1. 101.
    +2
    MURAT DiYE BAĞIRMAYA BAŞLADIM O AN AKLIMA HiÇ BiR FiKiR GELMiYORDU NEREYE KAYBOLDU DiYE DÜŞÜNÜRKEN 2 KiŞiNiN VERDiĞi HUZURDA KAYBLMUŞTU BENDE, aklımı gibim nasıl düşünemedim ki telefonum vardı, hemen cebinden çıkardım 155 i aradım telefon çalmadan kapanıyordu telefonum çok az çekiyordu ondn aramadığını düşünüp biraz yürüdükten sonra tekrar aradım yine aynı şey sonradan aklıma gelmiş olması nedeniyle biraz geçikme yaşamış olsamda ormanlık alan yüksek ihtimalle jandarmaya bağlıydı az çekmesine rağmen bu sefer telefon çalıyordu telefon açıldı karşımda genç bi ses, sorununuz ne falan soruyor durumu anlattım şuan ormanın içinde yol kenarında tekim arkadaşım vardı kayboldu falan dedim tam olarak nerde olduğumu sordu amk orman yolu ismi mi olur tarif edemedim aklıma otobüs geldi hangi şehirde olduğumuzu bile bilmiyordum
    ···
  2. 102.
    +3
    hemen saate bakıp istanbul- amasya otobüste yolculuk yaptığımızı kalkış saatini firmayı bide bulunduğum saati söyleyip yardım istedim ilgilencez dedikten sonra telefonu kapadılar oysaki hiç kapatmalarını istemiyordum tanımadığım bi ses bile bana teselli veriyordu kendimi daha güvende hissetiriyordu ama kapadı huur çocuğu, ormana yüzüm bakacak şekilde dizlerimin üzerinde çömüp oturdu başka yapcakta bişeyim yoktu ara sırada murat diye yüksek seslen bağırdım ama geri dönen ses yok ne olmuşdu bu muallakye nereye kaybolmuştu kafamda binlerce soru var, saatler ilerleyip gitmesine rağmen ne gelen var ne giden otobandan geçen araç sayısıda yarım saatte bire düşmüştü artık karanlığın büyüsü korkutmuyordu beni ama murat'a bişey olmuş mudur duygusu içimi kemiriyordu ne olursa olsun o benim arkadaşımdı ben çağırmıştım onu,
    ···
  3. 103.
    +1
    saatler ilerlemişti hava aydınlanmaya başladığından otobandan bana doğru gelen 2 tane arça vardı tepe lambaları açık olduğundan kendimi farkettirmek için hemen ayağa kalkıp yola fırladım, iyice yaklaştıklarında farketmiştim ki biri ambulans biri jandarmaydı içimde buruk bir sevinç yaşasamda murat hala ortalıklarda yoktu onun telaşı kalbimin ritmini bil etkilemişti, araçtan inen astsubay hemen durumumu sormuştu fiziki durumun iyi olsada ruhsal olarak yıpranmıştım yinede hastaneye falan gitmek istemediğimden iyi olduğunu söyleyip bi andan önce arkadaşımı aramaya başlasak diye astsubayı tekrardan uyardım,
    ···
  4. 104.
    0
    beyler finali bu hafta sonuna kadar yapıcam.
    ···
  5. 105.
    +1
    adamlar doğru mu söylüyorum yoksa kafayı yemiş olma gibi ihtimal görmüş olacaklar ki bence haklılarda gece yarısı otobüs insan geçmicek yol beni hemen ambulansa bindirip hastaneye yolcu ettiler, hastanede gerekli tetkitler yapıldıktan sonra kapıya gelen jandarma aracıyla karokala ifAdemi almaya zütürdüler, benim hala aklım murattaydı araca biner binmez sordum ama net cevap alamamıştım karakola ulaştığımızda nöbetci subayın odasına soktular içerde orta yaşlı asker gözüyle bakınca belki faklı görünebilir ama sivil gözüyle baktığında cana yakın iyimser bi adama benziyordu,
    ···
  6. 106.
