1. 3626.
    +17
    insanlar üzerinde güven verici, ondan da ötesi, beklenti yaratan bir etkim var(mış).
    özellikle son bir kaç yıldır bazı özelliklerimin farkına vardım, insanlar bana fazlasıyla güveniyor ve benden bir şeyler bekliyorlar. sadece duygusal anlamda değil yanlış anlaşılmasın, her anlam..iş, aşk, aile, eş-dost.. etrafımda bir şekilde bağlı olduğum herkes benden bir şeyler bekliyor.. uçağı uçurması beklenen pilot gibi, gemiyi kıyıya yanaştırması beklenen kaptan gibi, takımını kurtarması beklenen 10 numara gibi..

    beni fazlaca ciddiye alıyorlar ve çok bel bağlıyorlar..ama ben bu kadar büyük beklentiler içerisine girilebilecek bir adam olduğumdan pek emin değilim.. şimdiye kadar bu beklentilerin çoğunu boşa çıkarmamış olmam, bu güveni sağlayabilecek potansiyelde olduğum anldıbına gelmez..

    kendimi her maç boş kaleye, beleş gol atan santraforlar gibi hissediyorum.. evet, kağıda, istatistiğe bakarsanız süperim, gol kralıyım, taraftarın sevgilisiyim..ama sadece hayat denen bu sanatın inceliklerini gerçekten bilen adamlar benim aslında ne kadar dengesiz olduğumun farkında,
    misal babam,
    tamam beni çok sever, kanka gibiyizdir filan ama, adam bana karşı hep bir tedirginlikle yaklaşır, hep sanki "başaramayacak mışım, onu da boş yere umutlandırmamalıymışım" gibi..
    şimdi ona "böyle düşünüyorsun" deyip, örneklerimi ve gerekçelerimi sıralasam, "şaka oğlum, takılıyorum ben sana der"

    ama işin aslı öyle değil, artık ben de farkındayım.

    liseyi kazanmamı beklemiyordu, en iyilerinden birini kazandım..
    ilk sene üniversite olmaz herhalde diyordu, kalburüstü, güzel bir yeri tutturmayı başardım..
    özel sektörde yapamazsın, devleti düşün diyordu, eh gibile gibile onu da beceriyoruz alnımızın akıyla..
    kardeşime sahip çıkıp çıkmayacağım konusunda bile emin değildi..ben okutuyorum şimdi onu..

    yani.. hayat tuhaf..ama babam haklı.. fabrikadaki 1000 kişinin 950 si bana bayılırken, benden zerre hazzetmeyen ve bunu göstermekte pek de çekingen davranmayan steril tatlı bölümü şefi de haklı..

    adamlar haklı beyler..

    beni prens zanneden annem, anneannem ve ailenin diğer büyükleri, akrabalar, mühendis arkadaşlarım, kendi bölümümüzün şefi, formenler, hatta üretim müdürü.. hepsi yanılıyor.. bana güvensiz yaklaşan ender insanlara "amaan bakma sen ona" diyor, beni avutuyorlar.. kendimi, vurup kaçtığı çocuktan, abisinin arkasına saklanarak korunan arsız çocuklar gibi hissetmemi sağlıyorlar.. oysa benim gerçekte ne olduğumu sadece bu "aldırış etmemem tembihlenen" adamlar biliyor..

    uzun süreli bir işi ya da ilişkiyi, ciddi derece bir sorumluluğu kaldıramayacağımı tahmin edebiliyorlar.. bense inadına, normal bir insanın 5 misli zorlanarak ve sıkıntıdan zütümde başımda elli çeşit hastalık pörtleterek de olsa, beni bilmeyenlerin zaten yapabileceğime inandığı, ne mal olduğumu bilenleri ise şaşırtacak şekilde, girdiğim her taşın altından dik çıkıyorum.. inadına..

    sanırım babamın gözünde ancak, askere gidip sağlam dönünce gerçekten büyümüş olacağım.. gerçekten adam olacağım..
    şefe gelince,

    gibmişim onu...
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster