1. 26.
    0
    mahir ulan mahir seni elime versinler böğrünü deşşicem artık mahir dedim kısık bir sesle. kızlar öfkemi hissetmiş olucaklar.

    hakan peşinden gitmiş bunnun. çay ocağı mı ne. orda öldürücekmiş mahiri öyle dediler bizde duyduklarımızın yalancısıyız aslı dediler.

    o anda içimi bir panik kapladı. eğer olay benim yüzümden çıkmışsa ve olayın devamı mahirin ölümü benim yüzümden olacaksa kendimi asla affedemem. mani olmalıyım buna dedim içimden. mani olmalıyım. çay ocağına doğru koştum. koştum. yolda yoruldum bile. su felan aldım. içtikten sonra yine koştum koştum koştum. yolda melisi gördüm. naber lan yelloz diye selam verdi bana. hiç yüzüne bakmadım. alınmadım mesajı verdim ona, (melis şuan özel bir şirkette sekreter). koştum koştum. koşmaya devam ettim. bu şekilde 8 dakika koşmuşumdur.
    ···
  2. 27.
    0
    rezerved
    ···
  3. 28.
    0
    koşuşum bittiğinde mahiri gördüm. yerde böğrü deişlmiş bir biçimde yatıyordu. tüm gücümle çığlık attım.

    herkes mahiri bırakıp arkasını döndü. herkesle bir an göz göze geldim. o da çok garip bir an olarak hala hafızamda yer etmiş bir anı. mahir yerde kanlar içinde yatıyor. ben insanların bana bakmasını düşünüyorum. sanırım hiç umursamıyorum ben bu mahiri. sevinmiş bile olabilirim. bilmiyorum ki. öyle miydim. gerçekten bilmiyorum. ne olduğunu anlayamadan polis geldi. polisle de gözgöze geldik. masumiyet ve saflık yüzümün eksilmeyen yanları. acaba beni kurtarıcakmıydı polisin "yat yat yat yat" naralarından..
    ···
  4. 29.
    0
    rezerved
    ···
  5. 30.
    0
    rezerved
    ···
  6. 31.
    0
    ertesi gün okula girdekn bir sürprizle karşılaşıcaktım.

    okula doğru yürüyordum. başım yerdeydi, eğikti. aklımda hala o gibkoloji kitabının (afedersiniz ağzımı bozuyorum ama gerçekten çok iğrenç bir kitaptı) ön sözü vardı. aklımı kurcalayan sorulardan bir saniye olsun kafamı kaldırmak istedim. kafamı kaldırdığımda bir de ne göreyim.
    duvarlar...

    kan kırmızısı duvarlar..

    yazılar..

    aslı seni çok seviyorum

    aslı

    aslı seni sevmekle hata mı yaptım ben

    aslı ben senin için yaşamayı göze alıyorum.

    içimden geçen ses: "rezil ettiniz beni oçları rezil"
    çok kızmıştım, okula gidip hanginiz yaptı bunu diye haykırıcaktım. bütün çirkef yüzümü göstericektim. içimdeki tüm kini kusucaktım.
    ···
  7. 32.
    0
    hayır. benide kolumdan tuttukları gibi arabaya soktular. noluyor diyorum. kimse bişey söylemiyor. açıklama yapmıyorlar tabi. bide açıklama mı yapcaklar. 30 kişi topladılar belki ordan. sanki bahçeden domates topluyorlar. gittik karakola. beni bi odaya aldılar. adın ne dedi adam. aslı dedim. senin için mi çıktı bu kadar kargaşa dedi. sanırım dedim.

    ne demek sanırım lan doğru dürüst cevap ver huur diye bağırdı. ben bu kadar heybetli bağıran bir adam daha görmemiştim.
    evet komutanım dedim. dilim öyle bir dolandı ki. ne diyeceğimi hiç bilemiyordum. olanı biteni anlattım. bir çırpıda anlattım hem de. o adamın bakışları gözümün önünden gitmiyor. seçerek koymuşlar o adamı oraya belli. adam gözleriyle söyletiyor gerçekleri.
    ···
  8. 33.
    0
    reserved amk senin ben güldürdün
    ···
  9. 34.
    0
    şuku amk gülmekten yarıldım :D
    ···
  10. 35.
    0
    ama masumluğu bana çok farklı şeyler hissettirmiyordu. hani bi sokak kedisini seversiniz ama evinize almak istemezsiniz. işte öyle bir duygu. benim evimde zaten bir aslan vardı. tam evimde değildi belki. askerdi. ama benimdi. ben de onundum. hakan mış, mahirmiş. çokta kukuuu
    ···
  11. 36.
    0
    aradan aylar geçti. yaz gelmişti artık. arada bir sokağa çıkıyor. kızlarla laflıyordum. canım çok sıkılıyordu. bazen kitaplar okuyor (hafif) bazen televizyonda film izliyordum. vakit geçmek bilmiyordu. askerdeki manitam çok nadir arıyordu. arayıncada beni dinlemiyor, kendi askerlik anılarını sıkıntılarını yemeklerin kötü olduğunu komutanlarını felan anlatıyor, sonra aniden yüzüme kapatıyordu. çok sinirsin çok. ama napalım, yoluna baş koymuştuk bir kere.
    ···
  12. 37.
    0
    hatay yolcusu kalmasın. hepsi gitsinler. benim onlarla işim yok. benim yolum edirne. benim yolum harun. adanadan edirneye baya bir yol çekiyordu. 10 saat gitmişizdir bilmiyorum. ama sonunda indim. ve o ordaydı. çoktan izne çıkmıştı ve beni karşılamaya gelmişti. güçlü erkeğim, taştan bileklim, demir yumruğum, harunum

