1. 1.
    0
    Bu yazıyı sonuna kadar okursan eğer hayatında büyük değişikler olmayacak ama başlamaya değer...

    1.insan olmak büyük bir sorumluluk gerektirir. Eğer bu sorumluluğu taşıyamayacaksan şimdi bu yazıyı okumayı bırakıp teleyizyon izleyebilir, internette "surf" yapabilir ya da faydasız va amaçsız birçok başka şeyle ilgilenebilirsin. Sorumluluğa razıysan okumayı sürdürebilirsin.
    Başlıca sorumluluğun kendini canlıların en gelişmişi saymaktan vazgeçip, bunu gerçekten başarabilmek için çalışmaktır.
    O yüzden manifestomuzun ilk maddesi "oku, izle, öğren ve anlat" olacaktır.

    2. insan olmak adına yaptığım her şey siyasetten arınmıştır. Sistemlerden azade bir yolda yürümekteyim, ister beni takip eder ve insanlığa ulaşırsın istersen siyasete bulaşır ve asla nereye varacağından emin olamazsın. Okuduğum kitapların, izlediğim filmlerin yazar ve yönetmenin siyasi duruşlarıyla ilgilenmiyor değilim ama benim için yapılan işin sanatsal kalitesi önemlidir. O yüzden bu manifestonun ikinci maddesi "Sanatla siyaseti birbirine karıştırma" olacaktır..

    3. Ben Nazım Hikmet Peyami Safa kavgasında taraf olmaktansa "Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim" ve "Biz insanlar"ı okumayı tercih ederim. Roman Polanski'yi savunanları da aşağılayanları da anlarım ama bu Piyanist filminden zevk almamı engellemez. Attila ilhan, Garip Akımı için ne derse desin, benim için "An Gelir"le "Telgrafhane" arasında niteliksel bir fark yoktur. O yüzden bu manifestonun üçüncü maddesi " tarafsız kal" olacaktır.

    4. Popüler kültürün boyunduruğuna girmeye reddediyorum. Benim için önemli olan Oscar değil Altın Palmiye, Nobel değil Pulitzer'dir, şimdilik. Çok satan yazarları okumaktansa kıyıda köşede kalmış büyük yazarlarla tanışmayı tercih ederim. Orhan Pamuk Türkiye'nin çok büyük bir yazarı değildir ama ihsan Oktay Anar için aynı şeyi söyleyemem. Tarantino'dan daha etkileyici olan Buster Keaton'dır. O yüzden bu manifestonun dördüncü maddesi "sana sunulanla yetinme" olacaktır.

    5.Eleştiri yapmaktan kaçınma, sana verilen bilgileri kurcalamaktan çekinme, hele ki benim de içinde bulunduğum internet aleminin sanal sözlüklerinde, söylenenler yalan olabilir ve büyük bir ihtimalle yalandır. Kitap karıştırmaktan vazgeçme, kendi fikirlerini oluştururken birinci sıradaki yardımcın ya da duruma göre yol göstericin kitaplar olacaktır. O yüzden bu manifestonun beşinci maddesi " şüphe et " olacaktır.

    6. insan olmak düşünürken dogmalardan arınmaktır. Bence "önce söz vardı" ve "Oku"nmalıydı. Ama bunlar düşünme tarzımı ve hızımı olumsuz etkilememedir. Ben Salman Rüştü ile de Sadık Yalsızuçanlar'la da birlikteyim, ama zekası bir elbise askısı kadar olan fason yazarlardan çok uzaklardayım, tevazuya gerek duymuyorum, onlardan çok ilerdeyim. Jose Saramago gibi kiliseye karşı durabilirm ama Tolstoy kadar ilgimi çeker kilise de. O yüzden bu manifestonun altıncı maddesi "fikrini serbest bırak" olacaktır.

    şimdi gibtirin gidin ananızın dıbına geri girin de biraz nefes alalım.
    ···
   tümünü göster