+1
-2
Bilindiği gibi toprakta eksi değerlerde karbon ve azot molekülleri vardır. DNA’ da ise eksi azot ve karbon, fosfor, hidrojen ve oksijenden kurulu bir düzen vardır. Şimdi diyebilirsiniz ki ne alakası var toprağın DNA molekülleri ile ilişkisi.. Toprağı incelediğimizde oksijen, fosfor ve hidrojen molekülleri, eksi değerli karbon ve azotla birleşerek, pekâlâ insan bedenini oluşturabilirler. Yeter ki DNA’ daki şifrelere bizim bilmediğimiz metafizik ötesi âlemden ‘ol’ emrini veren ilahi güç olsun. Bakın Allah(c.c) bu konuda şöyle buyuruyor; ‘’Allah nezdinde isa’nın durumu Âdem’in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı sonra ona ‘ol’ dedi ve o da oluverdi’’(Müminun 23-12) Yine Ayeti Celilede ; ‘’..Biz kendilerini yapışkan cıvık bir çamurdan yarattık’’ (saffat suresi 37 ayet11) diye buyurmakta.
Ayetlerden de anlaşılacağı üzere Rabbül Âlemin Hz. Âdem’in yaratılışında eksi değerli azot ve karbon molekülünü taşıyan toprakla DNA arasında ki bağı gözler önüne seriyor. Demek ki; Cansız gibi görünen şifreler bir anda ‘ol’ emri ile canlılık kazanabiliyormuş meğer. Ateistler bildiklerini okusalar da öteden beri savundukları hep ‘canlı canlıdan çıkar’ tezini çürüten ayetler bunlar olsa gerektir.
Ateistler iddialarında bununla da sınırlı kalmazlar, zira Hava annemizin Âdem’in eğe kemiğinden yaratıldığını da anlayamazlar hala. Oysa moleküler biyolojinin ortaya koyduğu genetik bilgilere baktığımızda genetik şifreleri adeta okuma cihazı dediğimiz bar koddan geçirerek yazgıya çeviren tek hücrenin kemik iliği hücresi olduğu görülecektir. Nitekim genetik laboraturlarda kemik iliği hücreleri alınarak başka ortamda tekrardan üretilebiliniyor da. Hatta asıl şifreler açılabilse bir insan yazgısı kayda geçirilebilir bile. Eğe kemiği insan kaburga kemiklerini ihtiva eder çünkü. Nasıl ki artı değerli iken karbon ve azot ölü (cansız) halde ise, eksi değer haldeyken de toprak canlılık kazanabilir pekâlâ. Burdan hareketle genetik şifreleri yazgıya geçirebilen kemik hücreleri ‘ol’ emri olmaksızın cansızsa, Allah’ın ‘ol’ emri ile yazgıya geçerek Âdemin kaburga kemiğinden hayat bulan Havva neden yaratılmasın ki. Allah herşeye kadirdir çünkü. Amenna saddak.
Velhasıl; Havva’nın yaratılış sırrı işte bu derin moleküler biyolojinin ince şifrelerinde gizli...
Vesselam.