/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
    başlık yok! burası bom boş!
  1. 76.
    +3
    Hayatımda şok olduğum ve kendi kendime sebepsiz yere dakikalarca güldüğüm anlardan bi tanesiydi beyler. Ulan ben kankalarıma bile bu denli bişi yazmazken en yakınım dediğim insan yazdı lan bunu , gömdüm dedi ve çıktı beyler hahahaha. Ulan şimdide güldüm ya , ne ilginç bi çiftiz amk.

    Sınıfıyla olan ilişkim dahada artmıştı , kızlarla daha samimi olmuş erkekleri kafalamıştım. Kanka muhabbeti dönüyodu çoktan , tek sıkıntı bu elemanların hepsinin sigara içmesi. Bende idil'de hiç sigara içmedik , nefrette ediyoruz. içilecek gibi değil yani , aynı ortamda bulunmak biraz rahatsız edici olsada koku açısından bi sene böyle geçecek artık.

    Ezgi son zamanlarda Oğulcan'a ağır yanlamaya başladı. Ezgi'nin giydiği saçma bi rugan ayakkabı vardı , Oğulcan sınıfıda bağlayarak tüm gün o ayakkabılarla taşak geçerdi , bizde katılırdık. Ama kız her ne kadar sinirlensede Oğulcan'ın zütünün dibinden ayrılmazdı. Gamze beni gördü , geldi konuştuk. Eski okuldaşız neticede , ama zamanında ona fena şekilde yürümemi hiç takmadı bile. O konu hiç açılmadı , idil'e de söylemeyecektir büyük ihtimal. Çok samimi arkadaşlar gibi takıldığımız idil'in gözünden kaçmış değil , tenefüste koluma girip pencere önünde konuşmalar , idil'den bahsedip gülmeler falan. idil kıskanmıştı belli , ama bilmiyodu ilkokulda beraber oluşumuzu. Açıklar rahata kavuştururdum sevgilimi , yeter ki zümrüt misali çakmak çakmak parıldayan gözleri sinirlice bakmasın bana. Ben herşeyin iyisini ayarlardım onun için.

    Dediğim gibi , Gamze'yle pencere önünde konuşurken koluma girdiği sırada konuşulan ilginç mevzular vardı. Öncelikle artık hayatında yeni birisi olduğundan bahsetti , adı Sezer. Çocuk sübyan , kızdan ufak yani. Ve ağır ergen tabii , bizde az farklı değiliz. Bi süredir birlikte olduklarını , mutlu sürdüğünü anlattı. Bende dinledim. Sonrasında konu idil ve bana geldi. Pek şaşırdığım konulardan bahsetti desek yeridir. Sordu önce "Abi siz nasıl bir araya geldiniz ?" Olanı biteni anlattım , şaşırdı. DEvam etti; "Ne bileyim , idil biraz gamsız bi kız , takmaz pek böyle şeyleri. Siz sürdürebilecek misiniz ki bu ilişkiyi ? Merak ediyorum" Aramızı bozmak için yapılan şeyler olamaz , olmamalı. Neden bozmaya çalışsın ki , asıl gamsız olan Gamze'nin ta kendisi. Zaten ateist , dini bi kaygısı yok , günah kavramıda yok. Ve tanıyorum onu , herşeyin iyiliğini isteyende birisi. "Neden yürümesin ki , şimdilik çok iyi gidiyo mutluyuz yani. Böyle gitmesi içinde elimden geleni yapıcam" Yine çok değişmeyen yüz ifadesiyle onaylar şekilde olup kol kola idil'in yanına gittik. Gözlerinden ateş çıkıyo desem yeridir beyler. Zil çaldı , idil'in yanından kalkıp görüşürüz dedikten sonra sınıfa çıktım. Ama o yol boyunca idil'in negatif etkisi peşimi bırakmıyo gibiydi. Akşama büyük kıskançlık var , uyandırayım...
    Tümünü Göster
    ···
  2. 77.
    +3
    Neyse , idil çıktı kurstan halasının yanına eczaneye gidicek. Arada oraya gidip yardım ediyo , akşam eve birlikte dönüyolar. Bugünde o günlerden bi tanesi işte. Ben hala kurstayım , matematik dersinden nasıl sıkılıyorum beyler bilemezsiniz. Kafamı kitaba sokup intihar edesim var öyle bi sıkılganlık. Sevgilimide özlemişim zaten , içimde yanıp tutuşuyo. Telefonumun ışığı yandı , dersi bölmeden çaktırmadan bi bakayım dedim. Mesajı gönderen idil , ama açamıyorum çünkü ders devam ediyo. Çıldırıcam amk.

