-
26.
+6ikimizde gözlerimizi bu şeyin üzerine dikmiş ses çıkarmadan geri geri uzaklaşmak derdindeydik.
Geriye adımlarımızı atarken Deniz’in bir camı ezme sesi bütün marketi çınlattı resmen….
Birbirimize baktık önce sonrada arkası bize dönük olan yürüyene…
Hareketleri değişen yürüyenin önce kafası duyduğu sesten dolayı yukarı kalktı…
Çıkan sesi duymuştu…..
Sonra bir hamlede arkasını dönerek bizi gördü…..
Bizi görebiliyordu…
Ayağa kalktı ve elindekini yere bıraktı…. -
27.
+4Önünde uğraştığı şeyin bir insana ait olan komple bir kol parçası olduğunu gördük…
Suratının ağız kısmı ve komple çenesi kan içindeydi ve gözleri kıpkırmızıydı..
O bize doğru bir adım atarken biz bir adım geri çekiliyorduk.
Sonra yürüyen adımlarını hızlandırdı.
Bizde koşmaya başladık….
Arkamızda bizi kovalayan….KOŞABiLEN BiR YÜRÜYEN VARDI…..
Nereye gideceğiz diye sordum…. -
28.
+5Bilmiyorum dedi Deniz… Geldiğimiz yere doğru koşalım en iyisi…
Tamam diyerek koşmaya devam ettik….ama peşimizdeki yürüyenin yorulacağı falan yoktu.
O sırada Deniz’in manyaklığı tuttu, bir anda arkasını döndü ve iki tarafındaki tabancaları çıkararak ateş etmeye başladı…..
Yürüyenin beynini mermi ile doldurdu….
Ne yaptın sen dedim sessiz bir şekilde….ne yapıyım diyerek cevap verdi Deniz….gideceği yoktu….
Deniz tabancalarını yerlerine koyarken bir zamanlar alış veriş merkezi olan yerin derinliklerinden çok sayıda anlamsız ses gelmeye başladı…
Sanki her yerden sesler gelmeye başlamıştı….
Bu iyiye işaret değil dedim… -
29.
+4Denizde evet seninle aynı fikirdeyim diyerek tüfeğini hazırlamaya başlamıştı ki çok onlarca yürüyenin koşarak üzerimize doğru geldiğini fark ettik….
Her yerden, her açıklıktan yürüyen fışkırıyordu adeta…
Koş Deniz diyerek bağırdım…..
ANASINI S.KiYiM ULAN BUNLAR NE ?... diyerek bağırdı Deniz ve oda peşimden koşmaya başladı.
Peşimizde en azından 50 tane koşan ve leş gibi kokan yürüyen vardı…
Çıkış kapısını gördük ve oraya doğru koşmaya başladık.
Son gücümüzle koşarken öndeki Deniz’in ayağı takıldı ve düştü bende ona takılarak düştüm.. -
30.
+4Peşimizde onlarca yürüyen vardı ve biz yerde ayağa kalkmak için mücadele veriyorduk.
Sırt üstü döndüm ve bize doğru koşan yürüyenlere nişan aldım…
Tam tetiğe basıp ateş edecektim ki kafamın üzerinden bir şey hızlı bir şekilde geçerek doğruca yürüyenin kafasına saplandı.
Bu bir oktu.,..
Arkamızdan bir ses “ SAKIN BAŞINIZI YERDEN KALDIRMAYIN “ diyerek bağırdı. -
31.
+4Bağıran Ahmet olmalıydı….
Öylede yaptık…
Bir anda üzerimizden mermiler ıslık çalarak ve kırbaç gibi şaklayarak geçmeye başladı.
Kafamızı kaldıramıyorduk ama yürüyenlerin yere düştüklerini duyabiliyorduk….
Mermi atışları bittiği zaman kalkabildik…
Yanımıza ilk gelen Can Tekin idi.
Yürüyenlerin arasına girerek bir tanesinin kafasındaki oku alarak sadağına koydu… -
32.
+4Her zamanki gibi CrossBow’u sırtındaydı ve üniformasının her yerindeki tabanca, şarjörlerinin içlerinde mermiler vardı.
Siz iyimisiniz dedi bir başka ses.
Bu sefer konuşan Doğandı….
iyiyiz dedim… halen tek parça halindeyiz.
Paketi alabildiniz mi? diye sordu Tolga…
Evet dedi Deniz… Çantasını açarak ısıtıcıyı aldı ve Burkay’a verdi.
