1. 76.
    +1
    ...

    bir kaplanla aynı kafesteydim,
    pençeleri boğazımda,
    hareket ettiğim anda iki pençe hareketiyle ömrüm son bulacak..
    o ana kadar çok iyi kıvırmıştım da artık bunu nasıl atlatabilirdim ki!
    değme yalancı olsa öyle bir pozisyonda mor boyunla nasıl bir yalan üretebilirdi?
    gelmedi tabii ki aklıma hiçbir şey,
    bir çırpıda sarılma halinden yüzyüze bakış pozisyonuna geçtik,
    yani filiz beni sözlüye kaldırmış,
    bütün dönem üzerine basa basa anlattığı konuyu soruyor, ben de cevaplayamıyorum,
    -özge dedim gayri ihtiyarı,
    ne özgesi lan, bu muydu bütün gün boyunca ürettiğim onca yalandan sonraki yaratıcılığım!
    hiçbir cevabın olmadığı ama birşeyler söylemeniz gereken anlar vardır ya,konuşmanız gereken,
    benim işte hayatımın o en kritik anında hayatımdaki en yüksek dozdaki öküzlüğüm tuttu.
    ve o an, tek bir kelimeyle filiz'in fişini çektiğim an oldu,
    -özge, özge, özge, kim bu özge, allahın belası, ne haltlar karıştırıyosun sen diye bağırmaya başladı,
    ve hüngür hüngür ağlamaya,
    tüm bunlar olurken de geri adımlarla benden uzaklaşmaya,
    yapacak ya da söyleyecek hiçbişey yok,
    iyice uzaklaşmaya başlayınca bir refleksle filiz e doğru yürüdüm,
    yaklaştım, elini uzattım,
    -dokunma bana diye daha önce hiç duymadığım bir oktavdan bağırdı,
    ve çarpıp çıktı kapıyı..
    ···
   tümünü göster