zihnimizi. En azından ben öyle yapıyorum. Kendi uzay boşluğumda süzülüyorum, galaksiler arası kaybolmak istiyorum.
Bir insanın gözlerinde gökyüzünü görebilmekle karanlığa gömülmek arasında çok ince bir çizgi vardır. Ben çizginin ne tarafında olduğumu bir türlü çözemedim. Gökyüzümde karanlık benim. Güneşi olmayan bir gökyüzüm var. Kimsenin giremediği bir atmosferim, duygu yetişmeyen bir yeryüzüm var. Hataların sabit, mutlulukların değişken olduğu bir dünyam var. Anahtar kelimesini benim bile bilmediğim bir kapalı kutum.. Şiddetli baş ağrılarım var.
Eskiden böyle değildi dünyam. Zamanla bir yıldız gibi içe çöktü. Kendi derinliğinde boğuldu. Zamanı yok oldu. -
36.
+4Tüm insanlığın dıbına koyim!
Evet içimden geçen ve sürekli aklımdan geçen cümle bu. bir de şu var; http://imgim.com/qRnl1V.jpg
Olay basit aslında. Ne kadar iyi niyet gösterirsen o kadar suistimal ederler. O kadar sinir olursun. O kadar nefret birikir içinde. O yüzden hiçbir zaman iyi niyet göstermeyeceksin. Ezdikçe ezeceksin, üzeceksin, kıracaksın, sert davranacaksın, aşağılayacaksın. Başka türlü insanlara yaranmıyorsun. Mazoşist bir toplumda sevilmek için sadist olmak gerekir.
Bu hayatın her anında böyledir. iş hayatında olsun sosyal ilişkilerde olsun böyledir. iyi oldukça giberler insanı. Gaddar olmak iyidir o yüzden.
içinde biriken nefreti, siniri kusmak dışa vurmak o kadar rahatlatıyor ki insanı.. Ama ne kadar dışa vursam da değişmiyor bir şey. içimdeki sinir harbi devam ediyor, baş ağrım devam ediyor, insanlar aynı gibko hareketlere devam ediyor. Katil olma fikri hala aklımda.
Artık yazma yeteneğimi bile kaybettim. Eskiden bir kaç dakika düşününce takılmadan yazardım. su gibi akardı kelimeler. Şimdi sürekli düşünüyorum ne yazsam diye. Sürekli küfür geliyor dilimin ucuna. Sürekli nefretimi kusmak istiyorum. Sürekli sinirimi anlatmak istiyorum. Bazen uyuyamıyorum gece sinirden. Şakaklarımdan bir ağrı giriyor, boğazım yırtılana kadar bağırmak istiyorum.
Son olarak bazı insanların nefes alması çok saçma. -
37.
+4yabancı kızlarda bu aralar huurluk moda anasını satayım.
özellikle abd,
tanışıyoruz, sohbet var, muhabbet var, hoş kız, güzel kız sonra bi bakıyorsun premium snapchat var diyor. vay amk vay. taş gibi güzel kızlar fiziği ile para kazanıyor.
20 $ ya çok değil diyorlar. dolar kurundan haberi yok tabi amk. iki meme görecez diye 100 tl bayılamam. -
38.
+4Yaşadığımız hayat çok ucuz ama bizden aldıkları hep pahalı. En azından benim için böyle durum. Bir gün moralim iyi olsa bir hafta bozuk oluyor.
Yine öyle oldu. iki - üç gündür moralim iyiydi, gün itibari ile başladı bozukluklar. Daha bu saatte baş ağrısı başladı, stres başladı. ve elimden gelen bir şey yok.
Bazen kendi kendime "çevremde insan olmasa daha mutlu olurdum dıbına koyim" diyorum. Sonra bu fikrim değişmiyor işte. Biliyorum haklı olduğumu. Çevremde ufak beyinleri ile yaşamaya çalışan insanlar olmasa gayet mutlu olurdum. Karakteri bozuk insanlar olmasa daha mutlu olurdum.