Kafamın arkasında aniden hafif bir tokat hissettim.
Vuran Burak’tı…. -
33.
+4DALY. RRAK BEN SiZE BÖYLE Mi ÖĞRETTiM…..S.KiNiZLEMi DiNLEDiNiZ LA BENi….
Dedi ve ekledi….iKiNiZDE AKŞAM CEZADASINIZ…..4 SAAT DIŞARDA NÖBET BEKLEYiNDE G.TÜNÜZ DONSUN Bi..
Kutay yanımıza gelerek Burak haklı…..birbirinize destek olmalısınız…en önemlisi de bu kadar kolay bir görevi elinize yüzünüze bulaştırmamalısınız….
Ama yapacak başka bir şeyimiz yoktu dedi Deniz..
Evet vardı dedi Furkan……etrafınızı çok iyi analiz etmeliydiniz…o paketi almanız görevinizin bittiği anldıbına gelmiyor….oradan canlı bir şekilde çıkmalısınız ve bunu yaparken kimseye görünmemelisiniz…YOKSA GÖLGE TiMi OLMANIZIN BiR ANLAMI KALMAZ ÖYLE DEĞiL Mi ? -
34.
+4Haklısınız dedim….paketi aldıktan sonra görev bitmiş gibi davrandık….
Sonra yanımıza Hulusi geldi baltasını yere koyarak….herhangi bir şekilde temasınız olmadı dimi çocuklar diyerek yüzümüzü ve ellerimizi incelemeye başladı…
Hayır dedi Deniz….hiç temasımız olmadı. -
35.
+4Tamam dedi Hulusi ve baltasını tekrar yerden alarak Can Tekin’in yanına giderek konuşmaya başladı.
Alış veriş merkezinden çıkarak doğruca ÜMiTKÖYDE bulunan ESKiDEN NATO ROLESi ŞiMDiLERDE ORTAK OPERASYONLAR MERKEZi olan yere doğru gittik. Anlatılanlara göre burada önceden büyükçe yuvarlak bir yapı içinde de çapı 15 metre olan kocaman bir çanak anten varmış ve NATO’nun Türkiye’deki iki rölesinden birisi buradaymış diğeri de izmir’deymiş.
Hastalıktan sonra burayı boşaltmışlar… izmir’in halinin ne olduğunu da bilen yok ne yazık ki ordunun ilk toplanmasında burası gene boş kalmış ama sonrasında ortak operasyonlar merkezi olarak görev yapmaya başlamış….kaldığımız yer burası…..ve inanın ANKARANIN EN SOĞUK YERLERiNDEN BiRiSi BURASI…
Akşama kadar soğukta dört saat beklememiz gerekicek…. -
36.
+508 KASIM 2036
ANKARA...
Bu şekilde bir günlük tutmamı Ahmet istedi…..yaşadığım şeyleri unutmamamı sağlarmış….
Aslında bu ihtiyarlara adı ile seslenmek hiç işime gelmiyor…ama onların isteği bu…bu şekilde istiyorlar yani.
Gerçi ne demeliyim onu bile bilmiyorum…
Amcamı diyecektim…
Yada abi….
Komutanım demeyi teklif ettim ama onada yanaşmadılar…onlar benim komutanım değil öğretmenim miş….
Öğretmenim diyerek seslenmeyi yada hocam demeyi teklif ettim ama kabul etmediler…
Bu ihtiyarlarla uğraşmak gerçekten zor iş…. -
37.
+5Gerçek bir keskin nişancı yada Furkan’ın tabiriyle ÖCÜ hiçbir zaman kafaya nişan almaz…
Her zaman kısa yoldan sonuca ulaşır….
Kafaya nişan almak hem zamanını boşa harcamak ve hem de boşa gidecek bir mermiyi ateşlemek anldıbına gelir…
Her zaman göğüs kafesine nişan almalısın….
Kafasına gönderdiğin bir mermi kafatasından sekerek düşmanının ölmemesini sağlayabilir veya yeterli hasarı veremediğin için bir şekilde nefes almaya ve yaşamaya devam eder ama hiçbir insan nefes almadan yaşayamaz….
Bu yüzden her zaman göğüs kafesine nişan al….. -
38.
+4Deniz ile ikimizi Furkan ve Burak bir zamanlar ARMADA ALIŞVERiŞ MERKEZi adı ile anılan şimdilerde ise boş ve terk edilmiş olan binanın terasına çıkartarak haftalık normal derslerine başlamışlardı.