    http://fizy.com/#s/1ahd34

    fincanı taştan oyarlar balam oyarlar
    içine bade koyarlar
    sen bize gelme duyarlar balam duyarlar

    sen kimin canısın canı
    sen gine doldur fincanı

    fincanı rafa dizerler balam dizerler
    içine bade süzerler
    sen bize gelme sezerler balam sezerler

    sen kimin canısın canı
    sen gine doldur fincanı

    fincanın dibi düz olur balam düz olur
    sen bize gelme söz olur
    bir kadeh bade az olur balam az olur

    sen kimin canısın canı
    sen gine doldur fincanı

    fincanı doldur sıradan balam sıradan
    içmeyen çıksın aradan
    esirgesin yaradan balam yaradan

    sen kimin canısın canı
    sen gine doldur fincanı

    fincanın orta göbeği balam göbeği
    hanımlar sever bebeği
    yedi mehlenin meleği balam meleği

    sen kimin canısın canı
    sen gine doldur fincanı
    ···
  13. 38.
    0
    devam et bin aferin orjinal hikayeye paralel gidiyon ama bu daha eglenceli hızlı yaz giberim
    ···
  14. 39.
    0
    hemen sarıldık. kollarında beni kaldırıp oraya buraya savurdu. ama sevgisinden. çok özlemiş beni belliydi

    - harun! çek elini ordan, dur bak insanların içindeyiz

    - tamam canım kızma, özlemişim.

    birlikte gezdik dolaştık. güzel bir gün geçiriyorduk. gece birlikte bi otelde kaldık. sürtünme yoluyla birşeyler yaşadık ama çok ileri gitmedik. sabah oldu. bana tekrar edirneyi gezdirmeye başladı. tam selimiye camiinin oralardaydık. birden telefonum çaldı. işte hala anlatırken bile çok utandığım olay o anda cereyan etti. telefonun ucundaki hakandı.
    ···
  15. 40.
    0
    @19 oha 100.yıl çağrıbey lisesi mezunuyum ben de lan
    ···
  16. 41.
    0
    cevap tuşuna bastığım anda harun telefonu elimden kaptı, kısık bir şekilde kaşıdakinin sesini duyabiliyordum. zavallı hakan dedim içimden..
    konuşma şöyle gerçekleşti

    alo?

    alo?

    alo?

    alo aslı?

    aloo ?

    aslıyla görüşecektim. ben okuldan arkadaşı hakan?

    hakan mı? kimsin lan sen? nerden aldın bu numarayı? ha? lan varya ? kimsin lan sen kim?

    (o ara telefonu kapatsın, görüşme kısa sürsün diye yere bozuk para atıp harunun önünde eğildim. evet bunu yaptım. ama hiç mi hiç iplemedi beni..)
    hakan hala:

    siz kimsiniz. ben aslıyla görüşmek istiyorum.

    -ben aslının sevgilisiyim.

    sevgilisi mi?

    aslı, kim bu hakan.

    sonunda telefonu almayı başardım ve aceleyle: hakan ben seni arayacağım diyip kapattım.

    daha fazla taka sarmasına gerek yoktu.. karşımda açıklama bekleyen bir çift aslan gözü vardı. şimdi güzel birşeyler kurgulamalı ve tereddüt etmeden anlatmalıydım..
    ···
  17. 42.
    0
    -bana öyle bakma kötü kötü

    -kim lan bu hakan

    -harun ya lütfen üstüme gelme sen bana güvenmiyo musun, ben de ilişkimizin güven üzerine kurulu olduğunu düşünüyodum oysaki, hiç öyle değilmiş, meğer sen beni hiç sevmiyomuşsun, tanımadığın birinden telefon geldi diye hemen beni suçluyucak kadar güvenmiyomuşsun hemde. hani beni sevidğini söylemiştin. hani biz hiç ayrılmıcaktık. en ufak olayda şu girdiğin hallere triplere bak. olmasına izin vermem ama ilerde daha kötü birşeyler olsa kim bilir sen bana neler yapıcaksın. harun beni üzüyosun. kırıyosun. lütfen.

    -tamam aslı özür dilerim.
    ···
  18. 43.
    0
    ve evet harunu ikna ettim bu şekilde. ama yine de içten içe öfkesini hakan için sakladığını hissedebiliyodum. gözlerindeki alevler kısılmıştı ama tam sönmemişti. içten içe harlı harlı yanıyordu. üzerine 1 damla benzin sıçrasın diye bekliyordu. gözlerindeki alevlerin sıcaklığı yüzümü yakıyordu adeta.
    ···
  19. 44.
    0
    bir yıl 8 erkek tarafından kovalandım anladım
    ···
  20. 45.
    0
    isteğe göre devam edeceğim
    ···