/i/Ben

Kendini ifade et !
  1. 1.
    +18 -9
    http://www.imgim.com/img_0135.jpg

    Tanınmış bir üniversitede hukuk bölümü okuyordum. Dördüncü yani son sınıfa gidiyordum. Bir adalet görevlisi olup milletime hizmet etmek istiyordum... Her zaman olduğu gibi tek başıma kantine indim. Okulda Kerim'den başka arkadaşım yoktu. Aslında Kerim'i de pek sevmiyordum. Ama bazen çok iyi biri oluyordu. Bundan dolayı hâlâ arkadaştım onunla. Son sınıfa başladıktan birkaç ay sonra arkadaş olmuştuk. Benden zorla not almak isteyen züppeleri pataklamıştık beraber. Sağ olsun, görür görmez yetişmişti yardımıma. Kerim ile genelde okul dışında takılırdık. Arkadaş çevresi epey genişti... Bir tane kaşarlı tost ile ayran aldıktan sonra bahçeye çıktım. Bahçede çok az kişi vardı. Nemli bankın üstüne oturduktan sonra elimdeki yiyecekleri yemeye başladım. Tostum bitmek üzereyken pembe montlu, siyah saçlı, bembeyaz yüzlü bir kıza takıldı gözlerim. Yavaşça kantinin giriş kapısına doğru ilerliyordu. Yüzü o kadar masumdu ki...
    ···
  2. 2.
    +9 -1
    Kızı düşünmekten derse konsantre olamıyordum. "Kendine gel Efe." dedim sessizce. Birkaç defa daha tekrarladıktan sonra konsantrasyonumu toparladım. Ders bitince sıramda oturmaya devam ettim. Daha önce hiçbir kız aklımda bu kadar yer kaplamamıştı. ilk görüşte aşka inanmazdım ama bu gidişle inanacağımı düşünüyordum... O gün bir daha görmedim aklımdaki kızı. Yatağıma uzanınca derin düşüncelere daldım. Kısa bir süre sonra uykuya dalmışım. Sabahleyin annemin seslenişiyle uyandım. Ellerimi, yüzümü ve ağzımı yıkadıktan sonra kahvaltı masasına oturdum. Pek iştahım yoktu. Biraz sonra kalktım masadan. Annem ile babama "Ben gidiyorum. Hoşça kalın!" deyip çantamı omuzladım. Okula doğru yürümeye başladım. Okula vardığımda aklımdaki kızı görme umuduyla bahçeye bakındım. Kısa bir süre sonra arkası dönük, pembe montlu, siyah saçlı bir kız gördüm. Yanındaki kız ile bankta oturuyordu. Tahmin ettiğim kızın olması umuduyla hızlıca yanlarına gittim...
    ···
  3. 3.
    +7
    Sağ omzuna dokunup "Bakar mısın?" dedim. Arkasını dönünce hüsrana uğradım. Çünkü, karşımdaki kız umduğum kız değildi. "Ne istiyorsun?" dedi. "Affedersin, seni başkası zannettim." dedim. "Sorun değil." dedi. Daha sonra sınıfıma gittim. Birçok kez kantine inmeme ve bahçede dolaşmama rağmen aklımdaki kızı bulamadım. Okul çıkışı Kerim'i gördüm. "işin yoksa biraz takılalım mı?" dedim. "Olur kardeşim, takılalım istediğin kadar." dedi Kerim. Daha sonra birlikte kafeye gittik. Sipariş verdikten sonra dışarıdaki bir masaya oturduk. "Ne var ne yok? iyisindir umarım." dedi. "iyiyim de sanırım aşık oldum!" dedim. "Saçmalama be oğlum. ilk görüşte aşık mı olunurmuş?" dedi alaycı bir ifadeyle. "Öyle deme be abi. Kızı gördüğümden beri aklımdan çıkmıyor." dedim. "Desene abayı yakmışsın kıza." dedi gülerek. O sırada siparişimizi getirdi garson. Teşekkür ettik. "Güzel mi bari?" dedi Kerim şekeri çayına atarken. "Evet. Hem de çok güzel!" dedim...
