/i/Ben

Kendini ifade et !
  1. 26.
    +4
    Cenazeden sonra dostum ve sevgilim ile birlikte sahile gittim. Bir ara kayalıklarda otururken "Annem ile babamın katili bulundu?" dedim öfkeyle. "Yakında bulunur." dedi dostum. Kendimi tutamadım, ağlamaya başladım. Sağ omzuma dokunup "Bizde senin kadar üzgünüz. Ama ağlamıyoruz. Çünkü, gidenler gitti. Kalanlarla yaşamaya devam etmelisin. Ölenle ölünmüyor." dedi dostum. Daha sonra sevgilim geçti karşıma. Gözyaşlarımı sildi yumuşacık elleriyle. "Ağlama artık. Biz senin yanındayız." dedi sevgilim. "Sağ olun! iyi ki varsınız!" dedim...
    ···
  2. 27.
    +5
    Askerlik vazifemi tamamladıktan sonra hızlıca yola çıktım. Nihayet sevgilime ve dostuma kavuşacaktım. Çok özlemiştim onları. Eminim onlar da beni çok özlemiştir. Uzun bir yolculuktan sonra sevgilim ve dostumla tanıştığım ile geri döndüm. Beni otogarda karşıladılar. Daha sonra birlikte taksiye binip kaderlerimizi birleştiren semte gittik. O gün gece oluncaya kadar ayrı kaldığımız günlerin hıncını çıkardık. Gece olunca evlere dağıldık. Yatağıma uzandığımda annem ile babamı düşünmeye başladım. "Keşke ölmeseydiniz. Çok özledim sizleri!" dedim. Az sonra gözlerimde ağırlık hissettim...
    ···
  3. 28.
    +6
    Uyandığımda kendimi çok yalnız hissettim. Yüzümü yıkarken karşımda duran, gözlerinde hüzün saklı genç birisini gördüm. Gözlerinin altında hafif morluklar vardı. "Bu kişi ben değilim!" dedikten sonra aynaya bir yumruk attım. Ayna parçalandı ve sağ elim kanamaya başladı. Kalbimin çırpınışları arttı. Kendimi daha kötü hissettim. Ellerimi yıkamaya başladım. Sonra avucuma doldurduğum soğuk suyu yüzüme vurdum. Kendime gelmeye başladığımı fark ettim. iki sefer tekrarladım. Daha sonra kendimi daha iyi hissettim...
    ···
  4. 29.
    +5
    Dostumun üniversiteden mezun olmasına birkaç gün kala edindiği, babası otomobil galerisine sahip bir manitası vardı. Adı Merve'ydi. Dostum Merve'yi de kullanıyordu. Bu huyu yüzünden birçok kez dayak yemişti. Ama akıllanmamıştı. Öğlenleyin dostumun yanına gittim. Birer Türk kahvesi içtik. "Bu kızla evleneceksin herhalde. Ne de olsa babasının işinde çalışıyorsun. Hem de müdür yardımcısı olarak." dedim gülerek. "Yok be kardeşim. Yakında Merve'ye de tekmeyi basacağım. Evlenmeyi düşündüğüm başka kız var." dedi dostum. "Bak sen! Kimmiş bu kız? Funda'dan mı bahsediyorsun?" dedim. "Hayır. Bir ara söylerim." dedi. "Şimdi söylesene kardeşim. Çatlatma adamı meraktan!" dedim. "Kusura bakma yapmam gereken işler var. Yakın zamanda öğrenirsin." dedi. "Peki." dedim ve ayağa kalktım. "Hoşça kal kardeşim!" dedim. "Sen de!" dedi dostum. Dostumun yanından ayrıldıktan sonra sevgilimi aradım...
    ···
  5. 30.