    Ders bitti , mesajı açtım baktım ki benim yazdığım gibi uzunca bi mesajda idil yazmış , sabah uyku sersemliğiyle yanıt yazamamışken şimdi döktürmüş kız. Okudum , okudum , okudum. Mesajın her kelimesini , her cümlesini , her harfini okudukça dahada hoş oldum Gözümden yaş geldi adeta. Ama bunun sebebi mutluluk , bunun sebebi aşk. Mesajına yanıt verdim , ve şu kelimeler ilk kez döküldü benden ona karşı;

    "Seni çok seviyorum"

    Aynı yanıtı oda verdi , huzur içinde evlere dağılabildik.

    Yılbaşı yaklaşıyo , hediye falan bişi ayarlamam lazım. Ama ne yapacağımıda bilmiyorum. idil'le her ne kadar ufaklıktan tanışıyo olsakta bunları bilmiyorum amk. Hiç sormakta aklıma gelmedi. Birilerinden yardım istemem lazım , yakın arkadaşlarından , gününü birlikte geçirdiği birilerinden. Ezgi olamaz , zaten idil'i köpek gibi kıskanıyo. Ve ona güvenmiyorum , sorarsam direk gidip idil'e yetiştirir hediyenin manası kalmaz. ilayda'yı pek samimi bulmuyorum , onuda gibtiredelim. Eskilerden ve benim konuşabileceğim tek bi kişi kalıyo tabii; okulun alev topu yanarlı dönerli kız Sinem.

    Ne zamandır fırsat kolluyodum esasında tanışmak için , fenada olmazdı idil'in zevklerini sorma bahanesiyle tanışmam. Herşey gizlilik çerçevesinde tabii , ölümüne kıskançlık tribinin üstüne bide sürprizden mahrum olmak istemem tabii. Güzel plandı güzel...
    ···
  3. 78.
    +3
    Çok samimiyetsiz geçen selamlaşmaların ardından halini hatrını sorarak konuya girmeye yaklaştım.
    +ee nasıl gidiyo okul , sevdinizmi bari burayı
    -ayy çok güzel xxxx , hocalar biraz gıcık ama olsun. Biz ilkokuldan alışkınız ne de olsa dimi
    +aynen aynen. Sınıftan memnun musun bari , kızlar nasıl ?
    -sıkıcılar , daha pek kimseyle tanışmadım.
    +şu kızı tanıyo musun peki (başımı hareket ettirip idili göstererek)
    -evet idil adı. soğuk bi tip pek kimseyle konuşmuyo. gözleri çok güzel ama
    +evet güzelmiş cidden. e konuşkan değilse sen gitsene yanına , konuş tanış o iyi biri gibi duruyo (o sırada Ezgi'nin bayıla bayıla baktığı arkadaşlarımdan bi tanesi merdivenlerden çıkarken bana seslendiler.)

    Hadi görüşürüz gibisinden başımı sallayıp arkadaşlarımın yanına gittim , Ezgi bana değilde arkamdan arkadaşlarıma bakakalmış haldeydi. Sınıfa çıktığımda telefonuma çoktan bi mesaj gelmişti bile , ezgiden

    "sizin sınıf daha iyiymiş"

    Yanıt vermeden yemlemek için verdiğim aklın işe yarayıp yaramayacağını düşünmeye koyulmuştum. Ezgi idilin yanına giderse otomatik ortam oluşur bende eski günlere geri dönebilirdim. Teoride iyi , ama pratikte...
    ···
  4. 79.
    +3
    Yılbaşı gelip çattı beyler. Ama geceye denk geldiği ve yaşlar ufak olduğundan beri ayrı geçirmemiz kaçınılmaz tabii. Telefonlara sarılıp tüm gece mesajlaşmak , özlem geçirmek , geleceğe dair hayaller kurmak var aklımızda. Ama bari öncesinde 5 dakikalığınada olsa buluşup hediyeleri verebilseydik , oda olmadı. Okuldan geldiğimizde zaten geç olmuştu , çıkma fırsatımızda olmadı. Neden okulda vermedin diye soracak olursanız; Ezgi ve diğerlerinin yanında şov yapar gibi vermek istemedim. Fazla gösterişli bişeydi çünkü. Sinem'in yanında vermek birlikte beğendiğimizi belli edip idil'i şüphelendirmekten başka bi işe yaramazdı. Ezgi'yse kıskanç zaten , bi ton lafını eder çekememezlik ederdi uğraşamazdım onunla. Neyse , yılbaşından sonra vericez artık.