    ···
  4. 4.
    +6 -1
    "Benim manitadan güzel mi?" dedi. "Hangisinden bahsediyorsun?" dedim. "Benim için saçlarını kızıla boyatandan." dedi sırıtarak. "Sadece ondan değil. Tüm manitalarından bile daha güzel!" dedim ben de sırıtarak. "Vay! Sen boşuna bu kadar iddialı konuşmazsın. Bir gün şu kızı bana göster de ben de yorum yapayım." dedi. Morelim bozuldu. "Tamam." dedim soğukkanlı bir tavırla. "Bozulma hemen. Kötü bir niyetle dememiştim. Yengeme de yan gözle bakacak değilim." dedi. "Şimdiden yengem dediğine göre inanabilirim sana." dedim. "inan tabi." dedi ve sözlerine devam etti: "Benim çayım bitecek, daha kendininkine dokunmadın. Soğumuşsa yenisini söyleyeyim." dedi gülerek. Çayımdan bir yudum aldım ve "Gerek yok." dedim. Çayımı içmeye devam ettim. Bitmesine az kala kafenin kapısından bir kız çıktı. Gözlerime inanamadım. Bu o kızdı! Hemen elimdeki çay bardağını tabağına bıraktım ve ayağa kalktım. "Birazdan dönücem." dedim. "Nereye gidiyorsun kardeşim?" diye bağırdı arkamdan. Dönmedim arkama ve koşmaya devam ettim...
    ···
  5. 5.
    +6
    "Dur!" diye bağırdım nihayet tekrar gördüğüm kıza. Durdu ve arkasını döndü. Önüne geldikten sonra "Merhaba. Nasılsın, iyi misin? Birkaç gündür göremedim de merak ettim seni." dedim gülümseyerek. "iyiyim teşekkür ederim. Neden merak ettin ki beni?" dedi aklımdaki kız. "Geçen gün okulda gördüm seni. Görür görmez tutuldum sana. Ben de anlamadım açıkcası. Sanırım ilk görüşte aşk gerçekmiş." dedim utangaç bir tavırla. "Açık sözlü olman hoşuma gitti ve samimiyetine inanıyorum ama seninle sevgili olmamı isteme benden." dedi aklımdaki kız. "Neden?!" dedim. "Geçen ay sevgilim beni aldattı. Bir süre daha kimseyle sevgili olmayı düşünmüyorum." dedi biraz hüzünlü bir halde. "Anlıyorum seni. O halde arkadaş olalım." dedim. "Tamam." dedi yeni arkadaşım. Sonra telefon numarasını aldım. Gözden kaybolduktan sonra kafeye doğru yürümeye başladım...
    ···
  6. 6.
    +6
    Birkaç saniye sonra Kerim'i gördüm. Ellerini şaklatarak bana doğru geliyordu. "Tebrik ederim kardeşim. Çok iyi konuştun." dedi ve ellerini şaklatmayı bıraktı. "Ama sevgilim olmadı." dedim yüzümü eğerek. "Üzülme be kardeşim. En azından arkadaş olmayı başardın." dedi. Asık suratımı düzelttim ve "Haklısın kardeşim." dedim. Koluma girdi. Birlikte kafeye dönerken "O kadar da güzel değilmiş!" dedi alaycı bir ifadeyle. "Bana göre dünyanın en güzel kızı." dedim kararlı bir halde. Daha sonra birer çay daha içtik. Hesabı ödeyip ayrıldık kafeden. Evlerimize dağıldık. Eve gittiğimde Sıla'ya aşık olmadığımı, sadece ondan hoşlandığımı fark ettim. Yatmadan önce biraz mesajlaştık yeni arkadaşımla. Ertesi gün okul çıkışı sahilde buluştuk...
    ···
  7. 7.
