1. 51.
    0
    avcı toplayıcı insan dönemlerinde olay içgüdüseldi. tıpkı belgesellerdeki penguen ya da zebra aileleri gibi. işte o temiz ve gerçek bir sevgi ve bağlılıktı.
    tarım toplumlarında nüfusa ihtiyaç vardı. ekim / dikim, hayvanları gütmek, ürünlerin işlenmesi, güvenliği sağlamak için. artık olay sektörel hale gelmiş ve bir mecburiyet olmuş idi. sınıflaşmalar başladı ve sevgi yerini kaybetti. artık denklik gerekmekte idi. ortaya çıkan bu çapraşık durum bizlere ölümsüz aşk hikayeleri olarak yansıtıldı. tahir ile zühre, kerem ile aslı vs vs.
    sanayi toplumlarında kadın üretimin bir parçası haline geldi. artık ekonominin bir parçası haline gelmesi ile gelir sahibi de oldu. gelir gücü getirdi. güç ise istekleri doğurdu. kadın artık sevdiği ile birleşmek istiyor, istediğine vermeyi ama bundan dolayı toplum vicdanında yargılanmamayı arzuluyo idi. işte bu noktada 1000'lerce yıllık tarım toplumlarının temel yapı taşı olan dinsellik kadının karşısına çıktı. erkek egemen sistemin hegamonyası, sahip olduğu tacını asla devretmek istemiyordu. bu yüzden üçüncü sayfa haberleri çıktı.
    bilgi toplumunda ise tartışmalar bir yana bırakıldı. kadın kendine istediği yolu çizebilmekte, erkek ise evlilik suretiye bazı hizmetleri doğrudan alamamakta idi. misal yemek yapmayı bilmeyen ama bir moda dergisinde çalışan film tipleri kadınlar, cinsellik dahil her ihtiyacını satın alabilen ya da satın almaksızın, özgür ruhla takılan kadınlara yazıp gideren erkeklerdir. bunların çoğunu amerikan sitcomlarında görebilirsiniz. türkiye'de göremezsiniz çünkü biz halen bir tarım toplumuyuz. büyük şehirler ise tarım / sanayi toplumu ara planında kalmış kendine has yerler.

    niye evleniyosunuz?
    toplumsal baskı var. toplum, yazılı olmayan kanunları sana uyguluyor ve uygulatıyor. bir kızın varsa, mr cingılbört gibi kimle gibişirse gibişsin diyemezsin. toplum yapılanman bunu kaldırmıyor. çünkü onu kendi kararlarını verebilir bir birey olarak değil, korunası bir meta olarak ele alıyorsun. üstelik karşı tarafta bastırılmış cinselliği ile önüne konan her amcığı parçalayacak abazalar var.
    hormonlarına yenik düşüyorsun. elin para görünce gibine kan yürüyünce, aşık olma illüzyonu denilen, beyninin sana oynadığı bir tuzağa düşüyorsun. sanki o kız olmazsa hayat da olmaz, o kızla beraber yaşlanmak istiyorum gibi sonradan sana aptalca gelen ama o an için senin sağlıklı düşünmeni engelleyen düşünceler zinciri seni tuzaklıyor.
    kızların bakış açısını bilemem ama klagib bir türk kızı kabul edilebilir bir tip + kariyer + para + para + para + para + para + para koşulları oluştuğunda evlilik olayına gayet sıcak bakıyor. kişisel rahatı bunda ön planda ama sevgi unsuru ya da ölümüne bir aşk, kız tarafında en temel unsur olmuyor. istisnaları tenzih ederim.

    özet: anana sor
    Tümünü Göster
    ···
   tümünü göster