    Yılbaşında her sene yengemlere gideriz , izmir'deki tek akrabamız onlar çünkü daha öncede bahsetmiştim. Bu sende öyle geçicekti , ve her sene orda geçirmekten her zaman memnun olmuşumdur ben. Sevdiğim insanlar , gelen diğer misafirler , kalabalık ortam , bi saatten sonra ortaya çıkan tombala. Klagib bi aile yapısı için herşey ekgibsizdi. Öte yandan sürekli idil'le mesajlaşıp durmam var tabii. "Halamla bi biramı çaksak aşkım be :D" diye sinir etmeleri olmasa iyi kız aslında.

    Alkole karşı olduğumu düşünmeyin beyler , bende çok tüketir içerim. Her çeşidinide severim ayırt etmem. Ama idil'in bazı problemleri sebebiyle alkol almaması lazım , en azından şu zamanlar içersinde. ilerleyen zamanlarda değinicem buna. Bi yandan da Barış , Yahya ve Sinem'le mesajlaşıyorum tabii. O zamanlar WhatsApp yok ki bi grup kurup konuşalım , tek tek zahmet edip mesajlaşıyoruz. Barış ilayda'yla birlikte olduğu için çok mutlu , e bi mutluluk mimarı olarak banada borçlu. Yahya Ecem'le kapışmış biraz , e Ecem'de benim samimi arkadaşım olunca barıştırmak bana kaldı yine. Neyse ki yılbaşı , fazla diretemez barışır bu gece. Sinem'se ailesiyle rakı masası kurmuş mms'ten resimlerini gönderip duruyo , Mehmet'le araları fena değilmiş ama belli değil tabii. idil'le bense geleceğe dair planlar kurup "Aşkım , bi sonraki senede yanımda sen olucaksın dimi , yılbaşına yalnız girmicem" konuşmaları yapıyoruz. Beyler , ömrümü biçtiğim , delicesine aşık olduğum kız bana bunu yazmış , nasıl ergenleşip güzel şeyler yazmam. O 1 yazıyosa ben 10 yazarak devam ediyorum. Ev ahaliside iyi durumda , misafirler falan güzel ortam pastalar börekler iyi gidiyo. Babam burda olmadığı için MSN'den görüntülü konuşmalar sürdürülüyo tabii , onlar 1 saat önce girdi yılbaşına. Keşke babamda burda olsa...
    Tümünü Göster
    ···
  5. 80.
    +2
    8 saatir kahvalti yapiyor dıbına kodum
    ···
  6. 81.
    +2
    Beyler herkese günaydınlar

    Bu hafta yoğun bi final haftası geçiriyorum , günde 2 sınava birden giriyorum. 1 hafta kadar fazla doluyum pek giremeyebilirim. Ama döndükten sonra bu hızla ilk seneyi bitirmeyi planlıyorum detay olaylarla. Yazda geldi ramazanda yaklaştı , yolumuz daha çok.

    Mazur görün , hikaye güzel devam edicek.
    ···
    1. 1.
      0
      lan amkodumun bu son şansın yazmazsan kaçarız
      ···
  7. 82.
    +2
    Sınıfa çıktık , Buse'nin sınıfı zaten bizim sınıfın yanıydı. "Ben sizi baş başa bırakayım artık. Geçmiş olsun kanka , dikkat et kendine" diyip "Tanıştığıma memnun oldum" diyerek idil'le tokalaştıktan sonra sınıfına gitti. idil ilk kez sınıfıma gelmişti , böyle olmasını istemezdim tabii ama mutluydum yinede. Sınıftakiler toplandı başıma , olaydan haberleri olmuş. Dalga geçmeler , laf sokmalar gecikmeden hemen başladı tabii. Arada "Sen bu çocukta ne buluyosun yenge yaa" idil'e pas atanlarda yok değildi. Gülüşmeler güzel giderken ders zili çaldı , idil'in gitmesi gerek tabii. Düşüş anında dağılan saçlarımı düzeltip "Bugünlük gelme bizim sınıfa , ben gelirim senin yanına" diyip gitti. Tüm gün ? idil gelicekti ? Bizim sınıfa ha ? Abiii çok güzel bişi değilmi ya bu.

    Düştüğümü gören hocalardan bi tanesi girdi derse , gırgır şamata bi adamdı oda. Dersin yarısı benimle geçilen dalgalar ve idil'den bahsetmekle geçti tabii. Memnundum bu durumdan. Sinem mesaj attı "Kankaa çok geçmiş olsun nasıl oldun" diye. Dur onuda çağırsaydım bu tenefüs idil'le birlikte. Barışımın kalbi dursaydı biraz , gelsin gelsin

    Tenefüs oldu , idil'in sınıftan tanıdığım pek çok kişi geldi. Ulan sanki ameliyat olduk amk nedir bu geçmiş olsun sevdası. Olay tabii dalga geçmeye gelmek ama bende kendimle dalga geçtiğim için bi alınma durumu olmaz tabii. idil bi tarafıma Sinem bi tarafıma oturdu. Gözlerimi Barış'tan alamıyorum beyler inanamazsınız. Her ne kadar cool görünmeye çalışsada sıraya çarpması , Sinem'in söylediği her şeye yersiz gülmesi falan. O anları unutamam be , belli etmesemde sağlam gülmüştüm.
    ···
  8. 83.
    +2
    Artık merdivenleri inip çıkarken daha çok dikkat ediyorum. Hala da öyle , üzerime bi alışkanlık yapışıverdi. Ama o son düşüşüm olmadı tabii ki. Oraya ilerde gelicez.

