1. 76.
    0
    @88
    @90
    @91

    cinsel dürtülerin serbest bırakılmadığını iddia etmek naifliktir beyler. günümüz dünyası fena halde ciksüeldir. o kadar ciksüeldir ki, heterociksüel ya da hmociksüel olmak artık basit bir bedensel fonksiyon olmaktan çıkmış, alt kimlik unsuru haline gelmiştir. artık cinsel ilişkiye girmek değil, girmemek tabu olmuştur. cinsel tecrübesi olmayan gençler alay konusu olmaktadırlar. her karşıt harekette olduğu gibi, her devrimde olduğu gibi, cinsellikte de, yıkılan toplumsal reflekse ait olan eski şartlanmışlık ve baskının yerini bir öncekinin zıttı yönde işleyen baskı ve şartlanma almaktadır.

    bu konuda en güzel tespiti bertrand russell yapmıştır. hayatının önemli bir bölümünü cinselliğin serbest bırakılmasına adayan russell, çağdaşı olan yeni nesillerin, zincirleri kırılır kırılmaz kontrolsüz bir biçimde herkesle yatmaya başladığını, yattıkça, daha da doyumsuz ve tatminsiz bir hale büründüklerini belirtmektedir.

    aslında bir noktadan baktığımızda cinsellik gerçekten de serbest değildir. zorlanımlı hale gelmiş ve teşvik kisvesi altında baskılanma ile yönlendirilmeye başlanmıştır. tüm medya, tüm entellektüel içerik, doğal olanın dışında gerçekleşen bir şekilde cinsellik odaklıdır.

    fakat yeni nesil kesinlikle aciksüel değildir. aksine, son derece ciksüel bir nesil yetişmektedir. diğer temel bedensel fonksiyonlar mevzu edilmezken, cinsel yetiler, sosyal statü nesnesine dönüşmüşlerdir.

    bu tip bir cinsellik algısı, şüphesiz ki hastalıklıdır.
    ···
   tümünü göster