1. 7426.
    +7
    Tam ikinci postayı gitmiş, sonrasında sırayı ayçaya devretmiştim, kız üzerimde yavaş yavaş gidip gelirken ben de orgazmik dünyadan çıkıp, yeniden yaşadığımız reel boyuta odaklanmaya çalışıyordum,

    O ara yine öpüşmeye başladık, zaten bizim yaptığımız şeyi gibiş diyemeyiz, ayıp olur.. mütemadiyen sevişiyoruz azizim..

    Dudaklarımı öksüz bırakıp boynumu ve ensemi şenlendirmeye başlayan kız, oradan da kulağıma yükseldi, soluğu kulağımı gıdıkladı, güldüm, öptü.. çıkan sese güldüm.. sırtını gıdıkladım, kasıldı, kalçasının kavisini kavradım, daha da kasıldı.. sonra birden yine kulağımı gıdıklayan bir şekilde fısıldadı,

    “seni seviyorum tsigalko”

    Bir an konsantrasyonumu yitirdim.. sanki ekran gidip geldi..sis atılmış ekran çözünürlüğü gibi oldu dünya..

    Bir şey demedim..ne diyeyim.. deminden beri yaramazlık eden elim kolum da durdu..

    Ayça bir kez daha,

    “seni seviyorum” dedi, başını boynumdan kaldırdı, göz göze geldik..bir şey söylememi bekler gibiydi, ağzımı açtım.. sonra kapadım..ne diyeyim lan?..ben de seni seviyorum dersem.. ortalık karışacak.. sevmiyorum desem..o zaman ortalık iki misli karışacak..en iyisi susmak….sanırım…

    Israrla bakmaya devam etti yüzüme, keşke gece lambasının ışığı da olmasaydı diye geçirdim aklımdan.. birbirimizi biraz olsun görmek için karanlıkta sevişmezdik.. çünkü o sırada ortaya çıkardığımız mimikler ve ifadeler hem güldürüyor hem de tahrik ediyordu bizi.. keşke o gece kapalı olsaydı tüm ışıklar..

    Belki o zaman ben kendi yüzümdeki şaşkınlığı ve çaresizliği saklayabilir, ayçanın yüzündeki giderek artan hayal kırıklığını görmek zorunda kalmazdım…
    ···
   tümünü göster