    +3
    oturmamı rica etti çay falan içer misiniz diye sorsana canım hiç bişey istemiyordu, bilgisayar başında oturan on başıyı uyardıktan sonra ifademi almaya başladı fazla anlatcak bişeyim yoktu zaten topu topu 10 dakikalık bi olay yaşamıştım hemen anlatıp sonrasında sigara içmek için kapının önüne çıktım banklarda oturup bi gözüm yolda aklım murat'ta dalıp gittim aradan kısa bi süre geçtikten sonra jandarma aracının yaklaştığını gördüm sigaramı hemen yere atıp ayağa kalktıp aracın içine dört gözle bakıyordum
    ···
  7. 107.
    +2
    evet murat arabanın içindeydi kapıyı açıp çıkardıktan sonra elbiselerinin falan yırtıldığını yüzünün belli kısımlarının çamur olduğunu gördüm hemen yanına gittim murat bişeyin var mı ne oldu sana neden kayboldun birimi kaçırdı gibi sorular soruyorum bir yandanda ağzının kenarındaki kan olması muhtemel kırmızılığa bakıyorum sorularımın hiç birine cevap vermeden bunu içeri aldılar bende peşlerinde takip ediyordum nöbetci subayın odasına girdiklerinde murat'ı tutan askerler tekbir verip " çakal yemeye çalışırken bulduk komutanım" dedi,
    ···
  8. 108.
    +2
    komutan biraz irkildikten sonra nasıl yani diye şakınlıklar geri soru yönelti, ben bile o an şaşkınlığımı gizleyememiştim komutanla birlikte aynı soruyu bende sormuştu nasıl? askerler ormanın iç kısımlarına doğru ilerlerken fazla bi mesafe geçmeden gülüşme sesleri duymuşlar yaklaştıkcada gülüşme sesi durduğunda garip garip sesler duymuşlar iyice yaklaştıklarında ise murat'ı çakalın boynunu koparmış şekilde hayvanının boynundanda karnına kadar derisinin yırtmış karnının orda bulunan etleri yemeğe çalışırken bulmuşlar,
    ···
  9. 109.
    +2 -1
    komutan o kadar şaşırmasına rağmen hiç olumsuz bir tavır sergilemeden (sanki hergün aynı böyle olaylarla karşılaşıyormuş gibi) tuttuğu tutanakları ifadeleri falan imzalatıp serbest bıraktılar, böyle bir olayın akabinde adama kalmak için yer soramayacağımdan murat'ı da alıp çıktım, karakola gelirken gözüme çarpan ufak bi motel vardı hiç vakit kaybetmeden oraya gittik, bizim malıda kendi dünyasına bırakıp tek laf etmeden motele vardık, motel'in giriş kısmı resepsiyondan ziyade oda gibiydi, içerde sadece 1.060 boylarında 60-65 yaşlarında bi teyze vardı,
    ···
  10. 110.
    +3 -1
    sabahın erken saati olmasından dolayı mıdır, yoksa genel karaktweri mi öyle bilemicem konuşması insanı tersler gibiydi, fazla sohbet kurmadan direk mevzuya dalıp oda sordum biraz düşündükten sonra boş odamız yok deyip yol verdi, zannedersem murat'ın yırtık elbiseleri çamurlu yüzüne falan takılmıştı kadın, yoksa dağ başı muhakkak kalıcak bi odsı mevcuttu diye düşünmeme rağmen sabahın erken saatleri olduğu için hiç itiraz etmeden yakınlardaki park geçip oturduk, bavullarla birlikte murat'ı da bırakıp karşı tarafımızdA DURAN PASTANEYE GiDiP POĞAÇA falan alıp geri geldim, bizimkine ikram ettim hiç yok demeden alıp yemeğe başladı, karnımızı bi güzel doyurduktan sonra murat acıklı bir ses tonuyla, kardeşim yaptıklarımın hiç birini hatırlamıyorum, sadece sana zarar vermek istemiyorum, ne olur bana kızma gibi büyülü laflarla damarından içeri iğne gibi süzülüp girdi, zaten bende hiç kızmamıştım sorun onda değildi içine giren şeytandaydı, dayanamadım bine kucağımı açıp evladımı sever gibi omuzlarından kavrayıp her zaman kardeşimsin dedim,
    ···
  11. 111.
