-
76.
+6Ahmet’i yolda yakaladım ve durumu anlattım hızlı adımlarle yeniden geldiğimizde helikopter konvoyu uzaktan izlemeye başlamıştı bile...
Konvoy 12 araçtan oluşan bir konvoydu ve hızla bir şeylerden kaçıyormuş gibilerdi...
- Merkez... gözcü 7... konvoy 13 araçtanoluşan bir konvoy... gördüğümüz kadarıyla silahsız bir konvoy bu... hızla ilerliyorlar... emirleriniz nelerdir ?
- izlemeye devam edin...
- Anlaşıldı...
Helikopter konvoyun çok açıklarında ama neler yaptıklarını görebilecek bir şekilde izliyordu.. helikopterin kendi içlerindeki konuşmalarınıda duyabiliyorduk... pilot yanındaki yardımcı pilota “ TERMAL GÖRÜNTÜYE GEÇELiM” dediğinde araçların kaç tane olduğunu daha detaylı görebiliyorduk.
“Araçların hızları kesilmedi... ” dedi Pilot... ” bu hiç mantıklı değil... peşlerinde bir şey yok... ama hızla kaçıyor gibiler... ” -
77.
+6- beni duyan var mı la ?
- duyuyoruz….Burak sen misin ?
- evet la evet benim….çok soğuk la bura….
- Neresi orası ?
- Ne biliyim….bilmiyorum ki….
- Burası çok sıcak beyler….
- Hulusi….
- Efendim….
- Bir şey sorucam…
- Sor tabiki …
- O etlerin içine ne koyuyodun hacı ?... şu erzurumda yaptığın vardı ya…
- Tuz…..içinde de baharatlar…
- Nasıl yani bildiğimiz tuz mu…
- Evet bildiğin tuz….içine baharat katıyordum….
- Has. ktir lan…..tahmin etmeliydim…
- B.k tahmin ederdin……
- Doğan ?
- Efendim….
- Ben Ahmet….
- Devam et…
- O ankaradaki evde seninle araba anahtarına zombi vurma işine giriyorduk ya
- Eee
- Orada ben bilerek vurmuyordum
- Hadi canım….
- Valla…
- Neden lan…
- Olm ben araba sürerken midem bulanıyodu…bilerek vurmuyordum….
- Şimdi mi söylenir bu….
- Bence tam zamanı….
- Ali Cem..ben Can tekin….
- Devam et
- ipek uyanırsa eğer….yastığının altında ona bir not bıraktım okumasını sağlarmısın ?
- Tabiki…..
- Ben doktorla konuştum zaten…durumunun iyiye gittiğini söylemişti….o notu okumasını sağlarsan çok sevinirim…
- Nasıl emrederseniz…
- Bu arada deniz oradamı ?
- Buradayım…..
- Eğer başka bir hayatta başka kişiler olsaydık…oğlum olmanı çok isterdim…..orada söyleyemedim….buradan söylemek istedim sadece…..
- Furkan ?
- Efendim…..
- Polatlıda Atrif vardı bi tane….
- Hatırlıyorum….
- Onun hayalet timinden olduğunu ve beraber görev yaptığınızı neden sakladın
- Ben saklamadım….o saklamam gerektiğini söyledi….
- Neden ki…
- Bilmiyorum…mutlaka bildiği bir şey vardır….
- Tolga ?
- Buradayım….
- Bende bir şey diyeceğim sana ama kızmak yok….
- Söyle Burkay….
- Erzurumda playstationda Pes atarken ben hep hile yapıyordum….
- Biliyorum….
- Nasıl ?
- Bende tekken oynarken hile yapıyordum….
- BEYLER SiZiNLE GÖRE YAPMAK BENiM iÇiN BiR ONURDU…….ÖLMEKTEN DEĞiLDE SiZLERLE TEKRAR BiR ARADA OLMAMAKTAN ÇOK KORK…………..
- …………………….
- ………………………..
- ………..
- ….
- …………………………
Sesler kesilmişti…. -
78.
+6O esnada helikopterden bir çağrı geldi...
- Merkez burası gözcü 7... duyuyormusunuz ?