    Bundan sonra idil'lerin sınıfına giderken yalnız gitmicem , bi kaç sefer Barış'ta gelicek benimle. Ne de olsa oda sınıfını benim kadar tanıyo sigara ortamından. Ertesi gün idil her ne kadar "Bugün çıkma sınıfından , ben gelirim seni görmeye" dese de ben gitmeye devam edicektim. Bu sefer Barışta benimleydi. Merdivenlerden inene kadar yanımızdan gelip geçenler "Dikkat et başkan , bi taklayı daha kaldıramazsın" diyerek geçiyolardı. Samimi insanlardı , seviyodum be. idil'lerin sınıfına gelirken yolda Sinem'le karşılaştık. "Ooo ayaklanmışsın kanka , idil'in yanına mı ?" dedi. E heralde idil'in yanına , başka ne olacağdı. "Bende Mehmet'in yanına gidiyorum , tartıştık biraz yine. Anlatıcam sana bunları hadi görüşürüz" diyip gitti. idil kapının önünde karşıladı beni. Elimden tutup apar topar sıraya oturttu. Abi o kadar ağır değildim ki ben , neyse. Yanıma oturup nasıl olduğumu sorarken Barış'a dönüp "Sene neler yapıyosun ?" diye sordu. Bi dakika lan , ben sizi tanıştırmamıştım ki daha tam anlamıyla. Barış'tan da yanıt gecikmedi "iyidir ya nolsun , görüşemedik seninle de ne zamandır" Görüşmek ? idil ? Barış ? Nasıl lan , ben sizi tanıştırmadım ki olm daha
    ···
  9. 84.
    +2
    Barış'a sınıfa çıktıktan sonra olanları bana baştan anlatmasını istedim. En azından içim bu şekilde rahatlayacaktı. "Kanka ders çalışıyoduk işte birlikte. Yanımızda Gülşen ve Sergen de vardı. Tanıyosun onları dimi ?"

    Evet , onlarıda tanıyodum. Sergen idil'in neredeyse doğuştan bu yana süregelen en yakın arkadaşı. Yan komşuları oluyo , tanıyorum yani çocuğu. Biz buraya taşınmadan , ben hayatına girmeden önce var olan birisi. Kıskanılacak tarzda bi çocuk. Sarışın , gözler masmavi. Ama idil için Mert'ten (idil'in erkek kardeşi) farkı yok. O açıdan rahatım yani biraz. Gülşen'de arka mahallede oturan ama çocuklukta idil'le vakit geçiren sessiz sakin bi kız. Artık fazla görüşmezler her ne kadar aynı mahallede olmaya devam etselerde.

    Ama Barış , geçmişimizin bi ucunun Barış'a dokunacağını hiç bi zaman hayal etmezdim. Çünkü biz Barış'la tanıştığımızda daha buraya yeni taşınmışlardı. Öncesi olduğunu tahmin bile edemezdim yani.

    Ama işkillenmem gereksizdi ya. Barış benim can dostumdu , bana sadıktı , en yakınımdı. Bana karşı bi yanlışı olmazdı. eza idil'in de öyle...
    ···
  10. 85.
    +2
    Bozukluklarla geçen bi haftasonunun ardından bu sürpriz buluşma (karşılaşma) aramızdaki buzları çoktaan eritmişti bile. Pazartesi güzel geçicekti geçmesine. Ama bugün yaşadığım öylesine bi talihsizlik vardı ki , hiç unutulmayacak cinstendi.

    O gün idil'lerin ilk dersi Coğrafya , yani benim hem sınıf hemde coğrafya hocam olan; aynı zamanda yılbaşı hediyemi aldığım Rıdvan hocamın. Mesajla haberdar etti slayt odasında olacaklarını , sınıfta görüşürüz muhabbetleri falan oldu geçti. Benimde kafamda slayt odasının önünde onu karşılayıp sürpriz yapmak var (saçma salak hevesler işte). ilk ders geçti , kendi sınıfımda bizim çocuklarla takıldım. idil'ler 2. ders çıkacaklar çünkü. 2. ders hoca dersi zil çaldıktan sonra birkaç dakika daha uzattı. Neymiş , bu konu çok önemliymiş yarım kalırsa olmazmış. Ya hocam , emin olun Servet-i Fünun bu kadar önemli olmamıştı hayatımda. Ama bırakında gideyim artık , yetişmem gereken bi çıkış var. Bu arada slayt odası dediğim yer binanın dışında başka bi binada. Koşa koşa oraya yetişmem lazım yani.

