kopyala - yapıştır değil, alın teri. özetsiz.
aşk ve sevgi gibi yoğun duygular bir insana karşı duyulduğunda illaki beraberinde cinsel arzu isteğini de beraberinde getirmek zorunda değil. iki kadın arasında yada iki erkek arasında bu denli büyük duygular yaşanabilir ancak çoğu zaman kişi kendisini yaşadığı bu duygudan dolayı suçlu hisseder.
suçlu hissetmesinin sorumlusu, bireyin hayat içerisinde nasıl hareket etmesi gerektiğini, nasıl düşünmesi gerektiğini, nasıl duygular beslemesi gerektiğini ve bu duyguların kimlere hangi sırayla olması gerektiğini söyleyen toplumdur.
toplum erkeğin erkeğe, kadının kadına bu denli büyük duygular beslemesine izin vermez. beslenilmesi durumunda bireylere kötü olarak kabul edilen sıfatlar ekler. bu sıfatlar en basit örneği ile erkek için
muallak kadın için
lezbiyendir. yanlış hatırlamıyorsam sokratez'e aşık bir öğrencisi vardı (büyük ihtimalle yanlış hatırlıyorum. sokrates olmayabilir ama bir yunan filozofuna aşık bir öğrencisi vardı). bu öğrenci sokrates'in yanından hiç ayrılmazdı ve ona büyük bir sevgiyle bağlıydı. bu bağlılık halkın dikkatini çekmiş ve bu öğrenciye muallak denmiş, filozofla yattıkları dedikoluları dolaşmış. ama işin aslında bu öğrenci sokrates'e hiçbir cinsel arzu beslememişti ama ondan daha çok sevdiği kimsede olmamıştı.
bazılarınız bana ''o sevginin
dostluk diye bir ismi var zaten. niye bu ismi değiştirip 'aşk' diyorsun
diyerek karşı çıkabilir. ama benim bahsettiğim şey dostluktan başka bir şeydir. bir düşünün insanların hayatlarında ön planda tuttuğu kişiler ilk önce çocuklarından başlamak üzere sırasıyla karısı, annesi, babası, kardeşleri ve bunlardan sonra dostlarıdır (kişiden kişiye sıralama farklılık gösterir ama son sırada dostları vardır). bu sıralama toplum tarafından belirlenmiş ve bireye öğretilmiştir. bu sıralamaya uymadığı taktirde ailesinden, karısından, çocuklarından hatta komşularından tepki alır.
yani demek istediğim bir erkek bir erkeği veya bir kadın bir kadını hayattaki her şeyden daha çok sevebilir. bu sevgi beraberinde cinsel arzuyu getirmek zorunda değildir. kişi karşı cinsine ilgi duymaya devam edebilir.
şimdiiiii..
sevebilir.. evet sevebilir ancak tüm bu baskı altında bu duygunun kontrolünü nasıl sağlayacak?
bunun cevabı bende yok ancak ismini bilmediği bu duygu onu felakete sürükleyebilir.
+ beslediği bu duyguyu fark ettiğinde toplumun ona öğretmiş olduğuböyle hissediyorsan muallaksin
görüşüne kapılırsa pgibolojisi bozulur. çünkü muallak olmak istememektedir.
+ toplumun ona öğretmiş olduğuböyle hissediyorsan muallaksin
görüşüne kapılırsa veevet.. o zaman ben muallakyim. erkeklerden hoşlanıyorum'' derse geri dönüşü olmayan hatalar yapabilir üstelik erkekleri arzulamamasına rağmen.
hislerinin ismini ve şeklini iyi düşünmeli ve ona göre davranmalıdır. üstelik bu davranış şekline birde topluma karşı takınacağı tavrı da eklemelidir çünkü toplum buna alışık değildir. her iki tarafı da idare etmek mecburiyetinde kalacaktır. kendisini toplumdan soyutlayıp hislerine yönelmesi mümkün değildir çünkü insan, yapısı itibari ile sosyal bir hayvandır.