1. 226.
    0
    Eller gördü okudu senin vazgeçtiğini..
    özlemin içinde yağmur yaşadı sessizce..
    umutları takmamaya başladım usulca..
    kaptırmaya çalıştım kendimi gürültülere kahkalara..
    tek ayık olduğum gecelere çözüm bulamadım..
    bende oturdum sana yazdım..

    Çok seviyorsun değil mi?
    O bir şey anlatırken suratının her bir milimini incelemekten ne dediğini anlamıyorsun.
    Bu yüzden hep gülümseyerek cevap veriyorsun.
    Bazen aptal olduğunu düşünüyor.
    Biliyorsun, umurunda olmuyor.
    Hem Ona söylesen anlayabilir mi ki?
    “Seni izlemekten Ne Dediğini Anlayamıyorum. Gözlerin Kelimelerini Örtüyor. DUDAKLARIN. PARMAKLARIN.SAÇLARIN.”

    Kalabalıkta yürürken, ayrı yürümeyin diye omuzundan hafifçe tutarken neler hissettiğini.
    Gece başını yastığının yerine, O'nun omuzuna koymak için her şeyi verebileceğini.

    NEREDEN BiLEBiLiR Ki?

    O'nun kokusundan başka kokuyu istemediğini, burnunu sızlattığını.
    Yanına giderken binlerce kıyafet değiştirdiğini, en sonunda eline geçen ilk şeyi giydiğini.

    “Nasıl Gidiyor?” diye sorduklarında “Kötü Gidiyor. Bilmiyor, Hiçbir Şeyi Bilmiyor. Anlamıyor. Hissetmiyor. Öldüğümü Göremiyor” demek yerine “iYi GiDiYOR” deyip geçiştirdiğini ve bunu derken içinde ne fırtınalar koptugunu.

    Bazen yataktan kalkıp, bir bardak su niyetine O'nun fotoğraflarına baktığını. Susuzluğunu giderdiğini.

    En mutlu anlarında yanında olmadığı için ekgib hissettiğini.

    “Hoşça Kal” dediği zaman korktuğunu, daha sonra “Aslında Hiç Gelmedi ki” deyip korkunu yatıştırdığını.

    Kalbini istese, kalbini kanlı kanlı ellerine vereceğini.
    Canınla birlikte ÖZLEDiĞiNi.
    Köpekler gibi ÖZLEDiĞiNi.
    Bağıracak kadar, kalbini ağrıtacak kadar ÖZLEDiĞiNi.

    NEREDEN BiLEBiLiR Ki ?
    ···
   tümünü göster