    +5
    "Müsait misin aşkım? Seninle konuşmam gereken şeyler var. Sahilde buluşalım." dedim. "Tamam aşkım. Birazdan orada olurum." dedi sevgilim. Sesinde sanki biraz endişe vardı... Aşağı yukarı yirmi dakika sonra sahilde buluştuk sevgilimle. Nemli bir banka oturduk. "Vay be! Zaman ne kadar hızlı geçiyor değil mi aşkım?" dedim. "Öyle aşkım. Su gibi geçiyor sahiden." dedi sevgilim. "Neredeyse bir yıldır sevgiliyiz!" dedim. "Haklısın aşkım. Az kaldı birlikte bir sene tamamlaya." dedi sevgilim. "Buna ve birbirimize aşık olmamıza rağmen hâlâ evli değiliz." dedim hüzünlü bir halde. "Aşkım biraz daha sabret. Tam bir seneyi tamamlayalım, öyle evleniriz." dedi sevgilim. "Ama böyle sözleşmemiştik aşkım." dedim. "Biliyorsun, bazı olaylar oldu. O yüzden biraz daha zaman geçince evlenmek istiyorum." dedi sevgilim. "Tamam ama bir dahaki sefer de ertelersen bozuşuruz." dedim gülümseyerek. Sonra başını omzuma yasladı, canımı gözümü kırpmadan feda etmeye hazır olduğum kız. "Bir daha ertelemek yok." dedi sevgilim. Sözleri bitince sevgilimin siyah ve canlı saçlarını okşamaya başladım. Az sonra sevgilimin bedenindeki en çok sevdiğim bölgeyi; yüzünü okşamaya başladım...
    ···
  6. 31.
    +4
    Üç gün sonra öğlenleyin saat iki civarı sevgilim aradı. "Evdeyim. Yanıma gel. Seninle buluşmak istiyorum aşkım." dedi sevgilim. "Kreşe gitmedin mi aşkım?" dedim. "Dün bebekler başımı çok ağrıttı. Bugün izinliyim aşkım. Annemler de beyaz eşya bakmaya gitti. Birkaç saat boşum anlayacağın." dedi sevgilim. "Hemen geliyorum aşkım!" dedim. Kısa bir süre sonra sevgilimin evine gittim. Oturma odasındaki büyük koltuğa oturduktan sonra yüzünü okşamaya başladım sevgilimin. Elimi çekti yüzünden. Yüzünde hüzün ve utangaçlık oluştu. "Daha fazla dayanamayacağım. Ben bakire değilim aşkım!" dedi. "Ne?! Ne saçmalıyorsun sen?" dedim sevgilime. "Sen askere gittikten sonra Kerim ile daha fazla yakınlaştık birbirimize. Bir gün film izlerken kendimize engel olamadık ve sevişmeye başladık. işte o gün bekaretim bozuldu." Sözleri biter bitmez belli belirsiz gülmeye ve dişlerimi gıcırdatmaya başladım. "iyi misin aşkım? Korkutuyorsun beni!" dedi. "Daha önce hiç bu kadar canım acımamıştı!" dedikten sonra yüzünden çektiği elimle boğazını sıkmaya başladım...
    ···
  7. 32.
    +4
    Kurtulmaya çalıştı ama başaramadı. Yakınımızdaki masaya gözüm ilişti. Sevgilimin kafasını gözüme ilişen masaya vurmaya başladım. Sevgilim de hüngür hüngür ağlamaya başladı. "Yap-ma aş-kım! Bı-rak be-ni! Lüt-fen!" dedi sevgilim. Birkaç saniye sonra sevgilimi ahşap zeminin üstüne yatırdım. Sol elimle kızıl renkteki yastığa uzandım. Yastığı sevgilimin bakmaya doyamadığım yüzüne bastırmaya başladım. Aşağı yukarı yarım dakika sonra debelenmeyi bıraktı sevgilim. Ben de hemen yastığı kalkırdım sevgilimin yüzünden. Sonra banyoya kilitledim sevgilimi. Yakınlardaki bir eczaneye gidip bir şişe eter aldım. Döndüğümde elimdeki poşeti masaya bıraktıktan sonra banyoya yöneldim. Kapıyı açtığımda sevgilimi göremedim. Biraz daha adım attım içeri. Etrafa dikkatlice baktım. Benden başka kimse yoktu burada. Oturma odasına yöneldim. Etrafı dinledim ve izledim. Hiçbir ses duymadım ve hiçkimseyi görmedim. Tam mutfağa doğru gitmeye başladım önümde bir gölge gördüm. Benim gölgemin dışında bir gölge ve elinde bir şey tutuyordu sanki...
    ···
  8. 33.