    +7
    Birer simit alıp yakınımızdaki banka oturduk. Denizden gelen soğuk hava dalgaları bedenimi ürpertiyordu. Ama hoşlandığım kızla birlikte denizi seyretmekten aldığım keyfi azaltmıyordu. Simitlerimizi yerken Sıla'ya baktım. Mutlu gözüküyordu. "Hep mutlu olursun umarım." dedim. "Teşekkür ederim." dedi gülümseyerek. Gülümsemesi bedenimi ısıtıyordu... Ayranlarımızı da bitirdikten sonra yürümeye devam ettik. Daha sonra eve bıraktım Sıla'yı. Yanımdan ayrılınca tuhaf oldum. Kendimi kötü hissettim. Birkaç dakika sonra Kerim aradı. "Neredesin? Paraya ihtiyacım var." dedi. "Hikmet Abi'nin kahvehanesinde buluşalım." dedim. "Tamam, yarım saat sonra oradayım." dedi. Kahvehanede buluştuk. "Biraz paraya ihtiyacım var. Esmer manitam vardı ya, onu yemeğe zütürücem." dedi. "Sen ondan ayrılmamış mıydın?" dedim şaşkın bir halde. "Yok be oğlum. O tavuğu bırakır mıyım hiç?" dedi sinsice gülerek. "Doğru bırakmazsın. Ne de olsa babasının şirketi var." dedim. "Bana yardımcı olacaksın değil mi?" dedi. Cebimdeki paraları çıkardım. "Tüm param bu kadar. Umarım işini görür." dedim. "Umarım." dedi ve teşekkür edip gitti. Daha sonra Hikmet abi geldi yanıma...
    ···
  8. 8.
    +8
    "Yine para mı verdin Kerim'e?" dedi. Sinirliydi sanki. "Evet abi." dedim. "iyi halt etmişsin." dedi öfkeli bir halde. "Kerim'i pek sevmediğini biliyorum. Ama zannettiğin kadar kötü birisi değil abi." dedim. "Görünüşüne aldanma. Sonuçta fırlamanın teki. Böyleleri tam bir menfaatçı olur." dedi Hikmet Abi. "Kerim menfaatçi birisi değil!" dedim ve öfkeyle kahvehaneden çıktım. Yolda giderken Hikmet Abi'nin sözlerini düşündüm. Benimle menfaat uğruna arkadaşlık yapmadığına emindim. Öyle birisi olsaydı her kötü günümde yanımda olmazdı... Bir ay sonra kar yağmaya başladı. Akşamleyin her şeyin üstünde beyaz ve doğal bir örtü vardı. Sılaların evine gittim. Mesaj attım, "Aşağıda seni bekliyorum." diye. Birkaç saniye sonra camdan baktı bana. Gülümsedi. Ben de gülümsedim. iki dakika sonra yanıma geldi. "Sürpriz yaptığın iyi oldu. Canım sıkılmıştı." dedi. "O zaman çok isabetli davranmışım." dedim gülümseyerek. "Öyle oldu." dedi gülümseyerek. Her gülümsediğinde gamzelerinde kayboluyordum...
    ···
  9. 9.
    +6
    Yarım saat gezdikten sonra kar topu savaşı yaptık. O kadar çok eğlenmiştik ki Sıla'nın bana olan bakışlarının değiştiğini hissedebiliyordum. Yorulunca kar dolu zemine uzandık. "iyi ki varsın!" dedi bana bakarak. "Sen de!" dedim Sıla'mın masum ve hafif kızarmış yüzüne bakarak. "Kusura bakma sırtına biraz fazla kar yedin." dedi gülerek. "Sorun değil. Ben senden gelen her şeye razıyım." dedim. "Hiç ümidinde azalma olmadı değil mi?" dedi yüzüme dikkatle bakarak. "Hayır. Hem de hiç! Hatta gün geçtikçe sana karşı olan duygularım daha güçlendi ve ümidim arttı." dedim son derece kararlı bir halde. Sonra bana acılarımı unutturan, baktıkça mutluluğumu arttıran yüzünü okşamaya başladım. "Seni çok seviyorum Sıla." dedim ve gözlerimden yaşlar süzüldü. "Neden hüzünlendin?" dedi merak dolu sesiyle. "Samimiyetten." dedim. Yumuşacık ellerini yüzüme koydu. "Ben de seni seviyorum!" dedi gözlerini gözlerime dikerek. Birkaç saniye sonra öpüşmeye başladık...
