bir pgibolog değilim, bu yüzden insan pgibolojisiyle ilgili çok derinlemesine bilgim yok. kendi pgibolojim, bir de yanımda olan bazı insanların pgibolojisi hakkında bilgi sahibiyim o kadar. avukat da değilim, bu yüzden de asla ve asla kendi yaptığının kanun önünde ne kadar suç olup ne kadar suç olmadığı hakkında net bir bilgim yok. bu yazıyı da niye yazıyorum bilmiyorum ya neyse, yazasım geldi diyelim.
öncelikle
prezervatif'i ve diğer intihar edenleri ya da intihar girişiminde bulunanları iki taraflı olarak düşünmeyi tercih ettiğimi belirtmem gerektiğine inanıyorum. bunun birincisi üzerine sözlükte bugünlerde sürekli yazılar yazılan kurban
prezervatif'dir, diğeri ise o
prezervatif'i öldürmeye kalkan, ancak son anda bundan vazgeçen, belki de özünde iyi olan birisidir. dediğim gibi insan pgibolojisinden çok anlamam, şu ana kadar intihar eden tek yakınım var, o da teyzem. kendisi intihar etmeden bir gün önce annemle konuştuğu halde neredeyse hiçbir belirti göstermemiş intihar edeceğine dair. tabi bu herkeste aynı şekilde olacak değil, sadece bir örnek olsun diye yazdım. belki de içinde ciddi anlamda bulunduğum, bugün bile hayatımda, direkt olarak hissetmesem de, etkisi olan tek intihar olduğu için yazdım.
burada ek olarak kendisi yüzünden trafikte kaldım diyen yavşaklara sesleniyorum, bir insanın yaşaması için hayatınızdan iki saati feragat edemiyorsanız yazık. ayrıca az önce belirttiğim gibi yavşaksınız. dikkat çekmek istiyor diyenlere de katılıyorum; ancak her insanın dikkat çekmek istediğini belirterek. şurada bile dikkat çekmek, yazdıklarımızı başkasına kısmen de olsa beğendirmek için yazıyoruz, bu yüzden dikkat çekmeyi istemek suçlamadan çok bir gerçektir.
neyse bunlara laf ettikten sonra yeniden konumuza gelmek istiyorum.
prezervatif'in köprüye çıkarken ne tür bir pgiboloji içinde olduğunu bilmiyorum, buraya yazanların da bildiğini sanmıyorum. düşündüklerimiz tahminlerden öteye gitmez gibi geliyor. bu konudaki düşüncemse
prezervatif'in o kurban yanının, o cani yanından daha baskın olduğudur. hani kimisi olur, kafasına sıkar gider. işte bunlar, bence, hayata ciddi anlamda tutunmak istemeyenlerdir.
prezervatif ise oraya çıkarken, az ya da çok, ikna edilmeye çalışılacağını biliyordu ve sanıyorum içinde bir yerlerde ikna edilmek istiyordu, edildi de. hoş oldu güzel oldu. kurban
prezervatif adına çok sevindim, rehin ve rehinelerin silahlı birisinin elinden kurtulduğu kadar tabii ki. ne ekgib ne fazladır sanıyorum. bu rehin ve rehine olayını da açtım, niyesi belli. kurban
prezervatif'in onu öldürmek isteyen tarafının rehinesi olduğunu düşündüğümden. arasındaki fark, bana göre, kurbanın da rehinenin de aynı kişi olduğudur.
prezervatif'in pgibolojisinden bahsetmiş çoğu insan. bir insanı intihara sürükleyen şeylerin bir hayat olduğundan, sadece o anki durumunun etkisi olmadığından vs bahsetmiş. doğrudur, bir insanı intihara bir ömür sürükler; ancak bir insanı başkalarını öldürmeye de bir ömür sürükler. bir insanın ne kendisini ne de başkasını zevk için öldürebileceğini düşünüyorum. yani bu noktada da
prezervatif herhangi bir hırsızlık olayında insanları rehin alıp, uzun uğraşlar sonucu onları serbest bırakan insan veya insanlardan tek ana nokta da ayrılıyor. o insan da oraya zevk için soygun yapmaya gitmemiştir, hayat onu oraya getirmiştir bir şekilde, o da oradadır o an. hırsılık yapmakta, başka insanların canını tehdit etmektedir.
bu noktada da bence kendisine sempatiyle yaklaşanlar da düşünmeli. hangi
prezervatif, hangisine bu kadar sevgiyle yaklaşıyorsunuz? pgibolojik sorunlar geçirip başkasını öldürmeye kalksa ve sonrasında vazgeçse tepkiniz aynı mı olurdu? zira ben iki kez kendi canına kast etmiş bir insanın başkasının canına da kast etmeyeceğine inanmıyorum. bu görüşüm
prezervatif öznelinde değildir. diğer görüşlerim de
prezervatif öznelinde değildir ya olsun, bunu özel olarak belirtme ihtiyacı duydum sebepsiz. bu yazımı okuyup
prezervatif'in ölmemesine üzülmüş vs diyen dalyarak çıkarsa da onun ben ta.. mesaj atsın yani, meramımı anlatmaya çalışırım, beceremeyebilirim tabi o ayrı mesele.