    +4
    Ani bir hareketle gölgenin sahibinin elini tuttum. Hemen sonra elindeki büyük ve ağır süs eşyasını yere düşürdüm. Tokat atmaya kalktı. O elini de tuttum. Sağ dizinin kapağına tekme attım. Önüme eğildi. "Beni gerçekten sevdiğini sanmıştım." dedi gözlerini gözlerime dikerek. Gözlerinde hüzün ve korku vardı. "O yüzden bu haldeyim!" dedim. Sonra yüzüne tekme attım. Yere düştükten sonra ağlamaya başladı. Ağlaması ona karşı olan öfkemi azaltmıyordu. Hatta acı çekmesi hoşuma gidiyordu. Karnını birçok kez tekmeledim. Yerde kıvranmaya başladı. Mutfaktan bir bez aldım. Üzerine bolca eter döktüm. Yanına gidip "Biraz daha uyumak ister misin?" dedim. Sonra burnunun aşağısına eterli bezi dayadım. Az sonra bayıldı. Bir taksi temin edip Hikmet Abi'nin kahvehanesine gittim...
    ···
    1. 1.
      0
      Bitiricen mi akşama mı bırakıcan amk ona göre hareket et yarım saat bekletiyosun 3 4 cümle yazıyosun
      ···
    2. 2.
      0
      Seri yaz kardesim
      ···
  9. 34.
    +5
    Giriş kapısındaki camdan dışarıya gelmesi için işaret yaptım Hikmet Abi'ye. Az sonra yanıma geldi. "Ne oldu Efe? iyi görünmüyorsun!" dedi Hikmet Abi. "Benim Sıla vardı ya hani. Tutturdu beni uzak bir yere zütür diye. Biraz kafa dağıtacağız. Araban lazım abi. Akşamleyin getiririm." dedim. "Anahtarları vereyim vermesine de telaşlı gözüküyorsun. Sende bir tuhaflık var." dedi merak yüklü sesiyle. "Sana öyle geliyor abi." dedim kendimden emin bir tavırla konuşmaya çalışarak. "Benden sakladığın bir şeyler var. Anlat bana evladım. Çekinme veya korkma benden. Seni bu hale bürünmeye iten şeyleri bana anlat ki daha iyi yardımcı olayım sana." dedi Hikmet Abi gözlerime dikkatle bıkarak "Sana yalan borcum mu var abi? Anahtarları vermek istemiyorsan açık açık söyle!" dedim. "Tamam, sakin ol. Akşamleyin arabam bu kapının önünde olmazsa o zaman ben sana neler yapacağımı biliyorum." dedikten sonra anahtarları bana uzattı Hikmet Abi. "Kullanabileceğine emin misin? Araba sürmeyeli baya oldu. Askerden sonra uğramaz oldun buralara." dedi Hikmet Abi. Bu seferki konuşmasında sesinde kırgınlık sezinledim. "Öyle oldu. Kusura bakma abi. Askerdeyken de ara sıra araba sürmüştüm. Yani benim için zor olmayacak." dedim. "Tamam akşam bekliyorum. Kendine iyi bak evladım." dedi Hikmet Abi. "Sağ olasın abi!" dedim. Birkaç saniye sonra arabayı çalıştırıp sevgilimin bulunduğu eve gittim...
    ···
    1. 1.
      0
      Bir sayko olman ekgibti o da oldu amk
      ···
    2. 2.
      0
      Yazsana amk neyi bekliyosun
      ···
  10. 35.
    +4 -1
    Eve döndüğümde sevgilim hâlâ baygındı. Gözlerim yüzüne takıldı. Aylardır hayran olduğum yüzünün aslında masum olmadığını fark ettim. Yüreğimdeki sızı çoğaldı. Kucakladım sevgilimi. Hızlıca arabaya taşıdım. Arka kapıyı açıp koltuğa yatırdım. Tam şoför koltuğunun kapısını açacaktım ki bir erkek çocuğu geldi yanıma. "Ablaya ne oldu abi?" dedi. "Yanlış insana yanlış yaptı. Hastahaneye zütürüyorum." dedim. "Anlamadım abi. Ne demek istedin?" dedi. "Büyüyünce anlarsın." dedim. Arabaya bindikten sonra çocuğa baktım. Merak dolu gözleriyle bana bakıyordu. Arabayı çalıştırdım. Sevgilim ile daha önce hiç gitmediğimiz bir yere doğru hareket etmeye başladım. Birkaç saniye sonra sol aynadan çocuğa baktım. El sallıyordu bana...