    ···
  10. 10.
    +6
    Kısa bir süre öpüştükten sonra ayağa kalktık. ikimizin de yüzünde utanç kızarıklıkları vardı. Sıla'nın evine doğru yürümeye başladık. Evlerine yakınlaştığımız sırada "Ne zaman teklif etmeyi düşünüyorsun?" diye sordu. O an aklım başıma geldi. "Özür dilerim. Benimle sevgili olur musun Sıla'm?" dedim yüzüne bakarak. "Evet aşkım!" dedi. Acayip mutlu oldum. "Yarın mutlaka kutlama yapalım!" dedim. "Olur aşkım." dedi. Sıla'mı eve bıraktıktan sonra bir taksiye bindim. Evime giderken Kerim aradı. "Unuttun beni birader." dedi. Sesinde kızgınlık vardı. "Seni unutmam kardeşim. Bir gün aramadım diye darılma bana." dedim. "Darılmadım da biraz kanıma dokundu yaptığın." dedi. "Yarın salep ısmarlarım sana, alırım gönlünü." dedim. "Okul çıkışı görüşelim." dedi. "Görüşürüz." dedim. Eve vardığımda annem ile babam bendeki mutluluğu hemen fark etti. "Hayırdır oğlum? Daha önce bu kadar mutlu olduğunu görmemiştim." dedi babam. "Hayalimdeki kız ile sevgili oldum!" dedim büyük bir sevinçle. "Hayırlı olsun canım oğlum." dedi annem. "Sonunda başardın oğlum!" dedi babam gülerek. "Aynen babacım!" dedim. Daha sonra bugün olanları anlattım annemlere...
    ···
    1. 1.
      +1
      Hehe kesin öyle olmuştur amk.
      ···
    2. 2.
      +1
      Üniversiteli adam babacım der mi mq
      ···
    3. 3.
      0
      Üniversiteli adam babacım der mi mq
      ···
    4. 4.
      0
      Üniversiteli adam babacım der mi mq
      ···
    5. diğerleri 2
  11. 11.
    +7
    Ertesi gün anlaştığımız vakitte Kerim ile kafeye gittik. Birer salep sipariş edip arka taraftaki bir masaya oturduk. Montlarımızı sandalyelerimize astıktan sonra "Dün akşam harika bir şey oldu!" dedim. "Ne oldu kardeşim?!" dedi. "Sıla ile sevgili olduk!" dedim. "Hayırlı olsun kardeşim." dedi. Bu habere pek sevinmemiş gibiydi. "Neyin var?" dedim. "Bugün iki tane serseri beni sıkıştırdı. Funda'dan ayrılacaksın, ayrılmazsan ayırırız dediler. Ben de o anlık tamam dedim. Ama ayrılmadım tabi. Yarın gidelim üstüne çökelim şunların." dedi sinirli bir halde. "Tamam kardeşim de Funda'nın saçı hala kızıl renkte mi?" dedim gülümseyerek. Amacım, Kerim'in moralini düzeltmekti. "Evet." dedi gülümseyerek. Saleplerimizi içtikten sonra Kerim kendi evine ben de Sıla'mın evine gittim...
    ···
  12. 12.