Özellikle sorun çıkarmak için yaşayan insanlar var. Hayattaki varoluş nedenleri sorun çıkarmak, başka işe yaramazlar, kendilerini başka türlü tatmin edemezler.
Birde en ufak olumsuzlukta surat asanlar var. Bir şey isterler yapmazsın anında suratları düşer, tavırlar değişir. Anında dünyanın en mutsuz insanı olurlar. Sinirlerini sonuna kadar zorlarlar. Bir şey dediğin anda küserler. tanıdın mı?
Bu şekilde ne olacak, hayat böyle nereye kadar devam edecek, dertler bitmese bile ne zaman azalacak?
Bilemiyorum Altan bilemiyorum. -
39.
+4içimin sıkıntısı geçmiyor lan bi türlü. Her zaman duruyor içimde. Hayatı düzene koymak için bir adım atıyorum ama yanlış yapıyormuş gibi hissediyorum.
Eskiden hayatın içinde mutlu olduğu ufak anlar olurdu ya da konuştuğumda bile mutluluk veren insanlar.. ne öyle anlar oluyor artık ne de o insanlar var. Hayatım ne yöne doğru gidiyor bilmiyorum.
Şimdi bu nefret ettiğim şehirden kurtulma ihtimalim var bir de. %90 kurtuluyorum bu şehirden. Ama her şey benim için iyi olacak mı bilmiyorum. Bundan bir ay önce sorulsa iyi olacak biliyorum derdim ama şu an hiçbir tak hissetmiyorum. Gittikçe içime işleyen bir karanlık var.
Eskiden böyle değildim dıbına koyim. Hayat güzeldi, bir şeylere inanmam ya da güvenmem için nedenlerim vardı. Sevmem için, yaşama isteğine sahip olmam için nedenlerim vardı. Ne oldu bilmiyorum ama bu haldeyim şimdi. Her şeyden nefret eden bir karamsara döndüm. Heyecan, mutluluk falan hiçbir şey hissetmiyorum şu hayatta.
Pek hayra alamet değil gidişim. -
40.
+4keşke birileri insanlığın geçmişini gibse
belki geleceğimiz düzelir. -
41.
+3Biraz keyiflerin gıcır biraz da serkan denen ibişin son 4 senede yazılanları uçurması nedeniyle pek yazma isteği yok içimde ya. Bayağı bi boşladım burayı maşallah. Şimdi yazıyorum çünkü TR'deyim xd. Biraz cenaze biraz düğün mecburen geldim yine. Memleketim cennet cennet, değerini bilin. italya'da gurbet ellerde ne kadar özledim buraları anlatamam...
Neyse bu kadar sululuk yeter.
Çok uzun zamandır buralardan uzak kalınca kendi kendime hayatımın yeşerdiğini fark ettim ya. Çok köklü değişiklikler yok hayatımda aslında. En büyük değişiklik araba oldu sanırım. Testarossa almak için bir yanımı çok yırtsam da olmadı be agalar... cüzdanım o kadar kabarık değilmiş. 2012 maserati quattroporte'ye razı geldim. Çok fazla kullanabiliyor muyum? hayır. Çünkü yaşadığım bölgede sokaklar genelde dar. Etrafta daha çok fiat panda tarzı arabalar var. Ama hem yerimi hem de arabamı değiştireceğim kafaya koydum. Nerede memleketimin double yolları nerede italya'nın dar sokakları...
Bir gönlüm TR'ye dön yeter bu sıla hasreti diyor. Ama ne Ege tarafında ne de Akdeniz kıyısında yaşayasım var. istanbul desen age of empires haritasına dönmüş her köşesinde ayrı bir kavim. Karadeniz bana göre değil. Doğu, güneydoğu bana meh yerler. Bi kaldı Ankara bir de trakya. TR'ye gelince Ankara'da kaldım bir ay boyunca. Tunalı civarında. Ardına çakayım o yokuşlar nedir arkadaş. Ankara'dan sağlam bir maraton koşucusu yetişmemesi milli ayıbımız olabilir. Daha önce Ankarada bulundum ama aşağı katlardı sanırım. Dönersem aklımda.