    Biz en üst kattayken yetişmem çok zordu beyler. koşuşturmam , hatta uçmam lazımdı ki yetişebileyim. Göz ucuyla pencereden baktığımda idil'lerin sınıftan çıkmış bahçede yürüdüklerini gördüm. Lan bari kapı önüne yetişseydim amk , koşmaya başladım. Merdivenlerden hızla inerken o olay yaşandı. Evet , tahmin edebileceğiniz gibi 2 sıra merdivenden taklalar atarak aşağı uçmuştum.

    Koridor kalabalıktı , gerek hocalar gerek öğrenciler hepsi var abi. Başıma üşüşen üşüşene , toplanan toplanana. Gözlerim karardı ve gözümü açtığımda merdivenin birinde ters bi vaziyette yatmaktaydım; bi bacağım duvarda diğeri merdivenin başında falan. Merih hocam başıma gelmiş "Noldu sana oğlum , kendindemisin ? Nefes alıp ver bakim" diye konuşmaya devam ediyodu. Abi iyiyim , bişeyim yok. idil'e yetişmem lazım benim. Ulan tamda onların sınıfının olduğu kata yuvarlanmışım be , kötü olmuş aslında. Kaç dakikadır yatıyodum acaba , çoktaan sınıfa gitmişlerdir. Bu düşünceler aklımda dönüp dururken idil ve arkadaşlarının geçtiğini göz ucuyla görmüş oldum. Başıma üşüşen kalabalığa pek aldırış etmemişlerdi. Ama yanındakilerden bi tanesi "xxxx mı ya o ?" dedikten sonra idil'in de dikkatini çekmişti. Yanıma geldiler , yarı güler bi halde. Onların o halini görünce bende gülmüştüm abi yalan yok. Başımda toplananlarda gülmeye başladılar , hoca dağıttı bunları. idil ve Ezgi kaldı başımda sadece , gerisi "Geçmiş olsun moruk , dikkat et kendine" benzeri telkinlerle dağılmışlardı. Hala yatar bi haldeydim , sol bileğim ağrı içindeydi. Ama idil yanımdayken mutluydum yinede. Başımı kaldırıp gülerek idil'e bakarak "Aşkım naber ya" dedim. Göz göze geldik , güldü. "Nereye yetişmeye çalışıyodunuz böyle xxxx Bey , ne aceleniz vardı acaba ?" diyerek beni ayağa kaldırmaya giriştiler. Ayağımın üstüne ciddi anlamda basamıyodum. Bi kolumu idil'in omzuna , diğerini Ezgi'nin omzuna atacakken ilkokul arkadaşlarımdan birisi olan Buse geliverdi yanıma "Geçmiş olsun kanka , noldu sana böyle ya" diyerek. Ezgi gitti , diğer kolumuda Buse omzuna aldı. Olanları anlattım , idil'e yetişmeye çalıştığımı , o sırada merdivenlerde bi talihsizlik yaşadığımı söyledim. Güle güle beni sınıfa çıkarmaya giriştiler , bu sırada idil ve Buse de tanışmış oldular tabii. Sınıfa çıkmak bahane , kolum idil'in omzundayken o fırsatla iyi sarıldım onada. Ulan acınası haldeyim ama yinede mutluyum be , idil'in hayatıma kattığı pek çok katkıdan sadece bi tanesiydi işte bu.
    Tümünü Göster
    ···
  11. 86.
    +2
    Hiç odun bi sevgiliniz olmuşmuydu beyler ? Her yaptığınız kuru istemedende olsa basit bi şekilde savuşturan , kendisi kur yapmaya çalışırken işin içine sıçan bikız arkadaşınız ? Benim olmuştu , o kişi idilin ta kendisiydi. Yıllardır tanıdığım o şeker kızın içinden tam bir odun çıkmıştı , ama önceden tanımam ve tecrübemle onu yontacak kişide bendim; her ne kadar vakit geçecek olsada.