    ···
  11. 36.
    +4
    Aşağı yukarı bir saat süren yolculuktan sonra babamdan yadigar kalan dağ evine ulaştık. Arka kapıyı açıp sevgilimi tekrar kucakladım. Bu kez dağ evindeki yatak odasına taşıdım. Ellerini yatağa kelepçeledim. Daha sonra mutfağa bıçak almaya gittim. Dönerken sevgilimin debelenme seslerini duydum. Odaya girdiğimde elimdeki bıçağı görünce "Burası neresi? Neden getirdin beni buraya? Çok korkuyorum aşkım!" dedi. "Birazdan daha da korkacaksın!" dedim. Bıçağımı yere bıraktım. Hemen sonra siyah ve dar pantolonunu indirmeye başladım. "Aşkım ellerimi çöz de ne yapacaksan öyle yap!" dedi aslında ne yapacağımı bilmeyen sevgilim. "Böyle daha zevkli!" dedim. iç çamaşırını da indirdikten sonra yerdeki bıçağımı aldım. "Kaç kere içine aldın?!" dedim. Ağlamaya başladı. "Birlikte geçirdiğimiz günlerin hatırına bırak beni aşkım! Lütfen! Sana yalvarıyorum!" dedi. "Bekâretinin sahibi bendim!" dedim. Sözlerim biter bitmez elimdeki bıçağı sevgilimin vajinasına soktum. Kulaklarımı çınlatan bir çığlık attı...
    ···
  12. 37.
    +1 -1
    Defalarca aynı yere soktum bıçağı. Son sokuşumdan sonra bıçaktaki kanları yalamaya başladım. "Bu kadar lezzetli olduğunu bilmiyordum!" dedim. Ağlamaya devam eden sevgilim konuşmadı. Bıçaktaki kanları yalamayı bitirdikten sonra "Sen o gün ağzına da almışsındır!" dedim. Bıçağımı ağzına doğru getirirken "Hayır! Yemin ederim almadım!" dedi. "Yalan söylediğin yeter!" dedim. Ağzına dayadım bıçağı. Biraz uğraştıktan sonra ağzına da soktum bıçağımı. On bir kez daha soktum bıçağımı ölmek üzere olan sevgilimin ağzına. Birkaç saniye sonra önümdeki yatakta gözleri açık, cansız bir beden yatar oldu. Daha sonra Kerim'i aradım. "Neredesin? Hemen buluşmalıyız!" dedim. "Ne oldu kardeşim? Sesinden anladığım üzere çok üzgünsün." dedi. "Öyleyim kardeşim. Sıla beni terk etti! Bir buçuk saat sonra benim eve gel." dedim. "Çok üzüldüm kardeşim. Görüşürüz bir buçuk saat sonra." dedi. "Görüşürüz!" dedim...
    ···
  13. 38.
    +1
    Banyo yaptıktan sonra tertemiz giysilerimi giydim. Az sonra Kerim geldi. "Anlat bakayım. Neler oldu?!" dedi. "Benzerleri sana olacak!" dedim ve hemen yanıma gizlediğim eterli bezi alıp Kerim'in burnuna dayadım. Az sonra bayıldı. Onu da dağ evine çıkarttım. Eve girince oturma odasındaki koltuğa yatırdım. Masadaki kanlı bıçağı karnına dayayıp yüzüne iki tane tokat attım, uyanmadı. Kolonya koklatınca uyandı. "Kalk!" dedim. "Ne var lan? Niye getirdin buraya beni?" dedi. "Sana göstermek istediğim çok önemli bir şey var!" dedim. Daha sonra kalktı ayağa, yatak odasına gittik. içeri girince şok oldu. "Ne yaptın lan sen?!" dedi. "Hak ettiğini buldu. Sıra sende!" dedim. Sinsice gülmeye başladı. "Niye gülüyorsun hain?!" dedim. "Annen ve baban da bir ara bu halde yatıyordu!" dedi ve çeneme aniden dirseğiyle vurdu...