    +2 -1
    memleketimin otogar'ına varmıştık artık, gelmeye 1 saat kala babamı aradığım için otogar'da hazır bekliyormuşzaten, arkadaşımı getireceğimi söylememe rağmen babam hiç yadırgamadan bütün samimiyetiyle bana sarıldığı gibi onada sarılmıştı, köyde geçirdiğimiz 2 hafta içersinde murat kendini toparlamış hiç bi garip harekiti olmamıştı, en hüzünlü günümüzde kıt kanaat geçimini sağladığı hayvanların bi gece içinde boyunları kesilerek telef edilmesiydi babam yinede şükür etmesini bilen bi insandı kahrolmamıştı ama üzülmüştü, sizin gibi benimde aklımda yanan lambanın içinde murat vardı ama hiçbir kanıtım olmadan onuda şuçlayamazdım,
    ···
  12. 112.
    +2
    nihayet eve varmıştık ertesi gün iş başıydı, yol yorgunu olduğum için kafamı yastığa koyar koymaz uyudum, gece saat 3.00 gibi tuvalete kalmıştım gözlerim muratı arasada murat yoktu büyük bi ihtimalle yatağında mısıl mısıl uyuyordu, artık herşey eskisi gibiydi bi hafta içinde iş bulmuştu çalışmayada başlamıştı, boş vakitlerinde girişteki yaşlı ninemize ziyaret ediyordu onun ihtiyaçı falan varsa onları karşılıyordu murat mutluydu kısacası, sevgilisiylede arası iyiydi,

    zaman su gibi akıp geçiyordu yaklaşık 2 sene geçmişti ufak tefek olayları olsada murat'ın durumu eskiye nazaran çok iyiydi, ta ki 2005 yılının temmuz ayına kadar;
    ···
  13. 113.
    +3
    iş yerinden çıktım yaz günü olduğu için hava aydınlık yine her zamanki otobüsüme binip evin yolunu tuttum, otobüsten indiğimde peş peşe sirenleri çalan araçlar bizim mahalleye doğru hızla giriyorlardı, polis araçlarının yanında ambulanslarda vardı, otobüs durağıyla bizim sokağın arası 5 dakikalık yürüme mesafesi olmasına rağmen merakıma yenik düşüp 1 dakikaya indirmek için hızlıca yürümeye başladım, uzaktan gördüğüm kadarıyla bizim sokakta bi olay vardı, bir yanımda tarif edilemez korkuyla beynimin bana yapmış olduğu ızdırapla soğuk ter dökerek koşmaya başladım sokağın içine girdiğimde bütün o araçların bizim apartmanımıza geldiğini görmemle olduğum yerde kilitlenip kaldım,
    ···
  14. 114.
    +2
    beyler hikayenin bu kısmın yazarken arka fonda bu müzik çalıyordu isteyen bu müzikle okuyabilir.

    http://www.youtube.com/watch?v=P93KEBzTvYM

    gözlerimden belli belirsiz yaşlar akmaya başlamıştı dünya durmuş evren kendini resetliyordu gökyüzündeki bulutlar normal hızlarından 3 katı daha hızlıydı bütün cesaretimi toplayıp usulca apartmanıma doğru yürümeye başladım etraftaki insanlar garip bi yüz ifadeleriyle bana bakıyordu, kimdim ben? apartmana yaklaştıkça kalabalık sanki daha çok artıyordu, kapıdaki polisler kalabalığı dağıtmaya çalışırken içerden çıkan polislere yuhh sesleri yükseliyordu aslında ben öyle zannetmiştim o sesler polislere değilmiş beklediğim sahnenin baş rol oyuncusu murat'a imiş. ortam çok gerilmişti bütün millet murat'ı linç etmek için birbirlerini ittiriyorlar işte o an beni gördü gözlerindeki acı tarif edilemezdi gözümün derinliklerine bakıyordu adeta, HER TARAFINA bulaşmış kanla birlikte hemen ekip aracına bindirip olay yerinden uzaklaştırdılar. apartmanın girişine gelmiştim polislerin engellemelerinden bağırmalarından hiç etkilenmeden içeri doğru saniyenin binde biri kadar yavaş işleyen bi zamanla ilerliyormuşum gibi giriş katındaki yaşlı teyzemizin dairesinin kapısına gelmiştim, sanki bütün dünya susmuştu bomba