    Okuldan geldiğimiz bi akşam o ödevine başlamış ben gitar çalmakla oyalanırken beklemediğim bi anda mesaj gelmişti. içerik basitti , ama bu denli duygu yüklü bi mesajı ilk defa alınca mutluluktan çılgına dönmüştüm niyeyse. Tek yazan şuydu "Bebeğimm <3"

    Biliyorum , fazla ergence bi tepkiydi benimki Ama yıllarca bi kıza böylesine duygular besleyip karşılığını tam anlamıyla aldığınızda sizde böyle olabiliyosunuz. Yeni çocuğu olmuş bi baba gibi , hediye almış bi çocuk gibi... Ama bu mutluluk fazla uzun sürmedi , odunluk geldi ardı sıra diyelim. "Aşkımm <3" cevabından sonra gelen "Nasılsın aga" mesajı herşeyi yerle bir etmişti. Aga mı , aga... Aga nedir amk aga nedir. Ama olsun , adamakıllı yaşanan ilk ilişkisi olunca sineye çekebiliyosunuz , yani çekmeniz gerekiyo. Siz ilkisiniz , son olmak dileğiyle devam ettireceksiniz. Ve gün gelecek tüm bu yazılanlara gülüp geçeceksiniz. Hadi bu basit bi terim , aga. Daha kötüleride olmuştu. O konuya gelelim.

    Okuldan bunlara bi grup ödevi verilmiş , benim safımda iyi bi ders arkadaşı zannedip Ezgi'yi seçmiş yanına. Ders kimya , konu basit. Yardım edebilecek düzeydeyim yani. Ödevin yapılmasından bi gün önce idil'le msn'de konuşuyoruz (tabi olm , o zamanlar msn var amk). idil msn'e sıkça giren bi tip değildi , hatta sosyal medyayıda seven birisi değildi. Bilgisayara neredeyse hiç oturmaz , facebook'unu hiç kullanmazdı. Dururdu yani öylesine. O akşam konuşuyoruz , ödev tartışması falan yapıldı Ezgi'lere gideceğinden bahsetti. Bende bi katkım olsun diye "Aşkım yardım edilcek bişi varsa bende yardım edebilirim , sorun olmaz yani" demiştim. "Gerek yok bebeğim , biz hallederiz"li cevaplar geldikten sonra idil msn'den çıkacağını telefondan devam etmek istediğini söyledi. Normalde bi veda mesajı duygu yüklü ya da sevgi sözcükleriyle olur. idilin mesajı şuydu;

    "Hadi bebeğim görüşürüz , gömdüm"
    ···
  12. 87.
    +2
    Okuldan içeri girdik , Barış zaten kapının önünde beni bekliyodu. Yanımda Sinem'i görünce yine bi ayılıp bayılmıştı salak. Her ne kadar sevgilisi olsa da tek dayanamadığı Sinem'in yanına yaklaşmasıydı heralde. Sinem okula girdikten sonra yanımızdan ayrılır zannediyodum , ama bizimle kalmaya devam etti. Daha okula girer girmez sinirlerim gerilmişti amk ya. Leventcan denen oç çevremizde dolanmaya başlamıştı. Lan gidip konuşayım , 1.50 boyu var zaten kulağını çekerim ben bunun. Ama yook . idil'im izin vermiyo. E onun ailesi tabii , bende pek karışamam olaya. Kalsın şimdilik böyle. idil okulun içinde koluma girerek yürümeye başladı , aramız çok iyi. Müdür çıkıp bi kaç bişi geveledikten sonra sınıfa birlikte girdik , ben onların sırasında duruyorum zaten. Sağolsun sınıftaki çocuklarda sever beni , çaktırmıyolarda. idil'i sınıfa bıraktıktan sonra iyi dersler dileyip o tatlı yanağından bi makas aldıktan sonra çaktırmadan Sinem'i kapının önüne çağırdım. Bir dediğimi iki etmez Sinem , benim ona olduğum kadar onunda bana çok vefa borcu var. Cebimden bilekliğin olduğu paketi çıkarıp ona verdim. "Bana onca yardımın dokundu , bunu boş geçemezdim kanka. Al bakalım buda senin yılbaşı hediyen , mutlu yıllar" Ama hediyeyi verirken nasıl tedirginim beyler anlatamam size. Birisi görüp idil' söylese sıçtım ben. Sinem'in gözleri doldu istemsiz bi şekilde , "Teşekkür ederim kankam yaa , hiç beklemiyodum ne kadar mutlu oldum bilemezsin" diye atladı boynuma. Lan bu çok güzel bişeydi , değer verdiğin bi arkadaşını , okulun en gözdesini mutlu edip boynuna atlamasını sağlamak. Ama birisi görse yandığım andı. iyi bari gören falan olmadı da sınıflarımıza dağıldık.
    ···
  13. 88.
    +2
    Sınıfta şenlik havası var , yılbaşı çekilişleri yapılmış herkese sevdiği birileri çıkmış. Sevmeyenlerse milleti tek tek gezip çıkanları takas etme peşindeler. Banaysa okuldaki en sevdiğim hocam , aynı zamanda sınıf hocam Rıdvan hocam çıkmıştı. Çok baba bi coğrafya hocasıdır kendisi. Hocadan ziyade öğencilerine hep bi arkadaş edasıyla yaklaşıp konuşur. Gözdeside her hocada olduğu gibi bendim tabii. Bu çekiliştende memnundum. Sınıf durumuna baktığımızdaysa idil'lerin sınıftan Büşra diye bi kız bizim rus çocuğu Cem'e tutulmuş her tenefüs peşinde koşuyo. Ama bizim Cem'de fazla cool bi çocuk abi. Sınıfta tek konuştuğu Barış ve benim. Dersler dahil herşeyde sessiz , bu sessiz havası ve şekil giyim kuşamı kızlarıda cezbediyo tabii. Rus çocuğu dememin sebebiyse babasının Türk annesinin Rus oluşu. Büşra ve arkadaşları Cem'in en samimi arkadaşı olarak beni bi çok kez aralarına almış sorguya çekmişlerdir. Hatta geyikler bile dönüştür "Anası Rusta Budamı Rus" diye , hızlı söyleyince tekerleme gibi oluyo diyip gülerlerdi. He çok komik dıbına koyim.