    ···
  14. 39.
    +1
    Yere düştüm. Bıçağım da biraz uzağa düştü. "Annen ve babanın yanına gitmeye hazır mısın?" dedi sinsice gülerek. "Bana çektirdiğin acıların kat kat fazlasını çektireceğim sana!" dedim. Sağ ayak bileğine sıkı bir çelme taktım. Böylece onu düşürmeyi başardım. Sonra hızlıca üstüne atladım. Yakasını tuttum, yüzüne yumruk attım. O da benim yüzüme yumruk attı. Tekrar yere yapıştım. Kalktım, yumruk salladı. Engelledim kolunu, diğeriyle vurmaya kalktı. O kolunu da engelledim. Sonra bana aniden kafa attı. Burnum çok acıdı, dengem bozuldu. Tekme attı, tuttum bacağını. Aslında benim hak ettiğim şeyi elde etmesine olanak sağlayan organına çok sert bir biçimde tekme attım. Daha sonra diz kapağının arkasındaki bölgeye vurdum. Yere düşünce kafasını tekmeleye başladım. Kısa bir süre sonra ayağımı tuttu, ben de hemen diğer ayağımla burnuna vurdum. Birkaç saniye sonra bıçağımı alıp yerdeki hainin karnına sapladım...
    ···
  15. 40.
    +1
    Yataktaki haini biraz sola kaydırdım. Yerdeki haini kucakladım ve yataktaki hainin yanına yatırdım. Doğrulmaya çalıştı henüz diri olan hain. Beş kez daha bıçağımı sapladım karnına. Yine sinsice gülmeye başladı, acı içinde kıvranırken. "Sen yokken Sıla'm ile defalarca seviştik. Bir gün annen bizi öpüşürken gördü. Ben de annenin peşine düştüm. Yakalamam uzun sürmedi. Anneni öldürürken baban gördü. Sonra babanı da öldürdüm!" dedi biraz soluk bir sesle. "Demek annemlerin katili sendin! Ulan aylarca arkadaşlık yaptık seninle. Para lazım dedin, bir kez param yok demedim. Cebimdeki tüm parayı sana verdim. Kaç kere kavgaya çağırdın, gelmemezlik yapmadım. Sıla için serseriler tarafından bıçaklandım. Senin için de birçok kez dayak yedim. Ama dur daha sen, seninle işim bitmedi." dedim. Oturma odasına gittikten sonra şöminenin üstünde duran çekici aldım...
    ···
  16. 41.
    +3
    Daha sonra karnından kanlar boşalan hainin yanına gittim. Gözlerini elimdeki çekice dikti. "Şimdi ne yapacaksın manyak?" dedi. "izle ve gör!" dedikten sonra çekicin arkasını çevirdim. Cinsel organına vurmaya başladım. Dehşete kapılmış bir halde bağırdı. Ölmesine az kalan hain bağırmaya devam ettikçe mutluluğum artıyordu. Bir süre sonra pantolonun fermuarlı kısmı kanlandı. Orasına birkaç kez daha vurduktan sonra yüzüne vurmaya başladım. Elmacık kemiklerini kırdım. Son olarak kalbine sapladım kanlarla kaplı bıçağımı... Evden çıktıktan sonra havaya baktım. Hava kararmak üzereydi. Arabaya bindim. Mezarlığa gittim. Mezarlık epey kasvetli görünüyordu. Mezarlıkta dolaşmaya başlayınca kendimi tuhaf hissettim. Kısa sürede annem ile babamın mezarını buldum. Mezarlarının üstündeki toprakları okşarken gözlerim doldu, ama ağlamadım. Daha sonra annem ile babamın mezarının ortasına uzandım. Cebimdeki kanlı bıçağı boğazıma dayadım. "Sizi çok özledim!" dedim. Aniden içim ürperdi. Az sonra bedenimdeki soğukluk arttı. Bu sefer kanlı bıçağım ile kendi canımı almaya başladım. Gözlerimden yaşlar, boğazımdan kanlar süzüldükçe bedenimdeki soğukluk ve yüreğimdeki sızı arttı. Biraz sonra bedenim hissizleşti. Gözlerim kapanmaya, gökteki dolunay kızıllaşmaya başladı.

    -SON-
    ···