1. 1.
    +2
    adından da anlaşılacağı gibi bir kişinin* bir sürü canlıyı seyrederken aklından geçenleri yanında bulunan sebzelerle anlatma biçimidir...
    birkaç domates bir kaç salatalık biraz yeşil biber bir tane kuru soğan üzerine beyaz peynir az biraz maydanoz ve nanedir malzememiz.

    meleşen bir sürü koyun, möleşen birsürü inek, bulutları çiftleştiren hafif bir meltem... tüm bu doğal karmaşanın ortasında, sukunet tanrısı çoban, yüzyıllık bir çınar gölgesinde, toprak ve çimenin üzerine kendini terbiye ye yatırmıştır. duygu dünyasını türkü ya da herhangi bir müzik aletine esir etmeden özgür bırakmış tüm bu sessizliği gözlemlerken aklından sadece bu salata (rakı sofralarına meze olmalıyım en bilge ve kibirlisine bile kapak olmalı, alkolün her yudumunda yanan ağızlarına girmeli serinletmeli suyumu bırakmalı ve şu parantez içindekini düşünebilen herhangi birine acı çektirmeliyim) geçmektedir.

    devamında karpuzdan kuğu yapacak kadar ayaklar altına düşen heykeltraşlar aklına gelir. halbuki iki domates ve bir salatalıktan koca bir imparatorluk yaratabilirim fakat misyonuma görgüsüzlük katmamak adına üstlendiğim görev 'sade ve sert olmak' diyerek her şeyi dilim dilim doğrar. salatanın üzerindeki beyaz peynir kırıntılarına bulaşan biraz toprak tozu, sürüdeki aç koyunların ağzından rüzgarın uçurup getirdiği bir kaç minik çimen parçası, bu salatanın en büyük özelliğidir. biraz rakı ve uykudan sonra yüzünü yalayan karabaşa sarılıp oynaşmak hayatın anlamı gibi *
    ···
   tümünü göster