1. 26.
    0
    hacılar dışarıda kar yapardı otururduk kuzune sobanın önüne( göçmen sobasıda derler) üzerinde bir ibrik olurdu içinde sıcak su her işte kullanırdık onu, o kar yağarken bakkala giderdik,( ozamanlar süper marketler nerde amk) sabahlarıda erken kalkardık 8 gibi çizgi filmler ozamanlar erken başlar erken biterdi mecbur bizde erken kalkardık, ardından bakkaldan aldıgımız ekmeği( zaten genelde sıcaktır) atardık sobanın üstüne sobanın üstünde aynı zamanda çayda demlenirdi o ibrikteki su kullanılırdı, zeytin-zeytin yağı- hep köyden alınırdı zeytinleri evde kendimiz kırar yada çizerdik babamız dedemiz salamura yapar yerdik marmara birlik felan bilmezdik.. çizgi film ve kahvaltıdan sonra pencerenin önüne geçer karı izlerdik içimizde nenemizin ördüğü kazaklar olurdu, kaşındırırdı belki biraz ama sıcak tutardı, mahalllede çeşme 1 tane olurdu ozamanlar daha doğrusu 3-4 mahallede bir tane, kuyruğa girerdik oralarda agafi oynardık işte, muz, kivi felan bilmezdik ama mahalledeki arsız dut ağacı bütün çocuklarındı dalınıda kırsan o yine meyve verirdi, bez ayakkabılar alırdık pazardan- şimdi converse tarzı kumaştan yapılırdı ama ucuzdu) o ayakkabılarla az top oynayınca patlardı anamızdan bir temiz sopa yerdik. güzel günlerdi bizim için mahalledeki arsada kim maç yapcak kavgası olurdu. büyük bir abi gelir yazı tura atar işi bitirirdi yenilen takım hadi beyler biz mahalle arasına derdi.

    Edit: mikasa toplar 9 katlı ne alırdık onlardan.
    ···
   tümünü göster