+3
öncelikle liberalizmi savunuyorum. amerikan köpeği değilim.
öyle göz gezdiriyordum yazılanlara şu noktaya değineyim dedim öncelikle. kapitalizmde üreticiler yaptıkları şeyleri halk için değil kâr için yaparlar, doğru. ama yaptıkları şey halkın bir işine yaramıyorsa kâr filan edemezler.
geleyim milliyetçilik ile liberalizm ilişkisine. bu ilişki türkiye için şöyle:
şimdi gidin bir ülkücüyü çevirip sorun "komünistleri neden sevmiyorsunuz?" diye. %80'i cevap veremez. verenler de "dinsizler" "herkesin karısı ortak hedehödö" geyiğini söylerler. çok bariz bir şekilde ezberletilmiş yani. peki kim tarafından? ülkede sosyalizmin yükselmesini engellemek için "ülkücülük" diye bir şey yaratıp sosyalistlerin karşılarına sürenler tarafından. peki soğuk savaş döneminde ülkelerde sosyalizmin yükselmesini kim istemez? amerika birleşik devletleri.
yani ülkücüler bariz bir şekilde abd'nin savunuculuğunu yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. ama farkında değiller. aklıma geldikçe gülerim...
şu anda türkiye cumhuriyeti'nin ordusu tamamen amerikan yanlısıdır. en azından 1980'den beri kesinlikle bu böyledir. (bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi tartışmaya açık bir konu.) "our boys have done it" bir efsane değil, gerçektir.
şimdi buradan da @1'in yazdığı haklı mesaja bağlayacağım konuyu. türkiye'de şu anda geçerli kuralların büyük bölümü 80 darbesiyle gelmiştir. okullardaki din dersi, maçlardaki istiklal marşı vs... bunlar yetmemiş, türk insanını orduya öyle güvenir hale getirmişlerdir ki şaşarsınız. büyük bir geyik vardır ya hani "ülkeyi yönetenler oç olsa bile türk ordusu her zaman delikanlı kalacaktır" gibilerinden. çok bariz bir ordu propagandasıdır bu. peki bu kuralların, propagandaların amacı nedir? ülkenin abd çizgisinden kaymasını engellemek. şu anda iktidarın "amerikan köpeği", ordunun da bu yüzden onların karşısında olduğu filan yanlıştır. şu anki iktidar feto yanlısıdır. her an iran çizgisine kayabilecek pozisyondadır. orduyla da bu yüzden zaman zaman birbirlerine girerler.
bu da benim düşüncem işte...