Bu arada cosa nostra mensubu bir insan evladı ile ahbaplık ettik. iyiler ama biraz deli dolu takılıyorlar. Ama eski tatları yok tabi. Sürekli gözaltı vs. herkes bitti gözüyle bakıyor. Zaten italya bu konuda çok katı. Ama adamlarda nasıl bir para varsa sonları gelmiyor. acayip. Kale, şato gibi mekanlarda ne partiler dönüyor var ya. Anlatsam entel feridun dersiniz. Ama belki anlatırım. italya deyince herkesin aklına şarap, yemek, tarihi yerler, dar sokaklar ve güzel kadınlar geliyor. Vallahi yüzde yüz doğru, ne diyeyim.
Acilen gidiyorum ama dönüp devam edeceğim. Görüşenzi. -
42.
+3Geçmişte yaşananlar içimdeki hissiyatı öldürmüş. Bunu anlamak için çok bir çabaya gerek yoktu aslında. Hep bildiğim ama kanıtlayamadığım bir şeydi. Birkaç ay önce cenaze için gelmiştim. Aileden diyebileceğim hatta ailemdeki çoğu kişiden daha yakın olan birisi aniden vefat etti. işimin ortasında aradı arkadaşım önce naber nasılsın diye konuştu, sonra dedi ki " duydun mu bilmiyorum ama X kalp krizi geçirmiş bugün, yoğun bakıma almışlar şimdi." ilk önce algılayamadım. Bir gün önce iyi olduğunu bildiğim biri yoğum bakımda. Ama nasıl oldu, bilmiyorum kendi kendime kesin vefat etti dedim. Arkadaşımla konuştuktan sonra hemen uçak biletlerine bakıp aldım. Eve gidip el valizine bir kaç kıyafet attım whatsapp'a baktım X'in yeğeni bir kaç dakika önce paylaşmış "Amcam X'i kaybettik, cenazesi ... " falan filan. Elbette ilk karşılaştığım ölüm değildi. Katılacağım ilk cenaze değildi. Ama uzaktaydım. Başka bir ülkede. Uçakla bir kaç saatlik mesafe ama o an yanında olmam gereken kişilerin yanında değildim. Valizin fermuarı açık elimde telefon bir müddet ayakta dikildim. Ağlamaktan üzülmekten ziyade önce sıcak bastı sonra nefes alamıyor gibi oldum. Odanın içinde hızlı hızlı volta atıp durdum. Ne hissettiğimi ne düşündüğümü bilmiyorum. Valizi kapıp evden çıktım, telefonu almak için geri döndüm. Havaalanı, uçuş vs derken hayatımın en stresli saatlerindendi.Tümünü Göster
Cenaze evine geldim, dışarıda belediyenin gönderdiği taziye çadırı kurulmuş. Erkekler orada, kadınlar evin içinde. Başka bir şehirde vefat ettiği için cenaze nakil aracı ile naaşı getirilecek, ertesi gün defnedilecek. Oğulları orada, kardeşleri orada. Çocukluğumdan beri tanıdığım ama uzun yıllar görmediğim onlarca kişi orada. Baş sağlığı dileyip oturdum bir sandalyeye. Oğulları ağlıyor, boyunlar bükük. Sinirlendim. Sinirlendim çünkü adam hayattayken çok çektirdiler adama. Alkolik, kumarbaz, avrat azgını takılıyorlardı. Adam ölünce baba olduğu akıllarına geldi. Babam diye ağlıyorlar. 3 gün cenaze evine gidip geldim ama oğulları ile muhatap olmadım. X'in kardeşleri ile oturdum, konuştum. Maddi manevi ne gerekiyorsa yaparım falan konuştum. Cenaze günü, defin ve orada olduğum 3 gün hakkında söyleyecek pek bir şeyim yok. Aslında çok şey var ama değmez. Bazı insanları ölüm bile değiştirmiyor. Alkolden ciğeri gitti, kumar yüzünden karısı gitti, babası belki kahrından öldü ama beyimiz altına 5 serisi çekti. Neyse en azından kırkı çıkana kadar bekledi.
