Beyler bayanlar, 18 yaşımda iken bedavaya nasıl mekgiba ya gittiğimi ve orada başımdan geçenleri anlatan bir yazı dizisi ile karşı karşıya kalacaksınız.
- Lise 3. sınıfın sonlarıydı. Yaz tatiline girmeden önce herkeste olduğu gibi dersleri salmışlık, bitse de gitsek modu hakimdi okulda. Okulumuzun sahibi bir yaşlı bir hanfendiydi. O zamanlar basketbol oynadığımız ve okulumuza her sene çeşitli madalyalar kazandırdığımızdan dolayı beni de pek severdi. Sonuçta zötümüz kalkıkta olsa hafif mütevaziliğim vardı sanırım ondan. Bu ilber (hanfendi) bir gün beni makdıbına çağırttı. Çok şaşırmadım çünkü önceden bir kaç kez daha beni çağırıp -bayrak tutma görevi gibi okulda çeşitli sokuk şeylerde yer alıyordum. Neyse yanına gittim ve direk konuya girdi.
- Senin ingilizcen iyi midir?
- evet hocam
- bu sene okulda düzenlenecek öğrenci değişim programı sınavına katılmanı istiyorum. Kepçe hocan da (ingilizce öğretmenimiz) bu süreçte sana destek olacaktır.
Dedi ve heyecanlı bir biçimde odasından çıktım. Öğle arasıydı, arkadaşların yanına gidip iki üç hava atayım dedim içimden ama ilber'in bahsettiği öğrenci değişim programı hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Soluğu Kepçe'nin yanında aldım. Nedir ne değildir diye anlattı bana bu işte bilmem kaç yüz kişinin gireceği özel bir derneğin uyguladığı bir sınavmış. Toefl kadar zor değil ama çalışmamız lazım dedi. Neyse sınav yaz tatilinde bizim okulumuzda yapılacaktı ve 1 ay kadar süremiz vardı. Bu dönem içerisinde Kepçe beni çokça derslerden çıkartıp kantinde sınava çalıştırırdı. Ancak şöyle bir sorun vardı ki, sınav tahmin ettiğimden zor geçecek gibi duruyordu. Şevkim kırılmış olması lazım ki, hangi dernekmiş, önceden nasıl bir sınav uygulamış, hangi ülkeye göndermiş falan filan hiç araştırmamıştım.
Okul bitti, yaz tatiline girdik ve sınav günü geldi çattı. Okulla evim yürüme mesafesi 5 dk olduğundan gecikme stresi falan hiç yaşamadım. O gün güzelce kahvaltımı yaptım. Okula doğru yürürken içimde güzel bir şeyler olacağı hissi yer edinmeye başlamıştı. (normalde lisedeyseniz ve okula doğru gidiyorsanız hiçte bu tarz hisler beslemezsiniz. durum anormaldi yani)
Sınavı olacağım sınıfta fencilerin sınıfıydı. Girdim ortalardan bir yer seçtim kendime ve oturdum. Sınavda başımızda duracak hocayı beklerken bir baktım ki Kepçe hocam kapıdan elinde kağıtlarla girdi, yanında da güzel bir hatun hoca var. Beni gördü selam verdi (aramız çok iyiydi, zorunlu tiyatro izleme günlerinde hocayla birlikte diğer hocalar hakkında taşak geçerdik. neyse bunu merak eden olursa anlatırım) Beni çok çalıştırmıştı ve gerçekten de onu yüzüstü bırakmak istemiyordum. Hem ilber beni seçtiği içinde üstümde ekstra sorumluluk hissettim o an. Derken kağıtlar dağıtıldı - ananı gibeyim bildiğin zor bir sınav. Bir de bunun 3 aşaması var. klagib bildiğiniz gibi: test, dinleme ve sözlü mülakat.
15 - 20 dk geçmişti ki hiç bir gib yapamadığımı anlayan Kepçe, etrafımda fır fır dönüyordu. Ne yaptığını anlayamadan hocayı kesiyordum sürekli. Sonra tahtanın önüne geçip elini ağzıyla sadece benim görebileceğim şekilde hafiften kapatarak B diyordu.
Ananı gibeyim hocam bildiğin kağıdıma bakıp bana şıkları söylüyordu. içimden vay arkadaş dedim ama tedirginim. Çünkü sınıfta 2 tane hoca var, biri bana yardım ediyor diğeri ise etrafta dolanıyordu. Yani hatun olana durumu çaktırmamamız gerekiyordu.
iki üç kere millet anlarmış gibi olduğunu hissettim ama gibimde değildi, full çekicektim. Bir kaç kere de olsa o döneme kadar değişim öğrencilerinin neler yaptıklarını internetten okumuştum ve bir anda kazanabileceğimi anlayınca heyecandan gözüm kararmıştı. Neyse çok uzadı, test aşamasını Kepçem sayesinde bitirdim. Dinleme bölümüne geldik, orada tabi hocalar değiştiği için tek başıma kalakalmıştım. Neyse ki ilkokuldan beri aldığım ingilizce dersleri, yabancı diziler ve müzikler sayesinde kendime güveniyordum. Dinlemeyi de güzel bir şekilde bitirmiştim. Sözlü mülakat tahminimde de kolay geçmişti. Sınav sonrası hocamı alıp direk yandaki kebapçıya zütürdüm, bir güzel yedik içtik ve artık eve dönüp sonuçları bekleme zamanım gelmişti.
Bu sırada kimdir bu dernek necidir ne yapar diye araştırmalara başlamıştım. Kepçe nin yardımı ile kazanacağımdan emin gibiydim ama etrafıma pek söylememiştim bu durumu. Derneğin ismini vermiyorum çünkü hala faal durumda ve ifşa olmayalım. Tek ipucu (bkz:
)illuminati
2 hafta sonra sınav sonuçları açıklandı ve bir mail geldi. Soktuğumun sınavını kazanmıştım. Yanlış hatırlamıyorsam 2000 kişiden ilk 10 a girmiştim. Mailde tebrikler falan filan yazıyordu ve gidebileceğim ülkeler listesi vardı.
-Fransa, Almanya, ingiltere, Çin ve Mekgiba vardı.
Başlıktan da tahmin edebileceğiniz üzere Mekgiba yı seçtim. 1 ay aile yanında 1 ayda benim gibi diğer ülkelerden öğrenci değişim progrdıbına katılmış kişilerle kampta kalacaktık.
Neden Mekgiba'yı seçtim diye sorar gibikler olursa da; diğer ülkelerin hepsine ileride gidebilme ihtimalimin daha fazla olduğunu düşündüm.
Yemek yiip gelicem.