Furkan’da eskiden HAYALET TiMi üyesiymiş ama karanlık bölgeye gönderilmeden önce görev iptal edilmiş ve ordu bulundukları yerde sürekli olarak haber alışverişini sağlamak amacıyla şehirlere dağıtımını yapmışlar. Furkan’ın görev yeri ise uzun süre boyunca OSTiM olarak kalmış zaten diğer kişilerle de ilk olarak burada buluşmuşlar.
Bunlar onun ağzından kerpeten ile söküp alarak elde ettiğim bilgiler onun hakkında da diğerleri gibi tek bildiğim bu… -
39.
+3Furkan , Deniz ile benim elime pratik yapmamız amacıyla bir zamanlar TÜRK ORDUSU’nun kullanımına sunulan BORA 12 tipi keskin nişan tüfeği verdi.
Görüş alanımız gayet açıktı.
Bir zamanlar Eskişehir yolu olarak anılan yerde tek tük yürüyenlere rastlanıyordu ve bizim antrenman için hedeflerimizde tam olarak bunlardı.
Yanımızda gelirken çantalarımıza birde uzun menzile sahip ayaklı dürbünlerden koydu ve bunlara gözümüz gibi bakmamızı istedi…
Neden diye sorduğumuz zaman emirleri sorgulamamızın bizim açımızdan iyi olmayacağını söyledi. -
40.
+3Önce Denizin tüfeği almasını istedi Furkan..
Sonrada bende çantamda bulunan ayaklı dürbünü çıkarmamı söyledi.
Dediğini harfiyen yaptım. Önce benim dürbüne bakmamı istedi. Aynı zamanda Burakta yanımızda kendi dürbünü ile bakıyordu.
Benden bir hedef bulmamı ve bunu Denize tarif etmemi söyledi.
Şaşırmıştım.
Dürbünden gözümü ayırarak Furkan’a baktım ve sadece “ NASIL “ dedim.
Furkan eliyle alnıma sert bir şekilde vurarak “ VURULDUN “ dedi……sonra tekrar aynı sesle….” DENiZ iÇiN BiR HEDEF BUL” dedi. -
41.
+4Tamam diyerek dürbünle etrafta yürüyenlerden bulmaya çalıştım ama bulma işi çok uzun sürmüştü.
Furkan bu sefer enseme doğru vurarak “ GEÇMiŞ OLSUN TEKRAR VURULDUN…..HIZLI OL BiRAZ” dedi.
Burak dürbünle bakarak aynı zamanda “ OLM ADAMIN DEDiKLERiNi YAPSANIZA LAN….S.KiNiZLE DEĞiL KULAĞINIZLA DiNLEYiN ADAMI “ dedi..
Gerçekten ne yapacağımızı anlamıyordum….
Anlamıyorum dedim Furkan’a bakarak. -
42.
+3Furkan tamam bana bakın…. ilk denemede yapamayacağınızı biliyordum bunun için biraz zorladım…..keskin nişan tüfeği kullanılması en zor silahlardan biridir hedefi dürbündeki artının ortasına getirip tetiğe basmakla işiniz maalesef bitmiyor….yapmanız, uygulamanız gereken çok fazla şey var ve aynı zamanda tek bir hedefiniz varsa eğer bu işlem için tek bir kişi yetmez mutlak surette iki kişi olmalısınız….size şöyle anlatayım…eğer çatışmada değilseniz….vuracağınız kişi tek bir kişidir ve her durumda bu kişinin ölmesi gerekmektedir. Bu şartlar altında tek başınıza kontrol edemeyeceğiniz durumlar olur… mesela uzaklık… mesela rüzgar yönü… mesela sıcaklık gibi…bütün bu saydıklarımın hepsini tek başınıza halletmeniz mümkün değildir….örneğin yaklaşık 700 metredeki bir hedefi vurmanız demek merminin namludan çıktığı andan itibaren hedefe varana kadar,o aradaki 700 metre boyunca bütün atmosferik olaylar ile temas halinde olması demektir….ve o hızda giden bir mermi belki sıcaklıktan etkilenmez ama rüzgar yönünden oldukça etkilenir….sizde bu gibi olayları ölçemeyeceğinizden dolayı bütün bu olasılıkları yanınızdaki kişinin halletmesi gerekmektedir…şimdi ben ve Burak size yapmanız gereken şeyleri ve örnek olarak bir atışı yapıcaz….sonrasında ise aynı şeyi siz yapacaksınız…anladınız mı ?