Ölümün ne kadar yakında olduğu bir kez daha hatırıma düştü. Hayatı yarını düşünmeden yaşamak güzel bir his. Gezip tozmak , lezzetli yemekler yiyip iç gıdıklayan şeyler içmek, güzel kadınlarla tanışmak, onları güldürüp hesapsız flörtleşmek, sevmek, sevişmek... Sonra birden ölüm düşüyor aklıma. Ne olacak merak ediyorum. Geçmişte çok yazdım çok konuştum bu konu hakkında ama yine de yetmiyor ya. Anlamaya ve anlatmaya aklım ermiyor gibi hissediyorum. Yanında olan biri, konuşup dertleştiğin biri, bir an sonra yok. Korkunç bir şey. insan hem hiçbir şeyi umursamadan dolu dizgin yaşamak hem de doğru şeyler yapıp iyi anılmak istiyor. Ölümü her gün hatırlamak ne kadar mantıklı ya da insana etkisi ne kadar olumlu olur bilmem. Bu sanırım vicdana bağlı bir şey. Ya da mantığa. Hiçbir fikrim yok. Tek bildiğim şey geçmişi düşündükçe aklıma çoğunlukla yaptığım hataların ve şimdiki aklım olsa yapmam dediğim şeylerin geliyor olduğu.
insan hatalarının toplamıdır, hayat ise sonucu.
Yaptığım hataların toplamında çok sikimsonik bir insan olduğum su zütürmez bir gerçek. Duygularımın körelmiş olduğunu biliyorum. Eskisi gibi bir heyecan ya da mutluluk hissedemiyorum. Mutsuz değilim ama mutluluktan havalara uçmam gereken anlarda uçamıyorum. Üzülebiliyorum, üzüntüden ağlamam gereken anlarda sadece gözlerimi yere dikip boş düşüncelere dalabiliyorum. Ama alakasız şeyler gözlerimi doldurup boğazımı düğümleyebiliyor. Bunların sorumlusu kim? Tabi ki benim! Gereksiz yere takılı kaldım. Uzun süre takıntılı bir hayat yaşadım. Aştım zor oldu ama başardım. Başarı denebilirse tabi. Ama kaç yaşına geldim yakın bir vakitte bu dünyadan göçüp gitsem hakkımda hatırlanacak yegane şey o takıntılı hallerim ve kendi kendime hayatımı zehir etmiş olmam.
Üzüldüğüm şey bu. -
-
1.
+3Hâlâ yazıyor olman beni sevindirdi, bu arada başın sağolsun , lütfen buraları boş bırakmayın gerçekten eski sözlüğü o kadar çok özlüyorum ki geceleri açıp hala ağlayarak sizlerin entrylerinizi okuyorum
-
1.
-
43.
+3iki gün önce gördüm karşımdan geliyordu.
karşı kaldırıma geçmek için yola indim, araba çarpıyordu.
kornaya basan adama dik dik baktım,
kornaya basan adam dik dik baktı.
\"geçiyorsan geç dıbına koduğum\" dedi.
zaten üzgündüm, daha çok üzüldüm.
\"sana ne yarraaamm\" dedim,
usulca indi araçtan, kapıyı kapattı yavaşça
gözlerime son değenin gözlerin olmasını dilerken,
üzerinde \"yavşakkıran \"yazan sopa oldu gözüme doğru gelen,
eğildim kaçtım bu saldırıdan her hatamdan kaçtığım gibi,
sonra ayırdılar bizi, seninle ayırdıkları gibi,
tozu dumana katarak uzaklaştı araba,
bense karşı kaldırımda dalgın yürümeye devam ettim.
işte böyle sevgili,
kaçtım bir şekilde kaderden..
ama merak etme aldım plakasını lavuğun
aynalarından birini hatıra olarak alacağım..
ama bilmiyorum n\'apacağım
belki bir daha rast gelirsek \"yavşakkıran\" ile
eğildiğim an zütüne sokarım.