    Cem başlarda kendini ağırdan satsa da kız fena değildi. Adı Büşra , gözler masmavi. Zayıf , vücutu fit hoş bi hatun. Tam Cem'lik yani. Cem'de kabul etti bi süre sonra denemek için. Ee bu haberi zütüren kişide ben olunca idil'lerin sınıfındaki itibarım ve değerim arttı tabii. Tüm bu olaylar yaşanırken Barış her daim yanımda. Sinem adını duydu ya boşta bırakmaz lavuk beni , hep birlikteyiz. Ama oda boş değil şu sıralar. Bizim sınıftaki ilayda denen kızla hafiften bakışmalara başlamış , hayırlısı diyelim...
    ···
  14. 89.
    +1 -1
    izmirli olduğun için okumadım
    ···
  15. 90.
    +1
    Rezmental
    ···
  16. 91.
    +1
    Barış , can dostum , güvendiğim nadir insanlar arasında en önce gelen kişi. Ama böylesine bi haber alınca aklımda soru işaretleri oluşmadı değil. Barış zamanında çok yavşak bi insandı , tanışmadan önce bana yaptığı yanlışlarda vardı. Tanıştıktan sonra düzeltti kendini , özürde diledi benden. Ama bu olanlarda tanışmadığımız zamana denk geliyodu. Ya yine bi yanlışı olduysa. Belli etmesemde inceden inceye bunu araştırmam lazım.

    Okul çıkışı idil , Ezgi ve ben birlikte döndük eve. Ezgi yine her zamanki gibi konuştuğu çocuklardan bahsedip durdu. Yolumuz gereği önce Ezgi'yi bırakırdık eve , sonra idil ve ben devam ederdik. Bu sefer Ezgi gitmedi eve , "Ay idil unuttun mu bugün işimiz vardı ya seninle"
    Ne işleri vardı lan bunların , Ezgi neden telefonunu sürekli idil'e gösteriyodu. Kıllanmaya başladım bak amk.

    Bizim evin önüne geldik , banklardan birine oturduk. Ortada idil , solunda ben sağında da Ezgi oturuyodu. idil'e yaklaşıp "Hayırdır olay nedir ?" dedim. idil anlatmaya başlayacakken Ezgi atıldı konuşmak için;

    "Ay xxxx şimdi benim konuştuğum bi çocuk var bunun adı Sülo. idil'e de gösterdim resmini , bu bana yazdı konuşmak istedi. Ama güvenemiyorum çocuğa tekin bi tip değil. Daha siz çıkmaya başlamadığınız zamanlar idil'le ben Karşıyaka'ya gittik çocukla buluşmaya. Buluştuk , hatta elinde gülle geldi. idil'de tanıştı Sülo'yla , ama pek sevmedi tabii. işte şimdi idil'den çocuğa mesaj atıp yalandan yavşicaz. Bakalım tepkisi ne olucak idil'e karşı. Beni aldatıcak mı , yoksa sadık mı kalıcak."

