1. 126.
    0
    Kahvaltımız bitmiş, çaylarımızı yudumluyor havadan sudan sohbet ediyorduk. Bugün ne yapalım diye sorduğunda küçük bir işim var dışarı çıkmam gerekiyor öğlen geri gelirim dedim. Neymiş o iş benim neden haberim yok dediğinde sıçtığımı sıvazlamamak için güzel bir yalan uydurmalıydım. O sırada şulenin taktiği gelmişti aklıma. Şule ve burak dün bahsetmişti şule biraz hatırlıyorsundur araları bozukmuş. Dün sen gelmeden önce şuleyle bana bir çok şey anlattı, burakla konuşmalıyım dedim. Böyle diyince sesini çıkarmadı tamam o halde sen gidince bende öğlen için birşeyler hazırlar hemde odayı toplarım dedi. Peki dedim gidip çantamı aldım evden çıkarken meleğimin dudaklarına sanki son öpücüğümmüşcesine büyük bir öpücük bıraktım. aprtmandan çıktığımda aklımda tek birşey vardı, korkuyordum. Ya bu elimdeki zarf polisin eline geçseydi... Hayatım mahvolabilirdi, nerden aldığım nasıl aldığım saatlerce sorguda hatta belki işkenceye maruz kalabilirdim. Elimdeki zarfı güvenli bir yere koymalıydım ama neresiydi. Aklımda biryer olmadan eve doğru gidiyordum. Eve vardığımda abimin arabasının kapının önünde olduğunu gördüm. Yukarı çıktım anneme abimi sordum işte dedi. Neden arabayı almamış dediğimde bugün şehir dışına çıkacaklarmış patronu gelip aldı dedi. O an paketi arabaya saklayabileceğim geldi aklıma ve annemden anahtarları istedim. Ne yapacaksın zütürme arabayı diyince, okula abim bırakmıştı geçen pasomu düşürmüşüm onu alacağım dedim. Annem anahtarları verdi doğruca odama gittim ve bir kağıda şu satırları yazdım.

    Falanca tarihte falanca adreste bulduğum bu zarf geçen yaz öldürülen iş adamı ahmet xxx'in nasıl öldürüldüğünün belgeli ispatıdır.
    Bunun elime geçmesi tamamen tesadüf eseridir. Başıma birşey gelmesi halinde bu zarfı en yakın polis karakoluna zütür abi.

    imza sycamore.
    ···
   tümünü göster