Deniz’e bakarak anladık dedim ama yalan yok bazı durumları pratik yapmadan anlamamın imkanı yoktu…. -
43.
+4Furkan yerde duran tüfeği alarak önce omuz boşluğuna iyice oturttu…aynı zamanda yaptıklarını bize anlatıyordu….
Bugün size uzun mesafe atıcılığı hakkında bilgi vericem…dediğim gibi bunun için mutlaka iki kişi olmalısınız…sonra yakın mesafe atıcılığı ve yakın çatışmada keskin nişan tüfeği ile ilgili dersleri Tolga ve Burkay’dan alacaksınız….öncelikle bu gibi atışlarda kesinlikle hatta kesinlikle değil de mecburi olarak yatarak nişan vaziyeti almalısınız…ayakta nişan vaziyeti bu tür uzun menzilli tüfekler için uygun olmayabilir çünkü bu gibi tüfeklerin geri tepme gücü oldukça fazladır mermi namludan hedefe değil bambaşka bir yere gidebilir ve hedefinizi vurmanıza engel olabilir….bunun için yatarak nişan vaziyeti mecburidir…..silahınızı omzunuzun boyun ile birleştiği yerdeki boşluğa iyice oturtun….eğer bunu uygun olarak yaparsanız silahın kabza kısmı elmacık kemiğinizin altındaki yumuşak yere tam denk gelecektir…elmacık kemiğinizi kabzaya dayayın ama sakın bastırmayın sadece ait olduğu yerde dursun….bu gibi uzun mesafe atışlarında gözünüz ile dürbün arasında çok küçük bir aralık bırakmalısınız.. -
44.
+3hedefi ne kadar iyi görürseniz sizin için o kadar iyi zaten geri tepme çok fazla olacak ama namlunun altındaki çatal ayaklar darbenin şiddetini alacağı için bunu düşünmenize gerek kalmayacak…gözünüz ile dürbün arasındaki mesafeyi tecrübe ederek öğreneceksiniz…nasıl bir tecrübe olacağını ilerde görüceksiniz…..gelelim vücudumuzun alacağı şekile….önce nasıl rahat ediyorsanız o şekilde yatın….sonra…sağ dizinizi olduğu kadar karnınıza doğru çekin…..bu sayede daha rahat nefes alabilmek için karnınıza gerekli boşluğu meydana getirirsiniz…nefes çok önemli unutmayın…..çünkü atış yapmadan önce nefesinizi tutacaksınız….bunun için size silahınızın tam arkasına değilde biraz sağa doğru yamuk yatmanızı tavsiye ediyorum ama atış yapacak olan kişi nasıl rahat edecekse o şekilde yatabilir…sıkıntı yok….
Furkan bunları anlatırken Burak gözünü dürbünden bir an olsun ayırmamış ve hiçbirşey söylemeden heykel gibi hareketsiz bir şekilde durmuştu…
Furkan devam etti… -
45.
+2Şimdi gelelim atıcı ile yardımcısı hakkındaki bölüme….benim bu şekilde durmam ve hedefi arayarak bulmam büyük zaman kaybetmeme neden olacaktır…hemde tüfeğinizin dürbünün görüş genişlik açısı çok fazla olmadığından mutlak surette yanınızdaki kişinin geniş açılı görüşünden size hedefi seçip bildirmesi gerekiyor….
Bu sırada Burak ilk defa konuştu ve “ Bi TANESiNi SEÇTiM LA “ dedi… “ iLERDEKi KÖPRÜNÜN SAĞ AYAĞININ BULUNDUĞU YERi GÖRÜYORMUSUN ? “
Furkan evet dedi.
“ ŞiMDi O AYAĞIN TAM ÜSTÜNE DOĞRU BAK……DEMiR PARMAKLIĞIN BiTTiĞi YERiN HEMEN SAĞINDA BiR YÜRÜYEN VAR…..YAVAŞ HAREKET EDiYOR…GÖRDÜNMÜ ?”
Tamam gördüm dedi Furkan…
Tamam dedi Burak ve konuşmaya devam etti…..” UZAKLIK TAM OLARAK 482 METRE…..SICAKLIK 12 DERECE VE RÜZGAR SOLDAN 1 KiLOMETRE iLE ESiYOR…”
başlık yok! burası bom boş!