    Bu nasıl , ne kadar saçma bi plan lan. Benim sevgilimi mi yem ediceksiniz Sülo denen dızzonun teki için. Sinirlenmiştim , ama Ezgi'ye patlamamalıydım. Elinde beni yakacak çok büyük kozlar vardı çünkü. "iyice saçmaladığınızın farkındasınız dimi ? Şimdi çocuk idil'e sararda rahatsız etmeye başlarsa al başına belayı. Durduk yere katilmi ediceksiniz beni siz" diye çıkıştım. idil'de bu durumdan pek memnun değildi , ama Ezgi zorla diretiyodu belli ki. "idil yapma , kimi seçeceği zaten belli" diye eğilip kulağına söyledim. "Amaan bişi olmaz xxxx , merak etme eğer öyle bişi olursa ben ağzının payını verip yollarım zaten" dedi Ezgi. Sinirliyim , ama elden bişi gelmiyo beyler deliricem.
    ···
  17. 92.
    +1
    Günaydın beyler , hikayeye kaldığı yerden hızlı bi girişle devam ediyorum.
    ···
  18. 93.
    +1
    Devam ediyorum binler , kaldığımız yerden çok soğumadan direk yazmaya girişiyorum.
    ···
  19. 94.
    +1
    Sonunda ayrılık olacağını bildiğimiz halde gireriz bu yola.Üzülen oluruz tamam ama yaşadıklarımız hiç birşeye değişilmez.
    ···
  20. 95.
    +1
    Buluşma günü geldi çattı beyler. Yine sabahın köründe kalkıp idil'i uyandırdım tabii güzel bi mesajla. Aynı şekilde güzelde bi yanıt geldi. Bu sefer sabahın köründe gidip dikilmeyecektim o kursun önünde , çıkmasına bi saat kala gitsem yeterdi. Hatta o bile çoktu , yarım saat kala giderdim.

    Geçen seferki gibi bayramlıklarımı çekip gitmedim tabii. Daha sade ama idil'in hoşuna gidecek tarzda giyip çıktım. Kursun önüne gelip beklemeye koyuldum. Ama inanır mısınız beyler; o heyecan her ne olursa olsun bitmiyo , gitmiyo içimden. ilk kez görüşecek aile fertleri gibi , askerden dönen oğlunu karşılayan bi ana gibi... Bekleyemiyorum , geçmiyo dakikalar. Sonunda geldi , çıktı kapıdan. Bu sefer kızlarla değil yalnızdı. Yanıma geldi , belini sarıp o mis kokusunu içime çeke çeke aldım yanaklarından öpücükleri. "Telefonunu kontrol et bakalım varmı çağıran eden" diye laf sokmayıda ihmal etmedim. "Aslında tamda onu söylicektim , halamın işleri yoğunmuş yardıma gidicektim fazla kalamam" O an yüz ifademi betimeleyebilecek bi şey yok heralde. Yanardağlarmı patlamadı dersiniz , dağlarmı devrilmedi içimde. Zümrüt gözleriyle gözlerimin içine bakıp gülmeye başladı "Şaka yapıyorum şaka , bugün seninim"

    "Ee ne yapıyoruz idil hanım , planıda siz yapın artık. Aç mısın , yiyelimmi bişiler ?"
    "Yok canım ya , biz kızlarla atıştırdık bişiler. Ama sen açsan gidelim"
    "Yok yok bende değilim. E dikilmeyelim böyle , gel bi sahil turu yapalım seninle madem"

    Elini tutmaya henüz hazır değildim beyler. Ne bileyim ,korkuyodum işte. Sanki tuttuğum eli bırakıp gidicekmiş gibi hissedip korkuyodum. Yolun karşısına geçip sahilde yürümeye başladık. Adımı o atıp koluma girdi , birazda olsa rahatlamıştım. Geçen buluşmadan bahsettim , neler hissettiğimden nasıl triplere girdiğimden falan. "Kendi kendime Tarkan olsaydı eczaneye gitmezdi ama" diyip üzüldüğümü söylediğimde o yüzündeki gülümseme anlık bi ekşimeye dönmüştü. Tarkan hala hassas bi yaraydı demek , sebebide bendim yıllar önceden. Neyse bu tatsızlıkları atlatmam lazımdı. Ne de olsa artık Tarkan yok , ben varım; biz varız hiç bitmemek üzere...

    Yol boyunca kol kola yürüyüp okulda olanlardan bahsettik. Pek çok yerinde gülüştük , ama konu Ezgi ve Sülo'ya gelince kendimi tutamayıp patladım. Hazır Ezgi'de yok , yardır gitsin.

    "Ya neden böyle bişi yaptığını anlamıyorum. Sana ne Ezgi'nin ilişkisinden , sana ne Sülo'dan dimi ama. Bak çocuk seni seçti , kim olsa seni seçer. Bunu zaten bilmeniz ve girişmemeniz lazım."

    "Ya haklısın canım ama hayırda diyemedim. Zamanında ben onunla çıktım Sülo'nun yanına annesi şüphelenmesin diye. Zamanı gelicek seninle çıkarken de Ezgi yardım edicek bize. Karşılığı olsun diye yani , senin için"

    Şu konuşma bile yumuşatmıştı beni be , benim için yapılmış "yanlış" bişiydi ama özeldi.
    Tümünü Göster
    ···