1. 476.
    +1 -1
    ve o sırada Küçük kız, annesiyle yürürken birden durdu. Yağmur damlacıklarıya ıslanan gözlüğünü çıkartarak baktığı şey, babasıyla birlikte bigiblette giden bir başka kız çocuğuydu. Bigibletin arka tarafındaki minder üzerine oturan kız, düşmemek için babasına sıkı sıkı sarılmış ve soğuktan pembeleşen yanaklarını onun sırtına dayamıştı. Adamın ara sıra dönerek söylediği sözler, küçük kızı kıkır kıkır güldürüyordu.
    Kaldırımdaki kız bigibletin arkasından bakarken, annesi durumu fark edip:
    -Evdekiler yetmiyormuş gibi gözün hala bigibletlerde, diye çıkıştı.Ama eğer beğendiysen, baban ondan da alır.
    Küçük kız, yumuşak bir sesle:
    -Bigiblet değil kıza bakmıştım, dedi. Babası o vaziyette bile kendisiyle sohbet ediyor da…
    Annesi, küçük kızı duymamış gibiydi. Onun kürklerle çevrili şapkasını düzeltirken:
    -Arkadaşların, bu havada bile okula yürüyerek geliyor, dedi. Halbuki baban, işe giderken de olsa, birkaç dakikasını ayırıp seni mersedesiyle getiriyor.
    Kızın gözü yine bigibletteydi. Kadın alaycı bir ifadeyle:
    -istersen baban da seni bigibletle getirsin, diye devam etti. Ne de güzel yakışır, öyle değil mi?
    Küçük kız, inci taneleri gibi süzülen gözyaşlarını annesinden saklamaya çalışırken:
    -Çok isterdim, diye cevap verdi. Belki de öylelikle, babama sarılırdım…
    ···
   tümünü göster