Burak eline telsizi aldı ve konuşmaya başladı.
- Gözcü 7 yedi burası merkez devam edin...
- Yaklaşık 200 metre sağ tarafımda çok sayıda araç görüyorum...
- Tekrar edin.. anlaşılmadı...
- Sağ tarafımda... yaklaşık 200 metre sağ tarafımda çok sayıda araç görüyorum... bölgeye yaklaşmak için izin istiyorum... tamam...
- Uzaktan teyit etmenin bir yolu varmı gözcü 7...
- Olumsuz... gece görüş bu kadar uzakta çok etkisiz... ve kapattığımız zaman aradaki mesafe teyidi engelliyor...
- Yanınızda ekipmanınız ve silahınız var değilmi?
- Olumlu... ekipmanımız ve silahlarımız tam dolu olacak şekilde yanımızda... emirleriniz...
- Çok fazla yaklaşmayın... ve eğer konvoy toplayıcılara aitse hemen bölgeyi boşaltın...
- Anlaşıldı... gözcü 7 intikal ediyor...
Helikopterin gece görüşlü kamerasından olan biteni canlı olarak izliyorduk... Burak bana bakmadan “ Pusat... Ahmet uyumadıysa hemen söyle buraya gelsin” dedi ve beni gönderdi... -
79.
+6Yanına gittiğimde helikopterin canlı olarak yayınladığı görüntüleri izlemeye başladık...
“ nasıl “ dedi..” bi sorun yok değil mi ?”
Hayır dedim... bi sorun yok şimdilik...
Neden bu saatte ayaktasın la dedi Burak..
Uyku tutmadı bende buraya gelmek iztedim diyerek karşılık verdim.
iyi yapmışın dedi Doğan... zaten bizde gidice burada sen kalır bize haber verirsin.
Tamam dedim bende... -
80.
+619 KASIM 2036...
ÜMiTKÖY...
ANKARA...
Sabah erkenden kalktım ve etrafı gezmek istedim...
Bunu genelde yapmam ama sanki olacaklardan haberim varmış gibi hissettim kendimi...
Erken uyarı merkezindeki hiç kimse geceleri uyumazdı...
Onlara UYKUSUZLAR DERLERDi...
Uykusuzların neler yaptığını merak ettim ve yanlarına gittim...
Tahmin ettiğim gibi kimse uyumuyordu...
Odaya geldiğim zaman benimde erkenden uyandığımı görerek aralarına aldılar...
Çay verdiler ve neler yaptıklarını izlemeye başladım... ayaklarına bağ olmak istemezdim...
Etrafıam bajtığım zaman Ahmet ve Burak’ında orada olduklarını gördüm... sonradan yanlarına Doğanda gelmişti...
Güneş tam doğmak üzereydi...
O kızıllık olur ya ...
Tam o sırada bir çok kişi ayaktaydı ve görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlardı... -
81.
+6Hepimiz Albay Salim’e bakmaya başladık……
ÇOK ÜZGÜNÜM ÇOCUKLAR…….dedi Albay Salim….
GERÇEKTEN ÇOK ÜZGÜNÜM……
HIŞIRTI SESLERi ÇIKARTAN TELSiZE BAKIYORDUK….
GÖZLERiMiZDEN YAŞLAR AKIYORDU….
SONRADAN KAVUŞTUĞUMUZ BABALARIMIZA AĞLIYORDUK…… -
82.
+615 KASIM 2036
ÜMiTKÖY...
ANKARA...
Dün Burak'la sadece boşluğa bakarak 3 saat konuştuk...
Sonra ben izin isteyip yanından ayrıldım ama onun ne kadar daha orada kaldığını bilmiyorum.
Doğan'a olanlara gerçekten çok üzüldüm. Hayatta kalan tek varlığı olan kardeşini orada öldü bilip o şekilde yaşamış ama kardeşi ölmemiş işin kötüsü öldüğü ana değin abisinin gelerek onu kurtarmasını beklemiş... dün neden o şekilde davrandığını şimdi daha iyi anlıyorum.
Sabah gene rutin olarak kalkarak hemen hazırlanmaya başladık.
Silahlarımız, ekipmanlarımız her şeyimiz tamdı.
Yemeğimizi yedikten sonra dışarda beklemeye başladık.
Yanımıza bir müddet sonra bir helikopter pilotu geldi. Omuzlarında Türk Bayrağı vardı ve birde özel kuvvetlere ait bir logo daha.
Bu gün dersinizi ben vericem arkadaşlar dedi Pilot.
HADi GiDELiM...
Pilot önde biz arkada piste doğru yürümeye başladık. Pistte bizi bekleyen bir UH-60 BLACKHAWK helikopteri vardı.
Son ana kadar sürekli olarak ihtiyarlardan birini bekledik ama kimse gelmemişti. -
83.
+6Kutay bana bakarak Pusat sen şu makinalıya geç... deniz sende şurdakine geç... bu arada deniz... istediğin gibi davrana bilirsin oğlum... parçala şunları" dediği zaman.
Deniz elindeki makinalı tüfekle ateş etmeye başladı..
Yürüyenlerin kolları, bacakları, gövdeleri tamamen paramparça olmuştu...
Mermiler yürüyenleri adeta biçmişti...
Arka kapıyı kırarak dışarı çıktık ve hızlı bir biçimde bölgeyi terk ettik.
Normalde görülmeye pek alışkın olunmayacak bir sahneydi bu...
Iki tane tank peş peşe merkeze kadar gittik...
Içeri girdiğimiz zaman en rütbeli komutan ALBAY SALiM tanklara baktı ve " EN SON BUNLARA BENZER BiR ŞEYi 20 SENE ÖNCE GÖRMÜŞTÜM " dedi... aynı zamanda şaşırmış bir ifade ile gülüyordu...
Burak komutan ile konuşmaya başladı...
Gelen sinyali... ve orada bulduğumuz mühimmatları...
Albay hemen büyükçe bir grup askeri görevlendirerek bölgeye gönderdi... -
84.
+6Yerde duran tüfeğin başına geçtim. Heyecandan kalbim patlamak üzereydi Furkan’ın söylemiş olduğu bütün bilgileri kafamda toparlayarak aynısını yapmaya çalıştım…
Tüfeği omza sabitle…yanağı kabzaya yerleştir….rahat bir şekilde yat ve dizi karna doğru çek….göz ile dürbün arasındaki mesafeyi ayarla….
Deniz ben hazırım dedim.. aynı zamanda Furkan ve Burak’ta kendilerine ait olan dürbünlerden durumu kontrol ediyorlardı…
Deniz kendi dürbününden bakarak….
AZ ÖNCE YÜRÜYENi VURDUĞUMUZ KÖPRÜNÜN iLERSiNDEKi BOŞLUK ARAZiDE YOLUN HEMEN SAĞ TARAFINDA BiR YÜRÜYEN VAR dedi… -
85.
+6Bildiğim kadar Hayalet Timi silahlı kuvvetler gibi çalışan bir oluşum değildi... burada hayatta kalan askeri personelden bahsediliyor... bencede gidilmesi lazım...
Deniz elinde Kutayın altına mesajın çevirisini yaptığı kağıdı tutuyordu...
Bende gitmemiz taraftarıyım... eğer tamamen harabeye çevrilmişse olduğu gibi geri döneriz... eğer mesajın bahsettiği gibi farklı bir cephane varsa... alıp geri geliriz... konuşan ipekti...
Tamam dedi Burak... gidelim... ama orada sadece bir boşluk bulacağız... kendinizi çok kaptırmayın...
Doğan, Ahmet, Hulusi, Kutay ve Burak yanlarına bizi alarak araçlara doğru ilerledik...
Araçlara bindiğimiz zaman Burak " ilk defa oraya gittiğimiz zaman aramızda sadece Hulusi yoktu... şimdi oda var... " Dedi
Ahmet dışarı bakarken " Gölgede yanımızdaydı" dedi... " O zamanlar küçücüktü daha " -
86.
+6KONVOY YÜRÜYENLERDEN KAÇIYORDU...
- Merkez burası gözcü 7... konvoyun peşinde çok sayıda yürüyen tespit ettik sizde görebiliyorumusunuz ?
- Olumlu gözcü 7... GÖLGE TiMiNi YARDIMA GÖNDERiYORUZ...
Ahmet ve Doğan bana baktılar... ” HEMEN GRUBUNU HAZIRLA... KONVOYU KURTARMAK iÇiN GiDECEKSiNiZ” dediler...
Koşarak ne kadar kısa sürede onları uyandırdığımı hatırlamıyorum... ama kendime geldiğimde bütün grup hazır bir şekilde bekliyorduk...
Can Tekin yanımıza geldi... -
87.
+6Ayağa kalkarak son olarak unutmayın ki bu yürüyenler asla ve asla tam olarak ölmezler…bunu bu şekilde anlatayım….yürüyenlerin sahip olduğu hastalıktan ötürü beyinleri sürekli olarak faal durumda kalıyor…vücut çürüsede dökülsede beyin bir şekilde hayatta kalmaya devam ediyor….ta ki beyni besleyen bütün faktörler bertaraf olana kadar…bir yürüyeni uzaktan etkisiz hale getirdiyseniz sorun yok ama beyin hasarını vermediğiniz takdirde yürüyen halen aktif olarak hayatta kalacaktır….
Şimdi sıra sizde bakalım ne öğrenmişsiniz…önce Pusat sen atış yapacaksın ve Deniz sana yardımcılık yapacak….sonra Deniz atış yapacak ve sen yardımcılık yapacaksın…. -
88.
+6Planınız nedir ?... ne yapmayı düşünüyorsunuz ?
Bilmiyoruz dedi Oğuz...
Buradan sonra yolumuza devam edeceğiz... yol bizi nereye zütürürse...
Burada kalıyosunuz... konuşan Burkaydı...
GÖLGE TiMi ADINDA BiR OLUŞUM KURUYORUZ... SiZiNDE KATILMANIZI iSTiYORUZ...
Mert ile Oğzu birbirlerine baktılar ve
TAMAM dediler... EĞER GRUBUMUZ BURADA DAHA GÜVENDE OLACAKSA... SiZE KATILMAYI ÇOK iSTERiZ...
Tamam dedi Burak... biz ihtiyarlar sizi yalnız bırakalım... sizde yeni grup arkadaşlarınızla kaynaşın o zaman...
Akşama kadar konuştuk yeni grup üyeleri ile...
GÖLGE TiMi GENiŞLiYOR...
GÖLGE TiMi BiR AiLE OLUYOR... -
-
1.
0Bırakmadın dimi kardeş yazmayı ?
-
2.
+1Yok yok bırakma yok çok yoğunum ondan yazamadım
-
-
1.
0Takipteyim
-
1.
-
1.
-
89.
+6Anladık diyen kişi bu sefer Denizdi….
Bu türdeki yakın muhabere silahları genellikle ayakta kullanılır ve o şekilde ilerleme kaydedilir…yani silahın sürekli olarak dolu kalması gerekiyor…..yatarak nişan vaziyeti almak yerine bu vaziyetin adı YAKATA NiŞAN VAZiYETiDiR….bunun için önceden askere gidenlere öğretilen önce ayakları 45 dereceye aç işte sonra vücudu yarım sağ çevir, sağ ayağı arkaya çek gibi zaman kaybından kurtararak direk atış vaziyeti almayı göstericem ki bu size çatışma esnasında yarar sağlayacaktır….çatışmada düşman unsurun karşısında salak salak hareket etmektense direk çözüme odaklı çalışmalar yapmanız için çalışacağım…öncelikle bilmeniz gereken şey silahı taşımak.. yani silahı tutabilmek.. keskin nişan tüfeklerini kullandığınız gibi bu tüfekleride omzunuza yerleştireceksiniz sonra gene aynen elmacık kemiğinizi kabzaya yerleştirin ve namlunun üzerindeki GEZ VE ARPACIK PARÇALARINI KULLANARAK nişan alın…..ama unutmayacağınız en önemli nokta silahınızı kaldırırken kollarınızla kaldırmanız…yani göğsünüzle kaldırırsanız sırtınız hafif geriye doğru eğilir ve atış yaptığınız anda geriye doğru düşersiniz…bunun için kolllarınızla kaldırıp silahın üzerine doğru eğilmeniz sizin için uygun olacaktır böylelikle atış yaparken oluşan geri tepmeyi bertaraf edebilirsiniz…..bütün bu işlemlerden sonra atışınızı yapabilirsiniz….AMA BUNUN iÇiN SiZE BiR HEDEF BULMAMIZ LAZIM…. -
90.
+6KOŞANLAR…YADA DÜŞÜNENLER….
VEYA DUYANLAR…..
Zira artık hepsini yapabiliyorlar…
Tanıştırılmadık henüz….
ADIM PUSAT….
Bu lanet dünyada hayatta kalmaya çalışan, halen nefes alabilen az kalmış sağlıklı insanlardan sadece biriyim….
Görevim…..
Bu tanımın dışında kalan herkesi yok etmek….
Tıpkı öğrettikleri gibi….
Hastalık ilk çıktığı zaman ordu hemen karanlık bölgeye durumu kontrol altına alması için özel birlikler gönderdi…. -
91.
+6Pilot bunun imkansız olduğunu ölebileceğimizi söyledi...
“ EĞER GERi DÖNERSEK... BU iNSANLARDA BURADA ÖLECEK... BiZi BIRAKIN”
- Merkez... şahin 8
- Devam edin...
- Gölge timi burada kalarak konvoyu yerden korumak istiyor... emirleriniz...
- Olumsuz... geri dönün...
- Merkez ben Taner... konvoyu buradan korumak istiyoruz... yoksa peşlerindekiler onlara ulaşabilir... onları bu halde bırakamayız...
- ANLAŞILDI... GÖLGE TiMiNi..BÖGEDE BIRAKIN...
- Anlaşıldı... GÖLGE TiMi BIRAKILIYOR...
Helikopter biraz daha alçalarak yerden 2 metre havada sabit durmaya başladı... ve Tanerle atladık... -
92.
+6ikimizde gözlerimizi bu şeyin üzerine dikmiş ses çıkarmadan geri geri uzaklaşmak derdindeydik.
Geriye adımlarımızı atarken Deniz’in bir camı ezme sesi bütün marketi çınlattı resmen….
Birbirimize baktık önce sonrada arkası bize dönük olan yürüyene…
Hareketleri değişen yürüyenin önce kafası duyduğu sesten dolayı yukarı kalktı…
Çıkan sesi duymuştu…..
Sonra bir hamlede arkasını dönerek bizi gördü…..
Bizi görebiliyordu…
Ayağa kalktı ve elindekini yere bıraktı…. -
93.
+5olm lan :D bişi istiyonuz la bi küfür etmeyin la :D :D
hemmen geliyor... -
94.
+5Sonra Ali Cem bir başka resim gösterdi…
“Bu resimde Gölgenin üzerinde bir yelek var ve yeleğin üzerine bir aparat yerleştirilmiş….ne olduğunu anlayamadım” dedi
Resimde gölge suyun içinde koşuyordu…üzerinde bir yelek ve yeleğin üzerinde bir cihaz takılıydı….
-
95.
+5o da uçağın eğer kapıları kapalıysa içeri radyasyonun bile giremeyecek şekilde tasarlanmasıydı…
yani dışardan gelecek herhangi bir tehdit içerisini hiçbir şekilde etkilemeyecekti….
Sabah erkenden kalkarak hazırlıklara başladık ekipmanlarımızı ve silahlarımızı cephaneden alarak hzır bir şekilde helikopter pistinde beklemeye başladık….
iki ayrı UH-60 BLACKHAWK ve yanlarında göreve hazır bir şekilde AH-1Z ve LiTTLEBiRD helikopterleri iniş yaptılar. Ancak bir UH-60 BLACKHAWK helikopterinin yanlarında eklentiler olduğunu fark ettik.
Açıkta ihtiyarları beklemeye başladık.
Hazırlanmış bir şekilde bütün ihtiyarlar geldiler.
Sadece Burak bizim yanımızda yer aldı….
Taner karşı tarafta….
Burak konuşmaya başladı….
başlık yok! burası bom boş!