sesinden sonra oluşan tis sesi gibi garip bi ses vardı sadece, kapısı açıktı kendide içerdeydi ama her zaman ki güler yüzüyle sempatik tavırlarıyla değil, yerde uzanmış dünyanın kederini tek başına yaşıyormuş gibi, her tarafta kırmızı rengin oluşturduğu garip garip şekillerle birlikte boyası artmış ressam gibi kalan boyayı bi sinirle yere savurmuş gibiydi, adımlarım dahada yavaşlıyordu, yakınlaştıkça yerde yatan bana bakıp gülüyordu, sanki usta bir marangozun kukla yaparken el ve ayak kısımlarını en sona takacakmış gibi ortalıkta bırakmıştı.. farkındaydım yerde yatan bi kukla değildi parçalara ayrılmış gögüsleri kesilmiş bir insandı o, daha fazla dayanamadım çömeldiğim yerde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım, ben bunu istememiştim okuyup iş sahibi olup mutlu huzurlu yuvamda ailemle birlikte bir ömür geçirmek istemiştim yıllardır bunun için çabaladım okul, iş hayatımın çoğu kısmında tek başımaydım her zaman kendi ayaklarımın üstünde durdum bununda üstesinden gelirdim ama şuan değil, beynim bile olayları algılamakta zorlanırken benim soğukkanlı olmam imkansızdı,
    Tümünü Göster
    ···
  15. 115.
    +1 -1
    polislerden bi kaçı yanıma gelmişti ağladığımı görünce ölen kişinin yakını sandılar herhalde bi kaç soru yöneltiler katiller aynı evde yaşadığımı öğrenince sorgulama yapmak için gözaltına alındım, karakola girdiğimde ninenin komşusu hararetli şekilde başkomisere olayı anlatıyordu, murat ninenin evine girip bağırmaya başlamış, duyabildikleri kadar da beni kimlen aldatıyorsun o adam kim gibi saçma sapan sorular sormuş, rahmetli bizi çocuğu gibi severdi büyük bi ihtimalle bu olayda bile murat'ın durumunu anlayıp yardım etmeyede çalışmıştır lakin murat sorduğu sorulara aldığı cevabı algılamadığı için kendi yazdığı senaryoda buna yer olmadığından kadını hiç gözünü bile kırpmadan oracıkta bıçak darbesiyle öldürmüş bu sırada karşı komşusuda açık kapıdan içeri girmeden olayı dinliyormuş murat farkedince hemen evine kaçıp kapılarını kitlemiş,
    ···
  16. 116.
    +2
    artık herşey daha netti kafamda murat'ın kumral saçlı sevgilisi aslında kafasında çizdiğini modeli başka bir insana empoze etmeye çalışmıştı, aslında hiç dururmamıştı sadece kendini oyalayacak birini bulmuştu, ne kadar da safmışım, ifade mi verdikten sonra murat ile görüşmek istedim sadece ne olduğunu öğrenmek istiyordum fazla geçmedende hedefime ulaşmıştım, o kadar hakaretime rağmen sadece ailemi bul bana getir demişti, o hırslan çıkıp eve geldim kimse görmesin diye kaldırımın en diplerinde yürüyordum aslında sadece kendini yakmamıştı kendinle beraber benide yakmıştı, hemen eve girip eşyalarımı topladım iş yerinde bekar olan arkadaşımı arayıp yanına geleceeğimi söyleyip eşyalarımla beraber yola koyuldum, aslında amacım tamamen murat defterini kapatmaktı ama son söylediğini yapıp yapmakta kararsızdım geçirdiğimiz günleri düşündün ilk tanışmamız vs. son istediğinide yapmam lazımdı vefa borcuydu o bana, ertesi gün iş yerinden izin alıp sakarya'ya yola çıktım, köyünden sürekli bahsettiği için bulmakta fazla zorluk çekmedim, küçük bi köydü toplam ev hanesi 10-12 civarındaydı köyün kahvesine girip ihtiyar heyetinden birine yaklaşıp selam verdim yabancı biri gördükleri için olsa gerek çok misafirperver davrandılar, sohbet sohbeti açtı iş asıl mevzuya geldi murat'ın ailesi nerde?