    +5
    Evinin önüne geldiğimde "Aşağıdayım aşkım." diye mesaj attım Sıla'ma. Birkaç dakika sonra geldi yanıma. "Nereye zütüreceksin beni?" dedi. "Sen nereye istersen oraya aşkım." dedim yüzüne dikkatle bakarak. "ileride yeni bir restoran açılmış. Oraya gidelim." dedi. "Gidelim aşkım." dedim. Daha sonra bir taksiye binip Sıla'mın bahsettiği restorana gittik. Çok keyifli bir akşam yemeği sırasında ellerini tuttum Sıla'mın. "Ben aileme anlattım. Sen de anlattın mı aşkım?" dedim gözlerinin içine bakarak. "Henüz değil. Babamı yumuşatma aşamasındayım." dedi Sıla'm. "Tamam aşkım. Okul bitince hemen nikah kıyalım." dedim. "Nikah olmaz ama ailelerimizle birlikte söz keseriz aşkım." dedi Sıla'm. "Peki." dedim. Yemekten sonra sahile doğru yürümeye başladık. Biraz sonra iki tane tipi bozuk genç geçti yanımızdan. Geçerken birkaç saniye Sıla'mı süzdüler. Sıla'm rahatsız olmasın diye ses çıkartmadım. Az sonra "Üff kalçalara bak be!" diye bir ses duydum. Hemen arkamı döndüm. Dikkatlice Sıla'ma bakıyordu ahlaksızlar. Aşırı sinirlendim. "Manitanda amma iyiymiş be birader!" dedi diğeri. "Düzgün konuşun şerefsizler!" dedim. Ceplerindeki bıçakları çıkardıktan sonra "Düzgün konuşmazsak ne olur artist?!" dediler...
    ···
  13. 13.
    +4
    Özel sebeplerden dolayı hikayemi yazmaya akşam devam edeceğim. Hepinizden özür dilerim...
    ···
    1. 1.
      0
      gibin saolsun pnpam
      ···
    2. 2.
      0
      Pnp şuanda sevgilimisiniz
      ···
    3. 3.
      0
      Tassan sağolsun boşver beklerim panpam
      ···
    4. 4.
      0
      BEkliyorum amk
      ···
    5. diğerleri 2
  14. 14.
    +4
    Hemen sonra çığlık attı Sıla'm. "Boş ver aşkım. Gidelim buradan." dedi endişe dolu sesiyle. "Erkekseniz yumruk yumruğa kapışalım!" dedim ahlaksızlara. "Rezil olmaya hazır ol artist!" dedi sağ kaşında çizik bulunan. Bıçaklarını yere attılar. Üstümüze gelmeye başladılar. Sıla'ma döndüm ve "Aşkım hemen uzaklaş buradan!" dedim. "Seni bırakmam aşkım!" dedi Sıla'm. "Eğer uzaklaşmazsan ikimizin de sonu kötü bitebilir!" dedim göz kırparak. "Tamam aşkım." dedi ve koşmaya başladı. Sıla'mın peşine düştü yüzünde bıçak izi olan. Çelme taktım, yere düştü. Diğeri yüzüme yumruk salladı. Engelledim kolunu, kafa attım burnuna. Öbürü kilide aldı kollarımı. Diğeri de yerden kalkıp karnımı yumruklama başladı. Kısa bir süre sonra yerdeki bıçağını aldı. Karnımı bıçaklamaya başladı. Daha sonra öbürü bıraktı kollarımı. Yere yığıldım karnımı tutarak. Gözlerim karardıkça içimdeki yangın daha alevleniyordu. Öbürü yaralı karnımı tekmeleye başladı. Birkaç saniye sonra "Kaç kaç!" dedi diğeri. Gözlerim epey karardı. "Yettik gardaş!" diye bir ses duydum. "Ambulansı arayın, ambulansı arayın!" diye bir ses daha duydum. Son duyduğum ses tanıdıktı...
    ···
  15. 15.