- ağustos/2019 -
44.
+3Sayın Valim, Sayın Garnizon Komutanım, Sayın Belediye Başkanım, Saygıdeğer Protokol, Kıymetli Mesai Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler, Sayın Basın Mensupları hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Görmeyeli herkes ünlü düşünür - çokça gibişir olmuş.
Hayatta her şeyin bir sonu var. Evet zor yoldan öğrendim bunu. Çok canım yandı, çokta yaralandım, paramparça oldum, öldüm öldüm dirildim. Ama öğrendim. Her şeyin bir sonu var. Güzel zamanların, anıların, özlemin, ayrılığın, aşkın, nefretin, acının..
Zor yoldan öğrenmenin bir güzelliği var. Hem bitiriyor bazı acıları hem de muazzam tecrübeler ediniyorsun.
Şu zamana kadar ekgib yaşadığımı öğrendim ben. Çok güzel zamanlar yaşayıp mükemmel anılar biriktirdim. Onarılmaz kırgınlıklar, kapansa bile içten içe acıyan yaralar biriktirdim. Hiçbir şey unutulmuyor bu doğru ama arkada kalıyor. Gece karanlığında kilometrelerce uzakta soluk bir ışığa bakmaya benziyor bu durum. Görüyorsun ama ama hissedemiyorsun. Işığa ulaşsan orası yangın yeri, kor olup yanar bitersin bunu biliyorsun. Ama uzaktan bakıyorsun hissetmiyorsun, ufacık bir nokta olarak görüyorsun. Arada dönüp o ışığa bakmak orada olanları hatırlatıyor ama o ateşi tekrar hissettirmiyor.
Bu aralar zihnim oldukça berrak. Kendime bir yol çizmemin şimdi tam zamanı. Bu zamanda bunu başaramazsam bir daha yapamam muhtemelen.
O kendine bir hayat çizdi,
Evlendi.
Bende kendime bir yol çizmeliyim. Beynimde tepişen filleri durdurmalıyım. Bu yönde ilk adımımı en kısa zamanda atmalıyım.
Hallelujah. -
-
1.
0ÖZGEYE NOLDU
-
1.
- 45.
-
-
1.
-1Yaramın başı nerdeydinlan gelmişsin
-
1.
-
slm ben çayçı huseyın
-
çalışma masası aldım kendime
-
izmri civarı tatile gidecekler bilginiz olsn
-
la ben modum felan ha
-
bulgur salça ve ekmek alırım o paraya
-
sözlükteki yazarlar çok aktif ve yaratıcı
-
inci sözlüğün zirve dönemi
-
türkiyeli kızla evlensen sadece şu buruna
-
bugünkü dışarı çıkma raporum
-
demin serkanın videosunu izledim
-
her şeyi bırakmak kolay mı lan
-
bir zurna dürüm gider
-
enercidrink başlıkları okurken
-
150ye yicek bulduysan öp başına koy damçuk
-
ben kaçar öpüyorum basenlerinizden
-
sürekli acıkmak
-
karta ayda nekadar ödüyonuz
-
ingiliz derin devletinden bi gib olmaz
-
niye 31 çekiyorsunuz lan
-
aslanım ne tür resimli başlık açıp açmayacağımızı
-
sabah saat 11 53
-
dekoltesiz pazara giden ablamı dövdüm
-
neden şifreyi onuncu seferde kabul ediyor
-
ölmüşlerinizin 100ü suyu hürmetine
-
davranışlarınız değiştiğinde
-
burada yaptığımız iş cümle kurmak
-
her sorunu çay demleyerek çözmek
-
evde otuzbir çekmeyeli uzun zaman olmuştu
-
şeytana dua etmeyi bıakınca
-
etanol vs metanol
- / 3