    ···
  17. 117.
    +1
    biraz üzülmüştü ilk önce murat'ı nerden tanıdığımı sordu senelerce aynı evde oturduk ev arkadaşım dedikten sonra şaşkın bakışlarla böyle bişey olamaz murat öleli yıllar oldu sen doğru yere geldiğine emin misin dedi yaşlı adam, eminim tabii dedikten sonra murat'ın nasıl öldüğünü anlatmaya başlamıştı,

    liseli bi arkadaşıyla mezun olucakları sene mayıs aylarında okuldan kaçıp şile'ye denize gitmişler, murat fazla yüzmesini bilmediği halde denizin derin tarafına doğru ilerlemeye başlamış arkadaşıda bu sırada kumsaldA bunu izliyormuş, sonra bi çığlık sesi murat suda çırpınmaya başlamış arkadaşının dediğine göre kurtarmaya çalışmış ama başalamamış bu olaya tek şahit olan kişide denize yaklaşık 300-400 metre ilersinde bulunan ufak bi dükkanın sahibiydi koşarak yetişmeye çalışmış ama suda çıkardıklarında kalbi durmuştu pek yapıcak bişeyi kalmamıştı, bu arada arkadaşıda kurtarmak için hiç denize girmemişti.
    oalyı anlatır anlatmaz murat'ın daha doğrusu murat sandığım kişinin bana anlattığı boğulma hikayesiydi güya baran bunu boğulurken kurtarmıştı. hemen yaşlı adama dönerek peki arkadaşının ismi neydi?

    - baran karaman
    ···
  18. 118.
    0
    @315 bilemedin panpa

    edit: kurtaramadığından değil yüzme bildiği halde denize hiç girmemiş.
    ···
  19. 119.
    +1
    durumu anlar anlamaz hemen baranın evini sordum nerede oturuyorlar diye, yaşlı dede yine bişeyler anlatmaya kalkacakken sonra vazgeçip ailesi buradan taşındı sadece akrabalarında teyzesi var yukarı mahallede oturuyorlar büyük ağva ağacının olduğu yerde, yeri öğrendikten sonra hemen kalkıp tarif ettiği eve gittim ahşaptan bi evdi kapıya vurdum bi kaç dakika geçtikten sonra kapı açıldı obez diye tarif edebileceğim bi çocuk kapıyı açmıştı, durumu kısaca özet geçip annesinle görüşme isteğimi belirtim hemen içeri aldı zaten buradaki herkes hazır kıta gibiydi her an misafir gelebilir diye yabancı farketmez çok samimi davranıyorlardı, teyzesine baran'ın arkadaşı olduğumu söyledim karının bana bi sarılışı var sanki yıllardır kaybettiği evladığı o derece, teyzesine baran'ın başından geçen bütün olayları anlattım annesine ulaşmam lazım nerde oturuyorlar diye sordum kadının gözleri yaşarmaya başladı vay amk her evde bi dram var sanki, kendini toparlamaya başladıktan sonra anlatmaya başladı,
    ···
  20. 120.
    +1
    bunlar 2 kardeşlermiş baran'ın bi de ablası varmış çocukken babası bunlara taciz ediyormuş, baran artık herşeyi anlatmak için teyzesinin kapısına gelmiş durumu baştan sona kadar en ince ayrıntısına kadar anlatmış, teyzesi de duydukları karşışında şok geçirmiş tabii, düşünsenize bi baba kendi öz çocuğuna taciz ediyor, teyzesi hemen hazırlanıp gündüz olduğu için kocası evde yoktur diye kardeşinin yanına gidiyor durumu anlatıyorr kocan çocuklara böyle böyle yapıyorr diye hiç beklemediği bi tepkiyle karşılaşıyor sen benim aileme karışamazsın seni ilgilendirmez bu konu bi daha sözünü bile etme benim kocam yapmaz böyle bişey diye kardeşine atarlanıp evden kovuyor,
    ···