    +4
    Gözlerimi açtığımda tanıdık iki kişi gülümsedi bana. "Günaydın aşkım." dedi Sıla'm. "Korkuttun be kardeşim!" dedi Kerim. Doğrulmaya çalıştım, başaramadım. "Hareket etme aşkım. Dikişlerine zarar gelmesini istemem." dedi Sıla'm. "Yakaladılar mı ahlaksızları?" dedim soluk bir sesle. "Polis arıyor. Birkaç saate bulurlar." dedi Sıla'm. "Annemler nerede?" dedim. "Birazdan burada olurlar." dedi Kerim. Bedenimdeki soğukluk arttı. Şiddetli derecede titremeye başladım. Baş ucuma geldiler. "iyi misin aşkım?" dedi Sıla'm. Gözlerindeki endişeyi ve hüznü görebiliyordum. Daha sonra Kerim'in gözlerine baktım. Onun gözlerinde sadece tedirginlik görebildim. Az sonra gözlerim kararmaya başladı yine. "Hemşire Hanım! Hemşire Hanım!" dedi Sıla'm. "Hayır! Uyuma! Uyuma!" dedi Kerim. içeri birilerinin girdiğini duydum. Sanırım annem ile babamdı...
    ···
  16. 16.
    +5
    Uyandığımda annemi gördüm. Siyah renkte deri kaplı bir koltukta uyuyordu. Anneme bakıp gülümsedim. Birkaç saniye sonra doktor girdi içeriye. "Nasılsın evlat?" dedi gülümseyerek. "Biraz canım acıyor." dedim. "Buna şükret. Dün gece on dört tane dikiş attım karın bölgene." dedi. "Epey fazlaymış." dedim. "Anca yetti." dedi gülerek. "Beni bıçaklayanlar yakalandı mı?" dedim. "Sabaha karşı yakalanmışlar." dedi. "Ne zaman taburcu olacağım?" dedim. "Yarın sabah." dedi gülümseyerek. "Yaptıklarınız için teşekkür ederim." dedim. "Ben görevimi yaptım. iki saat daha hareket etme. Bir ara yine gelirim." dedikten sonra çıktı odadan. Kısa bir süre sonra annem uyandı. Uzun uzun sohbet ettik annemle. Öğlenleyin Kerim aradı. "Nasıl oldun kardeşim?" dedi. "iyiyim sen nasılsın?" dedim. "Ben de iyiyim. Tayfamı topladım. Bana sataşan çocukları pataklamaya gidiyoruz." dedi. "Yanında olamadığım için üzgünüm." dedim. "Senin canın sağ olsun kardeşim." dedi. Bu sözünden sonra Kerim'e olan sevgim arttı. Akşam üstü beş civarı Sıla'm geldi. Sıla'mı görünce çok sevindim. Izdırabım hafifledi. Bir ara Sıla'm bana çorba içirdi. Bu davranışı çok hoşuma gitti. Ama annem bu duruma bozulmuş olacak ki Sıla'm gidince "Bundan sonra sana mercimek çorbası yapmayacağım!" dedi. "Olmaz öyle şey anne. Beni mercimek çorbanın eşsiz lezzetinden mahrum bırakma." dedim. "Tamam canım oğlum." dedi. Yüzündeki hüzün ve kibir kayboldu...
    ···
  17. 17.
    +5
    Biraz sonra Kerim geldi yanımıza. "iyi görünüyorsun." dedi. "Sayenizde öyleyim." dedim. "Bir isteğin olursa hiç çekinme kardeşim. istediğin zaman arayabilirsin." dedi. "Sağ ol kardeşim." dedim. Birkaç dakika sonra ayrıldı yanımdan. "Seviyorum bu çocuğu." dedi annem. "Ben de." dedim... Birkaç saat sonra babam geldi. Bir ara annem lavaboya gitti. Babama annemin kıskançlığını anlattım. Güldü. "Gönlünü aldıysan sorun yok." dedi babam. "Annemin gönlünü almadan rahat etmem babacım. Aynı şey senin için de geçerli. Sizi gerçekten seviyorum. Söz veriyorum, meslek sahibi olduğum zaman ilk maaşımla sizi tatile yollayacağım." dedim. Hüzünlü bir halde gülümsedi. "Sen yeter ki sağ ol, mutlu ol evladım. Gerisi bizim için önemli değil." dedi babam. "Canım babam!" dedim. Sarıldık. Gözlerimizden yaşlar süzüldü. O an annem girdi içeriye. Bizi görünce annemin de gözlerinden yaşlar süzüldü. Daha sonra annemle de sarıldım. O gece sabaha kadar keyifli bir uyku çektim. Ertesi sabah taburcu oldum hastahaneden...
    ···
    1. 1.
      0
      Rezerved
      ···
  18. 18.
    +5
    Günler günleri, haftalar haftaları, aylar ayları kovaladı. Okulumun bitmesine bir hafta kala askeri tebligat geçti elime. Okulum bittikten iki ay sonra kısa dönem askerliği yapmak üzere askere çağrılıyordum. Kendimi çok kötü hissettim. Sıla'mdan, Kerim dostumdan ve ailemden ayrılmak istemiyordum. Ama ayrılmak zorundaydım! Akşam üstü Sıla'm ile aylar önce gittiğimiz restoranda buluştuk. Canımın neden sıkkın olduğumu anlattım yemeğimizi yerken. "Üzülme aşkım. Ben bekleyeceğim seni. Yarın ailelerimiz ile birlikte söz keseriz, sen askerden gelince hemen nikah kıyarız." dedi gamzelerini göstererek. Sıla'm gülümseyince kederim dağıldı. "Sana inanıyorum aşkım. Bugün ailelerimize söyleyelim, yarın mutlaka sözlenelim. Bir an önce sözlenmek hatta evlenmek istiyorum seninle canım benim!" dedim hayranlıkla Sıla'mın yüzüne bakarak. "Ben de aşkım!" dedi Sıla'm...
    ···
  19. 19.
    +3
    Sıla'mı eve bıraktıktan sonra Kerim dostum ile buluştum. Dostuma askeri tebligattan bahsettim. "Git tabi. Vatan borcunu öde. Bizi de merak etme kardeşim." dedi. "Bizi derken?" dedim şaşırmış bir halde. "Yani ben, annen, baban ve Sıla." dedi. "Tamam kardeşim. Umarım sağ salim gider, sağ salim gelirim." dedim sıkıntılı bir halde. "Umarım!" dedi dostum... Askere gitme vaktim geldi. Askerlik yapacağım ile giden otobüse bindim. Camdan anneme, babama, dostuma ve sevgilime el salladım. Kendimi ağlamamak için zor tutuyordum. Annem ve babam ağlıyordu. Dostum ile sevgilim de hüzünlü gözüküyordu ama ağlamıyordu. Ben daha fazla üzülmeyeyim, gözüm arkada kalmasın diye ağlamıyorlardır. Otobüs hareket etmeye başladı, ben de hayatımı adadığım insanlara son bir kez el sallamaya...
    ···
  20. 20.
    +5
    Aradan beş ay geçti. Bir gün ismail ile geçmişim hakkında konuşurken Çavuş Salih girdi koğuşa. "Komutan seni çağırıyor Efe." dedi Çavuş Salih. Şaşırdım. Hızlıca gittim komutanımın yanına. "Buyurun. Beni çağırmışsınız komutanım." dedim meraklı bir halde. Komutanım yüzünü ekşitti. "Başın sağ olsun evladım. Annen ile baban dün vefat etmiş." dedi komutanım. "Olamaz! inanamıyorum!" dedim hüzünlü bir halde. Tüylerim diken diken oldu. Ayakta durmakta zorlandım. "Yarın izinlisin. Sabah erkenden yola çık. Cenazeye katıldıktan sonra buraya dön." dedi komutanım. Emredersiniz komutanım." dedim. ilk kez hüzünlü bir halde söylemiştim. Daha önce hep coşkuyla söylemiştim...
    ···
    1. 1.
      0
      Aha annesi babası gibildi
      ···